İdare Hukuku

İdari Dava Daireleri Kurulu: Zımni Ret, Dava Açma Süresi, Askı Tutanakları

Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, 2024/2888 E., 2025/438 K., 26.02.2025

Kararın tam metnine geçin

Sitede yayın: · Metin ve künye kontrolü: . Karar tarihi yukarıdaki künyede ayrıca gösterilir.

RESMÎ YAYININ ÖZETİ

Resmî yayında kararın konusu

Resmî derginin anahtar kelimeleri: -Zımni Ret, -Dava Açma Süresi, -Askı Tutanakları

Aktarılan bölüm: Resmî dergi özeti (kararın PDF sayfaları 628-633).

İmar planı ve parselasyon işlemlerine askı tutanağında zımni ret süresinin belirtilmesinin zorunlu olmadığı ve bu sürenin belirtilmemesinin Anayasa'nın 40. maddesi ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6. maddesine aykırılık teşkil etmeyeceği hakkında.

Bu bölüm, kararı yayımlayan resmî kurumun hazırladığı özettir. Kararı veren heyetin gerekçesi ve varsa karşı oy, aşağıdaki tam metinde kendi yerleriyle birlikte okunmalıdır.

Tam metne erişim

Tam metindeki hüküm bölümünü inceleyin.

Resmî kararın tamamına geçin ↓

RESMÎ KARAR METNİ

Kararın tam metni

Resmî kaynağı aç

Bu kayıt resmî kaynak metnini ve künyesini sunar; ayrı bir editoryal içtihat çözümlemesi içermez. Dergideki özet ve anahtar kelimeler resmî yayıncıya aittir. Tam metin, belirtilen sayfa aralığındaki kararın varsa karşı oylarını da kapsar; sayfa üst ve alt bilgileri aktarım dışında tutulmuştur.

T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2024/2888 Karar No : 2025/438 Anahtar Kelimeler : -Zımni Ret, -Dava Açma Süresi, -Askı Tutanakları Özeti : İmar planı ve parselasyon işlemlerine askı tutanağında zımni ret süresinin belirtilmesinin zorunlu olmadığı ve bu sürenin belirtilmemesinin Anayasa'nın 40. maddesi ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6. maddesine aykırılık teşkil etmeyeceği hakkında. TEMYİZ EDEN (DAVACI) : İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. … KARŞI TARAF (DAVALI) : Sancaktepe Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. … İSTEMİN KONUSU : İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 4. İdari Dava Dairesinin 13/09/2024 tarih ve E:2024/2094, K:2024/1948 sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava Konusu İstem : İstanbul ili, Sancaktepe ilçesi, Fatih Mahallesi, …, …, …, …, … ve … sayılı adaların bulunduğu alanda 26/02/2018 onay tarihli 1/1000 ölçekli uygulama imar planı notlarında değişiklik yapılmasına ilişkin Sancaktepe Belediye Meclisinin 10/09/2021 tarih ve 153 sayılı kararı ile kabul edilen ve İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisinin 13/04/2022 tarih ve 508 sayılı kararı ile onaylanan 1/1000 ölçekli uygulama imar planı (UİP-34523432 plan işlem sayılı) plan notu değişikliğinin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : İstanbul 12. İdare Mahkemesinin 25/01/2023 tarih ve E:2022/2441, K:2023/123 sayılı kararıyla; dava konusu 1/1000 ölçekli uygulama imar planı plan notu değişikliğinin 26/06/2022 ile 28/07/2022 tarihleri arasında askıya çıkarılmak suretiyle ilan edildiği, davacı tarafından plana askı süresi içerisinde 29/06/2022 tarihinde yapılan itirazın davalı idarenin 05/10/2022 tarih ve 72355 sayılı işlemi ile reddedildiği, olayda, imar planına askı süresi

içinde itiraz edildiğine göre, dava açma süresinin İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 11. maddesi kapsamında belirlenmesi gerektiği, davacının dava konusu plan değişikliğine 29/06/2022 tarihinde yaptığı itiraza 30 gün içerisinde (en son 29/07/2022 tarihine kadar) cevap verilmediği anlaşıldığından, bu tarihten itibaren 60 gün içerisinde veya son ilan tarihi olan 28/07/2022 tarihini izleyen günden itibaren 60 gün içerisinde en son 26/09/2022 tarihinde açılması gerekirken, bu süre geçirildikten sonra 31/10/2022 tarihinde açılan davada süre aşımı bulunduğu, askı süresinin son gününü izleyen günden itibaren 30 günlük zımni ret süresi geçtikten sonra idare tarafından verilen cevabın dava açma süresini canlandırmayacağı gerekçesiyle davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi Kararının Özeti : İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 4. İdari Dava Dairesinin 28/04/2023 tarih ve E:2023/516, K:2023/548 sayılı kararıyla; davacının dava konusu plan değişikliğine askı süresi içerisinde 2577 sayılı Kanun'un 11. maddesi kapsamında yaptığı itirazın, askı süresinin son gününden itibaren 30 günlük sürenin bitimi olan 27/08/2022 tarihinde zımnen reddedildiği, bu tarihten itibaren 60 gün içerisinde 26/10/2022 tarihine kadar dava açılması gerekirken, bu süre geçirildikten sonra 31/10/2022 tarihinde açılan davada süre aşımı bulunduğu, zımni ret oluştuktan sonra idarece verilen cevabın yeni bir dava açma süresi başlatmayacağı, bu durumda davanın süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin mahkeme kararında sonucu itibarıyla isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun gerekçeli reddine karar verilmiştir. Daire Kararının Özeti : Danıştay Altıncı Dairesinin 11/03/2024 tarih ve E:2023/5256, K:2024/1681 sayılı kararıyla; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun “Dava Açma Süresi” başlıklı 7. maddesinde dava açma süresinin özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve İdare Mahkemelerinde 60 gün olduğu; ilanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresinin, ilan tarihini izleyen günden itibaren başlayacağı, “Üst Makamlara Başvurma” başlıklı 11. maddesinde, ilgililer tarafından idari dava açılmadan önce, idari işlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılmasının üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan, idari dava açma süresi içinde istenebileceği, bu başvurunun işlemeye başlamış olan idari dava açma süresini durduracağı, 08/07/2021 tarihine kadar 60 gün içinde isteğin reddedilmiş sayılacağı düzenlenmişken, 7331 sayılı Kanun'la 08/07/2021 tarihinde yapılan değişiklikle 30 gün içinde bir cevap verilmezse isteğin reddedilmiş sayılacağı hükmünün getirildiği,

2577 sayılı Kanun'da yer alan kuralların idari usulü belirleyen kurallar olmadığı, yargılama usulünün belirlenmesine ilişkin kurallar olduğu, yargılama usulünde, 2577 sayılı Kanun'un 10, 11, 12, 13. maddelerinde düzenlenen ve dava açılmadan önce, idari yoldan işlemin idare bünyesinde ilgili yönünden yeniden değerlendirilmesine olanak sağlayan, dava açılmasını idarenin bu değerlendirme sonucuna bağlayan ve bunu dava açma süresi ile ilişkilendiren idari başvuru yollarının bulunduğu, bu kapsamda yapılacak başvuruların dava açma süresini etkilediği, belirli sürede cevap verilmemesi halinde ise, dava açma süresini başlattığı, İdari işlemlere ya da yargı kararlarına karşı başvuru yollarının ayrıntılı düzenlemelerde yer alması, başvuru süresinin kısa olması veya olağan başvuru yollarına istisna getirilmesi gibi nedenlerden ötürü idari işlemlere karşı hangi idari birime, hangi sürede başvurulacağının idari işlemlerde ya da yargı kararlarında belirtilmesinin hukuki güvenlik ilkesinin gereği olduğu, Anayasa'nın 40. maddesi ile bireylerin yargı ya da idari makamlar önünde haklarını arayabilmelerine kolaylık ve olanak sağlanmasının amaçlandığı, Anayasa'dan kaynaklanan yükümlülüğün yerine getirilmesi esas olmakla birlikte belirtilen yükümlülüğün yerine getirilmemesinin, idari işlemlere karşı açılan davalarda dava açma süresinin işletilmeyip, ihmal edilmesi sonucunu da doğurmaması gerektiği, Anayasa'nın 125. maddesinde idari işlemlere karşı açılacak davalarda sürenin yazılı bildirim tarihinden başlayacağının belirtilmesi karşısında, usulüne uygun tebliğ olunan veya bütün unsurlarıyla ilgililer tarafından öğrenilen idari işlemler üzerine, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nda açıkça belirtilen ve ilgililerce de bilindiğinin kabulü gereken genel dava açma sürelerinin işletilmesinin zorunlu olduğu, İdari Yargılama Usulü Kanunu'nda genel dava açma süresinin başlangıcına esas alınan 60 gün olan zımni ret sürelerinin 08/07/2021 tarih ve 7331 sayılı Kanun değişikliği ile 30 gün olarak değiştirildiği, son derece dağınık mevzuat karşısında idari işlemlerde kanun yolu, mercii ve sürelerin belirtilmesinin hak arama hürriyetinin etkin biçimde kullanılabilmesi açısından önemi nedeniyle Anayasa'nın 40. maddesi hükmü uyarınca 08/07/2021 tarihinden sonra tesis edilen imar planı ve parselasyon işlemlerinde askı tutanaklarında, itiraz başvurusu olması halinde zımni ret süresinin 30 gün olduğu, askıdan iniş tarihinden itibaren 30 gün olan zımni ret süresinin son gününü izleyen günden sonra genel dava açma süresinin başlayacağı hususunun belirtilmesi gerektiği, bu hususun askı tutanağında belirtilmemesi halinde zımni ret süresinin, ilgililerce de bilindiği kabul edilen

uzunca süre yürürlükte olan 60 gün olarak uygulanması suretiyle hesaplanması gerektiği, Uyuşmazlıkta, davacı tarafından plana askı süresi içerisinde itiraz edildiğinden İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 11. maddesine göre dava açma süresinin belirlenmesi gerektiği, bu durumda dava konusu plan değişikliğine ilişkin askı tutanaklarında zımni ret süresinin 30 gün olduğu açıkça belirtilmediği için zımni ret süresinin ilgililerce bilindiği kabul edilen 60 gün olarak uygulandığında, son askı tarihi olan 28/07/2022 tarihini takip eden 60 günlük sürenin bitiminden (26/09/2022 tarihinden) itibaren 60 gün içerisinde dava açılması gerektiği, buna göre dava açma süresinin son gününün 25/11/2022 tarihi olduğu, 31/10/2022 tarihinde açılan davanın süresinde olduğu gerekçesiyle İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 4. İdari Dava Dairesinin 28/04/2023 tarih ve E:2023/516, K:2023/548 sayılı kararının bozulmasına karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi Israr Kararının Özeti : İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 4. İdari Dava Dairesinin 13/09/2024 tarih ve E:2024/2094, K:2024/1948 sayılı kararıyla; uyuşmazlıkta davacı tarafından plana askı süresi içerisinde itiraz edildiğinden İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 11. maddesine göre dava açma süresinin belirlenmesi gerektiği, Anayasa'nın 40. maddesi uyarınca idari işlemlerde hangi kanun yollarına başvurulacağı ve bunun sürelerine ilişkin belirtme yapılması gerekmekte ise de, askı tutanağının bu kapsamda değerlendirilmesinin mümkün olmadığı, askı tutanağının belediye meclisince onaylanan imar planının ilan edilmesine ilişkin bir tutanak hüviyetinde olduğu, askı tutanağında zımni ret süresinin belirtilmesinin zorunlu olmadığı gibi bu sürenin belirtilmemesinin Anayasa'nın 40. maddesi ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6. maddesine aykırılık teşkil etmeyeceği, bu kapsamda süreler incelendiğinde ise, dava konusu plan değişikliğinin 26/06/2022 ile 28/07/2022 tarihleri arasında askıya çıkarılmak suretiyle ilan edildiği, davacı tarafından plana askı süresi içerisinde 29/06/2022 tarihinde yapılan itirazın, askı süresinin son gününü izleyen 30 gün içerisinde cevap verilmemek suretiyle reddedildiği, zımnen ret tarihini izleyen günden itibaren 60 gün içinde (en son 26/10/2022 tarihinde) dava açılması gerekirken bu süre geçirildikten sonra 31/10/2022 tarihinde açılan davada süre aşımı bulunduğu, zımni ret oluştuktan sonra idarece verilen ret cevabının yeni bir dava açma süresi başlatmayacağı, zira İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 10. maddesinin 2. fıkrasında, yetkili idari makamlarca dava açma süresi geçtikten sonra verilen cevap üzerine tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 60 gün içinde dava açılabileceği belirtildiği halde 11. maddesinde, davanın açılmaması veya

davanın süreden reddi hallerinde sonradan yetkili makamlarca cevap verilmesi durumunda, işlemin tebliğinden itibaren 60 gün içinde dava açılabileceğine dair bir hüküm bulunmadığından, yetkili makamlarca ne zaman cevap verileceği belli olmayan bir durumda, dava süresinin yorum yoluyla süresi belirsiz bir zamana kadar uzatılmasının mümkün olmadığı, bu durumda davanın süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin Mahkeme kararında sonucu itibarıyla isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun gerekçeli reddi yolundaki ilk kararda ısrar edilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, uyuşmazlıkta dava açma süresinin, plana yaptığı itirazın reddine ilişkin işlemin kendisine tebliğ edildiği 05/10/2022 tarihinden itibaren başlatılması gerektiği, dava konusu plan değişikliği yapılırken olumlu görüşünün alınmadığı, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ MERVE YILDIRIM'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile ısrar kararının onanmasına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Danıştay dava daireleri ile bölge idare mahkemelerinin temyize tabi kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen ısrar kararı usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine,

2. Davanın süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin İstanbul 12. İdare Mahkemesi kararına yönelik yapılan istinaf başvurusunun gerekçeli reddi yolundaki İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 4. İdari Dava Dairesinin temyize konu 13/09/2024 tarih ve E:2024/2094, K:2024/1948 sayılı ısrar kararının ONANMASINA, 3. Bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 4. İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın İstanbul 12. İdare Mahkemesine gönderilmesine, 26/02/2025 tarihinde, kesin olarak, oyçokluğu ile karar verildi. KARŞI OY İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 4. İdari Dava Dairesinin temyize konu 13/09/2024 tarih ve E:2024/2094, K:2024/1948 sayılı ısrar kararının, Danıştay Altıncı Dairesinin 11/03/2024 tarih ve E:2023/5256, K:2024/1681 sayılı kararında yer alan gerekçe doğrultusunda bozulması gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz.

Kararın kaynağı

Resmî PDF içindeki yeri
T.C. Danıştay Kararlar Dergisi · Sayı 19 (2025) · PDF sayfa 628–633
Resmî metnin alındığı tarih
Metin ve künye kontrolü

Bu kayıtta künye, kaynak metni ve metinden yapılan aktarım sunulmaktadır. Editoryal içtihat analizi veya makaleyle karşılaştırma yapılmış olduğu anlamına gelmez.

Kaynak bütünlük bilgisi

Seçilen karar metni SHA-256: b0d5dc2fe0e1d617a1358a5c54270b2a84605dde4c9c2c2cd3050bc8080b4f96

Özgün dergi PDF dosyası SHA-256: 9cb44c3c9110a03b8e3e4fe09f2375aab0eccfaf1116dd239f1db4dec4eefdb3

← İçtihat arşivine dönün