Vergi ve Gümrük Hukuku

Vergi Dava Daireleri Kurulu: İlan Yoluyla Tebliğ, Geçici Ayrılma, İhbarname, Ödeme Emri, Haciz, Kanuni Temsilci

Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu, 2024/293 E., 2024/1116 K., 04.12.2024

Kararın tam metnine geçin

Sitede yayın: · Metin ve künye kontrolü: . Karar tarihi yukarıdaki künyede ayrıca gösterilir.

RESMÎ YAYININ ÖZETİ

Resmî yayında kararın konusu

Resmî derginin anahtar kelimeleri: -İlan Yoluyla Tebliğ, -Geçici Ayrılma, -İhbarname, -Ödeme Emri, -Haciz, -Kanuni Temsilci

Aktarılan bölüm: Resmî dergi özeti (kararın PDF sayfaları 440-443).

i. Bir dönem kanuni temsilcisi olduğu limited şirkete ait vergi borçlarının tahsili amacıyla davacının banka hesaplarına uygulanan haczin iptali istemiyle açılan davada, haczin dayanağı ödeme emirlerinin tebliğ edilemediği belirtilen adreste daha sonraki bir tarihte ödeme emirleri içeriği amme alacaklarına ilişkin olmayan, asıl borçlu şirket adına yapılan başka bir tarhiyata ilişkin ihbarnamelerin tebliğinin yapılabildiği, ii. Dolayısıyla davacının söz konusu adreste bulunamama halinin usulüne uygun şekilde tespit edilmediği hususunun, dava konusu haciz işlemi ile tahsili amaçlanan amme alacaklarına ilişkin olmayan ihbarnamelerin tebliği ile ortaya konulduğu, iii. Buna göre Vergi Usul Kanunu’nun 102. maddesinin 7061 sayılı Kanunla değiştirilmeden önceki hali uyarınca davacının geçici olarak ayrıldığı anlaşılan adrese ödeme emirleri ikinci kez tebliğe çıkarılmayarak yapılan ilanen tebliğin hukuka aykırı olduğu hakkında.

Bu bölüm, kararı yayımlayan resmî kurumun hazırladığı özettir. Kararı veren heyetin gerekçesi ve varsa karşı oy, aşağıdaki tam metinde kendi yerleriyle birlikte okunmalıdır.

Tam metne erişim

Tam metindeki hüküm bölümünü inceleyin.

Resmî kararın tamamına geçin ↓

RESMÎ KARAR METNİ

Kararın tam metni

Resmî kaynağı aç

Bu kayıt resmî kaynak metnini ve künyesini sunar; ayrı bir editoryal içtihat çözümlemesi içermez. Dergideki özet ve anahtar kelimeler resmî yayıncıya aittir. Tam metin, belirtilen sayfa aralığındaki kararın varsa karşı oylarını da kapsar; sayfa üst ve alt bilgileri aktarım dışında tutulmuştur.

T.C. D A N I Ş T A Y VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2024/293 Karar No : 2024/1116 Anahtar Kelimeler : -İlan Yoluyla Tebliğ, -Geçici Ayrılma, -İhbarname, -Ödeme Emri, -Haciz, -Kanuni Temsilci Özeti : i. Bir dönem kanuni temsilcisi olduğu limited şirkete ait vergi borçlarının tahsili amacıyla davacının banka hesaplarına uygulanan haczin iptali istemiyle açılan davada, haczin dayanağı ödeme emirlerinin tebliğ edilemediği belirtilen adreste daha sonraki bir tarihte ödeme emirleri içeriği amme alacaklarına ilişkin olmayan, asıl borçlu şirket adına yapılan başka bir tarhiyata ilişkin ihbarnamelerin tebliğinin yapılabildiği, ii. Dolayısıyla davacının söz konusu adreste bulunamama halinin usulüne uygun şekilde tespit edilmediği hususunun, dava konusu haciz işlemi ile tahsili amaçlanan amme alacaklarına ilişkin olmayan ihbarnamelerin tebliği ile ortaya konulduğu, iii. Buna göre Vergi Usul Kanunu’nun 102. maddesinin 7061 sayılı Kanunla değiştirilmeden önceki hali uyarınca davacının geçici olarak ayrıldığı anlaşılan adrese ödeme emirleri ikinci kez tebliğe çıkarılmayarak yapılan ilanen tebliğin hukuka aykırı olduğu hakkında. TEMYİZ EDEN (DAVALI) : Ankara Defterdarlığı (Yıldırım Beyazıt Vergi Dairesi Müd.) VEKİLİ : Av. … KARŞI TARAF (DAVACI) : … VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : Ankara Bölge İdare Mahkemesi 3. Vergi Dava Dairesinin 28/11/2023 tarih ve E:2023/1134, K:2023/2000 sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava Konusu İstem : Bir dönem kanuni temsilcisi olduğu … Taşımacılık Kargo Turizm Reklam Matbaa Yayıncılık Sanayi ve Ticaret Limited Şirketine ait vergi borçlarının tahsili amacıyla davacının banka hesaplarına uygulanan haczin iptali istemiyle dava açılmıştır. Ankara 5. Vergi Mahkemesinin 13/12/2018 tarih ve E:2018/971, K:2018/1713 sayılı kararı: Dava konusu haczin dayanağı davacı adına düzenlenen ödeme emirlerinin, ilanen tebliğinden önce farklı adreslerde tebliğ edilemediğine ilişkin 05/01/2015 ve 10/12/2015 tarihli tebliğ alındıları, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 102. maddesinde belirtilen kişilere imzalatılmak suretiyle tutanak haline getirilmiştir. Ancak davacının 10/12/2015 tarihinde gidilen adresinin kapalı olduğu tespit edilmesine rağmen asıl borçlu şirket adına yapılan tarhiyatlara ilişkin ihbarnameler, 19/10/2016 tarihinde aynı adreste davacıya tebliğ edilmiştir. Başka bir ifadeyle kapalı olduğu belirtilen adreste daha sonraki bir tarihte bizzat davacıya tebligat yapılmıştır. Buna göre anılan adresin halen kullanıldığı, adreste bulunamama halinin usulüne uygun şekilde tespit edilmediği, davacının geçici olarak ayrıldığı anlaşılan adrese ikinci kez tebliğe çıkılmayarak yapılan ilanen tebliğin hukuka aykırı olduğu sonucuna varılmıştır. Bu durumda usulüne uygun şekilde kesinleştirilmeyen ödeme emirleri içeriği amme alacaklarının tahsili amacıyla uygulanan dava konusu haciz işleminde hukuka uygunluk bulunmamaktadır. Vergi Mahkemesi bu gerekçeyle dava konusu haczi iptal etmiştir. Davalının istinaf istemini inceleyen Ankara Bölge İdare Mahkemesi 3. Vergi Dava Dairesinin 11/07/2019 tarih ve E:2019/110, K:2019/620 sayılı kararı: Vergi Dava Dairesi istinaf istemine konu kararın usul ve hukuka uygun olduğu gerekçesiyle istinaf istemini reddetmiştir. Davalının temyiz istemini inceleyen Danıştay Dördüncü Dairesinin 07/11/2022 tarih ve E:2019/6111, K:2022/6254 sayılı kararı: Hacze karşı açılan davada, bir önceki cebren tahsil aşaması olan ödeme emrinin tebliğine ilişkin hukuka aykırılıklar incelenebilecek olup amme alacağına ait ihbarnamelerin tebliğinin incelenemeyeceği açıktır. Amme alacağının tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrinin usulüne uygun şekilde tebliğ edilmesine karşın, borcunu 6183 sayılı Kanun'da

öngörülen süre içinde ödemediği gibi bu süre içinde ödeme emrinin iptali istemiyle dava açmayan veya açmış olduğu dava reddedilen borçlu hakkında alacaklı tahsil dairesince anılan Kanun hükümlerine göre haciz uygulanabilecektir. Bu durumda hacze karşı açılan davada, ödeme emrine karşı açılacak davada ileri sürülmesi gereken hukuka aykırılık iddialarının incelenmesine olanak bulunmadığından, temyize konu kararda hukuka uygunluk bulunmamaktadır. Daire bu gerekçeyle kararı bozmuştur. Ankara Bölge İdare Mahkemesi 3. Vergi Dava Dairesinin 28/11/2023 tarih ve E:2023/1134, K:2023/2000 sayılı ısrar kararı: Danıştay Dördüncü Dairesince yazılı gerekçeyle bozma kararı verilmiş ise de, istinafa konu Vergi Mahkemesi kararında dava konusu haciz işleminin dayanağı ödeme emirlerinin tebliğine ilişkin hukuka aykırılık durumu incelenmiştir. Söz konusu ödeme emirlerinin tebliğ edilemediği belirtilen adreste daha sonraki bir tarihte ödeme emirleri içeriği amme alacaklarına ilişkin olmayan, asıl borçlu şirket adına yapılan başka bir tarhiyata ilişkin ihbarnamelerin tebliği yapılabilmiştir. Dolayısıyla davacının söz konusu adreste bulunamama halinin usulüne uygun şekilde tespit edilmediği hususu, dava konusu haciz işlemi ile tahsili amaçlanan amme alacaklarına ilişkin olmayan ihbarnamelerin tebliği ile ortaya konulmuştur. Buna göre davacının geçici olarak ayrıldığı anlaşılan adrese ödeme emirleri ikinci kez tebliğe çıkarılmayarak yapılan ilanen tebliğin hukuka aykırı olduğu sonucuna varılmıştır. Bu durumda usulüne uygun şekilde tebliğ edilerek kesinleştirilmiş bir ödeme emrinin varlığından bahsedilemeyeceğinden, söz konusu ödeme emirleri içeriği amme alacaklarının tahsili amacıyla uygulanan dava konusu hacizde hukuka uygunluk bulunmamaktadır. Vergi Dava Dairesi ilk kararında yer alan hukuksal nedenler ve gerekçeye ek olarak bu gerekçeyle ısrar etmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek aksi yönde verilen ısrar kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ OKAN AKÇA'NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, ısrar kararının dayandığı hukuksal nedenler ve gerekçe karşısında, yerinde ve kararın

bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmadığından, kararın onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup dilekçede ileri sürülen iddialar, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1- Davalının temyiz isteminin REDDİNE, 2- Ankara Bölge İdare Mahkemesi 3. Vergi Dava Dairesinin 28/11/2023 tarih ve E:2023/1134, K:2023/2000 sayılı ısrar kararının ONANMASINA, 3- 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 04/12/2024 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi. KARŞI OY Temyiz isteminin kabulü ile ısrar kararının Danıştay Dördüncü Dairesinin kararında yer alan hukuksal nedenler ve gerekçe uyarınca bozulması gerektiği oyu ile karara katılmıyoruz.

Kararın kaynağı

Resmî PDF içindeki yeri
T.C. Danıştay Kararlar Dergisi · Sayı 18 (2025) · PDF sayfa 440–443
Resmî metnin alındığı tarih
Metin ve künye kontrolü

Bu kayıtta künye, kaynak metni ve metinden yapılan aktarım sunulmaktadır. Editoryal içtihat analizi veya makaleyle karşılaştırma yapılmış olduğu anlamına gelmez.

Kaynak bütünlük bilgisi

Seçilen karar metni SHA-256: e00ba4a1cbfcacf72935d1ff61f6a67febd303c32648055037054f37356faf68

Özgün dergi PDF dosyası SHA-256: bf29ebd974cfc2e414934ea713e3296df70854016456855df6807fbc703eee16

← İçtihat arşivine dönün