Sitede yayın: · Metin ve künye kontrolü: . Karar tarihi yukarıdaki künyede ayrıca gösterilir.
RESMÎ YAYININ ÖZETİ
Resmî yayında kararın konusu
Resmî derginin anahtar kelimeleri: -Borç Döküm Listesi, -Cezalı Tarhiyat, -Kesin ve Yürütülmesi Gereken İşlem
Aktarılan bölüm: Resmî dergi özeti (kararın PDF sayfaları 649-653).
Dava konusunun borç döküm listesi olmadığı, davacının borç sorgulaması sonucu öğrendiği ve kendisine tebliğ edilmeyen cezalı tarhiyatlara ilişkin ihbarnamelerin dava konusu edildiği olayda uyuşmazlığın bu kapsamda incelenmesinin gerektiği hakkında.
Bu bölüm, kararı yayımlayan resmî kurumun hazırladığı özettir. Kararı veren heyetin gerekçesi ve varsa karşı oy, aşağıdaki tam metinde kendi yerleriyle birlikte okunmalıdır.
Tam metne erişim
Tam metindeki hüküm bölümünü inceleyin.
Resmî kararın tamamına geçin ↓RESMÎ KARAR METNİ
Kararın tam metni
Bu kayıt resmî kaynak metnini ve künyesini sunar; ayrı bir editoryal içtihat çözümlemesi içermez. Dergideki özet ve anahtar kelimeler resmî yayıncıya aittir. Tam metin, belirtilen sayfa aralığındaki kararın varsa karşı oylarını da kapsar; sayfa üst ve alt bilgileri aktarım dışında tutulmuştur.
T.C. D A N I Ş T A Y VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2022/1078 Karar No : 2024/402 Anahtar Kelimeler : -Borç Döküm Listesi, -Cezalı Tarhiyat, -Kesin ve Yürütülmesi Gereken İşlem Özeti : Dava konusunun borç döküm listesi olmadığı, davacının borç sorgulaması sonucu öğrendiği ve kendisine tebliğ edilmeyen cezalı tarhiyatlara ilişkin ihbarnamelerin dava konusu edildiği olayda uyuşmazlığın bu kapsamda incelenmesinin gerektiği hakkında. TEMYİZ EDEN (DAVALI) : İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı (Beylikdüzü Vergi Dairesi Müd.) VEKİLİ : Av. … KARŞI TARAF (DAVACI) : … VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 2. Vergi Dava Dairesinin 15/04/2022 tarih ve E:2021/1246, K:2022/1396 sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava Konusu İstem: Davacı tarafından, 19/04/2017 tarihli borç sorgulama listesiyle öğrenilen 2009 ve 2011 yıllarının muhtelif dönemlerine ait vergi ve cezaların kaldırılması istemiyle dava açılmıştır. İstanbul 1. Vergi Mahkemesinin 19/09/2018 tarih ve E:2017/1937, K:2018/2597 sayılı kararı: 2009 yılının muhtelif dönemlerine ait cezalı tarhiyatlar yönünden yapılan inceleme: Dava konusu vergi ve cezaların takdir komisyonu kararları uyarınca yapıldığı dikkate alındığında en geç 31/12/2015 tarihine kadar davacıya tebliğ edilmeleri gerekmektedir. Davalı idare tarafından bu tarihten önce davacıya usulüne uygun bir şekilde tebliğ yapıldığı ortaya konulamadığından vergi ve cezaların zamanaşımına uğradığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle zamanaşımına uğrayan dava konusu vergi ziyaı cezalı tarhiyatlarda hukuka uygunluk bulunmamaktadır. 2011 yılının muhtelif dönemlerine ait cezalı tarhiyatlar yönünden yapılan inceleme: Davacının sahte fatura düzenlediği veya sahte fatura düzenlenmesine iştirak ettiği yönünde somut bir tespit bulunmadığı anlaşıldığından, varsayım ve kanaate dayalı olarak düzenlenen vergi inceleme raporu uyarınca yapılan cezalı tarhiyatta hukuka uygunluk bulunmamaktadır. Karar Sonucu : Vergi Mahkemesi bu gerekçeyle vergi ve cezaları kaldırmıştır. Davalının istinaf istemini inceleyen İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 2. Vergi Dava Dairesinin 27/06/2019 tarih ve E:2018/3866, K:2019/1788 sayılı kararı: Vergi Dava Dairesi, Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu gerekçesiyle istinaf istemini reddetmiştir. Davalının temyiz istemini inceleyen Danıştay Dördüncü Dairesinin 01/02/2021 tarih ve E:2019/7553, K:2021/591 sayılı kararı: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesinin (3) numaralı fıkrasının "d" bendinde, dava dilekçelerinin idari davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olup olmadığı yönünden inceleneceği düzenlenmiştir. Aynı Kanun'un 15. maddesinin (1) numaralı fıkrasının "b" bendinde de, dava dilekçesinde 14. maddenin (3) numaralı
fıkrasının "d" bendi yönünden kanuna aykırılık olması halinde davanın reddine karar verileceği hüküm altına alınmıştır. Uyuşmazlıkta, davacı tarafından 19/04/2017 tarihli borç sorgulama listesiyle öğrenilen 2009 ve 2011 yıllarına ilişkin muhtelif vergi borçlarının dava konusu edildiği görülmektedir. Vergi mahkemesinde dava açmaya yetkili olanları belirleyen 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 377. maddesinin birinci fıkrasında, mükellefler ve kendilerine vergi cezası kesilenlerin, tarh edilen vergilere ve kesilen cezalara karşı vergi mahkemesinde dava açabilecekleri belirtilmiştir. Kanun'un 378. maddesinde de vergi mahkemesinde dava açabilmek için verginin tarh edilmesi, cezanın kesilmesi, tadilat ve takdir komisyonları kararlarının tebliğ edilmiş olması, tevkif yoluyla alınan vergilerde istihkak sahiplerine ödeme yapılmış veya ödemeyi yapan tarafından verginin kesilmiş olması gerektiği hüküm altına alınmıştır. Buna göre vergi mahkemelerinde dava konusu edilebilecek kesin ve yürütülmesi gereken idari işlemler, tesis sebepleri, şekli, doğuracağı hukuki sonuçları vergi kanunlarıyla belirlenmiş tahakkuk fişi, vergi/ceza ihbarnameleri, vergi tevkifatı yapılması, aleyhe yapılan düzeltme işlemleri, düzeltme ve şikayet yoluyla düzeltme taleplerinin yetkili makamlarca reddi, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanun'un uygulanmasına ilişkin ödeme emri, haciz, ihtiyati tahakkuk ve ihtiyati haciz gibi işlemlerdir. Mükelleflerin vergi idaresine olan borçlarını gösterir bilgilendirici mahiyette olan borç döküm listeleri idari davaya konu olabilecek kesin ve icrai nitelikte bir işlem niteliğinde olmadığından ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 15. maddesinin (1) numaralı fıkrasının "b" bendi uyarınca, bu borçların kaldırılması istemiyle açılan davada uyuşmazlığın esasının incelenmesine olanak bulunmadığından davanın incelenmeksizin reddi gerekirken, uyuşmazlığın esasının incelenmesi suretiyle verilen Mahkeme kararına yöneltilen istinaf başvurusunun reddine dair Vergi Dava Dairesi kararında hukuka uygunluk bulunmamaktadır. Daire bu gerekçeyle temyize konu kararı bozmuştur. İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 2. Vergi Dava Dairesinin 15/04/2022 tarih ve E:2021/1246, K:2022/1396 sayılı kararı: Dava dilekçesi incelendiğinde, davacının borç sorgulaması sonucu öğrendiği ve kendisine tebliğ edilmeyen cezalı tarhiyatlara ilişkin ihbarnamelerin dava konusu edildiği ve dava konusunun borç döküm listesi olmadığı anlaşılmaktadır.
Vergi Dava Dairesi, ilk kararında yer alan hukuksal nedenler ve gerekçeye ek olarak bu gerekçeyle ısrar etmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Cezalı tarhiyatların hukuka uygun olduğu belirtilerek ısrar kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ İBRAHİM SENCER AKÇAY'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin ısrar hükmü yönünden reddi ile işin esası yönünden temyiz incelemesi yapılmak üzere dosyanın Danıştay Üçüncü Dairesine gönderilmesi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Temyize konu kararın ısrar hükmü usul ve hukuka uygun olup dilekçede ileri sürülen iddialar, kararın değinilen hüküm fıkrasının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Bölge İdare Mahkemesi Vergi Dava Dairesi kararı davacının borç sorgulama listesiyle öğrendiğini belirttiği vergi borçlarına karşı açılan davada, dava konusu edilebilir nitelikte kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olmadığı gerekçesiyle bozulduğundan, karar diğer yönlerden temyizen incelenmemiş olup bu kararın ısrar hükmü niteliğinde olmayan diğer hüküm fıkralarına yönelik temyiz incelemesinin Danıştayın ilgili dava dairesince yapılması gerekmektedir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1- Davalının temyiz isteminin ısrar hükmü yönünden REDDİNE, 2- İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 2. Vergi Dava Dairesinin 15/04/2022 tarih ve E:2021/1246, K:2022/1396 sayılı kararının, ısrar hükmü niteliğinde olmayan diğer hüküm fıkralarına yönelik temyiz incelenmesi sonuçlandırılmak üzere dosyanın Danıştay Üçüncü Dairesine GÖNDERİLMESİNE, 26/04/2024 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.
KARŞI OY Temyiz isteminin kabulü ile ısrar kararının Danıştay Dördüncü Dairesinin kararında yer alan hukuksal nedenler ve gerekçe uyarınca bozulması gerektiği oyu ile karara katılmıyorum.
Kararın kaynağı
- Resmî kaynak
- Kararın resmî tam metin kaydı ↗
- Resmî PDF içindeki yeri
- T.C. Danıştay Kararlar Dergisi · Sayı 16 (2024) · PDF sayfa 649–653
- Resmî metnin alındığı tarih
- Metin ve künye kontrolü
Bu kayıtta künye, kaynak metni ve metinden yapılan aktarım sunulmaktadır. Editoryal içtihat analizi veya makaleyle karşılaştırma yapılmış olduğu anlamına gelmez.
Kaynak bütünlük bilgisi
Seçilen karar metni SHA-256: 145e858f1ec98b9e1b255e229434b5e2129ccb0b7961b30c02202be9e3b97814
Özgün dergi PDF dosyası SHA-256: d9ee6d7206544c0063df977b702c50f9c24688d611d6fb707c0ee6498bab9d4f
Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay bakımından hukuki görüş veya taahhüt niteliğinde değildir.
← İçtihat arşivine dönün