Vergi ve Gümrük Hukuku

Vergi Dava Daireleri Kurulu: Teslim, Ayni Sermaye Konulması, İstisna

Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu, 2022/1548 E., 2024/464 K., 15.05.2024

Kararın tam metnine geçin

Sitede yayın: · Metin ve künye kontrolü: . Karar tarihi yukarıdaki künyede ayrıca gösterilir.

RESMÎ YAYININ ÖZETİ

Resmî yayında kararın konusu

Resmî derginin anahtar kelimeleri: -Teslim, -Ayni Sermaye Konulması, -İstisna

Aktarılan bölüm: Resmî dergi özeti (kararın PDF sayfaları 399-403).

i. Davacı şirketin kurucu ortağı olduğu şirkete ayni sermaye olarak taşınmaz devretmesi durumunun katma değer vergisi yönünden teslim sayılması gerektiği ii. Ayni sermaye koymak suretiyle elden çıkarılan taşınmazın Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 17. maddesinin (4) numaralı fıkrasının (r) işaretli bendi kapsamında istisnadan yararlanmak için öngörülen iki tam yıl aktifte tutulma şartı gerçekleşmemiş olduğundan söz konusu istisnadan faydalanamayacağı hakkında.

Bu bölüm, kararı yayımlayan resmî kurumun hazırladığı özettir. Kararı veren heyetin gerekçesi ve varsa karşı oy, aşağıdaki tam metinde kendi yerleriyle birlikte okunmalıdır.

Tam metne erişim

Tam metindeki hüküm bölümünü inceleyin.

Resmî kararın tamamına geçin ↓

RESMÎ KARAR METNİ

Kararın tam metni

Resmî kaynağı aç

Bu kayıt resmî kaynak metnini ve künyesini sunar; ayrı bir editoryal içtihat çözümlemesi içermez. Dergideki özet ve anahtar kelimeler resmî yayıncıya aittir. Tam metin, belirtilen sayfa aralığındaki kararın varsa karşı oylarını da kapsar; sayfa üst ve alt bilgileri aktarım dışında tutulmuştur.

T.C. D A N I Ş T A Y VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2022/1548 Karar No : 2024/464 Anahtar Kelimeler: -Teslim, -Ayni Sermaye Konulması, -İstisna Özeti : i. Davacı şirketin kurucu ortağı olduğu şirkete ayni sermaye olarak taşınmaz devretmesi durumunun katma değer vergisi yönünden teslim sayılması gerektiği ii. Ayni sermaye koymak suretiyle elden çıkarılan taşınmazın Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 17. maddesinin (4) numaralı fıkrasının (r) işaretli bendi kapsamında istisnadan yararlanmak için öngörülen iki tam yıl aktifte tutulma şartı gerçekleşmemiş olduğundan söz konusu istisnadan faydalanamayacağı hakkında. TEMYİZ EDEN (DAVALI) : Ankara Vergi Dairesi Başkanlığı (Seğmenler Vergi Dairesi Müdürlüğü) VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : … İş Adamları ve Girişimcileri Gayrimenkul Yatırım İnşaat Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi VEKİLİ : Av. … İSTEMİN KONUSU : Ankara 5. Vergi Mahkemesinin 30/09/2022 tarih ve E:2022/1047, K:2022/1840 sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava Konusu İstem: Davacı şirketin 2012 yılında satın alarak aktifine kaydettiği taşınmazın 2013 yılında ortağı olduğu şirkete ayni sermaye olarak konulması suretiyle yapılan devrin satış hükmünde olduğu ve söz konusu taşınmazın iki yıl süreyle aktifte bulundurulmadan elden çıkarıldığından bahisle bu satış işleminin 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 17. maddesinin (4) numaralı fıkrasının (r) işaretli bendi uyarınca katma değer vergisinden müstesna tutulamayacağı yolunda düzenlenen vergi inceleme raporuna istinaden 2013 yılının Temmuz dönemi için re'sen tarh edilen katma değer vergisi ile verginin bir katı tutarında kesilen vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemiyle dava açılmıştır. Ankara 5. Vergi Mahkemesinin 29/04/2016 tarih ve E:2015/1580, K:2016/679 sayılı kararı: 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'nun "Sosyal ve Askeri Amaçlı İstisnalarla Diğer İstisnalar" başlıklı 17. maddesinin (4) numaralı fıkrasının (r) işaretli bendinin 6770 sayılı Kanun'la değiştirilmeden önceki hâlinde, kurumların aktifinde veya belediyeler ile il özel idarelerinin mülkiyetinde, en az iki tam yıl süreyle bulunan iştirak hisseleri ile taşınmazların satışı suretiyle gerçekleşen devir ve teslimler ile bankalara borçlu olanların ve kefillerinin borçlarına karşılık taşınmaz ve iştirak hisselerinin (müzayede mahallerinde yapılan satışlar dahil) bankalara devir ve teslimlerinin katma değer vergisinden istisna olduğu kurala bağlanmıştır. Davacı şirket 2012 yılında satın aldığı Ankara ili, Etimesgut ilçesi, Aşağıyurtçu Mahallesinde bulunan arsayı kurucu ortak olduğu … Gayrimenkul İmar Yatırım İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketine Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesince tespit edilen 1.952,600,00 TL bedelle devir etmiştir. Anılan taşınmazın 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'nun aradığı taşınmazın en az iki yıl süreyle aktifte bulundurma şartı gerçekleşmeden elden çıkarıldığından istisnadan faydalanamayacağından bahisle, taşınmazın ayni sermaye olarak konulduğu adı geçen şirketin kuruluş ilanının tescil edildiği ve devir işleminin gerçekleştiği 2013 yılının Temmuz döneminde davacı şirketin katma değer vergisi matrahına anılan

bedelin ilavesi sonucunda dava konusu katma değer vergisinin cezalı olarak tarhı üzerine bakılan dava açılmıştır. Davacı tarafından 2012 yılında satın alınan söz konusu taşınmaz, yeni kurulan şirkete 2013 yılında ayni sermaye olarak konulmuştur. Bu sermaye koyma işlemi ile davacı şirket yeni kurulan şirkette pay sahibi olmuş ve karşılığında bu şirketin hisselerini almıştır. Şirketteki mesuliyeti ayni sermaye olarak konulan taşınmaz nedeniyle aldığı paylarla sınırlıdır. Şirkete karşı birtakım haklara sahip olduğu gibi borç ve sorumluluklar da yüklenmiştir. Ayrıca ayni sermaye koyma işleminin Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesince belirlenen değer (1.952,600,00 TL) üzerinden yapıldığı görülmüştür. Bu durumda, davacı şirketin 2012 yılında satın aldığı taşınmazı, Mahkemece belirlenen değeri üzerinden yine kendisinin kurucu ortağı olduğu şirkete 2013 yılında ayni sermaye koyması işlemi, kanunun aradığı anlamda bir satış işlemi olarak kabul edilemeyeceğinden, taşınmazın en az iki yıl süreyle aktifte bulunmadan elden çıkarıldığından bahisle katma değer vergisi istisnası şartlarının gerçekleşmediği gerekçesiyle yapılan vergi zıyaı cezalı katma değer vergisi tarhiyatında hukuka uygunluk bulunmamaktadır. Mahkeme bu gerekçeyle cezalı tarhiyatı kaldırmıştır. Davalının temyiz istemini reddetmişse de karar düzeltme istemini kabul ederek önceki kararını kaldırdıktan sonra temyiz istemini yeniden inceleyen Danıştay Dördüncü Dairesinin 29/12/2021 tarih ve E:2021/1085, K:2021/11296 sayılı kararı: 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 1. maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinde, ticari, sınai ve zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin katma değer vergisine tabi olduğu belirtilmiştir. Kanun'un 2. maddesinde, teslim, bir mal üzerindeki tasarruf hakkının malik veya onun adına hareket edenlerce, alıcıya veya adına hareket edenlere devredilmesi olarak tanımlanmıştır. 3065 sayılı Kanun'un 3. maddesinde de vergiye tabi malların her ne suretle olursa olsun, vergiye tabi işlemler dışındaki amaçlarla işletmeden çekilmesi teslim sayılan hallerden biri olarak sayılmıştır. 3065 sayılı Kanun'nun "Sosyal ve Askeri Amaçlı İstisnalarla Diğer İstisnalar" başlıklı 17. maddesinin (4) numaralı fıkrasının (r) işaretli bendinin 6770 ve 7456 sayılı Kanun'la değiştirilmeden önceki hâlinde, kurumların aktifinde veya belediyeler ile il özel idarelerinin mülkiyetinde, en az iki tam yıl süreyle bulunan iştirak hisseleri ile taşınmazların satışı suretiyle gerçekleşen devir ve teslimler ile bankalara borçlu olanların ve kefillerinin borçlarına karşılık taşınmaz ve iştirak hisselerinin (müzayede mahallerinde

yapılan satışlar dahil) bankalara devir ve teslimlerinin katma değer vergisinden istisna olduğu, istisna kapsamındaki kıymetlerin ticaretini yapan kurumların, bu amaçla aktiflerinde bulundurdukları taşınmaz ve iştirak hisselerinin teslimlerinin istisna kapsamı dışında olduğu kurala bağlanmıştır. Buna göre, söz konusu istina uygulamasından yararlanmak için aşağıdaki şartların taşınması gerekmektedir: i. Taşınmazın aktifte iki tam yıl bulunması, ii. Taşınmazların bağış ve hibe şeklinde olmayan satış yoluyla devir ve teslimin gerçekleşmiş olması, iii. Taşınmaz ticareti ile uğraşılmaması (Bu işlerle uğraşanların faaliyetlerini sürdürmek için tahsis edilen taşınmazlar hariç). Davacı şirket 2012 yılında satın aldığı taşınmazı, Mahkemece belirlenen değer üzerinden yine kendisinin kurucu ortağı olduğu şirkete 2013 yılında ayni sermaye olarak koyması işlemi bir mal teslimi niteliğindedir. Zira yapılan işlemle malik sermaye olarak konulan malın tasarruf hakkını sermaye konulan şirkete devretmiştir. Yapılan işlem mahiyet açısından mal satışından farklı olmadığından işlemin katma değer vergisine tabi olduğu açıktır. Öte yandan, davacı şirket 2012 yılında edindiği taşınmazı 2013 yılında ayni sermaye koymak suretiyle elden çıkarmış olması nedeniyle de 3065 sayılı Kanun’un 17. maddesinin (4) numaralı fıkrasının (r) işaretli bendi kapsamında istisnadan yararlanmak için öngörülen taşınmazın iki tam yıl aktifte tutulma şartı gerçekleşmemiş olup şirketin istisna hükmünden faydalanamayacağı aşikardır. Daire bu gerekçeyle kararı bozmuştur. Ankara 5. Vergi Mahkemesinin 30/09/2022 tarih ve E:2022/1047, K:2022/1840 sayılı ısrar kararı: Mahkeme, ilk kararında yer alan hukuksal nedenler ve gerekçeyle ısrar etmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Şirketlerin aktiflerine dahil ettikleri taşınmazları başka şirketlere ayni sermaye olarak koymaları durumunda ayni sermaye koyan şirket yönünden söz konusu işlemin satış hükmünde olduğu, taşınmaz üzerindeki tasarruf hakkının diğer bir şirkete devredilmesi nedeniyle 3065 sayılı Kanun uyarınca teslimin gerçekleştiği belirtilerek ısrar kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ KARDELEN ATİK'İN DÜŞÜNCESİ : Israr kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Danıştay Dördüncü Dairesinin yukarıda yer verilen kararının dayandığı aynı hukuksal nedenler ve gerekçeyle ısrar kararının bozulması gerekmektedir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1- Davalının temyiz isteminin KABULÜNE, 2- Ankara 5. Vergi Mahkemesinin 30/09/2022 tarih ve E:2022/1047, K:2022/1840 sayılı ısrar kararının BOZULMASINA, 3- Yeniden verilecek kararda karşılanacağından, yargılama giderleri hakkında hüküm kurulmasına gerek bulunmadığına, 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren on beş gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 15/05/2024 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. KARŞI OY Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, dayandığı hukuksal nedenler ve gerekçe karşısında ısrar kararının bozulmasını gerektirecek nitelikte bulunmadığından, istemin reddi gerektiği oyu ile karara katılmıyoruz.

Kararın kaynağı

Resmî PDF içindeki yeri
T.C. Danıştay Kararlar Dergisi · Sayı 17 (2024) · PDF sayfa 399–403
Resmî metnin alındığı tarih
Metin ve künye kontrolü

Bu kayıtta künye, kaynak metni ve metinden yapılan aktarım sunulmaktadır. Editoryal içtihat analizi veya makaleyle karşılaştırma yapılmış olduğu anlamına gelmez.

Kaynak bütünlük bilgisi

Seçilen karar metni SHA-256: 61f9486c793aa29d82d260469ed766b1630fa5f681c427fa3cf985a6af6df5a8

Özgün dergi PDF dosyası SHA-256: 586095cda1a8ade4310416b8b68dd5839295020dbcb611b1ae758295b75c6f7a

← İçtihat arşivine dönün