Kapsam
Kabul, ret, resmi defter, resmi tasfiye, mirasçı talebi, alacaklı talebi, güvence, sulh hukuk, tasfiye memuru, ilan, alacak kaydı, satış, sıra, artan değer ve sorumluluk incelenir. Her mirasçı, mirası reddetmek yerine resmi tasfiye isteyebilir; yeterli güvence alamayan tereke alacaklısı da kanuni koşullarla tasfiye talebinde bulunabilir ve tasfiye iflas hükümlerine göre yürütülür. Sonuca giderken işlemin adı değil gerçek hukuki niteliği, tarafların sıfatı ve korunan menfaat belirleyicidir.
Bu çalışma, terekenin resmi tasfiyesi ve alacaklıların korunması konusunda 31 Ağustos 2026 tarihi itibarıyla hazırlanmıştır. Kaynakça, Mevzuat Bilgi Sistemi ile resmî karar ve kurum sayfalarına yönelir. Doğrudan resmî tam metni bulunmayan bir kayıt belirli esas-karar numarasıyla emsal gibi sunulmamış; veri tabanı bağlantıları güncel içtihadın somut dosya üzerinden yeniden araştırılması için verilmiştir. Olay tarihinde yürürlükte bulunan metin ayrıca kontrol edilmelidir.
Hukukî Sorunun Çerçevesi ve Ayrımlar
İncelemenin ilk ölçütü “her mirasçı, mirası reddetmek yerine resmi tasfiye isteyebilir; yeterli güvence alamayan tereke alacaklısı da kanuni koşullarla tasfiye talebinde bulunabilir ve tasfiye iflas hükümlerine göre yürütülür” kuralıdır. Tasfiye talebinde tereke aktif ve pasifi, diğer mirasçıların kabul durumu ve alacaklının güvence ihtiyacı belirlenmeli; resmi defterle tasfiye birbirinden ayrılmalıdır. Ayrıca “mirasçılardan biri mirası kayıtsız şartsız kabul etmişse diğerlerinin resmi tasfiye imkanı kanundaki sınırlarla değerlendirilir; tasfiye kişisel alacaklıları tereke alacaklısı haline getirmez” yaklaşımının somut olayda uygulanıp uygulanmayacağı, özel hüküm ve dosya belgeleri üzerinden sınanmalıdır.
Terekenin Resmi Tasfiyesi ve Alacaklıların Korunması bakımından maddi hukuk hakkın doğup doğmadığını; usul hukuku ise bu hakkın hangi merci önünde, hangi sürede ve hangi delille korunacağını belirler. Hakimin hukuku kendiliğinden uygulaması, tarafın vakıaları ve talep sonucunu açıkça ortaya koyma yükünü ortadan kaldırmaz. Bu nedenle olay kronolojisi, her çekişmeli vakıanın karşısında dayanak belge ve hukuki sonuç bulunacak şekilde hazırlanmalıdır.
Resmî Mevzuat Haritası
4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu: m.633/1
Doğrulanmış Kanun Alıntısı
“mirasbırakanın ölümünden ya da vasiyetnamenin açılmasından başlayarak üç ay içinde, terekenin resmî tasfiyesini isteyebilirler.” — Alıntının yeri: Türk Medenî Kanunu m.633/1, son bölüm
Bu alıntı, TBMM, 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu kabul metni, m.633/1 üzerinden 31.08.2026 tarihinde doğrulanmıştır.
Terekenin resmi tasfiyesi ve alacaklıların korunması kapsamında m.633/1 hükümleri ret, resmi defter ve resmi tasfiye bakımından önem taşır. Hüküm, yürürlük tarihi ve geçiş kurallarıyla birlikte resmî güncel metinden okunmalıdır. Olayın hükmün varsayımına neden girdiği, yaptırımın hangi koşulda doğduğu ve İcra ve İflas Kanunu ile ilişkinin özel-genel norm mu yoksa tamamlayıcı uygulama mı olduğu dilekçede açıklanmalıdır.
2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu: m.208-236
Terekenin resmi tasfiyesi ve alacaklıların korunması kapsamında m.208-236 hükümleri iflasa göre tasfiye ve sıra bakımından önem taşır. Hüküm, yürürlük tarihi ve geçiş kurallarıyla birlikte resmî güncel metinden okunmalıdır. Olayın hükmün varsayımına neden girdiği, yaptırımın hangi koşulda doğduğu ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile ilişkinin özel-genel norm mu yoksa tamamlayıcı uygulama mı olduğu dilekçede açıklanmalıdır.
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu: m.382-388
Terekenin resmi tasfiyesi ve alacaklıların korunması kapsamında m.382-388 hükümleri çekişmesiz yargı bakımından önem taşır. Hüküm, yürürlük tarihi ve geçiş kurallarıyla birlikte resmî güncel metinden okunmalıdır. Olayın hükmün varsayımına neden girdiği, yaptırımın hangi koşulda doğduğu ve Türk Medeni Kanunu ile ilişkinin özel-genel norm mu yoksa tamamlayıcı uygulama mı olduğu dilekçede açıklanmalıdır.
Doktrindeki Yaklaşımlar
Aşağıdaki doktrin görüşü bağlayıcı değildir; doğrulanmış bibliyografik kaydından, eserin bağlamı korunarak aktarılmıştır.
Mehmet Kılıç: Türk Hukukunda Mirasın Resmi Tasfiyesi
Resmî tasfiye mirasçılar bakımından kabul, ret ve resmî deftere göre kabul yanında ayrı bir seçenek; alacaklı bakımından ise şartlı bir koruma yoludur. Bu yaklaşım, somut uyuşmazlık içinde somut vakıa ve yürürlükteki hükümle birlikte değerlendirilmelidir.
“mirasçıların mirası kabul, ret ve defter tutma seçenekleri yanında başvurabilecekleri dördüncü alternatifi oluşturmaktadır.” — Alıntının yeri: Öz
Terekenin resmi tasfiyesi ve alacaklıların korunması konusunda yararlanılan eser: Mehmet Kılıç, “Türk Hukukunda Mirasın Resmi Tasfiyesi”, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, 2013, C. 62, S. 3, s. 761-818. Doğrulama tarihi: 31.08.2026.
Somut Dosyada Usul ve Delil Notu
Resmî tasfiye mirasbırakanın son yerleşim yeri sulh hukuk mahkemesinden istenir ve arabuluculuğa tabi değildir. Mirasçı talebi, mirası ret süresi içinde ve diğer mirasçılardan biri mirası kabul etmeden yapılmalıdır. Alacaklı, ölüm veya vasiyetnamenin açılmasından başlayarak üç ay içinde; tahsil tehlikesini, ödeme talebini ve güvence verilmediğini göstermelidir. Tasfiye memuru işlemlerine karşı öğrenmeden itibaren yedi günlük şikâyet süresi ayrıca korunur. Resmî MBS PDF bağlantısı belirlenmiştir; mevzuat alıntısı aşağıda gösterilen TBMM kabul/değişiklik metniyle kelimesi kelimesine karşılaştırılmıştır. Ancak MBS PDF bu araştırma turunda satır düzeyinde açılamadığından doğrulama, güncel konsolide metin veya yürürlük doğrulaması değildir; güncel metin, yürürlük ve olay tarihi ayrıca kontrol edilmelidir.
Uygulanacak Ölçütler
Her Mirasçı, Mirası Reddetmek Yerine Resmi Tasfiye İsteyebilir; Yeterli Güvence Alamayan Tereke Alacaklısı Da Kanuni Koşullarla Tasfiye Talebinde Bulunabilir ve Tasfiye İflas Hükümlerine Göre Yürütülür.
“Yargıtay 14. Hukuk Dairesi (kapatılan) E. 2017/155, K. 2020/8490 yönünden her mirasçı, mirası reddetmek yerine resmi tasfiye isteyebilir; yeterli güvence alamayan tereke alacaklısı da kanuni koşullarla tasfiye talebinde bulunabilir ve tasfiye iflas hükümlerine göre yürütülür” ölçütünün değerlendirilmesinde belirleyici nokta, taraf anlatısından çok ölüm ve mirasçılık belgeleri ile ortaya çıkan fiilî durumdur. Usul planı kurulurken kuralın istisnası ve resmi defter tutulması talebini resmi tasfiye ve mirasın reddiyle aynı sonuçta görmek savunması da ayrıca incelenmelidir.
Tasfiye Talebinde Tereke Aktif ve Pasifi, Diğer Mirasçıların Kabul Durumu ve Alacaklının Güvence İhtiyacı Belirlenmeli; Resmi Defterle Tasfiye Birbirinden Ayrılmalıdır.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi (kapatılan) E. 2017/155, K. 2020/8490 yönünden tasfiye talebinde tereke aktif ve pasifi, diğer mirasçıların kabul durumu ve alacaklının güvence ihtiyacı belirlenmeli; resmi defterle tasfiye birbirinden ayrılmalıdır. Bu ölçüt özellikle tereke aktif-pasif envanteri üzerinden sınanır. Tereke borç ve varlıklarının ön envanteri tamamlanmadan sonuca gidilmesi, somut uyuşmazlıkta görev ve süre ayrımını belgeye bağlamamak ihtimalini güçlendirebilir.
Mirasçılardan Biri Mirası Kayıtsız Şartsız Kabul Etmişse Diğerlerinin Resmi Tasfiye İmkanı Kanundaki Sınırlarla Değerlendirilir; Tasfiye Kişisel Alacaklıları Tereke Alacaklısı Haline Getirmez.
Bu kuralın olayda karşılık bulması için mirasçıların kabul veya ret beyanları ile maddi vakıa arasında açık bağ kurulmalıdır. “Yargıtay 14. Hukuk Dairesi (kapatılan) E. 2017/155, K. 2020/8490 yönünden mirasçılardan biri mirası kayıtsız şartsız kabul etmişse diğerlerinin resmi tasfiye imkanı kanundaki sınırlarla değerlendirilir; tasfiye kişisel alacaklıları tereke alacaklısı haline getirmez” değerlendirmesi, ilgili usul adımındaki kayıtlarla doğrulanmadıkça soyut kabul olarak bırakılamaz.
Somut Dosyada Maddi Hak, Görevli Merci, Süre, İspat Yükü ve Uygulanabilir Talep Sonucu Ayrı Katmanlarda Denetlenmelidir.
“Yargıtay 14. Hukuk Dairesi (kapatılan) E. 2017/155, K. 2020/8490 yönünden somut dosyada maddi hak, görevli merci, süre, ispat yükü ve uygulanabilir talep sonucu ayrı katmanlarda denetlenmelidir” ölçütünün değerlendirilmesinde belirleyici nokta, taraf anlatısından çok alacak ve güvence talepleri ile ortaya çıkan fiilî durumdur. Usul planı kurulurken kuralın istisnası ve somut uyuşmazlık araştırmasında güncel resmî metin yerine ikincil özetle yetinmek savunması da ayrıca incelenmelidir.
İspat Planı ve Deliller
Ölüm ve Mirasçılık Belgeleri.
“Yargıtay 14. Hukuk Dairesi (kapatılan) E. 2017/155, K. 2020/8490 yönünden ölüm ve mirasçılık belgeleri” değerlendirilirken kaydın kim tarafından, hangi amaçla ve ne zaman oluşturulduğu açıklanmalıdır. İlgili usul adımı yürütülürken ölüm ve mirasçılık belgeleri ile çelişen kayıtlar da dosyaya getirtilmelidir.
Tereke Aktif-Pasif Envanteri.
“Yargıtay 14. Hukuk Dairesi (kapatılan) E. 2017/155, K. 2020/8490 yönünden tereke aktif-pasif envanteri” kaydı, “Tasfiye talebinde tereke aktif ve pasifi, diğer mirasçıların kabul durumu ve alacaklının güvence ihtiyacı belirlenmeli; resmi defterle tasfiye birbirinden ayrılmalıdır” ölçütünün ispat alanına girer. Kaydın kişi, işlem ve tarih bağlantısı kurulmalı; özgünlük ve bütünlük karşı kayıtlarla sınanmalıdır.
Mirasçıların Kabul veya Ret Beyanları.
Bu delil öncelikle “mirasçılardan biri mirası kayıtsız şartsız kabul etmişse diğerlerinin resmi tasfiye imkanı kanundaki sınırlarla değerlendirilir; tasfiye kişisel alacaklıları tereke alacaklısı haline getirmez” iddiasını sınamak için kullanılır. “Yargıtay 14. Hukuk Dairesi (kapatılan) E. 2017/155, K. 2020/8490 yönünden mirasçıların kabul veya ret beyanları” tek başına bütün uyuşmazlığı değil, bağlı olduğu çekişmeli vakıayı kanıtlayabilir.
Alacak ve Güvence Talepleri.
“Yargıtay 14. Hukuk Dairesi (kapatılan) E. 2017/155, K. 2020/8490 yönünden alacak ve güvence talepleri” değerlendirilirken kaydın kim tarafından, hangi amaçla ve ne zaman oluşturulduğu açıklanmalıdır. İlgili usul adımı yürütülürken alacak ve güvence talepleri ile çelişen kayıtlar da dosyaya getirtilmelidir.
Tapu, Banka, Vergi ve İcra Kayıtları.
“Yargıtay 14. Hukuk Dairesi (kapatılan) E. 2017/155, K. 2020/8490 yönünden tapu, banka, vergi ve icra kayıtları” kaydı, “Her mirasçı, mirası reddetmek yerine resmi tasfiye isteyebilir; yeterli güvence alamayan tereke alacaklısı da kanuni koşullarla tasfiye talebinde bulunabilir ve tasfiye iflas hükümlerine göre yürütülür” ölçütünün ispat alanına girer. Kaydın kişi, işlem ve tarih bağlantısı kurulmalı; özgünlük ve bütünlük karşı kayıtlarla sınanmalıdır.
Görevli Merci ve Başvuru Sırası
Mirasçıların Hukuki Durumunun Belirlenmesi.
“Yargıtay 14. Hukuk Dairesi (kapatılan) E. 2017/155, K. 2020/8490 yönünden mirasçıların hukuki durumunun belirlenmesi” işlemi yürütülürken görev, yetki ve yalnız kanunun açıkça aradığı dava şartları kadar istenen hükmün uygulanabilirliği de denetlenir. Eksik ölüm ve mirasçılık belgeleri, terekenin resmi tasfiyesine karar verilmesi ve alacakların tasfiye sırasına kaydı talebinin kapsamını doğrudan etkileyebilir.
Tereke Borç ve Varlıklarının Ön Envanteri.
“Yargıtay 14. Hukuk Dairesi (kapatılan) E. 2017/155, K. 2020/8490 yönünden tereke borç ve varlıklarının ön envanteri” işlemi, başvurunun ayrı bir aşamasıdır. Tereke aktif-pasif envanteri dosyaya alınmalı ve somut uyuşmazlık yönünden ölçülü geçici hukuki koruma talebinin görevli merci önündeki somut sonucu açıklanmalıdır.
Sulh Hukuk Mahkemesinde Resmi Tasfiye Talebi.
Bu aşamanın amacı yalnız şekli tamamlamak değildir; mirasçıların kabul veya ret beyanları ile talep arasındaki bağlantıyı doğru mercie taşımaktır. “Yargıtay 14. Hukuk Dairesi (kapatılan) E. 2017/155, K. 2020/8490 yönünden sulh hukuk mahkemesinde resmi tasfiye talebi” adımından sonra bir sonraki işlem için ayrıca süre kaydı açılmalıdır.
Tasfiye Memuru, İlan ve Alacak Kayıt Sürecinin Yürütülmesi.
“Yargıtay 14. Hukuk Dairesi (kapatılan) E. 2017/155, K. 2020/8490 yönünden tasfiye memuru, ilan ve alacak kayıt sürecinin yürütülmesi” işlemi yürütülürken görev, yetki ve yalnız kanunun açıkça aradığı dava şartları kadar istenen hükmün uygulanabilirliği de denetlenir. Eksik alacak ve güvence talepleri, terekenin resmi tasfiyesine karar verilmesi ve alacakların tasfiye sırasına kaydı talebinin kapsamını doğrudan etkileyebilir.
Satış, Ödeme Sırası ve Kalan Değerin Dağıtılması.
“Yargıtay 14. Hukuk Dairesi (kapatılan) E. 2017/155, K. 2020/8490 yönünden satış, ödeme sırası ve kalan değerin dağıtılması” işlemi, başvurunun ayrı bir aşamasıdır. Tapu, banka, vergi ve icra kayıtları dosyaya alınmalı ve somut uyuşmazlık yönünden ölçülü geçici hukuki koruma talebinin görevli merci önündeki somut sonucu açıklanmalıdır.
Sürelerin Hesabı
Mirasçının Resmi Tasfiye İstemi Mirası Ret Süresi İçinde Yapılmalı; Alacaklının Talebi Ölüm veya Vasiyetnamenin Açılmasından Başlayan Kanuni Süreye Tabidir.
“Yargıtay 14. Hukuk Dairesi (kapatılan) E. 2017/155, K. 2020/8490 yönünden mirasçının resmi tasfiye istemi mirası ret süresi içinde yapılmalı; alacaklının talebi ölüm veya vasiyetnamenin açılmasından başlayan kanuni süreye tabidir” uyarısının uygulanması, başlangıç ve son günün ayrı ayrı hesaplanmasını gerektirir. Elektronik gönderim, tebligat ve başvuru alındıları dosyada korunmalıdır.
Somut Uyuşmazlık Bakımından Zorunlu Ön Başvuru veya Özel İtiraz Yolu Varsa Genel Dava Yolundan Önce Kendi Süresinde Tamamlanmalıdır.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi (kapatılan) E. 2017/155, K. 2020/8490 yönünden somut uyuşmazlık bakımından zorunlu ön başvuru veya özel itiraz yolu varsa genel dava yolundan önce kendi süresinde tamamlanmalıdır. Başlangıç anı varsayımla değil tebligat, öğrenme, ödeme veya işlem kaydıyla belirlenir; sürenin hukukî niteliği ayrıca gösterilir.
Somut Dosyada Tebliğ, Öğrenme, Elektronik Başvuru ve İşlem Tarihleri Resmî Kayıtla Doğrulanmalı; Süre Hesabı Varsayıma Bırakılmamalıdır.
“Yargıtay 14. Hukuk Dairesi (kapatılan) E. 2017/155, K. 2020/8490 yönünden somut dosyada tebliğ, öğrenme, elektronik başvuru ve işlem tarihleri resmî kayıtla doğrulanmalı; süre hesabı varsayıma bırakılmamalıdır” takvim kuralında önce süreyi başlatan belge tespit edilmelidir. Sulh hukuk mahkemesinde resmi tasfiye talebi yapılırken zamanaşımı, hak düşürücü süre ve usul süresi birbirine karıştırılmamalıdır.
Talep Sonucunun Kurulması
Terekenin Resmi Tasfiyesine Karar Verilmesi ve Alacakların Tasfiye Sırasına Kaydı.
“Yargıtay 14. Hukuk Dairesi (kapatılan) E. 2017/155, K. 2020/8490 yönünden terekenin resmi tasfiyesine karar verilmesi ve alacakların tasfiye sırasına kaydı” isteminin diğer taleplerle asli, ferî veya terditli ilişkisi açıklanmalıdır. Ölüm ve mirasçılık belgeleri bulunmadığında talebin kapsamı varsayımla genişletilmemelidir.
Somut Uyuşmazlık Yönünden Ölçülü Geçici Hukuki Koruma.
“Yargıtay 14. Hukuk Dairesi (kapatılan) E. 2017/155, K. 2020/8490 yönünden somut uyuşmazlık yönünden ölçülü geçici hukuki koruma” talebi, “Tasfiye talebinde tereke aktif ve pasifi, diğer mirasçıların kabul durumu ve alacaklının güvence ihtiyacı belirlenmeli; resmi defterle tasfiye birbirinden ayrılmalıdır” koşuluyla ve tereke aktif-pasif envanteri deliliyle ilişkilendirilmelidir. Asıl talep ile faiz, gider ve geçici koruma ayrı kurulmalıdır.
Somut Uyuşmazlık Bakımından Hukuka Aykırılığın Etkilerinin Giderilmesi.
Mahkemeden veya yetkili merciden istenen sonuç Yargıtay 14. Hukuk Dairesi (kapatılan) E. 2017/155, K. 2020/8490 yönünden somut uyuşmazlık bakımından hukuka aykırılığın etkilerinin giderilmesi olarak belirlenecekse, kabul hâlinde uygulanacak hüküm kişi, dönem ve miktar yönünden açık olmalıdır. Dayanak delil mirasçıların kabul veya ret beyanları, temel ölçüt ise “mirasçılardan biri mirası kayıtsız şartsız kabul etmişse diğerlerinin resmi tasfiye imkanı kanundaki sınırlarla değerlendirilir; tasfiye kişisel alacaklıları tereke alacaklısı haline getirmez” olacaktır.
Resmî Karar ve Kurum Uygulaması
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi (Kapatılan), E. 2017/155, K. 2020/8490, 16.12.2020 — Resmî Tam Metin ve Doğrulanmış Alıntı
Doğrulanmış Karar Alıntısı
“En yakın yasal mirasçıların tamamı tarafından reddolunan mirasın sulh mahkemesince iflas hükümlerine göre tasfiye edileceğini” — Alıntının yeri: Gerekçe; TMK m.612 hükmü ve en yakın yasal mirasçı kavramı paragrafı
Alıntı, resmî tam metin üzerinden 31.08.2026 tarihinde doğrulanmıştır. Kararın sonucu: bozma.
Terekenin resmi tasfiyesi ve alacaklıların korunması bağlamında resmî karar kaynağı üzerinden doğrulanan hukuki ilke şöyle özetlenebilir: En yakın yasal mirasçıların tamamı mirası reddederse tereke TMK m.612 uyarınca sulh mahkemesince iflas hükümlerine göre tasfiye edilir; bu süreç alacaklının takibine bırakılmaz. Bu özet doğrudan alıntı değildir; yukarıdaki kısa pasaj karar metninden kelimesi kelimesine alınmıştır. Karar, maddi olayı ve sonucu ile birlikte okunmalıdır.
Somut olayla benzerlik: Mirasbırakandan alacaklı kişinin, bütün yakın mirasçıların ret beyanından sonra terekenin tasfiyesini istemesi incelenmiştir.
Kararın uygulanma sınırı: Karar TMK m.612 uyarınca iflas hükümlerine göre tasfiye ile TMK m.632 ve devamındaki resmî tasfiyenin farklı kurumlar olduğunu özellikle belirtir; somut olay ilkine ilişkindir.
Karşı Görüşler ve Ret Riskleri
Resmi Defter Tutulması Talebini Resmi Tasfiye ve Mirasın Reddiyle Aynı Sonuçta Görmek.
“Yargıtay 14. Hukuk Dairesi (kapatılan) E. 2017/155, K. 2020/8490 yönünden resmi defter tutulması talebini resmi tasfiye ve mirasın reddiyle aynı sonuçta görmek” riski gerçekleşirse terekenin resmi tasfiyesine karar verilmesi ve alacakların tasfiye sırasına kaydı talebi bütünüyle veya kısmen etkisiz kalabilir. Bu nedenle usul işlemleri yürütülürken olay kronolojisi ve karşı deliller birlikte incelenmelidir.
Somut Uyuşmazlıkta Görev ve Süre Ayrımını Belgeye Bağlamamak.
“Yargıtay 14. Hukuk Dairesi (kapatılan) E. 2017/155, K. 2020/8490 yönünden somut uyuşmazlıkta görev ve süre ayrımını belgeye bağlamamak” riski hem maddi hakkı hem başvurunun dinlenebilirliğini zayıflatabilir. Tereke borç ve varlıklarının ön envanteri aşamasında tereke aktif-pasif envanteri kontrol edilmeli; eksiklik giderilemiyorsa iddianın kapsamı daraltılmalıdır.
Somut Uyuşmazlık Bakımından Maddi Vakıa ile Hukuki Nitelendirmeyi Aynı Cümlede Varsaymak.
Bu risk, karşı tarafın en güçlü savunmalarından biri olarak ele alınmalıdır: “Yargıtay 14. Hukuk Dairesi (kapatılan) E. 2017/155, K. 2020/8490 yönünden somut uyuşmazlık bakımından maddi vakıa ile hukuki nitelendirmeyi aynı cümlede varsaymak”. Bu savunmaya verilecek cevap, mirasçıların kabul veya ret beyanları delili ve “Mirasçılardan biri mirası kayıtsız şartsız kabul etmişse diğerlerinin resmi tasfiye imkanı kanundaki sınırlarla değerlendirilir; tasfiye kişisel alacaklıları tereke alacaklısı haline getirmez” ölçütü üzerinden somutlaştırılmalıdır.
Somut Uyuşmazlık Araştırmasında Güncel Resmî Metin Yerine İkincil Özetle Yetinmek.
“Yargıtay 14. Hukuk Dairesi (kapatılan) E. 2017/155, K. 2020/8490 yönünden somut uyuşmazlık araştırmasında güncel resmî metin yerine ikincil özetle yetinmek” riski gerçekleşirse terekenin resmi tasfiyesine karar verilmesi ve alacakların tasfiye sırasına kaydı talebi bütünüyle veya kısmen etkisiz kalabilir. Bu nedenle usul işlemleri yürütülürken olay kronolojisi ve karşı deliller birlikte incelenmelidir.
Somut Uyuşmazlık Talep Sonucunu Kabul Halinde Uygulanamayacak Belirsizlikte Kurmak.
“Yargıtay 14. Hukuk Dairesi (kapatılan) E. 2017/155, K. 2020/8490 yönünden somut uyuşmazlık talep sonucunu kabul halinde uygulanamayacak belirsizlikte kurmak” riski hem maddi hakkı hem başvurunun dinlenebilirliğini zayıflatabilir. Satış, ödeme sırası ve kalan değerin dağıtılması aşamasında tapu, banka, vergi ve icra kayıtları kontrol edilmeli; eksiklik giderilemiyorsa iddianın kapsamı daraltılmalıdır.
Avukat İçin Dosya Hazırlık Kontrol Listesi
- ölüm ve mirasçılık belgeleri
- tereke aktif-pasif envanteri
- mirasçıların kabul veya ret beyanları
- alacak ve güvence talepleri
- tapu, banka, vergi ve icra kayıtları
- mirasçıların hukuki durumunun belirlenmesi
- tereke borç ve varlıklarının ön envanteri
- sulh hukuk mahkemesinde resmi tasfiye talebi
- tasfiye memuru, ilan ve alacak kayıt sürecinin yürütülmesi
- satış, ödeme sırası ve kalan değerin dağıtılması
- Süre çizelgesinde Mirasçının resmi tasfiye istemi mirası ret süresi içinde yapılmalı; alacaklının talebi ölüm veya vasiyetnamenin açılmasından başlayan kanuni süreye tabidir. Terekenin Resmi Tasfiyesi ve Alacaklıların Korunması bakımından zorunlu ön başvuru veya özel itiraz yolu varsa genel dava yolundan önce kendi süresinde tamamlanmalıdır. Terekenin Resmi Tasfiyesi ve Alacaklıların Korunması dosyasında tebliğ, öğrenme, elektronik başvuru ve işlem tarihleri resmî kayıtla doğrulanmalı; süre hesabı varsayıma bırakılmamalıdır.
Sık Sorulan Uygulama Soruları
Borçları ve Malvarlığı Belirsiz Tereke Hangi Koşullarda Resmi Tasfiye Edilir ve Mirasçı ile Tereke Alacaklılarının Hakları Nasıl Korunur?
Her mirasçı, mirası reddetmek yerine resmi tasfiye isteyebilir; yeterli güvence alamayan tereke alacaklısı da kanuni koşullarla tasfiye talebinde bulunabilir ve tasfiye iflas hükümlerine göre yürütülür. Dosyanın ilk işleminde görev, süre ve delil koruma planı kurulmalı; ölüm ve mirasçılık belgeleri ise mümkünse doğrudan düzenleyen kurum veya özgün kaynaktan alınmalıdır.
Hangi Kayıtlar Ölüm ve Mirasçılık Belgeleri ile Karşılaştırılmalıdır?
Ölüm ve mirasçılık belgeleri, tereke aktif-pasif envanteri, mirasçıların kabul veya ret beyanları birlikte okunmalıdır. Her kayıt yalnız bağlantılı olduğu çekişmeli vakıa bakımından kullanılır; düzenleyeni, tarihi ve bütünlüğü ayrıca denetlenir.
Terekenin Resmi Tasfiyesi ve Alacaklıların Korunması Bakımından Doğru Merci ve Usul Yolu Hangi Verilerle Belirlenir?
Mirasçıların hukuki durumunun belirlenmesi; tereke borç ve varlıklarının ön envanteri; sulh hukuk mahkemesinde resmi tasfiye talebi; tasfiye memuru, ilan ve alacak kayıt sürecinin yürütülmesi; satış, ödeme sırası ve kalan değerin dağıtılması. Görev, yetki, taraf sıfatı, harç ve yalnız kanunun açıkça aradığı hâllerde zorunlu ön başvuru esas incelemesinden önce tamamlanmalıdır.
Terekenin Resmi Tasfiyesi ve Alacaklıların Korunması Bakımından Hangi Başlangıç Olayı Süreyi Başlatır?
Mirasçının resmi tasfiye istemi mirası ret süresi içinde yapılmalı; alacaklının talebi ölüm veya vasiyetnamenin açılmasından başlayan kanuni süreye tabidir. Somut uyuşmazlık bakımından zorunlu ön başvuru veya özel itiraz yolu varsa genel dava yolundan önce kendi süresinde tamamlanmalıdır. Somut dosyada tebliğ, öğrenme, elektronik başvuru ve işlem tarihleri resmî kayıtla doğrulanmalı; süre hesabı varsayıma bırakılmamalıdır.
Terekenin Resmi Tasfiyesine Karar Verilmesi ve Alacakların Tasfiye Sırasına Kaydı İstemi Mahkemeden veya Yetkili Merciden Nasıl İstenmelidir?
Terekenin resmi tasfiyesine karar verilmesi ve alacakların tasfiye sırasına kaydı, somut uyuşmazlık yönünden ölçülü geçici hukuki koruma, somut uyuşmazlık bakımından hukuka aykırılığın etkilerinin giderilmesi somut olayın elverdiği ölçüde gündeme gelebilir. Taleplerin asıl veya yardımcı niteliği ile uygulanabilecek ferilerin dayanağı ayrı gösterilmelidir.
Sonuç
Somut uyuşmazlık bakımından güvenilir sonuç, tek belgeye veya soyut bir karar özetine dayanmaz. “Borçları ve malvarlığı belirsiz tereke hangi koşullarda resmi tasfiye edilir ve mirasçı ile tereke alacaklılarının hakları nasıl korunur” sorusu, 4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu, 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile olay tarihindeki resmî uygulama birlikte değerlendirilerek cevaplanır. Her mirasçı, mirası reddetmek yerine resmi tasfiye isteyebilir; yeterli güvence alamayan tereke alacaklısı da kanuni koşullarla tasfiye talebinde bulunabilir ve tasfiye iflas hükümlerine göre yürütülür.
Dosyanın ilk önceliği mirasçıların hukuki durumunun belirlenmesi, delil omurgası ise ölüm ve mirasçılık belgeleri ile tereke aktif-pasif envanteri arasındaki doğrulamadır. Takvimdeki ilk uyarı şudur: Mirasçının resmi tasfiye istemi mirası ret süresi içinde yapılmalı; alacaklının talebi ölüm veya vasiyetnamenin açılmasından başlayan kanuni süreye tabidir. Terekenin resmi tasfiyesine karar verilmesi ve alacakların tasfiye sırasına kaydı talebi açık ve uygulanabilir kurulmalı; resmi defter tutulması talebini resmi tasfiye ve mirasın reddiyle aynı sonuçta görmek riski başvuru yapılmadan önce giderilmelidir.
Kaynakça ve Karar Doğrulaması
- Yargıtay 14. Hukuk Dairesi (kapatılan), E. 2017/155, K. 2020/8490, 16.12.2020 — resmî tam metin ve doğrulanmış alıntı — künye, karar sonucu ve kısa alıntı 31.08.2026 tarihinde resmî tam metinden doğrulandı; araştırma ölçütü: En yakın yasal mirasçıların tamamı mirası reddederse tereke TMK m.612 uyarınca sulh mahkemesince iflas hükümlerine göre tasfiye edilir; bu süreç alacaklının takibine bırakılmaz.
- 4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu — m.633/1
- TBMM, 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu kabul metni, m.633/1 — alıntı yeri: Türk Medenî Kanunu m.633/1, son bölüm
- 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu — m.208-236
- 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu — m.382-388
- Mehmet Kılıç, “Türk Hukukunda Mirasın Resmi Tasfiyesi”, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, 2013, C. 62, S. 3, s. 761-818
- Yargıtay Karar Arama
- Yargıtay İçtihat Merkezi Hakkında Resmî Duyuru

Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay bakımından hukuki görüş veya taahhüt niteliğinde değildir.
