Vergi ve Gümrük Hukuku

Vergi Dava Daireleri Kurulu: Ödeme Emri, 2577 Sayılı Kanun’un 11. Maddesi, Dava Açma Süresi

Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu, 2022/150 E., 2023/665 K., 07.06.2023

Kararın tam metnine geçin

Sitede yayın: · Metin ve künye kontrolü: . Karar tarihi yukarıdaki künyede ayrıca gösterilir.

RESMÎ YAYININ ÖZETİ

Resmî yayında kararın konusu

Resmî derginin anahtar kelimeleri: -Ödeme Emri, -2577 Sayılı Kanun’un 11. Maddesi, -Dava Açma Süresi

Aktarılan bölüm: Resmî dergi özeti (kararın PDF sayfaları 592-596).

Ödeme emrinin tebliği üzerine, iptali istemiyle İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 11. maddesi uyarınca idareye yapılan başvurunun işlemeye başlamış olan idari dava açma süresini durduracağı hakkında.

Bu bölüm, kararı yayımlayan resmî kurumun hazırladığı özettir. Kararı veren heyetin gerekçesi ve varsa karşı oy, aşağıdaki tam metinde kendi yerleriyle birlikte okunmalıdır.

Tam metne erişim

Tam metindeki hüküm bölümünü inceleyin.

Resmî kararın tamamına geçin ↓

RESMÎ KARAR METNİ

Kararın tam metni

Resmî kaynağı aç

Bu kayıt resmî kaynak metnini ve künyesini sunar; ayrı bir editoryal içtihat çözümlemesi içermez. Dergideki özet ve anahtar kelimeler resmî yayıncıya aittir. Tam metin, belirtilen sayfa aralığındaki kararın varsa karşı oylarını da kapsar; sayfa üst ve alt bilgileri aktarım dışında tutulmuştur.

T.C. D A N I Ş T A Y VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2022/150 Karar No : 2023/665 Anahtar Kelimeler : -Ödeme Emri, -2577 Sayılı Kanun’un 11. Maddesi, -Dava Açma Süresi Özeti : Ödeme emrinin tebliği üzerine, iptali istemiyle İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 11. maddesi uyarınca idareye yapılan başvurunun işlemeye başlamış olan idari dava açma süresini durduracağı hakkında. TEMYİZ EDEN (DAVALI) : İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı (Galata Vergi Dairesi Müdürlüğü) VEKİLİ : Av. … KARŞI TARAF (DAVACI) : … İSTEMİN KONUSU : İstanbul 7. Vergi Mahkemesinin 25/10/2021 tarih ve E:2021/270, K:2021/2461 sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava Konusu İstem: Davacı tarafından, bir dönem ortağı olduğu … Elektrik Mühendislik Taahhüt Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin ödenmeyen vergi borçlarının tahsili amacıyla şirket ortağı sıfatıyla adına düzenlenen 02/11/2009 tarih ve 1 ila 10 takip numaralı ödeme emirlerinin iptali istemiyle davalı idareye yapılan başvurunun reddine dair 08/06/2014 tarih ve 5428 sayılı işlemin iptali istemiyle dava açılmıştır. İstanbul 7. Vergi Mahkemesinin 15/04/2015 tarih ve E:2014/2472, K:2015/1063 sayılı kararı: Davacı tarafından, şirket ortağı sıfatıyla adına düzenlenen 02/11/2009 tarih ve 1 ila 10 takip numaralı ödeme emirlerinin iptali istemiyle yapılan başvurunun reddine dair 08/06/2014 tarih ve 5428 sayılı işlemin iptali istemiyle dava açılmıştır. Adına düzenlenen ödeme emirleri 26/06/2014 tarihinde davacıya tebliğ edilmiş olup davacı tarafından bu ödeme emirlerinin iptali istemiyle 30/06/2014 tarihinde davalı idareye başvuru yapılmıştır.

Dava açma süresinin önce mali tatil, sonra da adli tatil sebebiyle uzaması durumu dikkate alındığında davanın süresinde açıldığı görülerek işin esasına geçilmiştir. Amme alacağının öncelikle asıl borçlu şirketten aranılması, alacağın asıl borçlu şirketten tahsil edilememesi halinde öncelikle kanuni temsilci veya temsilcilerin takip edilmesi, buna rağmen tahsil edilemeyen amme alacağının bulunması halinde ortaklar hakkında takip işlemleri yapılması gerekmektedir. Uyuşmazlıkta, dava konusu amme alacağının asıl borçlu şirketin kanuni temsilcisinden tahsili amacıyla ödeme emri tanzim ve tebliğ edilmiştir. Akabinde söz konusu kanuni temsilci adına kayıtlı bir taşınmaz üzerine haciz konulmuştur. Ancak, haczedilen taşınmaz satılıp paraya çevrilmeden davacı adına ödeme emri düzenlenmiştir. Bu durumda, kanuni temsilci hakkında yapılan takibin henüz bitirilmemiş olması nedeniyle şirket ortağı hakkında düzenlenen ödeme emirlerinde ve dolayısıyla söz konusu ödeme emirlerinin iptali istemiyle yapılan başvurunun reddine dair dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmamaktadır. Vergi Mahkemesi, bu gerekçeyle dava konusu işlemi iptal etmiştir. Davalının temyiz istemini inceleyen Danıştay Dördüncü Dairesinin 30/09/2019 tarih ve E:2016/5936, K:2019/5765 sayılı kararı: Anayasa Mahkemesinin 06/01/2011 tarih ve E:2008/96, K:2011/03 sayılı kararında, ödeme emrinin özellik ve niteliği ile diğer idari işlemlerin özellik ve niteliklerindeki farklılıklar, kamu hizmetlerinin aksatılmadan yürütülebilmesi, kamu alacaklarının sürüncemede bırakılmamasındaki kamu yararı ile yükümlünün ödeme emri tebliğ edilmeden önceki aşamalarda her zaman idari işlemlere karşı dava açma hakkı bulunduğu hususlarına dikkat çekilerek ödeme emrine karşı açılacak davalarda dava açma süresinin yedi gün olarak öngörüldüğüne vurgu yapılmıştır. Öte yandan, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun ''Üst Makamlara Başvurma'' başlıklı 11. maddesinin gerekçesinde söz konusu düzenlemenin amacının bir yönden, hukuka bağlı idare anlayışına uygun davranmak durumunda olan idareye, yapmış olduğu hukuka aykırı idari işlemini dava yoluna gidilmesine gerek olmaksızın düzeltme olanağı tanımak, diğer yönden de idare edilenlerin uzun ve masraflı yargı başvurusu yerine daha kısa ve masrafsız olan idari başvuru ile hedeflerine ulaşabilmelerini sağlamak olduğu ifade edilmiştir.

Yukarıda belirtilen hususlar bir arada değerlendirildiğinde, 2577 sayılı Kanun'un 11. maddesinin, daha önce haklarında idari işlem tesis edilmiş olan ilgililer tarafından dava açılmadan önce idari işlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılması için üst makama, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makama dava açma süresi içinde başvurulabilmesine imkân tanıyan ihtiyari bir yol olarak öngörüldüğü anlaşılmaktadır. Ödeme emri, vergi dairelerinin idari işlevleriyle ilgili olarak tesis ettikleri uygulanabilir nitelikte ve yükümlülerin hukukunu doğrudan etkileyen, onların hak ve yükümlülüklerinde yenilik yaratan irade açıklaması suretiyle tesis edilen işlemlerden farklılık arz etmektedir. Ödeme emirlerine karşı dava açma süresi, genel dava açma süresinin aksine yedi gün ile sınırlandırılmıştır. Belirtilen özelliği gereği ödeme emrine karşı açılacak davalarda, dava açmadan evvel düzeltme talebi ile idareye başvurulmuş olması süreyi uzatmayacaktır. Dava açma süresinin durması ve kesilmesi gibi durumlar da özel kanunlarda düzenlenmediğinden, yedi günlük bu sürenin hak düşürücü süre olarak kabul edilmesi gerekmektedir. Bu durumda, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nda belirtilen haller dışında, vergi dairelerince amme alacağının tahsiline yönelik olarak düzenlenen ödeme emrinin tebliği üzerine İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 11. maddesinin uygulanma olanağı bulunmadığından, ödeme emrinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde açılmayan işbu davanın esasının incelenme olanağı bulunmamaktadır. Daire, bu gerekçeyle Vergi Mahkemesi kararını bozmuş; davacının karar düzeltme istemini reddetmiştir. İstanbul 7. Vergi Mahkemesinin 25/10/2021 tarih ve E:2021/270, K:2021/2461 sayılı ısrar kararı: Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulunun 11/12/2018 tarih ve E:2013/1, K:2018/1 sayılı kararıyla, limited şirket tüzel kişiliğinden tahsil edilmeyen veya edilemeyeceği anlaşılan vergi borcunun takip ve tahsiline ilişkin olarak kanuni temsilci ile ortak arasında bir öncelik sıralaması bulunmadığına karar verildiğinden, bu aşamada uyuşmazlığın esasının yeniden incelenmesi gerekmektedir. Davacıya 26/06/2014 tarihinde tebliğ edilen ödeme emirlerinin iptali istemiyle 2577 sayılı Kanun'un 11. maddesi kapsamında yapılan 30/06/2014 tarihli başvurunun reddine dair işlemin 28/08/2014 tarihinde tebliği üzerine 08/09/2014 tarihinde açılan davanın süresinde olduğu anlaşılmaktadır.

Uyuşmazlıkta, davacı adına düzenlenen ödeme emirleri içeriği amme alacağına ilişkin ihbarnameler ile bunların tebliğine ilişkin evrakların incelenmesinden, söz konusu ihbarnamelerin ilanen tebliğ edildiği anlaşılmaktadır. Ancak, ilanen tebliğ öncesinde mutad yollarla tebliğine çalışılan ihbarnamelerin tebliğ zarfları üzerinde tebliğin yapılamama sebebine ilişkin olarak herhangi bir şerhin yer almadığı, düzenlenen adres tespit tutanaklarında da yalnızca asıl amme borçlusu şirketin adresten taşındığı bilgisine yer verildiği, yapılmak istenen tebligatlar ile adres tespit tutanakları arasında herhangi bir bağlantının bulunmadığı görülmüştür. Bu durumda, davacı adına düzenlenen ödeme emirleri içeriği amme alacağına ilişkin ihbarnamelerin ilanen tebliği için gereken şartların mevcut olduğu ortaya koyulamadığından, usulsüz tebliğ nedeniyle zamanaşımına uğrayan amme alacağının tahsili amacıyla ödeme emri düzenlenmesinde hukuka uygunluk bulunmamaktadır. Vergi Mahkemesi bu gerekçeyle ısrar etmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davanın, hak düşürücü süre olarak öngörülen yedi günlük dava açma süresi içerisinde açılmadığı, bu nedenle davanın esasının incelenemeyeceği belirtilerek ısrar kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Cevap verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ İSMAİL İLYAS ABİDE'NİN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin ısrar hükmü yönünden reddi ile diğer yönlerden temyiz incelemesi yapılmak üzere dosyanın Danıştay Dördüncü Dairesine gönderilmesi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Temyize konu kararın ısrar hükmü aynı hukuksal nedenler ve gerekçe ile Kurulumuzca da uygun bulunmuş olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, kararın değinilen hüküm fıkrasının bozulmasını gerektirecek durumda görülmemiştir. Vergi Mahkemesi kararı, ödeme emrinin tebliği üzerine İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 11. maddesinin uygulanma olanağı bulunmadığı, dolayısıyla ödeme emrinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde açılmayan davanın süreaşımı nedeniyle reddi gerektiği gerekçesiyle bozulduğundan, karar diğer yönlerden temyizen incelenmemiş olup bu

incelemenin Kurulumuzca değil, söz konusu kararları temyizen incelemekle görevli vergi dava dairesince yapılması gerekmektedir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1- Davalının temyiz isteminin ısrar hükmü yönünden REDDİNE, 2- İstanbul 7. Vergi Mahkemesinin 25/10/2021 tarih ve E:2021/270, K:2021/2461 sayılı kararı diğer yönlerden temyizen incelenmek üzere dosyanın Danıştay Dördüncü Dairesine GÖNDERİLMESİNE, 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin (1) numaralı fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 07/06/2023 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. KARŞI OY Temyiz isteminin kabulü ile ısrar kararının Danıştay Dördüncü Dairesinin kararında yer alan hukuksal nedenler ve gerekçe uyarınca bozulması gerektiği oyu ile karara katılmıyoruz.

Kararın kaynağı

Resmî PDF içindeki yeri
T.C. Danıştay Kararlar Dergisi · Sayı 14 (2023) · PDF sayfa 592–596
Resmî metnin alındığı tarih
Metin ve künye kontrolü

Bu kayıtta künye, kaynak metni ve metinden yapılan aktarım sunulmaktadır. Editoryal içtihat analizi veya makaleyle karşılaştırma yapılmış olduğu anlamına gelmez.

Kaynak bütünlük bilgisi

Seçilen karar metni SHA-256: d5353556d7d9546cba35c7d0659cf2ddc9cbca635f0b57c598b639059d8b0f5c

Özgün dergi PDF dosyası SHA-256: c9cd66bc8d991aa21345774eae68009a84d999fd3dcb24bbb4f53bcede4931ea

← İçtihat arşivine dönün