Sitede yayın: · Son kaynak kontrolü: . Karar tarihi yukarıdaki künyede ayrıca gösterilir.
Kararda incelenen mevzuat
- 5271 sayılı CMK m.309
- 5237 sayılı TCK m.44,125,136 (istem ve uyuşmazlık bağlamı)
Gerekçedeki dayanak: I. İstem ile II. Gerekçe son paragrafın karşılaştırılması; III. Karar
Bu liste kararın uyguladığı tarihsel hükümleri gösterir; yeni bir dosyada güncel metin ve geçiş hükümleri ayrıca kontrol edilmelidir.
KARARA İLİŞKİN EDİTORYAL AÇIKLAMA
Kararın konusu ve hukuki mesele
Tek fiil-fikri içtima iddiasının hukuki denetim mi yoksa mahkemenin birden fazla fiil kabulündeki delil takdirini yenileme mi olduğu.
Sosyal medya fotoğrafı ile rencide edici ifadelerin yayımlanmasında hakaret ve veri yaymanın tek fiil sayılması, yalnız ağır suçtan hüküm kurulması gerektiği ileri sürüldü. Daire bu istemi kabul etmedi: alt mahkemenin birden çok fiil bulunduğunu delilleri değerlendirerek kabul ettiğini belirtti. Olağanüstü kanun yoluyla bu delil takdirinin yeniden yapılmasını mümkün görmeyerek kanun yararına bozma talebini reddetti.
Kararın sonucu
Kanun yararına bozma istemi reddedildi; dosya Bakanlığa sunulmak üzere Cumhuriyet Başsavcılığına tevdi edildi.
Editoryal değerlendirme ve kullanım sınırları
TCK44 uygulanarak yalnız veri yayma suçundan ceza verilmesi görüşü istemin gerekçesidir; Dairenin ulaştığı sonuç değildir. Arşivdeki ücret ödeme cezası ve abonelik-imza delili kararlarından maddi fark, burada tek veya çok fiil saptamasının farklı suçların içtimaına etkisidir. Karar her sosyal medya fotoğrafı paylaşımında iki ayrı ceza gerektiğini söylemez. Üst başlıkta HAGB, istem anlatımında ceza hükmü ifadeleri bulunduğundan bu kayıt yaptırımın infaz durumunu kesinleştirmez; açıklanan ilke olağanüstü incelemenin delil takdiri sınırıyla sınırlıdır.
RESMÎ KARAR METNİ
Kararın tam metni
4. Ceza Dairesi 2026/1812 E. , 2026/9153 K.
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2024/454 E., 2024/262 K.
SUÇ : Hakaret
İNCELEME KONUSU KARAR: Hükmün açıklanmasının geri bırakılması
KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN:Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması
Sesli, yazılı veya görüntülü bir ileti ile hakaret suçundan sanık ... 'nın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 125/1-2, 125/4, 62/1 ve 52/2-4. maddeleri uyarınca 1.860,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair Kemalpaşa 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.11.2024 tarihli ve 2024/454 Esas, 2024/262 Karar sayılı kararının Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 30.01.2026 gün ve 2026/6524 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin;
"Dosya kapsamına göre;
Sanığın katılana ait fotoğrafı facebook üzerinden mağdurun onur, şeref ve saygınlığını rencide edecek ibarelerle birlikte yayımladığı olayda, her ne kadar Mahkemece sanık hakkında yapılan yargılama sonunda, kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirmek veya yaymak suçunun yanı sıra sesli, yazılı veya görüntülü bir ileti ile hakaret suçundan da mahkumiyet kararı verilmiş ise de;
Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 13/12/2022 tarihli ve 2021/2124 esas, 2022/9968 karar sayılı ilamında yer alan "... mağdurun, takım elbise giyip, poz vermiş şekilde çektirdiği ve köşe yazıları yazdığı gazetede de kullanılan fotoğrafının, mağdurun başkalarının görmesini ve bilmesini istemeyeceği özel hayatının gizliliğini ihlal edecek nitelikte görüntü olarak kabul edilemeyeceği; ancak, mağdurun özel yaşam alanına ilişkin olmayan kişisel veri niteliğindeki fotoğrafını, mağdurun onur, şeref ve saygınlığını rencide edecek ibarelerle birlikte “...” rumuzlu hesap üzerinden yayımlayan sanığın sübut bulan ve hukuki anlamda tek fiil sayılması gereken eylemi ile hem TCK’nın 136. maddesindeki verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme hem de aynı Kanun’un 125. maddesindeki hakaret suçlarını işlediği anlaşılmakla, Bir fiili ile birden fazla farklı suçun oluşmasına neden olan sanığın, TCK'nın 44. maddesindeki farklı nev’iden fikri içtima hükmü gereğince, daha ağır cezayı gerektiren verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçundan mahkumiyetine, hakaret suçundan ise hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmesi gerekirken,..." şeklindeki açıklamalar nazara alındığında,
Sanığın eyleminin tek fiil olduğu, bu suretle, tek olan eylem sonucunda hem katılana karşı kişisel verileri hukuka aykırı yayma hem de hakaret suçunu işlediği sabit olup bir fiil ile birden fazla farklı suçun oluşmasına sebebiyet veren sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 44. maddesi uygulanarak, yalnızca kişisel verileri hukuka aykırı yayma suçundan hüküm kurulup hakaret suçundan hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir. " şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03/04/2012 gün ve 10/438-141 sayılı kararında belirtildiği üzere, öğretide “olağanüstü temyiz” olarak adlandırılan kanun yararına bozma olağanüstü yasa yolunun koşulları ve sonuçları, “kanun yararına bozma” adı ile 5271 sayılı CMK’nın 3 09... . maddelerinde düzenlenmiştir.
5271 sayılı Kanun’un 309. maddesi uyarınca, hakim veya mahkemece verilip istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümlerde, maddi hukuka veya yargılama hukukuna ilişkin hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtayca bozulması istemini yasal nedenlerini açıklayarak, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirecektir. Bunun üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı da hükmün veya kararın bozulması istemini içeren yazısına bu nedenleri aynen yazarak Yargıtay ceza dairesine verecek, ileri sürülen nedenlerin Yargıtayca yerinde görülmesi halinde karar veya hüküm yasa yararına bozulacak, yerinde görülmezse istem reddedilecektir.
Böylece ülke sathında uygulama birliğine ulaşılacak, hâkim ve mahkemelerce verilen cezaya ilişkin karar veya hükümlerdeki hukuka aykırılıklar ile uygulamadaki esaslı yanlışlar ve esasa etkili usul yanılgılarının, toplum ve birey açısından hukuk yararına giderilmesi sağlanacaktır.
Ceza Genel Kurulu'nun 23/03/2010 tarih ve 2/29-56 sayılı kararında belirtildiği üzere; kanun yararına bozma yasa yoluna, istinaf ve temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşmiş hüküm ve kararlara karşı gidilmesi nedeniyle kesin hükmün otoritesinin bütünüyle zedelenmemesi amacıyla bu yola başvurabilmek için hukuka aykırılık halinin ciddi boyutlara ulaşması gerekmektedir. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun 14/11/1977 gün ve 3-2 sayılı Kararında da açıkça vurgulandığı üzere, bu yasa yolunun olağanüstü bir yasa yolu olması nedeniyle, her türlü hukuka aykırılık iddiası, yasa yararına bozma konusu yapılamayacak, bu kapsamda hakimlerin takdir hakkı alanına giren ve suç işleyenler için bir hak teşkil etmeyen hususlar ile mahkemenin takdirine bağlı istekler ve uygulamadaki takdir yanılgıları veya takdirin yerinde olup olmadığının denetlenmesine ilişkin başvurular, temyiz yasa yolundan farklı olarak yasa yararına bozma konusu yapılamayacağından, bu yolla denetlenemeyecektir.
Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; Mahkemece, deliller değerlendirilerek sanığın birden fazla fiille atılı suçları işlediği kabul edilerek cezalandırılmasına karar verilmiştir. Delil takdiri yapılarak verilen bu karar aleyhine, takdirde yanılgıya düşüldüğünden bahisle, kanun yararına bozma yoluna başvurulamayacağından, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
III. KARAR
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Kanun yararına bozma istemine ilişkin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen tebliğnamede yer alan düşünceler yerinde görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesi uyarınca KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN REDDİNE,
Dava dosyasının, Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
12.05.2026 tarihinde karar verildi.
Kararın kaynağı
- Resmî kaynak
- Kararın resmî tam metin kaydı ↗
- Resmî metnin alındığı tarih
- Kaynağın kontrol tarihi
Başlık, konu açıklaması ve makale bağlantıları editoryal içeriktir. Karar, kendi olayları ve uygulandığı dönem içindeki mevzuatla birlikte değerlendirilmelidir.
Kaynak bütünlük bilgisi
Kaynak metni SHA-256: 7dbf397be4cfaa538a2c021402b79abd79c7bb969f83381cc3a4248dffdd39d6
Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay bakımından hukuki görüş veya taahhüt niteliğinde değildir.
← İçtihat arşivine dönün