Bankacılık ve Finans Hukuku

Ticari Temsilci İstisnasında Gerçek Ticaret Bağı Olmadan Para Transferi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi, 2025/1224 E., 2026/7272 K., 22.06.2026

Kararın tam metnine geçin

Sitede yayın: · Son kaynak kontrolü: . Karar tarihi yukarıdaki künyede ayrıca gösterilir.

Kararda incelenen mevzuat

  • 6493 sayılı Kanun m.12/2-b ve28/1
  • 1567 sayılı Kanun
  • Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında32 sayılı Karar
  • 2018-32/48 sayılı Tebliğ
  • 5271 sayılı CMK m.302/2 ve304/2-b

Gerekçedeki dayanak: II.B Değerlendirme ve Gerekçe: ticari faaliyet bağlantısı, ihracat ve simsarlık paragrafları ile suç tarihi bendinin tamamı; III. Karar

Bu liste kararın uyguladığı tarihsel hükümleri gösterir; yeni bir dosyada güncel metin ve geçiş hükümleri ayrıca kontrol edilmelidir.

KARARA İLİŞKİN EDİTORYAL AÇIKLAMA

Kararın konusu ve hukuki mesele

6493 sayılı Kanun'daki ticari temsilci istisnasının somut ticaret ilişkisiyle kanıtlanması ve bağımsız para transferi faaliyetiyle ayrılması.

Para transferlerinin ticari temsilci veya ihracat tahsilatı istisnasında kaldığı gerekçesiyle verilen beraat incelendi. Daire, tıbbi ürün toptancısı şirketin gerçek ticari faaliyetiyle bağ kurulmayan transferlerinde, belgeyle desteklenmeyen simsarlık açıklamasının istisnaya yetmediğini belirtti. Sanığın ileri sürmediği ihracat tahsilatı varsayımı da kabul edilmedi. İzinsiz ödeme hizmetine ilişkin mahkumiyet yerine beraat kurulması ve işlem tarih aralığının belirlenmemesi bozma nedeni oldu.

Kararın sonucu

BAM beraat hükmü oybirliğiyle bozuldu; işlem tarihleri araştırılarak yeniden hüküm kurulması istendi.

Editoryal değerlendirme ve kullanım sınırları

Uygulamada transferin hangi mal veya hizmet sözleşmesinin ifası olduğu, temsil yetkisi, taraflar ve ödeme belgeleri birlikte gösterilmelidir. Karar her simsarlık tahsilatının suç olduğunu söylemez; gerçek ticaret bağı bulunmayan ve somut belgeyle desteklenmeyen bu faaliyet değerlendirilmiştir. İhracat düzenlemeleri dosyaya uygulanmayan savunma olarak tartışılmıştır; genel bir ihracat yasağı çıkarılamaz. İddianamedeki tarih ile işlemlerin gerçekleştiği aralık da ayrılmalıdır.

RESMÎ KARAR METNİ

Kararın tam metni

Resmî kaynağı aç

7. Ceza Dairesi 2025/1224 E. , 2026/7272 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2024/2614 E., 2024/3504 K.

SUÇ : 6493 sayılı Ödeme ve Menkul Kıymet Mutabakat Sistemleri, Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para Kuruluşları Hakkında Kanun'a muhalefet

HÜKÜM : İlk Derece Mahkemesince verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, beraat kararına çevrilmek sureti ile istinaf

başvurusunun düzeltilerek esastan reddi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ

A. İlk Derece

İstanbul Anadolu 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.06.2024 tarihli kararı ile 6493 sayılı Ödeme ve Menkul Kıymet Mutabakat Sistemleri, Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para Kuruluşları Hakkında Kanun'a (6493 sayılı Kanun) muhalefet suçundan açılan kamu davası sonucunda sanığın anılan Kanun'un 28/1. maddesi uyarınca neticeten 10 ay hapis ve 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 231/5. maddesi uyarınca hükmün

açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.

B. İstinaf

Kararın sanık müdafi tarafından istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 32. Ceza Dairesinin kararı ile sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kaldırılmasına ve sanığın atılı suçtan beraatine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Katılan Vekilinin Temyiz İstemi

Bölge Adliye Mahkemesince, herhangi bir hukuki temel, belge ya da tespit olmamasına karşın, sanık tarafından yapılan iş ve işlemlerin katılan tarafından verilen izne dayandığı yönünde kabule yer verildiğine, ihracat bedellerinin getirilmesine ilişkin usullerin 1567 sayılı Kanun ile bu Kanun'a dayanılarak çıkartılan Tebliğ ve Genelgeler ile belirlendiğine, bunların sıkı şekil şartlarına bağlandığına, sanık tarafından bu yönde bir savunmanın da bulunmadığı gibi sanık müdafi tarafından, sanığın işlemleri için yazılı belge sunma zorunluluğunun dahi bulunmadığının savunulduğuna, yine sanığın eylemlerinin de 6493 sayılı Kanun'un 12/2. maddesinde sayılan istisnalar arasında da bulunmadığına, aynı fıkranın b bendinde yer alan istisnanın uygulanabilmesi için temsilcinin, temsil olunanın nam ve hesabına işlem yapma şartının bulunduğuna, komisyoncuların da ticari temsilci sayılmayacaklarına, yine sanığın simsarlık işi dolayısı ile sözleşme kurulmasına aracılık ettiğine dair savunmalarına da itibar edilemeyeceğine, 20 19... yıllarında hesabına giren ve çıkan paranın, yalnızca bir sözleşme kurulmasına aracılık edilmesi ile açıklanamayacağına, 20 19... yıllarındaki yabancı para kuruna göre, yaklaşık bir buçuk milyar Türk lirası üzerinde transfer gerçekleştiren sanığın bu işlemler bakımından hiç bir belge, kayıt ve sözleşme göstermediğine, sanık tarafından ödeme hizmetlerine aracılık edildiğinin ispatlandığına, ihracat bedellerinin kabulü ve tahsili konusunda da hiç bir yetkisinin bulunmadığına, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması talebine ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Cerrahi, tıbbi ve ortopedik alet ve cihazların toptan ticareti ile iştigal ettiği anlaşılan sanığın yetkilisi olduğu şirketin banka hesaplarında yer alan hareketler uyarınca başlatılan soruşturma neticesinde, sanığın, 6493 sayılı Kanun'un ''İzinsiz faaliyette bulunmak'' başlıklı 28/1. maddesinde tanımlanan anılan Kanun'a göre alınması gereken izinleri almaksızın ödeme kuruluşu gibi faaliyet gösterme suçunu işlediği iddiası uyarınca açılan dava kapsamında İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet kararı kaldırılarak, kendi yasaları gereğince doğrudan yurt dışına para transferi yapılamayan ülkelere yapılan ihracat bedelinin banka dışı yollardan tahsiline dair Merkez Bankasının iznine dayanarak, firmaların bu ülkelere yaptığı ihracat bedellerinin değişik yöntemlerle tahsil edilerek ihracatçıya uğraştırılması eyleminin 6493 sayılı Kanun kapsamında ödeme hizmeti olarak sayılamayacağı, dolaylı olarak ithalatçı firmadan tahsil edilen paranın ihracatçı firmaya ödenmesi işlemi olduğu ve eyleminin aynı Kanun'un 12/2-b maddesinde tanımlanan ''b) Ödeme işleminin, gönderen ya da alıcı namına mal veya hizmet pazarlığına ya da alım satımına yetkili olan ticari temsilci aracılığıyla yapılması...'' yönündeki istisna kapsamında kaldığı gerekçesi ile sanığın müsnet suçtan beraatine karar verilmiş ise de; ihracat bedellerinin ülkeye getirilmesine dair yasal düzenlemelere 1567 sayılı Kanun, Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karar, anılan Karara İlişkin Tebliğ (İhracat Bedelleri Hakkında) (Tebliğ no: 2018-32/48) ve İhracat Genelgesinde açıkça ve ayrıntılı olarak düzenlemelere yer verilmiş olmakla

birlikte, sanığın eylemlerinin bu kapsamda değerlendirilme imkânının bulunmadığı gibi sanığın, getirilen paraların ihracat bedeli olduğuna yönelik bir savunmasının da bulunmadığı, 16.07.2021 tarihli Vergi Tekniği Raporunda yer alan işlemler bakımından sanık savunmalarında, para gönderen ve paraların gönderildiği şahıs ve firmalar arasında ticarete aracılık edildiği, malın yerine ulaşıp ulaşmadığı ile ödeme konusunda gerekli kontrollerin yapıldığına yönelik anlatımlara yer verilmiş olup savunmalarında yer alan hususlar bakımından somut delil sunulmadığı, sanığın savunmalarının suçtan kurtulmaya yönelik soyut beyan olarak değerlendirilmesi gerektiği anlaşılmakla, ticaret sicilinde belirlenen faaliyet alanı dışında olan ve herhangi bir ticari ilişkiye konu olmadığı anlaşılan paraların transferlerine aracılık etme eylemlerinin, 6493 sayılı Kanun'un 28/1. maddesinde tanımlanan izinsiz olarak ödeme kuruluşu gibi faaliyette bulunma suçunu oluşturduğunun anlaşılması karşısında, müsnet suçtan mahkûmiyetine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, hatalı kabul ve değerlendirme ile sanık hakkında beraat kararı verilmesi,

Kabule göre ise;

İddianameye dayanak vergi inceleme raporunda, iddianameye konu para transferlerinin hangi tarih aralığında olduğuna dair bir tespitin de bulunmadığı anlaşılmakla, anılan para transfer aralığı tespit edilip buna göre suç tarihinin belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, gerekçeli karar başlığında suç tarihinin 2019- 2020 olarak gösterilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

III. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 32. Ceza Dairesinin kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-b. maddesi uyarınca takdiren İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 32. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.06.2026 tarihinde karar verildi.

Kararın kaynağı

Resmî metnin alındığı tarih
Kaynağın kontrol tarihi

Başlık, konu açıklaması ve makale bağlantıları editoryal içeriktir. Karar, kendi olayları ve uygulandığı dönem içindeki mevzuatla birlikte değerlendirilmelidir.

Kaynak bütünlük bilgisi

Seçilen karar metni SHA-256: e79faec1d608de0482a4d09fd32cb09c9ade52af30ace51b95101fcdf4358f28

← İçtihat arşivine dönün