Vergi ve Gümrük Hukuku

Vergi Dava Daireleri Kurulu: Yanılma, İçtihat, Vergilendirme Usulü

Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu, 2018/928 E., 2019/310 K., 17.04.2019

Kararın tam metnine geçin

Sitede yayın: · Metin ve künye kontrolü: . Karar tarihi yukarıdaki künyede ayrıca gösterilir.

RESMÎ YAYININ ÖZETİ

Resmî yayında kararın konusu

Resmî derginin anahtar kelimeleri: -Yanılma, -İçtihat, -Vergilendirme Usulü

Aktarılan bölüm: Resmî dergi özeti (kararın PDF sayfaları 357-361).

Danıştay Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla baktığı davada verilen kararın temyiz incelemesi sonucu bozulması halinde anılan kararlar nedeniyle yerleşik bir içtihadın oluştuğu ve söz konusu içtihatta değişikliğe gidildiğinden bahsedilemeyeceği, bu halde 213 sayılı Kanunun 369. maddesinin 6009 sayılı Kanunla değişik halinin uygulanma imkânı bulunmadığından davacı adına gecikme faizi hesaplanması yerinde olduğu hakkında.

Bu bölüm, kararı yayımlayan resmî kurumun hazırladığı özettir. Kararı veren heyetin gerekçesi ve varsa karşı oy, aşağıdaki tam metinde kendi yerleriyle birlikte okunmalıdır.

Tam metne erişim

Tam metindeki hüküm bölümünü inceleyin.

Resmî kararın tamamına geçin ↓

RESMÎ KARAR METNİ

Kararın tam metni

Resmî kaynağı aç

Bu kayıt resmî kaynak metnini ve künyesini sunar; ayrı bir editoryal içtihat çözümlemesi içermez. Dergideki özet ve anahtar kelimeler resmî yayıncıya aittir. Tam metin, belirtilen sayfa aralığındaki kararın varsa karşı oylarını da kapsar; sayfa üst ve alt bilgileri aktarım dışında tutulmuştur.

T.C. D A N I Ş T A Y Vergi Dava Daireleri Kurulu Esas No : 2018/928 Karar No : 2019/310 Anahtar Kelimeler : -Yanılma, -İçtihat, -Vergilendirme Usulü Özeti : Danıştay Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla baktığı davada verilen kararın temyiz incelemesi sonucu bozulması halinde anılan kararlar nedeniyle yerleşik bir içtihadın oluştuğu ve söz konusu içtihatta değişikliğe gidildiğinden bahsedilemeyeceği, bu halde 213 sayılı Kanunun 369. maddesinin 6009 sayılı Kanunla değişik halinin uygulanma imkânı bulunmadığından davacı adına gecikme faizi hesaplanması yerinde olduğu hakkında. Temyiz Eden (Davalı) : İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı (Marmara Kurumlar Vergi Dairesi Müdürlüğü) Vekili : Av… Karşı Taraf (Davacı) : …Oto Servis ve Ticaret Anonim Şirketi Vekili : Av. … İstemin Konusu : İstanbul 2. Vergi Mahkemesinin, 31/05/2018 tarih ve E:2018/1103, K:2018/2062 sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Yargılama Süreci : Dava Konusu İstem: Davacı tarafından, 2004 yılının Haziran ilâ Ağustos dönemleri için ikmalen salınan ve üzerinde uzlaşılan vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi üzerinden hesaplanan ve ihtirazi kayıtla ödenen gecikme faizinin kaldırılması ve iadesi istemiyle dava açılmıştır. Mahkemenin İlk Kararının Özeti : İstanbul 2. Vergi Mahkemesi, 22/11/2011 tarih ve E:2010/3688, K:2011/3861 sayılı kararıyla; davalı idarece davacının uzlaştığı vergilere dava açma hakkının bulunmadığı, davanın öncelikle usul yönünden reddi gerektiği savunulmuş ise de dava,

uzlaşma tutanağına istinaden ihtirazi kayıtla yapılan ödeme üzerine tahakkuk eden gecikme faizinin, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 369. maddesinde yer alan hükümler uyarınca hukuka aykırı olduğu iddiasıyla kaldırılması istemiyle açılmış olduğundan davalı idarenin usul itirazı yerinde görülmeyerek işin esasına geçildiği, 01/08/2010 tarihinde yürürlüğe giren 6009 sayılı Kanunun 14. maddesiyle değiştirilen 213 sayılı Kanunun 369. maddesinde, bir hükmün uygulanma tarzına ilişkin bir içtihatın değişmiş olması durumunda vergi ziyaı cezası kesilmeyeceği ve gecikme faizi hesaplanmayacağının düzenlenmiş olması karşısında, yargı mercilerince belli bir yönde verilen karara istinaden mükelleflerce işlem tesis edilmesi, ancak daha sonra işleme dayanak alınan içtihadın yargı mercilerince değiştirilmesini bir içtihadın değişmiş olması olarak kabul etmek gerekeceği; nitekim, uyuşmazlıkta, Danıştay Yedinci Dairesinin yürütmenin durdurulması talebinin kısmen kabulü kararına dayanılarak işlem tesis edildikten sonra, Vergi Dava Daireleri Kurulunun, anılan kararın yürütmesini durdurması ve sonrasında iptal kararını bozması hususunun, 369. maddede düzenlenen yanılma hükümleri kapsamında değerlendirilmesi gerektiği gerekçesiyle gecikme faizinin kaldırılması ile ödenen tutarın iadesine karar vermiştir. Daire Kararının Özeti : Davalı idarenin temyiz istemini inceleyen Danıştay Dördüncü Dairesi, 29/02/2016 tarih ve E:2016/1044, K:2016/774 sayılı kararıyla; 213 sayılı Kanunun 369. maddesinin 6009 sayılı Kanun değişikliğinden önce yürürlükte olan halinde, yetkili makamların mükellefin kendisine yazı ile yanlış izahat vermiş olmaları, bir hükmün uygulanma tarzı hususunda yetkili makamların görüş ve kanaatini değiştirmiş veya bu hükme ait bir içtihadın değişmiş olması halinde vergi cezası kesilmeyeceği hükmüne yer verildiği, Kanunun lafzından, yanılma ve görüş değişikliğinin mevcut olması halinde, değişikliğin yürürlüğe girdiği tarihten önceki dönemler için gecikme faizi hesaplanabileceği sonucuna ulaşıldığı, kanunların yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla uygulanması gerekliliği, mükellefler için olduğu kadar idare için de hukuki belirlilik ilkesinin bir gereği olduğundan 369. maddedeki, "yanılma ve görüş değişikliği" nedeniyle gecikme faizi hesaplanamayacağı yönündeki değişikliğin yürürlüğe girdiği 01/08/2010 tarihinden önceki dönemler için uygulanmayarak gecikme faizi tahakkuk ettirilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle kararı bozmuş; davacının karar düzeltme istemini reddetmiştir. Israr Kararının Özeti : Mahkeme, aynı hukuksal nedenler ve gerekçeyle ilk kararında ısrar etmiştir.

Temyiz Edenin İddiaları : Uzlaşma tutanağına istinaden düzenlenen tahakkuk fişinin dava konusu edilemeyeceği, uyuşmazlığın çözümünün Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunun bozma kararının içtihat değişikliği kapsamına girip girmediğinin tespitine bağlı olduğu, anılan kararın içtihat değişikliği olarak değerlendirilemeyeceği, ortada yerleşik bir içtihadın da bulunmadığı ileri sürülmektedir. Karşı Tarafın Savunması : Kanuna aykırı bir uygulamanın uzlaşmanın kesinliği ilkesi ile savunulamayacağı, olayda içtihat değişikliği bulunduğundan tarhiyatların yanılma kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, tahakkuk tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan hükümler çerçevesinde değerlendirme yapılmasının hukuka uygun olduğu savunulmaktadır. Danıştay Tetkik Hakimi Selim Gündoğdu'nun Düşüncesi : Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İnceleme ve Gerekçe: Maddi Olay: 13/10/2003 tarih ve 2003/6257 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanununa ekli (II) sayılı listede yer alan 87.03 G.T.İ.P. numaralı mallara ilişkin özel tüketim vergisi oranları; silindir hacmi 1600 cm3’ü geçmeyenler için %30, 1600 cm3’ü geçen fakat 2000 cm3’ü geçmeyenler için %52, 2000 cm3’ü geçenler için %75 olarak tespit edilmiştir. Söz konusu düzenlemeye karşı açılan davada Danıştay Yedinci Dairesince, Kararnamenin yürütmesinin kısmen durdurulması üzerine, Maliye Bakanlığı 18/06/2004 tarih ve 28383 sayılı yazısıyla, özel tüketim vergisi oranlarının silindir hacmi 1600 cm3’ü geçmeyenler için %30, 1600 cm3’ü geçen fakat 2000 cm3’ü geçmeyenler için %51,11, 2000 cm3’ü geçenler için %55,55 olarak uygulanması gerektiğini duyurmuştur. 31/07/2004 tarihinde yürürlüğe giren 5228 sayılı Kanun ile 4760 sayılı Kanunda yapılan oran değişiklikleri 03/08/2004 tarihi itibarıyla yürürlüğe girmiştir. Davacı tarafından 18/06/2004 ilâ 03/08/2004 tarihleri arasında ilk iktisabı yapılan binek otomobillere Maliye Bakanlığının yazısında belirtilen %51,11 ile %55,55 oranındaki vergi oranları uygulanmıştır. 2003/6257 sayılı Bakanlar Kurulu Kararına karşı açılan davada 31/10/2008

tarihinde verilen silindir hacmi 1600 cm3'ün üzerinde olan motorlu taşıtların vergi oranlarında %11,11 oranının üzerinde yapılan artışa ilişkin kısmın iptali yolundaki Danıştay Yedinci Dairesi kararının yürütmesi Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunun 03/04/2009 tarihli kararı ile durdurulmuştur. Bu karara istinaden Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı vergi dairesi başkanlıklarına gönderdiği 16/11/2009 tarihli yazısıyla, 18/06/2004 ilâ 03/08/2004 tarihleri arasında ilk iktisabı yapılan araçlar için 2003/6257 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile belirlenen oranlara göre ikmalen tarhiyat yapılması gerektiğini bildirmiştir. Adına ikmalen tarh edilen katma değer vergileri ile bir kat tutarında kesilen vergi ziyaı cezalarının 17/12/2009 tarihinde tebliği üzerine davacı tarafından 07/01/2010 tarihinde uzlaşma talep edilmiştir. Bu arada, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 369. maddesinin 6009 sayılı Kanunla değişik hali 01/08/2010 tarihinde yürürlüğe girmiştir. 26/08/2010 tarihinde sağlanan uzlaşmaya istinaden 01/09/2010 tarihinde tahakkuk fişleri düzenlenmiş, gecikme faizi 27/09/2010 tarihinde ihtirazi kayıtla ödendikten sonra 30/09/2010 tarihinde dava açılmıştır. İlgili Mevzuat: 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 369. maddesinin 23/07/2010 tarih ve 6009 sayılı Kanunun 14. maddesiyle değiştirilen halinde; yetkili makamların mükellefin kendisine yazı ile yanlış izahat vermiş olmaları veya bir hükmün uygulanma tarzına ilişkin bir içtihadın değişmiş olması halinde vergi cezası kesilmeyeceği ve gecikme faizi hesaplanmayacağı; bir hükmün uygulanma tarzı hususunda yetkili makamların genel tebliğ veya sirkülerde değişiklik yapmak suretiyle görüş ve kanaatini değiştirmesi halinde, oluşan yeni görüş ve kanaate ilişkin genel tebliğ veya sirküler yayımlandığı tarihten itibaren geçerli olup, geriye dönük olarak uygulanamayacağı; şu kadar ki, bu hükmün yargı mercileri tarafından iptal edilen genel tebliğ ve sirküler hakkında uygulanmayacağı hüküm altına alınmıştır. Hukuki Değerlendirme: Uyuşmazlığın çözümü yukarıda değinilen hükümde ifade edildiği şekliyle olayda bir hükmün uygulanma tarzına ilişkin bir içtihat değişikliği bulunup bulunmadığının tespitine bağlıdır. Herhangi bir sebeple, aynı konuda, aynı yargı merciince, istikrarlı olarak aynı yönde verilmiş olan kararlardan farklı kararlar verilmesi halinde yerleşik bir içtihadın varlığından ve bunun değişmesinden söz edilebilecektir. Davacı tarafından 18/06/2004 ilâ 03/08/2004 tarihleri arasında ilk iktisabı yapılan binek otomobillere Danıştay Yedinci Dairesinin, Bakanlar Kurulu Kararına karşı açılan davada verdiği yürütmenin durdurulması

isteminin kısmen kabulüne ilişkin kararı üzerine yayımlanan Maliye Bakanlığı yazısında belirtilen oranların uygulandığı; daha sonra yürütmesi durdurulan kısmın iptali yolunda verilen kararın da Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunca önce yürütmesinin durdurulduğu, sonra da bozulduğu hususları tartışmasızdır. Olayda, ilk derece mahkemesi olarak verilen kararın temyiz incelemesi sonucu bozulması söz konusudur. Dolayısıyla, anılan kararlar nedeniyle yerleşik bir içtihadın oluştuğu ve söz konusu içtihatta değişikliğe gidildiğinden bahsedilemez. Bu durumda, uyuşmazlık konusu dönem bakımından 213 sayılı Kanunun 369. maddesinin 6009 sayılı Kanunla değişik halinin uygulanma imkanı bulunmadığından davacı adına gecikme faizi hesaplanması yerinde olup aksi yönde verilen ısrar kararında hukuka uyarlık bulunmamaktadır. Karar Sonucu : Açıklanan nedenlerle; 1- Davalının temyiz isteminin kabulüne, 2- İstanbul 2. Vergi Mahkemesinin, 31/05/2018 tarih ve E:2018/1103, K:2018/2062 sayılı ısrar kararının bozulmasına, 3- Yeniden verilecek kararda karşılanacağından, yargılama giderleri hakkında hüküm kurulmasına gerek bulunmadığına, 2577 sayılı Kanunun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 17/04/2019 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. KARŞI OY Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, dayandığı hukuksal nedenler ve gerekçe karşısında vergi mahkemesi kararının bozulmasını gerektirecek nitelikte bulunmadığından, istemin reddi gerektiği oyu ile karara katılmıyoruz.

Kararın kaynağı

Resmî PDF içindeki yeri
T.C. Danıştay Kararlar Dergisi · Sayı 3 (2020) · PDF sayfa 357–361
Resmî metnin alındığı tarih
Metin ve künye kontrolü

Bu kayıtta künye, kaynak metni ve metinden yapılan aktarım sunulmaktadır. Editoryal içtihat analizi veya makaleyle karşılaştırma yapılmış olduğu anlamına gelmez.

Kaynak bütünlük bilgisi

Seçilen karar metni SHA-256: 308ef425ee1eafbd22521ef2140e9b0f920d1f24c239a55b9e9459d5b3002493

Özgün dergi PDF dosyası SHA-256: a20a7d2a7ec4635687dd1d096086ad4ef64834024e631f2c12d45581e3e78862

← İçtihat arşivine dönün