Fikri Mülkiyet ve Sınai Haklar Hukuku

Dava, marka hakkına tecavüzün tespiti, men ve refi istemlerine ilişkindir.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2025/6726 E., 2026/3303 K., 08.06.2026

Kararın tam metnine geçin

Sitede yayın: · Metin ve künye kontrolü: . Karar tarihi yukarıdaki künyede ayrıca gösterilir.

RESMÎ METİNDEN AKTARIM

Kaynak metninden konu bilgisi

Resmî metindeki dava konusu açıklaması bilgisi: Dava, marka hakkına tecavüzün tespiti, men ve refi istemlerine ilişkindir.

Aktarılan bölüm: Resmî tam metnin 4. paragrafı.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; "..." markasının T/... sayı ile tescilli tanınmış marka olduğunu, davalının söz konusu marka ile iltibas oluşturacak "... ... ..." şeklinde markasal kullanımları gerçekleştirdiğini, ... markasının 1890 yılından bu yana Türkiye ve dünyanın önde gelen pırlanta markalarından biri olduğunu, son sekiz yıldır pırlanta ve mücevher alanında ihracat liderliğini elinde bulundurduğunu, National ... ... ile yaptığı anlaşma ile derneğin dünyadaki ilk ve tek lisanslı mücevher üreticisi olduğunu, dünyanın önde gelen ülkelerinde ofislerinin bulunduğunu, markasının yurt dışında Avrupa, Güney Amerika ve Arap ülkelerinde hali hazırda tescilli olduğunu, diğer ülkeler açısından tescil sürecinin devam ettiğini, ... ibareli on adet tescilli markalarının bulunduğunu, davalının satışa sunduğu ürünlerle davacıya ait ... markasının piyasadaki tanınırlığından faydalanmak sureti ile haksız menfaat elde etmek amacıyla 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 29. maddesinde sayılan marka hakkına tecavüz fiillerini gerçekleştirdiğini, dava konusu markasal kullanımlarda yer alan baskın unsurun “...” ibaresi olduğunu ileri sürerek davalı fiillerinin marka hakkına tecavüz teşkil ettiğinin tespitini, devamında tecavüzün önlenmesini, dava konusu markasal kullanımların sonlandırılmasını talep etmiştir.

Yukarıdaki aktarım için ayrıca editoryal gerekçe özeti hazırlanmamıştır; taraf iddiası, alt mahkeme gerekçesi ve kararı veren mahkemenin değerlendirmesi tam metindeki yerleriyle birlikte okunmalıdır.

Tam metne erişim

Tam metindeki hüküm bölümünü inceleyin.

Resmî kararın tamamına geçin ↓

RESMÎ KARAR METNİ

Kararın tam metni

Resmî kaynağı aç

Bu kayıt resmî kaynak metnini ve künyesini sunar; ayrı bir editoryal içtihat çözümlemesi içermez. Kaynak metnin anonimleştirmeleri korunmuştur.

11. Hukuk Dairesi 2025/6726 E. , 2026/3303 K.

"İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1650 Esas, 2025/1291 Karar

KARAR : Davanın kısmen kabulü İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/293 E., 2023/93 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; "..." markasının T/... sayı ile tescilli tanınmış marka olduğunu, davalının söz konusu marka ile iltibas oluşturacak "... ... ..." şeklinde markasal kullanımları gerçekleştirdiğini, ... markasının 1890 yılından bu yana Türkiye ve dünyanın önde gelen pırlanta markalarından biri olduğunu, son sekiz yıldır pırlanta ve mücevher alanında ihracat liderliğini elinde bulundurduğunu, National ... ... ile yaptığı anlaşma ile derneğin dünyadaki ilk ve tek lisanslı mücevher üreticisi olduğunu, dünyanın önde gelen ülkelerinde ofislerinin bulunduğunu, markasının yurt dışında Avrupa, Güney Amerika ve Arap ülkelerinde hali hazırda tescilli olduğunu, diğer ülkeler açısından tescil sürecinin devam ettiğini, ... ibareli on adet tescilli markalarının bulunduğunu, davalının satışa sunduğu ürünlerle davacıya ait ... markasının piyasadaki tanınırlığından faydalanmak sureti ile haksız menfaat elde etmek amacıyla 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 29. maddesinde sayılan marka hakkına tecavüz fiillerini gerçekleştirdiğini, dava konusu markasal kullanımlarda yer alan baskın unsurun “...” ibaresi olduğunu ileri sürerek davalı fiillerinin marka hakkına tecavüz teşkil ettiğinin tespitini, devamında tecavüzün önlenmesini, dava konusu markasal kullanımların sonlandırılmasını talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının 44. sınıfta yer alan güzellik bakım hizmetlerinde marka tescilinin bulunmadığını, markalarının kuyumculuk ürünlerine ilişkin 14. sınıf ve bu ürünlerin satışının yer aldığı 35. sınıfta tescilli olduğunu, karşılaştırmaya tabi markaların iltibasa sebebiyet vermeyeceklerini, müvekkilinin markasının "... ..." gibi ayırıcı ekler içerdiğini, kadın anlamına gelen "..." ibaresinin başkaca pekçok kişi ya da firma adına tescil edildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile, davalı kullanımlarının davacıya ait marka hakkına tecavüz oluşturduğunun tespiti ile bunun önlenmesine, bu bağlamda davalıya ait iş yerinde tecavüz teşkil eden ... ibareli markaların kullanıldığı tabela, reklam ve tanıtım vasıtalarına, ekipmanlar ve bunların üretiminde münhasıran kullanılan vasıtalara el konulmasına, el konulan ürünlerin kararın kesinleşmesine müteakip silinmesine, mümkün olmadığı takdirde imhasına, https://.../-... ve https://www.reklamzamani.net/firma/618-..... internet adreslerinde dava konusu tecavüze ilişkin içeriklerin çıkarılmasına, çıkarılması mümkün olmadığı takdirde ilgili internet adreslerine erişimin engellenmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyaya sunulan görseller dikkate alındığında, davalı kullanımlarının ''...'' ibaresinin ortasında yer alan ''E'' harfinin ok işareti şeklinde davacının tanınmış markasına yaklaştırmak suretiyle gerçekleştirildiğinin tespit edildiği, böylece davalının ... ibaresinde ''E'' harfini ok işareti şeklinde kullandığı markasal kullanımının davacının marka hakkına tecavüz oluşturduğu, bununla birlikte davalının ... ibaresindeki ''E'' harfini davacının tanınmış markasındaki ok işareti şeklinden farklı olarak konumlandırdığı ''... ... ...'' , ''... ... kırşehir'' ibareli markasal kullanımlarının da bulunduğu ve işbu markalar yönünden davacı itirazlarının Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde reddedildiği görülmekle davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken davalının tecavüz teşkil etmeyen kullanımlarını da kapsar şekilde davanın tümü ile kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına, davanın kısmen kabulü ile davalının ... ibaresinde ''E'' harfini ok işareti şeklinde kullandığı markasal kullanımının davacıya ait marka hakkına tecavüz oluşturduğunun tespiti ile tecavüzün önlenmesine, bu bağlamda davalıya ait iş yerinde ... ibaresinde ''E'' harfini ok işareti şeklinde kullandığı tecavüz teşkil eden tabela, reklam ve tanıtım vasıtalarına, ekipmanlar ve bunların üretiminde münhasıran kullanılan vasıtalara el konulmasına, el konulan ürünlerin kararın kesinleşmesine müteakip silinmesine, mümkün olmadığı takdirde imhasına, https://.../-.../https://www.reklamzamani. net/firma/618-...-kuafor-...-... internet adreslerinde ... ibaresinde ''E'' harfini ok işareti şeklinde kullandığı tecavüze ilişkin içeriklerin çıkarılmasına, mümkün olmadığı takdirde ilgili internet adreslerine erişimin engellenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, marka hakkına tecavüzün tespiti, men ve refi istemlerine ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe 1.Uyuşmazlık, davaya dayanak davacı markalarından 44. sınıfta tescilli 2003/34735 sayılı ''...'' ibareli markasının işbu marka hakkına tecavüzün tespiti, men ve refi davasından sonra davalı tarafından kullanmama nedeniyle davacı aleyhine açılan iptal davasının sonucunun beklenmesinin gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır.

İlk Derece Mahkemesince, davalı kullanımlarının davacıya ait marka hakkına tecavüz ettiğinin hükme esas alınan bilirkişi raporlarıyla tespit edildiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Davalı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusu üzerine, davalının ... ibaresindeki ''E'' harfini davacının tanınmış markasındaki ok işareti şeklinden farklı olarak konumlandırdığı ''... ... ...'', ''... ... kırşehir'' ibareli markasal kullanımlarının da bulunduğundan davalının tecavüz teşkil etmeyen kullanımlarını da kapsar şekilde davanın tümü ile kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüyle İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak esas hakkında yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Ancak, davacının 44. sınıf hizmetlerde tescilli 2003/34735 sayılı ''...'' ibareli markasının kullanılmaması nedeniyle iptali için açılan davada, İstanbul 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 06.02.2024 tarih, 2021/15 E., 2024/19 K. sayılı ilamı ile davacıya ait 2003/34735 sayılı ''...'' ibareli markanın kullanılmaması nedeniyle iptaline karar verilmiş, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesinin 25.09.2025 tarih, 2024/580 E., 2025/1127 K. sayılı kararıylada istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bu durumda, öncelikle Mahkemece kullanmama nedeniyle verilen iptal kararının kesinleşip kesinleşmediği araştırılıp, kesinleştiğinin tespiti sonrasında davacının tescilli olunan 2003/34735 sayılı ''...'' ibareli markasının 44. sınıfta tek tescilli marka olduğu hususu ile dosyadaki diğer tüm bilgi ve belgeler birlikte değerlendirilmek suretiyle oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı olarak yukarıda yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.

2.Bozma sebebine göre davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar verilmiştir.

VI. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı tüm temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373/2 hükmü uyarınca dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harçlarının istekleri halinde ilgililere iadesine, 08.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kararın kaynağı

Resmî metnin alındığı tarih
Metin ve künye kontrolü

Bu kayıtta künye, kaynak metni ve metinden yapılan aktarım sunulmaktadır. Editoryal içtihat analizi veya makaleyle karşılaştırma yapılmış olduğu anlamına gelmez.

Kaynak bütünlük bilgisi

Kaynak metni SHA-256: b26cc94ac376e9c69ee5a6a6b6b9a5b9011a201f00d9f23f58eab28015c1896c

← İçtihat arşivine dönün