Vergi ve Gümrük Hukuku

Vergi Dava Daireleri Kurulu: Kooperatif Üyeliği, Taşınmaz Satışı, Ticari Kazanç

Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu, 2022/176 E., 2023/1444 K., 13.12.2023

Kararın tam metnine geçin

Sitede yayın: · Metin ve künye kontrolü: . Karar tarihi yukarıdaki künyede ayrıca gösterilir.

RESMÎ YAYININ ÖZETİ

Resmî yayında kararın konusu

Resmî derginin anahtar kelimeleri: -Kooperatif Üyeliği, -Taşınmaz Satışı, -Ticari Kazanç

Aktarılan bölüm: Resmî dergi özeti (kararın PDF sayfaları 487-490).

Kooperatif üyeliği sonucunda elde edilen iki adet taşınmazın satışının ticari bir organizasyon içerisinde yapılmadığı açık olup elde edilen kazancın ticari kazanç kapsamında değerlendirilmesinin mümkün olmadığı hakkında.

Bu bölüm, kararı yayımlayan resmî kurumun hazırladığı özettir. Kararı veren heyetin gerekçesi ve varsa karşı oy, aşağıdaki tam metinde kendi yerleriyle birlikte okunmalıdır.

Tam metne erişim

Tam metindeki hüküm bölümünü inceleyin.

Resmî kararın tamamına geçin ↓

RESMÎ KARAR METNİ

Kararın tam metni

Resmî kaynağı aç

Bu kayıt resmî kaynak metnini ve künyesini sunar; ayrı bir editoryal içtihat çözümlemesi içermez. Dergideki özet ve anahtar kelimeler resmî yayıncıya aittir. Tam metin, belirtilen sayfa aralığındaki kararın varsa karşı oylarını da kapsar; sayfa üst ve alt bilgileri aktarım dışında tutulmuştur.

T.C. D A N I Ş T A Y VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2022/176 Karar No : 2023/1444 Anahtar Kelimeler : -Kooperatif Üyeliği, -Taşınmaz Satışı, -Ticari Kazanç Özeti : Kooperatif üyeliği sonucunda elde edilen iki adet taşınmazın satışının ticari bir organizasyon içerisinde yapılmadığı açık olup elde edilen kazancın ticari kazanç kapsamında değerlendirilmesinin mümkün olmadığı hakkında. TEMYİZ EDEN (DAVALI) : Ankara Vergi Dairesi Başkanlığı (Yenimahalle Vergi Dairesi Müd.) VEKİLİ : Av. … KARŞI TARAF (DAVACI) : … İSTEMİN KONUSU : Ankara Bölge İdare Mahkemesi 2. Vergi Dava Dairesinin 13/10/2021 tarih ve E:2021/1636, K:2021/1388 sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava Konusu İstem: Davacı adına, taşınmaz alım-satım faaliyetinde bulunmak suretiyle ticari kazanç elde ettiğinden bahisle alınan takdir komisyonu kararlarına istinaden 2012 yılının Ocak ve Mayıs dönemlerine ilişkin olarak tarh edilen katma değer vergileri ile vergilerin bir katı tutarında kesilen vergi ziyaı cezalarının kaldırılması istemiyle dava açılmıştır. Ankara 1. Vergi Mahkemesinin 26/04/2017 tarih ve E:2016/1659, K:2017/673 sayılı kararı: Davacı hakkında düzenlenen 06/11/2014 tarih ve 38040 sayılı tutanak ile davacının 2007 ve 2009 yıllarında toplam yedi adet taşınmaz satın aldığı, satın alınan taşınmazlardan birinin 2009, üçünün 2010, birinin 2011 ve ikisinin 2012 yılında davacı tarafından satıldığı tespit edilmiştir. Söz konusu taşınmaz alım-satımı faaliyeti sonucunda ticari kazanç elde edildiğinden bahisle davacı adına mükellefiyet tesis edilerek devamlılık arz ettiği ileri sürülen faaliyet dolayısıyla satışı yapılan taşınmazlara ilişkin satış tutarı tespit edilip ilgili dönemler yönünden takdir komisyonu kararlarına istinaden dava konusu cezalı tarhiyatlar yapılmıştır.

Davacı tarafından Mahkemenin ara kararı üzerine dava dosyasına ibraz edilen tapu suretlerinin incelenmesinden 2012 yılında satışı yapılan iki adet taşınmazın kooperatif üyeliği sonucunda tapunun ferdileşmesi yoluyla iktisap edildiği anlaşılmıştır. Kooperatif üyeliği sonucunda elde edilen iki adet taşınmazın satışının ticari bir organizasyon içerisinde yapılmadığı açık olup elde edilen kazancın ticari kazanç kapsamında değerlendirilmesi mümkün değildir. Bu durumda taşınmaz alımları yönünden devamlılık unsurunun oluştuğundan söz edilmesine imkan bulunmadığı dikkate alındığında elde edilen ticari kazancın kayıt dışı bırakıldığından bahisle tarh edilen cezalı vergilerde hukuka uygunluk bulunmamaktadır. Mahkeme bu gerekçeyle cezalı tarhiyatları kaldırmıştır. Davalının istinaf istemini inceleyen Ankara Bölge İdare Mahkemesi 2. Vergi Dava Dairesinin 06/12/2017 tarih ve E:2017/1218, K:2017/2229 sayılı kararı: Vergi Dava Dairesi, istinaf istemine konu edilen kararın usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle istinaf istemini reddetmiştir. Davalının temyiz istemini inceleyen Danıştay Dördüncü Dairesinin 25/02/2021 tarih ve E:2018/1900, K:2021/1283 sayılı kararı: Danıştayın müstekar hale gelmiş içtihatlarına göre gayrimenkul alım, satım ve inşasından elde edilen kazancın ticari kazanç olarak vergilendirilebilmesi için maddi ve şekli anlamda bir ticari organizasyonun belirgin olmadığı durumlarda kazanç doğuran işlemin çokluğunun devamlılık unsurunu belirleyen en objektif ölçü olduğu, devamlılık unsurunun gerçekleşmesi halinde, bu işlemlerin kazanç sağlamak amacıyla yapılmadığını kanıtlama yükünün vergi mükelleflerine düşeceği kabul edilmiştir. Bilindiği üzere genellikle gayrimenkul edinimi kişisel gereksinim, servetin korunması veya satarak kazanç sağlama amaçlarından birine dayanmaktadır. Kişisel gereksinim nedeniyle gayrimenkul ediniminde sayının sınırlı olacağı ve servetin korunması amaçlı edinimin de tekrar satış gerektirmeyeceği dikkate alındığında, bu iki nedenden birine dayanılarak edinilen gayrimenkullerin satışındaki çokluk, gereksinimin ortadan kalkması durumu veya servetin nakde dönüştürülmesini haklı ve gerekli kılan nedenler kanıtlanmadığı takdirde kazanç sağlama amacının göstergesi kabul edilmelidir. Davacı hakkında düzenlenen 06/11/2014 tarih ve 38040 sayılı tutanakta yer verilen tespitler üzerine davacının devamlılık arz ettiği ileri sürülen faaliyet dolayısıyla elde ettiği ticari kazancı kayıt ve beyan dışı bıraktığından bahisle dava konusu cezalı tarhiyatlar yapılmıştır.

Dosya içinde yer alan "gayrimenkul alış ekranı" başlıklı listede davacının, 2002 ilâ 2011 yılları arasında çok sayıda gayrimenkul alışı ve "gayrimenkul satış ekranı" başlıklı listede de, 2004 ilâ 2011 yıllarında on yedi adet gayrimenkul satışının olduğu anlaşılmaktadır. Davacının yıllar itibarıyla süregelen birden fazla gayrimenkul alım-satımı bulunduğu göz önüne alındığında, olayda, ticari faaliyetin unsurları olan süreklilik ve işlem sayısında çokluk unsurları gerçekleşmiş olduğundan bu faaliyetin ticari faaliyet olduğu ve aksi yöndeki kararda hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Ayrıca, davacı tarafından yapılan satışlar için %18 oranı ile katma değer vergisi tarh edildiği görülmüş olup yüz elli metrekare altındaki daireler için %1, yüz elli metrekare üstündeki daireler için %18 oranı ile belirleme yapılması gerekmekte olduğundan satışlara konu gayrimenkullerin net konut alanları araştırılarak yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir. Daire bu gerekçeyle kararı bozmuştur. Ankara Bölge İdare Mahkemesi 2. Vergi Dava Dairesinin 13/10/2021 tarih ve E:2021/1636, K:2021/1388 sayılı ısrar kararı: Vergi Dava Dairesi, aynı hukuksal nedenler ve gerekçeyle ilk kararında ısrar etmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacının 2009 ilâ 2012 yıllarında birçok gayrimenkul alım-satımı gerçekleştirdiği, bu kapsamda elde edilen ticari kazancın kayıt dışı bırakılması nedeniyle takdir komisyonu kararlarına istinaden yapılan dava konusu cezalı tarhiyatlarda hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek ısrar kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Cevap verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ TUĞÇE İREM AKIN'IN DÜŞÜNCESİ: Temyizen incelenen ısrar kararının, Danıştay Dördüncü Dairesinin kararında yer alan hukuksal nedenler ve gerekçe uyarınca bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Dayandığı hukuksal nedenler ve gerekçesi yukarıda açıklanan ısrar kararı, aynı hukuksal nedenler ve gerekçe ile Kurulumuzca da uygun

bulunmuş olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, kararın bozulmasını gerektirecek durumda görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1- Davalının temyiz isteminin REDDİNE, 2- Ankara Bölge İdare Mahkemesi 2. Vergi Dava Dairesinin 13/10/2021 tarih ve E:2021/1636, K:2021/1388 sayılı ısrar kararının ONANMASINA, 3- 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 13/12/2023 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi. KARŞI OY Temyiz isteminin kabulü ile ısrar kararının Danıştay Dördüncü Dairesinin kararında yer alan hukuksal nedenler ve gerekçe uyarınca bozulması gerektiği oyu ile karara katılmıyoruz.

Kararın kaynağı

Resmî PDF içindeki yeri
T.C. Danıştay Kararlar Dergisi · Sayı 15 (2024) · PDF sayfa 487–490
Resmî metnin alındığı tarih
Metin ve künye kontrolü

Bu kayıtta künye, kaynak metni ve metinden yapılan aktarım sunulmaktadır. Editoryal içtihat analizi veya makaleyle karşılaştırma yapılmış olduğu anlamına gelmez.

Kaynak bütünlük bilgisi

Seçilen karar metni SHA-256: e3318afccd7e73ef78e79ae5218b0a1fc5da7f26967c9cd763fed53bcf1cf4ce

Özgün dergi PDF dosyası SHA-256: 09cab84b729871992e9b939c458db6e4cddbc8e5ac152e3218f4a68741f17210

← İçtihat arşivine dönün