Sitede yayın: · Son kaynak kontrolü: . Karar tarihi yukarıdaki künyede ayrıca gösterilir.
Kararda incelenen mevzuat
- 6100 sayılı HMK m.370/1
Gerekçedeki dayanak: İlk derece ve BAM maddi değerlendirmeleri ile son onama gerekçesi
Bu liste kararın uyguladığı tarihsel hükümleri gösterir; yeni bir dosyada güncel metin ve geçiş hükümleri ayrıca kontrol edilmelidir.
KARARA İLİŞKİN EDİTORYAL AÇIKLAMA
Kararın konusu ve hukuki mesele
Mirasbırakanın satış amacının değer farkı dışındaki ailevi ve ekonomik delillerle değerlendirilmesi.
Mirasbırakanın damadına yaptığı devirde düşük bedel ve mal kaçırma iddiası incelendi. Devralanın taşınmazda yapı yapması, bakım ilişkisi, satın alma gücü, aile ilişkileri ve geride kalan altı taşınmaz birlikte değerlendirilerek muvazaa ispatlanamadı. İvazlı satış kabul edilen tasarruf bakımından terditli tenkis de reddedildi; BAM hükmü onandı.
Kararın sonucu
Muris muvazaası ve terditli tenkis davasının reddini koruyan BAM kararı oybirliğiyle onandı.
RESMÎ KARAR METNİ
Kararın tam metni
Geride başka mal bırakılması veya bakım yapılması tek başına her devri geçerli kılmaz. Bu dosyada işlemin ivazlı olduğu ve mal kaçırma amacının ispatlanmadığı kabul edilmiştir.
1. Hukuk Dairesi 2025/6492 E. , 2026/4385 K.
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1745 E., 2025/1325 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Balıkesir 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/371 E., 2023/265 K.
Dava, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmazsa tenkis istemine ilişkindir.
Davacı; muris babası...’in kayden maliki olduğu dava konusu 80 64... parsel sayılı taşınmazı kızı ...’nin eşi olan davalı ...’e kendisinden mal kaçırma amacıyla muvazaalı olarak devrettiğini, taşınmazın imar uygulaması ile 131 78... ve 131 80... parsel sayılı taşınmazlara gittiğini, bedeller arasında aşırı fark olduğunu, devrin denkleştirme amacıyla gerçekleştirilmediğini ve murisin temlik tarihinde muhtaç durumda olmadığını ileri sürerek tapu kaydının iptali ile miras payı oranında adına tesciline, mümkün olmazsa tenkisine karar verilmesini istemiştir.
Davalı; dava konusu taşınmazı bedelini ödemek suretiyle devraldığını, temlik tarihinde banka arcılığıyla para gönderme yaygın olmadığı için bedelin elden ödendiğini buna diğer mirasçıların da şahit olduklarını, taşınmazın imar sonrası değerlenmesi sebebiyle eldeki davanın açıldığını, temlik tarihinde taşınmazın tarla vasfında ve değersiz olduğunu, taşınmazı edinmeden önce masrafını kendisi karşılayarak taşınmaz üzerine 3 katlı bina inşa ettiğini ve yıllarca murisle birlikte bu taşınmazda ikamet ettiklerini, murisin her türlü ihtiyacının kendileri tarafından karşılandığını, devrin minnet duygusuyla da yapıldığını, murisin geriye 6 parça taşınmazı kaldığını, devrin mal kaçırma amacıyla yapılmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarihi ve sayısı belirtilen kararı ile; murisin geriye 6 parça taşınmazı kaldığı, temlik tarihinde taşınmazın tek parça ve bağ vasfında olduğu, o tarihte taşınmaz üzerinde muris ve eşinin ikamet ettiği bir yapı, parselin kuzeybatısında davalı ve ailesinin ikamet ettiği bir yapı ve bunun bitişiğinde ise murisin dava dışı kızı ... ... ve ailesinin ikamet ettiği bir yapının yer aldığı, bahse konu yapıların murisin bilgisi ve rızası dahilinde ilgililer tarafından yapıldığı, davalının eşi ve murisin kızı olan ...'nin taşınmazda ikamet eden murisin diğer kızı ve damadıyla birlikte murisin bakım ve ihtiyaçlarıyla ilgilendiği, söz konusu tarihlerde taşınmazın imar planında yeşil alan olarak gözükmesi sebebiyle konut alanı olmamakla birlikte imara alınma konusunun gündeme geldiği, murisin de imar durumunda değişiklik halinde ortaya çıkacak sorunlar ile uğraşamayabileceğinden bahisle halihazırdaki bağ ile ilgilenen ve aynı zamanda taşınmazda evi bulunan davalıya taşınmazı sattığı, davalının o tarihte ilköğretim okulunda müdür yardımcısı olduğu ve taşınmazı satın alabilecek ekonomik gücünün bulunduğu, murisin çocuklarıyla herhangi bir problem veya küskünlüğünün bulunmadığı ve çocukları arasında ayrım yapmadığı hususları gözetildiğinde murisin mirasçılarından mal kaçırmasını gerektirir herhangi bir amacın ve dava konusu tasarrufun mal kaçırma maksadıyla gerçekleştirildiğinin usulüne uygun biçimde ispat edilemediği, terditli talep mahiyetindeki tenkis istemi yönünden ise muvazaa iddiasının ispatlanamaması karşısında ivazlı işlem niteliğinde olan sağlar arası satış işlemine konu tasarrufun tenkis kapsamında bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, kararın davacı vekili tarafından istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu taşınmaz dışında avlulu kargir ev ve tarla vasıflı toplam 6 adet taşınmazın murisin ölümünden sonra mirasçılarına intikal ettiği, davalı ile dava dışı eşi ...'nin dava konusu taşınmazda ikamet eden murisin diğer kızı ve damadıyla birlikte murisin bakım ve ihtiyaçlarıyla ilgilendiği, davalının ilköğretim okulunda müdür yardımcısı olduğu ve taşınmazı satın alabilecek ekonomik gücünün bulunduğu, murisin çocuklarıyla herhangi bir problem veya küskünlüğünün bulunmadığı, özellikle davacının kardeşleri olan ve davanın kabulü halinde menfaati bulunan davalı tanıkları ... , ... ... ve ... ...'un beyanları da gözetildiğinde davalıya yapılan temlikin mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunun ispat edilemediği, terditli talep mahiyetindeki tenkis istemi yönünden ise ivazlı işlem niteliğinde olan sağlar arası satış işlemine konu tasarrufun tenkis kapsamında bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
- K A R A R -
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama kuralları ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 116,60 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.05.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.
Kararın kaynağı
- Resmî kaynak
- Kararın resmî tam metin kaydı ↗
- Kaynağın kontrol tarihi
Başlık, konu açıklaması ve makale bağlantıları editoryal içeriktir. Karar, kendi olayları ve uygulandığı dönem içindeki mevzuatla birlikte değerlendirilmelidir.
Kaynak bütünlük bilgisi
Kaynak metni SHA-256: 87d4e8b82823d81824e9fe06c83b710703ad9ee31c3dd83335a7b9db60b2d63f
Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay bakımından hukuki görüş veya taahhüt niteliğinde değildir.
← İçtihat arşivine dönün