Vergi ve Gümrük Hukuku

Vergi Dava Daireleri Kurulu: Birden Fazla ve Farklı Gerekçeyle Karar Verilmesi

Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu, 2022/1278 E., 2022/1421 K., 16.11.2022

Kararın tam metnine geçin

Sitede yayın: · Metin ve künye kontrolü: . Karar tarihi yukarıdaki künyede ayrıca gösterilir.

RESMÎ YAYININ ÖZETİ

Resmî yayında kararın konusu

Resmî derginin anahtar kelimeleri: -Birden Fazla ve Farklı Gerekçeyle Karar Verilmesi

Aktarılan bölüm: Resmî dergi özeti (kararın PDF sayfaları 18-26).

Birden fazla ve farklı gerekçeyle karar verilmesinin Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi kapsamında korunan gerekçeli karar hakkına aykırılık teşkil ettiği hakkında.

Bu bölüm, kararı yayımlayan resmî kurumun hazırladığı özettir. Kararı veren heyetin gerekçesi ve varsa karşı oy, aşağıdaki tam metinde kendi yerleriyle birlikte okunmalıdır.

Tam metne erişim

Tam metindeki hüküm bölümünü inceleyin.

Resmî kararın tamamına geçin ↓

RESMÎ KARAR METNİ

Kararın tam metni

Resmî kaynağı aç

Bu kayıt resmî kaynak metnini ve künyesini sunar; ayrı bir editoryal içtihat çözümlemesi içermez. Dergideki özet ve anahtar kelimeler resmî yayıncıya aittir. Tam metin, belirtilen sayfa aralığındaki kararın varsa karşı oylarını da kapsar; sayfa üst ve alt bilgileri aktarım dışında tutulmuştur.

T.C. D A N I Ş T A Y VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2022/1278 Karar No : 2022/1421 Anahtar Kelimeler: -Birden Fazla ve Farklı Gerekçeyle Karar Verilmesi Özeti : Birden fazla ve farklı gerekçeyle karar verilmesinin Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi kapsamında korunan gerekçeli karar hakkına aykırılık teşkil ettiği hakkında. TEMYİZ EDEN (DAVALI) : Bursa Vergi Dairesi Başkanlığı (Ertuğrulgazi Vergi Dairesi Müd.) VEKİLİ : Av. … KARŞI TARAF (DAVACI) : … Dokumacılık Tekstil Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi VEKİLİ : Av. … İSTEMİN KONUSU : Bursa Bölge İdare Mahkemesi 1. Vergi Dava Dairesinin 24/05/2022 tarih ve E:2022/311, K:2022/568 sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava Konusu İstem: Davacı adına, … Boya Apre Tekstil Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin ödenmeyen vergi borçlarının tahsili amacıyla şirket ortağı sıfatıyla düzenlenen 08/03/2016 tarih ve 1, 2, 3, 4, 5 takip numaralı ödeme emirleri içeriği amme alacağının katma değer vergisi, damga vergisi, vergi ziyaı cezası ve gecikme faizine ilişkin kısmının iptali istemiyle dava açılmıştır. Bursa 2. Vergi Mahkemesinin 04/07/2017 tarih ve E:2016/1858, K:2017/1017 sayılı kararı: Davacının 18/02/2010 tarihinden itibaren ortağı bulunduğu … Boya Apre Tekstil Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin 2009 ilâ 2015 yılları muhtelif dönemlerine ait kurumlar vergisi, stopaj vergisi, vergi ziyaı cezası, damga vergisi, usulsüzlük cezası, özel usulsüzlük cezası, yargı harcı, gecikme zammı ve gecikme faizlerinin ödenmemesi üzerine düzenlenen ödeme emirleri muhtelif tarihlerde şirkete tebliğ edilmiştir. Vergi borçlarının ödenmemesi üzerine yapılan malvarlığı araştırması sonucunda amme alacağının şirket tüzel kişiliğinden tahsil edilemeyeceğinin anlaşılması üzerine davacı adına şirket ortağı sıfatıyla dava konusu ödeme emirleri düzenlenmiştir.

Şirket ortaklarının, ortak oldukları şirketin vergi borçlarından sorumlu tutulabilmeleri için vergi alacağının şirket tüzel kişiliğinden tahsil olanağının kalmamış olması gerekmektedir. Uyuşmazlıkta, amme alacağının asıl borçlusu … Boya Apre Tekstil Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin vergi borçlarının, 10/05/2011 tarihinde 6111 sayılı Kanun'dan; 31/12/2014 tarihinde ise 6552 sayılı Kanun'dan yararlanmak suretiyle yapılandırılıp taksitlendirildiği anlaşılmıştır. Anılan şirketin vergi borçları yapılandırma ile birlikte nitelik değiştirip yeni bir borç haline gelmiştir. 6111 ve 6552 sayılı Kanunlar uyarınca yapılandırılan vergi borçlarının öncelikle asıl borçlu … Boya Apre Tekstil Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nden tahsili gerekmektedir. Buna göre, yapılandırma üzerine ödenmeyen vergi borçlarının öncelikle asıl borçlu şirketten tahsili amacıyla şirket adına ödeme emri düzenlenip usulüne uygun olarak tebliğ edildikten sonra yapılacak malvarlığı araştırması üzerine herhangi bir malvarlığına rastlanılmamasının akabinde davacının sorumluluğuna gidilmesi gerekirken, anılan işlemler yapılmadan düzenlenen 08/03/2016 tarih ve 1, 2, 3, 4, 5 takip numaralı ödeme emirlerinin dava konusu edilen kısımlarında hukuka uygunluk görülmemiştir. Danıştay Dokuzuncu Dairesinin 28/03/2017 tarih ve E:2014/9158, K:2017/3388 sayılı, Danıştay Dördüncü Dairesinin 23/03/2017 tarih ve E:2014/6319, K:2017/2904 sayılı ile kararları da aynı doğrultudadır. Diğer taraftan, asıl borçlu … Boya Apre Tekstil Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi hakkında yapılan malvarlığı araştırmasına göre şirket adına kayıtlı araç ve taşınmazlara haciz konulduğu anlaşılmaktadır. Şirkete ait araç ve taşınmazların satılıp asıl borçlu şirketle ilgili tüm takip yolları tüketildikten sonra davacının takip edilmesi gerekirken, bu yollar tüketilmeden davacı adına ödeme emri düzenlenmiştir. Dolayısıyla 08/03/2016 tarih ve 1, 2, 3, 4, 5 takip numaralı ödeme emirlerinin dava konusu edilen kısımlarında bu yönden de hukuka uygunluk görülmemiştir. Mahkeme bu gerekçeyle ödeme emirlerinin dava konusu edilen kısımlarını iptal etmiştir. Davalının istinaf istemini inceleyen İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 6. Vergi Dava Dairesinin 29/05/2018 tarih ve E:2017/5140, K:2018/1532 sayılı kararı: Vergi Mahkemesi kararının, 08/03/2016 tarih ve 1, 2, 3, 4 takip numaralı ödeme emirlerinin dava konusu edilen kısımlarının iptaline ilişkin hüküm fıkrasına yöneltilen istinaf istemi yönünden yapılan inceleme:

Vergi Mahkemesi kararının anılan hüküm fıkrasının usul ve hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, davalı tarafından ileri sürülen iddialar istinaf isteminin kabulünü gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Vergi Mahkemesi kararının, 08/03/2016 tarih ve 5 takip numaralı ödeme emrinin dava konusu edilen kısımlarının iptaline ilişkin hüküm fıkrasına yöneltilen istinaf istemi yönünden yapılan inceleme: Uyuşmazlıkta, 08/03/2016 tarih ve 5 takip numaralı ödeme emri içeriği 2009 ilâ 2015 yıllarına ilişkin kurumlar vergisi, gelir (stopaj) vergisi, vergi ziyaı cezası, damga vergisi, usulsüzlük cezası, özel usulsüzlük cezası, yargı harcı, gecikme zammı ve gecikme faizlerinin tahsili için asıl borçlu … Boya Apre Tekstil Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi adına 20/01/2015 tarihinden itibaren muhtelif tarihlerde düzenlenen ödeme emirleri 30/01/2015 tarihinde ve devamında muhtelif tarihlerde tebliğ edilmiştir. Dolayısıyla, söz konusu ödeme emri içeriği borçlar için şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin, 6552 sayılı Kanun kapsamında şirket borçlarının yapılandırıldığı 08/01/2015 tarihinden sonra düzenlenip tebliğ edildiği görülmektedir. Şirket hakkında yapılan malvarlığı araştırmasında tespit edilen, şirket adına kayıtlı Bursa İli, Osmangazi İlçesi, Altınova Mahallesi, … ada, … parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan 1736 bağımsız bölümden oluşan, betonarme 6 katlı çarşı, 28 katlı yüksek blok, cami ve kütüphane bulunan taşınmaza ve şirket adına kayıtlı 5 araca haciz konulmuştur. Vergi Mahkemesince verilen ara kararına davalı idarece verilen cevapta, taşınmaz ve araçlar üzerindeki haczin devam ettiği, ilgili taşınmazlar ve araçlar için kıymet takdiri ve satış işleminin henüz yapılmadığı belirtilmiştir. Bu durumda, söz konusu ödeme emri içeriği borcun öncelikle şirketin malvarlığından tahsil edilmeye çalışılması gerektiğinden, haciz konulan taşınmaz ve araçların satılıp borcun şirketten tahsil edilip edilemeyeceği ortaya konulmadan davacı adına şirket ortağı sıfatıyla ödeme emri düzenlenmesinde hukuka uygunluk görülmemiştir. Karar sonucu: Vergi Dava Dairesince, Vergi Mahkemesi kararının 08/03/2016 tarih ve 1, 2, 3, 4 takip numaralı ödeme emirlerinin dava konusu edilen kısımlarının iptaline ilişkin hüküm fıkrasına yöneltilen istinaf istemi reddedilmiş; 08/03/2016 tarih ve 5 takip numaralı ödeme emrinin dava konusu edilen kısımlarının iptaline ilişkin hüküm fıkrasında sonucu itibarıyla hukuka aykırılık görülmemiş ve istinaf istemi, anılan hüküm fıkrası yönünden kararın gerekçesi değiştirilerek reddedilmiştir.

Davalının temyiz istemini inceleyen Danıştay Üçüncü Dairesinin 29/06/2021 tarih ve E:2018/5734, K:2021/3459 sayılı kararı: Bölge İdare Mahkemesi Vergi Dava Dairesi kararının, Vergi Mahkemesi kararının, 08/03/2016 tarih ve 1, 2, 3, 4 takip numaralı ödeme emirlerinin dava konusu edilen kısımlarının iptaline ilişkin hüküm fıkrasına yöneltilen istinaf isteminin reddine dair hüküm fıkrası yönünden yapılan inceleme: Vergi Usul Kanunu kapsamındaki vergi ve buna bağlı alacaklar yönünden limited şirket ortaklarının 6183 sayılı Kanun'un 35. maddesine göre takibi gerekmekte olup bir tüzel kişinin ortağının sorumlu tutularak sözü edilen hüküm uyarınca takip edilebilmesi için kamu alacağının sorumlu sıfatıyla kendisinden tahsil edileceğinin ortağa duyurulmasından önce borcun tüzel kişiye usulüne uygun biçimde tebliğ edilmesi, uyuşmazlık çıkarılmak suretiyle ya da uyuşmazlık çıkarılmaksızın kesinleşmesine rağmen vadesinde ödenmemiş olması, akabinde tüzel kişinin 6183 sayılı Kanun'un 54, 55 ve müteakip maddeleri uyarınca takip edilmesi ve bütün bunlara rağmen kamu alacağının tüzel kişinin malvarlığından tamamen veya kısmen tahsil edilememiş olması gerekmektedir. Şirket tüzel kişiliğine ait vergi borçlarıyla ilgili olarak af kanunları kapsamındaki yapılandırma sonucunda ortaya yeni bir hukuki durum çıkmasına karşın, bu durumun şirket tüzel kişiliği nezdinde yapılandırma öncesinde usulüne uygun biçimde tamamlanmış olan takibin yeniden başlatılmasını gerektirdiğinden söz edilemeyecektir. Başka bir ifadeyle yapılandırmanın ihlâlinden sonra asıl borçlu adına yeniden ödeme emri düzenlenerek malvarlığı araştırması yapılması gerekmeyecektir. Bu durumda, yapılandırma tarihinde ve sonrasında ortaklığı devam eden davacı adına ödeme emri düzenlenmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşıldığından, Vergi Dava Dairesi kararının anılan hüküm fıkrasının bozulması gerekmiştir. Bölge İdare Mahkemesi Vergi Dava Dairesi kararının, Vergi Mahkemesi kararının, 08/03/2016 tarih ve 5 takip numaralı ödeme emrinin dava konusu edilen kısımlarının iptaline ilişkin hüküm fıkrasına yöneltilen istinaf isteminin Vergi Mahkemesi kararının gerekçesi değiştirilerek reddine dair hüküm fıkrası yönünden yapılan inceleme: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun ilgili kuralları uyarınca yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulması durumunda istinaf başvurusunun reddine; hukuka uygun bulmaması durumunda ise istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece

mahkemesi kararını kaldırarak işin esası hakkında yeniden bir karar verecek olan bölge idare mahkemelerince, istinaf incelemesine konu kararda sonucu itibarıyla hukuka aykırılık görülmemekle birlikte gerekçesinin hukuka uygun bulunmadığı hallerde, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinin değiştirilerek istinaf isteminin reddine karar verilemeyeceğinden, Vergi Mahkemesi kararının, 08/03/2016 tarih ve 5 takip numaralı ödeme emrinin dava konusu edilen kısımlarının iptaline ilişkin hüküm fıkrasına yönelik istinaf başvurusunun, anılan hüküm fıkrası yönünden kararın gerekçesi değiştirilerek reddi yolundaki Vergi Dava Dairesi kararında yargılama usulüne uygunluk görülmemiştir. Karar sonucu: Daire bu gerekçeyle kararı bozmuştur. Yargısal yetki alanının yeniden belirlenmesi nedeniyle dosyanın gönderildiği Bursa Bölge İdare Mahkemesi 1. Vergi Dava Dairesinin 24/05/2022 tarih ve E:2022/311, K:2022/568 sayılı ısrar kararı: Vergi Dava Dairesi, İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 6. Vergi Dava Dairesinin 29/05/2018 tarih ve E:2017/5140, K:2018/1532 sayılı kararında yer alan hukuksal nedenler ve gerekçeyle ısrar etmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Dava konusu ödeme emirleri içeriği amme alacaklarının doğduğu ya da vadesinin denk geldiği tarihlerde davacının şirket ortağı sıfatını haiz olduğu, şirket hakkında yapılan malvarlığı araştırmasında, borca yetecek miktarda malvarlığı tespit edilemediğinden amme alacağının şirketten tahsil edilemeyeceğinin anlaşıldığı, şirket borçlarının yapılandırılmasıyla birlikte tahsil zamanaşımının kesildiği, dolayısıyla düzenlenen ödeme emirlerinde hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek ısrar kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Cevap verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ İSMAİL İLYAS ABİDE'NİN DÜŞÜNCESİ: Israr kararının, Vergi Mahkemesi kararının, 08/03/2016 tarih ve 5 takip numaralı ödeme emrinin dava konusu edilen kısımlarının iptaline ilişkin hüküm fıkrasına yöneltilen istinaf isteminin, Vergi Mahkemesi kararının gerekçesinin değiştirilerek reddine dair hüküm fıkrasına yöneltilen temyiz isteminin ısrar hükmü yönünden reddi ile anılan hüküm fıkrasının diğer yönlerden temyizen incelenmesi için dosyanın Danıştay Üçüncü Dairesine gönderilmesi; Vergi Mahkemesi kararının, 08/03/2016 tarih ve 1, 2, 3, 4 takip numaralı ödeme emirlerinin dava konusu edilen kısımlarının iptaline ilişkin hüküm fıkrasına yöneltilen istinaf isteminin reddine dair hüküm fıkrasının, iki farklı gerekçeye dayanılarak

verilen mahkeme kararına yöneltilen istinaf isteminin reddedilmesinin, temyiz merciince, kararın ve dayandığı gerekçenin hukuka uygunluğunun denetiminin yapılmasını güçleştirmesinden dolayı yargılama hukuku kurallarına aykırılık teşkil etmesi nedeniyle bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY: Davalı tarafından, … Boya Apre Tekstil Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi nezdinde yapılan malvarlığı araştırması neticesinde kamu alacağının anılan asıl borçlu şirketten tahsil edilemeyeceğinin anlaşılması üzerine davacı adına şirket ortağı sıfatıyla 08/03/2016 tarih ve 1, 2, 3, 4, 5 takip numaralı ödeme emirlerinin düzenlendiği belirtilmektedir. Dosyada yer alan bilgi ve belgelere göre davacının ortağı olduğu … Boya Apre Tekstil Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi, 10/05/2011 tarihinde 6111 sayılı Kanun'un 2. maddesi kapsamında, 31/12/2014 tarihinde ise 6552 sayılı Kanun'un 73. maddesi kapsamında bir kısım vergi borçlarının yapılandırılmasını talep etmiştir. Talep üzerine idare tarafından ödeme planı oluşturulmuştur. Davalı tarafından, yapılandırılan borçların ödenmediği belirtilmektedir. Diğer taraftan, dosyaya sunulan belgeler arasında, 08/03/2016 tarih ve 1, 2, 3, 4, 5 takip numaralı ödeme emirlerinin davacıya tebliğ edildiği tarihten sonra 24/11/2016 tarihinde yapılan başvuru üzerine asıl borçlu … Boya Apre Tekstil Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi adına düzenlenmiş 29/11/2016 tarih ve 3 tecil dosya numaralı ödeme planı da yer almaktadır. İLGİLİ MEVZUAT: Anayasa'nın "Duruşmaların açık ve kararların gerekçeli olması" başlıklı 141. maddesinin üçüncü fıkrasında, bütün mahkemelerin her türlü kararlarının gerekçeli olarak yazılacağı kurala bağlanmıştır. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Kararlarda bulunacak hususlar" başlıklı 24. maddesinde, kararın dayandığı hukuki sebepler ile gerekçesinin kararda yer almasının zorunlu olduğu belirtilmiş; "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin (2) numaralı fıkrasında, temyiz incelemesi sonunda Danıştayın, usul hükümlerinin

uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması halinde kararı bozacağı hüküm altına alınmıştır. Aynı Kanun'un "İstinaf" başlıklı 45. maddesinin (2) numaralı fıkrasında, istinafın temyizin şekil ve usullerine tabi olduğu; (3) numaralı fıkrasında, bölge idare mahkemesinin, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulması halinde istinaf başvurusunun reddine karar vereceği, karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı vereceği; (4) numaralı fıkrasında, bölge idare mahkemesinin, ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulmadığı takdirde istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vereceği, bu hâlde bölge idare mahkemesinin işin esası hakkında yeniden bir karar vereceği hükme bağlanmıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: I. Israr kararının, Vergi Mahkemesi kararının, 08/03/2016 tarih ve 5 takip numaralı ödeme emrinin dava konusu edilen kısımlarının iptaline ilişkin hüküm fıkrasına yöneltilen istinaf isteminin, Vergi Mahkemesi kararının gerekçesi değiştirilerek reddine dair hüküm fıkrasına yöneltilen temyiz istemi yönünden yapılan inceleme: Temyize konu kararın söz konusu ısrar hükmü aynı hukuksal nedenler ve gerekçe ile Kurulumuzca da uygun bulunmuş olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, kararın değinilen hüküm fıkrasının bozulmasını gerektirecek durumda görülmemiştir. Bölge İdare Mahkemesi Vergi Dava Dairesi kararının anılan hüküm fıkrası, istinaf incelemesine konu kararda sonucu itibarıyla hukuka aykırılık görülmemekle birlikte gerekçesinin hukuka uygun bulunmadığı hallerde, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinin değiştirilerek istinaf isteminin reddine karar verilemeyeceği gerekçesiyle bozulduğundan, anılan hüküm fıkrası diğer yönlerden temyizen incelenmemiş olup bu incelemenin Kurulumuzca değil, söz konusu kararları temyizen incelemekle görevli vergi dava dairesince yapılması gerekmektedir. II. Israr kararının, Vergi Mahkemesi kararının, 08/03/2016 tarih ve 1, 2, 3, 4 takip numaralı ödeme emirlerinin dava konusu edilen kısımlarının iptaline ilişkin hüküm fıkrasına yöneltilen istinaf isteminin reddine dair hüküm fıkrasına yöneltilen temyiz istemi yönünden yapılan inceleme: Yargılama hukukunda, yargı (hüküm), uyuşmazlığı çözmekle görevli ve yetkili yargı yerinin, yargılama sürecinin sonunda ulaştığı sonuçtur. İdari yargı yerinin bu sonuca ulaşırken bir gerekçeye dayanması, Anayasa'nın 141. ve 2577 sayılı Kanun'un 24. maddeleri uyarınca zorunlu olup Anayasa'nın

36. maddesi ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6. maddesi bağlamında adil yargılanma hakkı kapsamında güvence altına alınan gerekçeli karar hakkının da bir gereğidir. Gerekçe, hakimin, önüne gelen uyuşmazlıkla ilgili olarak saptadığı maddi olaylar ile verdiği hüküm arasındaki hukuki değerlendirmedir. Başka bir deyişle gerekçe, maddi olaylar ile hüküm fıkrası arasındaki köprüdür. Gerekçe, aynı zamanda kararın hukuka uygun olup olmadığının denetlenmesine de olanak tanır. Yargı kararlarının mutlaka gerekçeli olması gerektiği yolundaki ilkenin amacı da budur. Bunun yanında kararda, hakimi, uyuşmazlığın çözümünde tek başına yargıya götürmeye yeterli bir gerekçe gösterilmiş iken farklı ikinci bir gerekçe daha gösterilmesi, yargı yerinin ilk gerekçeye ve bu gerekçenin sonucu olan yargıya güvensizliğini göstermektedir. Bu durum, tarafların, aralarındaki uyuşmazlığın adilâne bir çözüme kavuşturulduğu konusundaki inançlarını zedeleyeceği gibi hukuki belirlilik ilkesine de aykırılık teşkil edecektir. Öte yandan, birden fazla ve farklı gerekçeyle karar verilmesi, özellikle temyize konu kararda dayanılan gerekçelerden birinin temyiz merciinin içtihadıyla uyumlu olması diğerinin olmaması durumunda temyiz merciince kararın ve dayandığı gerekçenin hukuka uygunluğunun denetiminin yapılmasını da güçleştirecektir. Mahkemece, yapılandırma üzerine ödenmeyen vergi borçlarının öncelikle asıl borçlu şirketten tahsili amacıyla şirket adına ödeme emri düzenlenip usulüne uygun olarak tebliğ edildikten sonra yapılacak malvarlığı araştırması üzerine herhangi bir malvarlığına rastlanılmamasının akabinde davacının sorumluluğuna gidilmesi gerekirken, anılan işlemler yapılmadan düzenlenen 08/03/2016 tarih ve 1, 2, 3, 4 takip numaralı ödeme emirlerinin dava konusu edilen kısımlarında hukuka uygunluk görülmediği gerekçesi ile ödeme emirleri içeriği borcun öncelikle şirketin malvarlığından tahsil edilmeye çalışılması gerektiği, haciz konulan taşınmaz ve araçların satılıp borcun şirketten tahsil edilip edilemeyeceği ortaya konulmadan davacı adına şirket ortağı sıfatıyla ödeme emri düzenlenmesinde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesine yer verilmek suretiyle anılan ödeme emirlerinin dava konusu edilen kısımları iptal edilmiş, bu hüküm fıkrasına yöneltilen istinaf istemi de Vergi Dava Dairesince, vergi mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu gerekçesiyle reddedilmiştir. Akabinde, Danıştay Üçüncü Dairesinin bozma kararı üzerine Vergi Dava Dairesince aynı hukuksal nedenler ve gerekçeyle ısrar edilmiştir.

Bu durumda, mahkemece iki farklı gerekçeye dayanılarak 08/03/2016 tarih ve 1, 2, 3, 4 takip numaralı ödeme emirlerinin dava konusu edilen kısımlarının iptal edilmesi yargılama hukuku kurallarına aykırılık teşkil ettiği gibi yukarıda belirtilen sakıncaları doğuracak nitelikte olduğundan Mahkeme kararının anılan hüküm fıkrasına yöneltilen istinaf isteminin reddi yolundaki ısrar kararında hukuki isabet görülmemiştir. Diğer taraftan, bozma üzerine verilecek kararda, 08/03/2016 tarih ve 1, 2, 3, 4 takip numaralı ödeme emirlerinin dava konusu edilen kısımlarının hukuka uygunluğu ile ilgili olarak yapılacak değerlendirmede, amme alacağının asıl borçlusu … Boya Apre Tekstil Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi tarafından muhtelif tarihlerde yapılandırılan şirket borçlarının, anılan ödeme emirleri içeriği amme alacakları ile örtüşüp örtüşmediği ve yapılandırmanın, ödeme emirlerinin tebliğ tarihinden önce veya sonra olmasının hukuki etki ve sonuçlarının farklılaşabileceği hususlarının da göz önünde bulundurulması gerekmektedir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1- Bursa Bölge İdare Mahkemesi 1. Vergi Dava Dairesinin 24/05/2022 tarih ve E:2022/311, K:2022/568 sayılı kararının, Vergi Mahkemesi kararının, 08/03/2016 tarih ve 5 takip numaralı ödeme emrinin dava konusu edilen kısımlarının iptaline ilişkin hüküm fıkrasına yöneltilen istinaf isteminin, Vergi Mahkemesi kararının gerekçesi değiştirilerek reddine dair hüküm fıkrasına yöneltilen temyiz isteminin ısrar hükmü yönünden REDDİNE; anılan hüküm fıkrasının diğer yönlerden temyizen incelenmesi için dosyanın Danıştay Üçüncü Dairesine GÖNDERİLMESİNE, 2- Kararın, Vergi Mahkemesi kararının, 08/03/2016 tarih ve 1, 2, 3, 4 takip numaralı ödeme emirlerinin dava konusu edilen kısımlarının iptaline ilişkin hüküm fıkrasına yöneltilen istinaf isteminin reddine dair hüküm fıkrasına yöneltilen temyiz isteminin kabulü ile anılan hüküm fıkrasının BOZULMASINA, 3- Yeniden verilecek kararda karşılanacağından, yargılama giderlerine ilişkin olarak hüküm kurulmasına gerek bulunmadığına, 16/11/2022 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Kararın kaynağı

Resmî PDF içindeki yeri
T.C. Danıştay Kararlar Dergisi · Sayı 12 (2023) · PDF sayfa 18–26
Resmî metnin alındığı tarih
Metin ve künye kontrolü

Bu kayıtta künye, kaynak metni ve metinden yapılan aktarım sunulmaktadır. Editoryal içtihat analizi veya makaleyle karşılaştırma yapılmış olduğu anlamına gelmez.

Kaynak bütünlük bilgisi

Seçilen karar metni SHA-256: 6e157b0ef0a587887d4db7ab08d1e7ff3429104016d071b970643a29e06c4a0f

Özgün dergi PDF dosyası SHA-256: 6d9a101048becdbb6a24ce905b780818fe9084265151f06d30567221d5bfe636

← İçtihat arşivine dönün