Hukuk Kararları

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, 2026/5043 E., 2026/6044 K.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, 2026/5043 E., 2026/6044 K., 16.09.2026

Kararın tam metnine geçin

Sitede yayın: · Metin ve künye kontrolü: . Karar tarihi yukarıdaki künyede ayrıca gösterilir.

RESMÎ METİNDEN AKTARIM

Kaynak metninden konu bilgisi

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, 2026/5043 E., 2026/6044 K. kararının resmî tam metin kaydı.

Aktarılan bölüm: Resmî tam metnin 3. paragrafı.

Asıl ve birleştirilen davalar, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde bedel istemine ilişkindir.

Yukarıdaki aktarım için ayrıca editoryal gerekçe özeti hazırlanmamıştır; taraf iddiası, alt mahkeme gerekçesi ve kararı veren mahkemenin değerlendirmesi tam metindeki yerleriyle birlikte okunmalıdır.

Tam metne erişim

Tam metindeki hüküm bölümünü inceleyin.

Resmî kararın tamamına geçin ↓

RESMÎ KARAR METNİ

Kararın tam metni

Resmî kaynağı aç

Bu kayıt resmî kaynak metnini ve künyesini sunar; ayrı bir editoryal içtihat çözümlemesi içermez. Kaynak metnin anonimleştirmeleri korunmuştur.

1. Hukuk Dairesi 2026/5043 E. , 2026/6044 K.

"İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1452 E., 2025/2397 K. ASIL VE BİRLEŞTİRİLEN DAVADA İLK DERECE MAHKEMESİ : Çorlu 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/115 E., 2023/36 K.

Asıl ve birleştirilen davalar, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde bedel istemine ilişkindir.

Asıl ve birleştirilen davalarda davacılar; davalı ... ile kardeş olduklarını ve mirasbırakan babaları ...'nın 10.01.1983 tarihinde öldüğünü, dava konusu taşınmazın 1974 yılına ait tutanaklarında " taşınmaz muris ... zilyetliğinde iken 1973 yılında ...'ya sattığı mutlak ve belirleyici sözlerden anlaşılmak üzere ... adına tespit yapılmıştır" denildiğini ve taşınmazın davalı ... adına kayıt edildiğini, muris ...'nın dava konusu taşınmazı ...'ya sattığı yönündeki sözlerinin doğru olmadığını, dava konusu taşınmaz için ...'dan herhangi bir bedel almadığını, dava konusu taşınmazı diğer mirasçılardan mal kaçırmak maksadı ile taşınmazı oğlu ...'ya sattığını ileri sürerek 2829 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının miras payları oranında iptali ile adlarına tesciline, olmadığı takdirde taşınmazın bedelinin miras payları oranında davalıdan tahsiline karar verilmesini istemişlerdir.

Asıl ve birleştirilen davalarda davalı, 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğini, tapusuz taşınmazlar ile taşınır malların bağışlama işlemine karşı muris muvazaası hukuksal nedenine dayanılarak iptal-tescil davası açılamayacağını, tapuya kayıtlı olmayan taşınmazların, temlikleri yönünden taşınır mal sayıldıklarından satış ve bağışlarının hiçbir şekle tabi olmadıklarını, tenkis davası için 5 yıllık hak düşürücü sürenin geçmiş olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu taşınmazın kadastro tespiti ile zilyetlikten davalı adına tespit ve tescil edildiği, kadastro tespitinin 21.02.1975 tarihinde kesinleştiği, murisin kadastro tespitinden sonra 10.01.1983 tarihinde öldüğü, her ne kadar muvazaa iddiasıyla tapu iptali ve tescil davası açılmış ise de taşınmazın kadastro tespiti esnasında zilyetlikten doğrudan davalı adına tescil edildiği, davalıya muris ... tarafından yapılan bir temlik bulunmadığı, bu durumda olayda 01.04.19 74... /2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararının uygulanma yerinin bulunmadığı, davacı tarafın tenkis isteğine de dayanmadığı, dolayısıyla muris muvazaasına ilişkin davanın dinlenemeyeceği gerekçesiyle asıl ve birleştirilen davaların reddine karar verilmiş, karara karşı süresi içinde asıl ve birleştirilen davalarda davacılar vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; incelenen Mahkeme kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından asıl ve birleştirilen davalarda davacıların istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleştirilen davalarda davacılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

- K A R A R -

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Temyiz eden asıl davada davacılardan alınması gereken harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, Aşağıda yazılı 732,00 TL fazla alınan peşin harcın istek halinde temyiz eden birleştirilen davada davacıya iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.09.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Kararın kaynağı

Resmî metnin alındığı tarih
Metin ve künye kontrolü

Bu kayıtta künye, kaynak metni ve metinden yapılan aktarım sunulmaktadır. Editoryal içtihat analizi veya makaleyle karşılaştırma yapılmış olduğu anlamına gelmez.

Kaynak bütünlük bilgisi

Kaynak metni SHA-256: 44b05b1efe4c2669a1e94b7527484f1c603f15e71e5d6c8f2d764951b5206995

← İçtihat arşivine dönün