İdare Hukuku

İdari Dava Daireleri Kurulu: Ehliyet, Nazım İmar Planı Değişikliği, Yoğunluk Artışı

Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, 2024/1475 E., 2024/2925 K., 20.11.2024

Kararın tam metnine geçin

Sitede yayın: · Metin ve künye kontrolü: . Karar tarihi yukarıdaki künyede ayrıca gösterilir.

RESMÎ YAYININ ÖZETİ

Resmî yayında kararın konusu

Resmî derginin anahtar kelimeleri: -Ehliyet, -Nazım İmar Planı Değişikliği, -Yoğunluk Artışı

Aktarılan bölüm: Resmî dergi özeti (kararın PDF sayfaları 523-527).

Nazım imar planı değişiklikleri yapılan taşınmaz ile aynı semt sınırları içerisinde başka bir taşınmaza sahip olan davacının, ilçe sınırları içerisinde gerçekleştirilen ve yoğunluk artıran anılan imar planı değişikliğine karşı dava açma ehliyetinin bulunduğu hakkında.

Bu bölüm, kararı yayımlayan resmî kurumun hazırladığı özettir. Kararı veren heyetin gerekçesi ve varsa karşı oy, aşağıdaki tam metinde kendi yerleriyle birlikte okunmalıdır.

Tam metne erişim

Tam metindeki hüküm bölümünü inceleyin.

Resmî kararın tamamına geçin ↓

RESMÎ KARAR METNİ

Kararın tam metni

Resmî kaynağı aç

Bu kayıt resmî kaynak metnini ve künyesini sunar; ayrı bir editoryal içtihat çözümlemesi içermez. Dergideki özet ve anahtar kelimeler resmî yayıncıya aittir. Tam metin, belirtilen sayfa aralığındaki kararın varsa karşı oylarını da kapsar; sayfa üst ve alt bilgileri aktarım dışında tutulmuştur.

T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2024/1475 Karar No : 2024/2925 Anahtar Kelimeler : -Ehliyet, -Nazım İmar Planı Değişikliği, -Yoğunluk Artışı Özeti : Nazım imar planı değişiklikleri yapılan taşınmaz ile aynı semt sınırları içerisinde başka bir taşınmaza sahip olan davacının, ilçe sınırları içerisinde gerçekleştirilen ve yoğunluk artıran anılan imar planı değişikliğine karşı dava açma ehliyetinin bulunduğu hakkında. TEMYİZ EDEN (DAVALI) : Adana Büyükşehir Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. … KARŞI TARAF (DAVACI) : … VEKİLİ : Av. … İSTEMİN KONUSU : Adana 1. İdare Mahkemesinin 21/03/2024 tarih ve E:2024/460, K:2024/494 sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava Konusu İstem : Adana ili, Çukurova ilçesi, Kireçocağı Mahallesi, … ada, … parsel ile Şambayadı Mahallesi, … ada, … parsel ve … ada, … parsel sayılı taşınmazlara yönelik 11/02/2015 tarih ve 49 sayılı büyükşehir belediye meclisi kararı ile kabul edilen 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliğinin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : Adana 1. İdare Mahkemesinin 18/03/2016 tarih ve E:2015/784, K:2016/279 sayılı kararıyla; dosyadaki bilgi ve belgeler ile yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen raporun birlikte değerlendirilmesinden, dava konusu 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliğinin uyuşmazlık konusu parsellere yönelik öngördüğü kullanım kararları açısından üst ölçekli 1/25.000 ölçekli nazım imar planına aykırı olduğu, resmi kurum alanı olmaktan çıkarılan … ada, … parsele sayılı taşınmaza verilen yeni işlevin yerleşik nüfusu artıracak olmasına karşın, planda bunu karşılayacak sosyal

ve teknik donatı alanlarının öngörülmediği, resmi kurum alanının taşındığı … ada, … parsel ve … ada, … parsel sayılı taşınmazların, planlanan işlev açısından uygun olmadığı, bu haliyle dava konusu 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliğinin planlama esaslarına, kamu yararına, şehircilik ilkelerine aykırı olduğu gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Daire Kararının Özeti : Danıştay Altıncı Dairesinin 22/09/2020 tarih ve E:2016/12214, K:2020/7954 sayılı kararıyla; Anayasa'nın 2. maddesinde, Türkiye Cumhuriyetinin Hukuk Devleti olduğunun belirtildiği, hukuk devletinin ögesi olan idarece tesis edilen işlemlerin hukuka uygunluğu ve sonuçta idarenin hukuka bağlılığının yargısal denetiminin iptal davaları yoluyla sağlandığı, 2577 sayılı Kanun'un 2. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde iptal davalarının, idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan davalar olarak tanımlandığı, İptal davasının sübjektif ehliyet koşulu olan “menfaat ihlali”nin doktrin ve içtihatlarda dava konusu işlemle davacı arasında kurulan kişisel, meşru, güncel bir menfaat ilişkisi olarak tanımlandığı, menfaatin kişisel ve meşru olması için hukuki bir durumdan ortaya çıkması gerektiği, sözü edilen menfaat ilişkisinin varlığı ve sınırlarının her olayda yargı yerince uyuşmazlığın niteliğine göre belirleneceği, İdari işlemlerin, tek taraflı irade beyanına dayalı icrai nitelikte işlemler olduğundan ve bu işlemlerle kamu hizmetlerinin etkin bir şekilde yürütülmesi amaçlandığından, yasa koyucu tarafından her işleme karşı herkesin dava açabilmesine olanak tanınmadığı, Her ne kadar çevre, tarihi ve kültürel değerlerin korunması amacıyla kamu yararını yakından ilgilendiren konularda Danıştay içtihatlarıyla belde sakini olmak dava açmak için yeterli görülmüş ise de, bu kapsamda bulunmayan bir alanda imar planının iptali istemiyle dava açabilmek için komşu, bitişik parsel maliki ya da en azından mahalle sakini olmak gerektiği, İmar planlarına karşı bazı şartların gerçekleşmesi durumunda kent sakini sıfatı ile dava açılabilmekte ise de, davacının Adana ili, Seyhan ilçesinde ikamet ettiği, davalı belediye sınırları içinde ikamet etmediği, dava konusu imar planı değişikliği ile menfaatinin ne şekilde ihlal edildiğine yönelik olarak somut bir gerekçe öne sürülmediği anlaşıldığından nazım imar planlarına karşı davacının dava açmakta meşru ve kişisel bir menfaatinin bulunmadığı,

Bu itibarla, davanın ehliyet yönünden reddine karar verilmesi gerekirken dava konusu işlemin iptaline ilişkin Mahkeme kararında isabet bulunmadığı gerekçesiyle Adana 1. İdare Mahkemesinin 18/03/2016 tarih ve E:2015/784, K:2016/279 sayılı kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi Israr Kararının Özeti : Adana 1. İdare Mahkemesinin 21/03/2024 tarih ve E:2024/460, K:2024/494 sayılı kararıyla; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde iptal davalarının, idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan davalar olarak tanımlandığı, idari işlemler hakkında dava açılabilmesi için menfaat ihlalinin gerçekleşmiş olmasının yeterli görüldüğü, yargı kararları ve doktrinde menfaat ihlali kavramının davacı ile dava konusu arasındaki ilgiyi ifade ettiğinin, bu ilginin meşru, ciddi, kişisel ve aktüel olması gerektiğinin kabul edildiği, İdarenin bütün eylem ve işlemlerinin yargısal denetime açık olduğu hukuk devletinde idarenin hukuka uygunluğunun sağlanmasında en etkin araçlardan birisinin iptal davaları olduğu, İptal davalarındaki subjektif ehliyet koşulunun doğrudan doğruya hukuk devletinin yapılandırılması ve sürdürülmesine ilişkin bir sorun olduğu, dolayısıyla subjektif ehliyet koşulunun, idari işlemlerin hukuka uygunluğunun iptal davası yoluyla denetlenmesini engellemeyecek bir biçimde anlaşılması gerektiği, Nitekim; çevre, tarihi ve kültürel değerlerin korunması, imar uygulamaları gibi kamu yararını yakından ilgilendiren konularda subjektif ehliyet koşulunun, bu durum dikkate alınarak yorumlanması gerektiğine ilişkin Danıştay kararlarının yerleşik içtihat niteliği kazandığı, Bu saptamalar çerçevesinde, davacı Adana ili, Seyhan ilçesinde ikamet etmekte ise de; Seyhan ilçesi ile Çukurova ilçesinin bitişik merkez ilçe konumunda olduğu, Çukurova ilçesinin konut ağırlıklı yerleşim yeri özelliğinin bulunduğu, ticari ve iş merkezlerinin ise yoğunluk itibarıyla Seyhan ilçesinde yer aldığı, bu haliyle Çukurova ilçesindeki taşınmazın yoğunluğunu artıran dava konusu plan değişikliğinde, gerek Çukurova gerekse de Seyhan ilçesinin ulaşım altyapısının etkilenmesinin kuvvetle muhtemel olduğu, öte yandan davacının nazım imar planı değişiklikleri yapılan taşınmaz ile aynı semt sınırları içerisinde başka bir taşınmaza sahip olduğunun görüldüğü, dolayısıyla davacının Çukurova ilçe sınırları içerisinde gerçekleştirilen ve yoğunluk artıran imar planı değişikliğine ilişkin

dava açma ehliyetinin bulunduğu sonucuna ulaşıldığı gerekçesi eklenmek suretiyle dava konusu işlemin iptali yolundaki ilk kararda ısrar edilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, davanın ehliyet yönünden reddine karar verilmesi gerekirken, dava konusu işlemin iptaline ilişkin kararda ısrar edilmesinin hukuka aykırı olduğu, dava konusu 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliğinin dayanağı 1/25.000 ölçekli nazım imar planının yargı kararı ile iptaline karar verildiği, dolayısıyla mahkemenin, dava konusu 1/5000 nazım imar planı değişikliğinin, yürürlükte olmayan 1/25.000 ölçekli nazım imar planına aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar vermesinin yanlış olduğu, dava konusu plan ile bölgeye uyumlu bir yoğunluk kararı getirildiği, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ MERVE YILDIRIM'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Adana 1. İdare Mahkemesi kararının ısrara ilişkin kısmının onanmasına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME : İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Uyuşmazlıkta ısrara konu husus, davacının bu davayı açma ehliyetinin bulunduğuna ilişkindir. Temyizen incelenen kararın, ısrara ilişkin kısmı usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın ısrara konu bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davalı idarenin temyiz isteminin ısrar hükmü yönünden reddine, 2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin Adana 1. İdare Mahkemesinin 21/03/2024 tarih ve E:2024/460, K:2024/494 sayılı kararının temyize konu ısrara ilişkin kısmının ONANMASINA, 3. Uyuşmazlığın esasına ilişkin davalı idarenin temyiz istemi hakkında karar verilmesi için dosyanın Danıştay Altıncı Dairesine gönderilmesine, 4. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (onbeş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 20/11/2024 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi. KARŞI OY Adana 1. İdare Mahkemesinin temyize konu 21/03/2024 tarih ve E:2024/460, K:2024/494 sayılı ısrar kararının, Danıştay Altıncı Dairesinin 22/09/2020 tarih ve E:2016/12214, K:2020/7954 sayılı kararında yer alan gerekçe doğrultusunda bozulması gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz.

Kararın kaynağı

Resmî PDF içindeki yeri
T.C. Danıştay Kararlar Dergisi · Sayı 18 (2025) · PDF sayfa 523–527
Resmî metnin alındığı tarih
Metin ve künye kontrolü

Bu kayıtta künye, kaynak metni ve metinden yapılan aktarım sunulmaktadır. Editoryal içtihat analizi veya makaleyle karşılaştırma yapılmış olduğu anlamına gelmez.

Kaynak bütünlük bilgisi

Seçilen karar metni SHA-256: 916004610c7f7ea479e384233690d34d18cb0a464b68555a543d7b61e35423ad

Özgün dergi PDF dosyası SHA-256: bf29ebd974cfc2e414934ea713e3296df70854016456855df6807fbc703eee16

← İçtihat arşivine dönün