Sitede yayın: · Metin ve künye kontrolü: . Karar tarihi yukarıdaki künyede ayrıca gösterilir.
RESMÎ YAYININ ÖZETİ
Resmî yayında kararın konusu
Resmî derginin anahtar kelimeleri: -Usuli Kazanılmış Hak, -Bozmaya Uyma Kararı, -İkinci Kez Bozma
Aktarılan bölüm: Resmî dergi özeti (kararın PDF sayfaları 86-91).
İdare Mahkemesince bozma kararına uyularak karar verildikten sonra, yargılama sürecinde maddi ve hukuki koşullarda herhangi bir değişiklik olmamasına rağmen, aynı mevzuat hükümlerinin farklı şekilde yorumlanması suretiyle uyuşmazlık ilk kez temyizen inceleniyormuş gibi değerlendirme yapılarak Dairece ikinci kez bozma kararı verilmesinin usuli kazanılmış hak ilkeleri ile bağdaşmayacağı hakkında.
Bu bölüm, kararı yayımlayan resmî kurumun hazırladığı özettir. Kararı veren heyetin gerekçesi ve varsa karşı oy, aşağıdaki tam metinde kendi yerleriyle birlikte okunmalıdır.
Tam metne erişim
Tam metindeki hüküm bölümünü inceleyin.
Resmî kararın tamamına geçin ↓RESMÎ KARAR METNİ
Kararın tam metni
Bu kayıt resmî kaynak metnini ve künyesini sunar; ayrı bir editoryal içtihat çözümlemesi içermez. Dergideki özet ve anahtar kelimeler resmî yayıncıya aittir. Tam metin, belirtilen sayfa aralığındaki kararın varsa karşı oylarını da kapsar; sayfa üst ve alt bilgileri aktarım dışında tutulmuştur.
T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2023/2437 Karar No : 2024/311 Anahtar Kelimeler: -Usuli Kazanılmış Hak, -Bozmaya Uyma Kararı, -İkinci Kez Bozma Özeti : İdare Mahkemesince bozma kararına uyularak karar verildikten sonra, yargılama sürecinde maddi ve hukuki koşullarda herhangi bir değişiklik olmamasına rağmen, aynı mevzuat hükümlerinin farklı şekilde yorumlanması suretiyle uyuşmazlık ilk kez temyizen inceleniyormuş gibi değerlendirme yapılarak Dairece ikinci kez bozma kararı verilmesinin usuli kazanılmış hak ilkeleri ile bağdaşmayacağı hakkında. TEMYİZ EDEN (DAVALI) : Mersin Büyükşehir Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av.… KARŞI TARAF (DAVACI) : … VEKİLİ : Av. … İSTEMİN KONUSU : Mersin 2. İdare Mahkemesinin 02/03/2023 tarih ve E:2023/230, K:2023/280 sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ: Dava Konusu İstem : Davacı tarafından, Mersin ili, Nusratiye Mahallesi, … ada … sayılı parselde yer alan akaryakıt istasyonuna, LPG (otogaz) istasyonu ruhsatı da verilmesi istemiyle yapılan 16/05/2011 tarihli başvurunun reddine ilişkin 20/05/2011 tarih ve 1146/3578 sayılı işlemin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : Mersin 2. İdare Mahkemesinin 25/11/2016 tarih ve E:2016/1189, K:2016/1657 sayılı kararıyla; Mahkemelerinin 22/03/2012 tarih ve E:2011/1951, K:2012/258 sayılı davanın reddi yolundaki kararının, (Kapatılan) Danıştay Onyedinci Dairesinin 23/05/2016 tarih ve E:2015/14453, K:2016/3905 sayılı kararı ile bozulması üzerine bozma kararına uyularak, 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu’nda akaryakıt istasyonu tanımında LPG satışının da düzenlendiği göz önüne alındığında, 08/09/1986 tarihinden beri ikinci sınıf gayri sıhhi müesseselere ait açılma ruhsatı alıp faaliyetine devam eden davacı şirketin, aynı yerde açılması istenen LPG istasyonu için yaptığı başvurunun asgari mesafe şartının sağlanmadığı gerekçesiyle reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle işlemin iptaline karar verilmiştir. Daire Kararının Özeti : Danıştay İkinci Dairesinin 11/11/2021 tarih ve E:2021/4364, K:2021/4159 sayılı kararıyla; Davacıya verilen akaryakıt istasyonu faaliyet konulu iş yeri açma ve çalışma ruhsatı, LPG istasyonuna ilişkin bulunmadığından, davacının LPG istasyonu faaliyet konulu işyeri açma ve çalışma ruhsatı başvurusunun, aktarılan mevzuat uyarınca değerlendirilmesinin gerektiği, Öte yandan; taşınmazın imar planında LPG istasyonu olarak yer alması, mevzuatta aranan diğer koşulları da sağlaması halinde, akaryakıt istasyonu içinde otogaz istasyonu tesisi olabileceğinin ise tartışmasız olduğu, Dava konusu akaryakıt istasyonuna 250 metre mesafede (… Pafta, … Ada … sayılı parselde) yer alan ve 12/07/2010 tarih ve 50/1 sayılı işyeri açma ve çalışma ruhsatı ile işletilen başka bir LPG istasyonu bulunduğunun anlaşılması karşısında, davacının başvurusuna konu akaryakıt istasyonuna LPG ruhsatı verilebilmesi için mevzuatta öngörülen asgari mesafe şartı sağlanmadığı gibi, 1/5000 ölçekli nazım imar planı ile 1/1000 ölçekli uygulama imar planında sıvılaştırılmış petrol gazı (LPG) işlevi olmayan dava konusu parsel için LPG istasyonu açma ruhsatı verilemeyeceğinin de açık olduğu,
Bu durumda; davacının, Mersin İli, Nusratiye Mahallesi, … ada, … sayılı parselde yer alan akaryakıt istasyonuna LPG (otogaz) istasyonu ruhsatı verilmesi istemiyle yaptığı 16/05/2011 tarihli başvurusunun reddine ilişkin 20/05/2011 tarih ve1146/3578 sayılı işlemde mevzuata aykırılık, dava konusu işlemin iptali yolunda verilen Mahkeme kararında ise hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle, davalı idarenin temyiz isteminin kabulü ile Mersin 2. İdare Mahkemesinin 25/11/2016 tarih ve E:2016/1189, K:2016/1657 sayılı kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi Israr Kararının Özeti : Mersin 2. İdare Mahkemesinin 02/03/2023 tarih ve E:2023/230, K:2023/280 sayılı kararıyla; dava konusu işlemin iptali yolundaki ilk kararda ısrar edilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, dava konusu iş yerinin bulunduğu taşınmazın, imar planında LPG işlevinin bulunmadığı, dava konusu iş yerine 250 metre mesafede bulunan ve 12/07/2010 tarihli işyeri açma ve çalışma ruhsatı ile faaliyet gösteren başka bir LPG istasyonunun bulunduğu, Petrol Piyasası Lisans Yönetmeliği'nin 45. maddesi uyarınca, 01/01/2005 tarihinden önce akaryakıt ve LPG istasyonu olarak faaliyet gösteren iş yerlerinde mesafe şartının aranmayacağı, davacının 1986 tarihinden itibaren akaryakıt istasyonu olarak faaliyet gösterdiği, ancak 16/05/2011 tarihli dilekçe ile LPG istasyonu olarak faaliyet göstermek üzere başvuru yaptığı, mevzuatta aranan mesafe şartı istisnasına sahip olmadığı belirtilerek İdare Mahkemesince verilen ısrar kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, dava konusu parselde yer alan akaryakıt istasyonuna LPG (otogaz) istasyonu ruhsatı da verilmesi istemiyle yapılan başvurunun, söz konusu istasyona 1 km. mesafe içerisinde başka LPG (otogaz) istasyonu bulunduğundan bahisle reddedildiği, ancak dava konusu yerde LPG (otogaz) satışı yapılabilmesi için mevzuat hükümleri ile öngörülen asgari mesafe şartlarına riayet edildiği, olayda teknik ve hukuki yönden ruhsat almaya engel bir durumun mevcut olmadığı, İdare Mahkemesi kararlarını bozan iki Danıştay Dairesi kararları arasında çelişki bulunduğu, Danıştay İkinci Dairesi kararının kazanılmış hakların ihlali niteliğinde olduğu, konuyla ilgili emsal yargı kararları bulunduğu belirtilerek, ısrar kararının hukuka ve usule uygun bulunduğu, davalı idare tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen sebeplerin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı, istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ MUHAMMED AKTAŞ'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Mersin 2. İdare Mahkemesinin ısrar kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Yukarıda "Yargılama Süreci" bölümünde özetlenen yargılamanın seyri dikkate alındığında görüleceği üzere, Mersin 2. İdare Mahkemesinin davanın reddine ilişkin ilk kararı, o tarihte temyiz incelemesi ile görevli Danıştay Onyedinci Dairesince esastan incelenmiş ve 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu’nda akaryakıt istasyonu tanımında LPG satışının da düzenlendiği göz önüne alındığında, 08/09/1986 tarihinden beri ikinci sınıf gayri sıhhi müesseselere ait açılma ruhsatı alıp faaliyetine devam eden davacı şirketin, aynı yerde açılması istenen LPG istasyonu için yaptığı başvurunun asgari mesafe şartının sağlanmadığı gerekçesiyle reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığından bahisle bozulmuştur. Temyiz incelemesi sonucunda bir mahkeme kararının işin esasına ilişkin olarak bozulması hâlinde mahkemenin, bozma kararına uymak veya ilk kararda ısrar etmek olanağı bulunmaktadır. Mahkemenin ilk kararda ısrar etmeyerek, bozma kararına uymak suretiyle verdiği kararın temyizi hâlinde, temyiz mercii, bu kez bozma kararına uygun karar verilip verilmediğini incelemek durumundadır. Temyiz incelemesi sırasında, temyiz merciinin, aynı yasal düzenlemeyle farklı bir sonuca ulaşması, ilk bozma ve buna uyularak verilmiş olan yargı kararının aynı mevzuat karşısında yeniden değerlendirilmesi, taraflar ve uygulama açısından istikrar ve kazanılmış haklar yönünden, aykırı sonuçlar yaratabilir.
İdare Mahkemesince, Danıştayın ilgili Dairesinin temyiz incelemesi sonucunda vermiş olduğu bozma kararına uyulmak suretiyle verilen kararın, Dairesince yeniden temyizen incelenmesi aşamasında yapılacak inceleme, Mahkeme kararının bozma kararına uygun olup olmadığı, bir başka anlatımla, bozma kararının gereklerinin yerine getirilip getirilmediği, kararın bozma kararı doğrultusunda olup olmadığı konusuyla sınırlı olmak durumundadır. Nitekim, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 18/06/2014 tarih ve 6545 sayılı Kanun’un 23. maddesiyle değiştirilen 50. maddesinin (4) numaralı fıkrasında; "Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesi, bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılır." hükmüne yer verilerek, bu husus Kanun hükmü hâline getirilmiştir. Bununla birlikte, kanunda geçmişe etkili bir değişiklik yapılması, o konuda sonradan bir içtihadı birleştirme kararının alınması, Anayasa Mahkemesince kanun hükmünün iptal edilmesi, kamu düzenini ilgilendiren bir usûl kuralı dikkate alınmadan karar verilmiş olması, Anayasa Mahkemesince bireysel başvuruda aynı konuda hak ihlaline karar verilmesi gibi durumlarda usûli kazanılmış haktan söz edilemeyeceği yüksek yargı içtihatlarıyla kabul edilmektedir. Bu husus, 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesinin (4) numaralı fıkrasının somut norm denetiminin yapıldığı Anayasa Mahkemesinin 12/06/2020 tarih ve E:2019/115, K:2020/31 sayılı kararının "Anlam ve Kapsam" kısmında şu şekilde ifade edilmiştir. "12. Bu itibarla kural, mahkemece bozma kararına uyulmasıyla birlikte taraflardan biri lehine ortaya çıkan hukuki sonucun -söz konusu tarafın bu sonucun devam etmesi yönündeki beklentisinin korunmamasını haklı ve zorunlu kılacak bir sebep bulunmadığı sürece- temyiz merciince değiştirilememesini ifade etmektedir. Dolayısıyla kural, yargılama sürecinde maddi ve hukuki koşullarda herhangi bir değişiklik olmamasına rağmen heyet oluşumunun değişmesi, heyetin görüş değiştirmesi ya da aynı mevzuat hükmünü farklı şekilde yorumlaması gibi nedenlerle bozma kararının aksi yönünde kararlar verilmesine engel teşkil etmektedir." Bakılan uyuşmazlıkta ise; Danıştay İkinci Dairesi, Danıştay Onyedinci Dairesince verilen ilk bozma kararına uyulmak suretiyle verilen kararı, yargılama sürecinde maddi ve hukuki koşullarda herhangi bir değişiklik olmamasına rağmen, aynı mevzuat hükmünü farklı şekilde yorumlamak suretiyle, bu uyuşmazlıkta daha önce temyizen inceleme sonucu verilmiş bir karar yokmuş ve uyuşmazlık, ilk kez temyizen inceleniyormuşçasına değerlendirerek, aksi bir gerekçeyle bozmuştur.
Bu durumda; Mersin 2. İdare Mahkemesince, Danıştay Onyedinci Dairesinin 23/05/2016 tarih ve E:2015/14453, K:2016/3905 sayılı bozma kararına uyulmak suretiyle verilen 25/11/2016 tarih ve E:2016/1189, K:2016/1657 sayılı kararın yeniden bozulmasına ilişkin Danıştay İkinci Dairesinin 11/11/2021 tarih ve E:2021/4364, K:2021/4159 sayılı kararı, usûli kazanılmış hak ilkesiyle sağlanmaya çalışılan amaca aykırı olması nedeniyle usule uygun bulunmadığından, anılan karara uyulmayarak Mahkemece dava konusu işlemin iptali yolunda verilen ve temyizen incelenen ısrar kararı, sonucu itibarıyla usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar bu kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine, 2. Dava konusu işlemin iptaline ilişkin Mersin 2. İdare Mahkemesinin 02/03/2023 tarih ve E:2023/230, K:2023/280 sayılı ısrar kararının yukarıda belirtilen gerekçe ile ONANMASINA, 3. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (onbeş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 19/02/2024 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi. KARŞI OY Mersin 2. İdare Mahkemesinin 02/03/2023 tarih ve E:2023/230, K:2023/280 sayılı ısrar kararının Danıştay İkinci Dairesinin 11/11/2021 tarih ve E:2021/4364, K:2021/4159 sayılı kararında yer alan gerekçe doğrultusunda bozulması gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz.
Kararın kaynağı
- Resmî kaynak
- Kararın resmî tam metin kaydı ↗
- Resmî PDF içindeki yeri
- T.C. Danıştay Kararlar Dergisi · Sayı 17 (2024) · PDF sayfa 86–91
- Resmî metnin alındığı tarih
- Metin ve künye kontrolü
Bu kayıtta künye, kaynak metni ve metinden yapılan aktarım sunulmaktadır. Editoryal içtihat analizi veya makaleyle karşılaştırma yapılmış olduğu anlamına gelmez.
Kaynak bütünlük bilgisi
Seçilen karar metni SHA-256: fdecb3bc0cc6e440e6d3e3e4adf449fa3ede6354c12332600be00ec31ec4eb91
Özgün dergi PDF dosyası SHA-256: 586095cda1a8ade4310416b8b68dd5839295020dbcb611b1ae758295b75c6f7a
Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay bakımından hukuki görüş veya taahhüt niteliğinde değildir.
← İçtihat arşivine dönün