Sitede yayın: · Metin ve künye kontrolü: . Karar tarihi yukarıdaki künyede ayrıca gösterilir.
RESMÎ YAYININ ÖZETİ
Resmî yayında kararın konusu
Resmî derginin anahtar kelimeleri: -Kesin Hüküm, -Süre Ret, -İncelenmeksizin Ret
Aktarılan bölüm: Resmî dergi özeti (kararın PDF sayfaları 589-595).
Tarımsal desteklemeden eksik yararlanıldığından bahisle, mahrum kalındığı iddia edilen tarımsal destekleme zararının yasal faiziyle birlikte tazminine karar verilmesi istemiyle açılan davada, İdare Mahkemesince, davacının daha önce sebebi ve konusu aynı olan başka bir dava daha açtığı ve bu davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verildiğinden bahisle kesin hüküm nedeniyle davanın incelenmeksizin reddine karar verilmiş ise de, davanın süre aşımı nedeniyle reddi yolundaki karar maddi anlamda kesin hüküm niteliği taşımadığından bu karar esas alınarak verilen kararda hukuki isabet bulunmadığı hakkında.
Bu bölüm, kararı yayımlayan resmî kurumun hazırladığı özettir. Kararı veren heyetin gerekçesi ve varsa karşı oy, aşağıdaki tam metinde kendi yerleriyle birlikte okunmalıdır.
Tam metne erişim
Tam metindeki hüküm bölümünü inceleyin.
Resmî kararın tamamına geçin ↓RESMÎ KARAR METNİ
Kararın tam metni
Bu kayıt resmî kaynak metnini ve künyesini sunar; ayrı bir editoryal içtihat çözümlemesi içermez. Dergideki özet ve anahtar kelimeler resmî yayıncıya aittir. Tam metin, belirtilen sayfa aralığındaki kararın varsa karşı oylarını da kapsar; sayfa üst ve alt bilgileri aktarım dışında tutulmuştur.
T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2021/2374 Karar No : 2021/2894 Anahtar Kelimeler : -Kesin Hüküm, -Süre Ret, -İncelenmeksizin Ret Özeti : Tarımsal desteklemeden eksik yararlanıldığından bahisle, mahrum kalındığı iddia edilen tarımsal destekleme zararının yasal faiziyle birlikte tazminine karar verilmesi istemiyle açılan davada, İdare Mahkemesince, davacının daha önce sebebi ve konusu aynı olan başka bir dava daha açtığı ve bu davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verildiğinden
bahisle kesin hüküm nedeniyle davanın incelenmeksizin reddine karar verilmiş ise de, davanın süre aşımı nedeniyle reddi yolundaki karar maddi anlamda kesin hüküm niteliği taşımadığından bu karar esas alınarak verilen kararda hukuki isabet bulunmadığı hakkında. TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … VEKİLİ : Av. … KARŞI TARAF (DAVALI) : 19 Mayıs Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. … İSTEMİN KONUSU: Samsun 1. İdare Mahkemesinin 02/03/2021 tarih ve E:2020/1132, K:2021/191 sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava Konusu İstem: 1990'lı yıllarda yapılan uygulama imar planı ve bu plana dayalı olarak yapılan parselasyon işlemi kapsamında tapuda arsa vasıflı olarak tescil edilen, Samsun İli, 19 Mayıs İlçesi, Ballıca Mahallesi, …, …, …, …, …, …, … ve … parsel sayılı taşınmazların, Samsun İdare Mahkemesi nezdinde açılan davalarda anılan imar uygulama işlemlerinin iptaline karar verilmesine rağmen tapudaki vasıflarının tarla olarak düzeltilmemesi ve arsa vasıflı kalmaları nedeniyle, 2004-2012 yılları arasında, tarımsal desteklemeden eksik yararlanıldığından bahisle, mahrum kalındığı iddia edilen tarımsal destekleme zararlarına karşılık 60.537,00-TL'nin yasal faiziyle birlikte tazminine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti: Samsun 1. İdare Mahkemesinin 09/04/2015 tarih ve E:2014/1586, K:2015/548 sayılı kararıyla; Davacı tarafından, dava konusu taşınmazları arsaya dönüştüren imar uygulamaları yargı kararlarıyla iptal edildiği halde, taşınmazların tapuda tarla vasfına dönüşümü yapılmadığından bahisle 2002-2014 yılları arası tarımsal desteklemeden 77.537,50-TL yerine 17.000,00-TL alındığı iddiasıyla, aradaki 60.537-TL'nin tazmini istemiyle, ilk olarak, Bafra 2. Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan davada, anılan Mahkemenin 03/06/2013 tarih ve E:2013/62, K:2013/245 sayılı kararı ile, davanın idari yargının görev alanında olduğu gerekçesiyle, davanın görev yönünden reddine karar verildiği, Görev ret kararı üzerine, aynı istemle, Samsun 1. İdare Mahkemesinin E:2014/322 sayılı doyasında açılan davanın ise, görev ret kararın kesinleşmesinden itibaren 30 günlük süre içinde açılması gerekirken, kararın
kesinleşmesinden itibaren 30 günlük sürenin dolmasından sonra 26/02/2014 tarihinde açıldığı gerekçesiyle süre aşımı nedeniyle reddedildiği, bu kararın da temyiz edilmeyerek (temyiz süre ret kararı üzerine) 15/04/2014 tarihinde kesinleştiği, Aradan geçen sürede idareye yapılan herhangi bir başvuru olmadan 26/09/2014 tarihinde bakılmakta olan davanın açıldığı, Bu durumda, tarafları, konusu ve sebebi aynı olan, Mahkemelerinin E:2014/322 sayılı esasına kayden açılan ve 04/03/2014 tarih ve K:2014/257 sayılı karar ile süre aşımı nedeniyle reddine karar verilen dava ile aynı olduğundan, bakılmakta olan davanın kesin hüküm nedeniyle incelenmesine olanak bulunmadığı, gerekçesiyle davanın kesin hüküm nedeniyle incelenmeksizin reddine karar verilmiştir. Daire Kararının Özeti: Danıştay Altıncı Dairesinin 03/04/2017 tarih ve E:2015/4657, K:2017/2196 sayılı kararıyla; Samsun 1. İdare Mahkemesinin 04/03/2014 tarih ve E:2014/322, K:2014/257 sayılı davanın süre aşımı nedeniyle reddi yolundaki kararının, iptali istenilen işlemin unsurlarına yönelik hukuki denetim sonucu verilmiş esasa yönelik bir karar olmadığı, anılan kararın şekli anlamda hüküm teşkil ettiği, daha sonra açılacak davaların esastan incelenmesine engel olabilecek maddi açıdan kesin bir hükmü içermediği, Öte yandan, iptal davalarında usule yönelik davanın reddi kararlarının kesin hüküm niteliği taşımadığının idare hukukunun genel ilkelerinden olduğu, Dolayısıyla, davanın esasının incelenmesi suretiyle bir karar verilmesi gerekirken, kesin hüküm bulunduğu gerekçesiyle davanın incelenmeksizin reddi yolunda verilen Mahkeme kararında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılarak Samsun 1. İdare Mahkemesinin 09/04/2015 tarih ve E:2014/1586, K:2015/548 sayılı kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi Israr Kararının Özeti: Samsun 1. İdare Mahkemesinin 02/03/2021 tarih ve E:2020/1132, K:2021/191 sayılı ısrar kararıyla; davanın kesin hüküm nedeniyle incelenmeksizin reddi yolundaki ilk kararda ısrar edilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, ısrar kararının Danıştay Altıncı Dairesi kararında yer alan gerekçeler doğrultusunda bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı idare tarafından, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ BÜNYAMİN CANBOLAT'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü ile ısrar kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Davacı tarafından, Samsun İli, 19 Mayıs İlçesi, Ballıca Mahallesi, …, …, …, …, …, …, … ve … parsel sayılı taşınmazların vasfını arsaya dönüştüren imar uygulamaları yargı kararlarıyla iptal edildiği halde, taşınmazların tapuda tarla vasfına dönüşümü yapılmadığından bahisle 2002- 2014 yılları arası tarımsal desteklemeden 77.537,50-TL yerine 17.000,00-TL alındığı iddiasıyla, aradaki 60.537-TL'nin tazmini istemiyle, ilk olarak, Bafra 2. Asliye Hukuk Mahkemesinde dava açılmış, anılan Mahkemenin 03/06/2013 tarih ve E:2013/62, K:2013/245 sayılı kararı ile, davanın idari yargının görev alanında olduğu gerekçesiyle, davanın görev yönünden reddine karar verilmiştir. Görev ret kararı üzerine, aynı istemle, Samsun 1. İdare Mahkemesinin E:2014/322 sayılı dosyasında açılan davada ise, görev ret kararın kesinleşmesinden itibaren 30 günlük süre içinde açılması gerekirken, kararının kesinleşmesinden itibaren 30 günlük sürenin dolmasından sonra 26/02/2014 tarihinde açıldığı gerekçesiyle, davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmiş, bu karar, temyiz isteminin süre aşımı nedeniyle reddedilmesi sonrasında, 15/04/2014 tarihinde kesinleşmiştir. Bunun üzerine temyizen incelenen dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın "Hak arama hürriyeti" başlıklı 36. maddesinde "Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir. Hiçbir mahkeme, görev ve yetkisi içindeki davaya bakmaktan kaçınamaz" kuralı, "Mahkemelerin bağımsızlığı" başlıklı 138. maddesinin dördüncü fıkrasında ise "Yasama ve yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez." kuralı yer almaktadır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesinin birinci fırkasında "Bu Kanunda hüküm bulunmayan hususlarda; hakimin davaya bakmaktan memnuiyeti ve reddi, ehliyet, üçüncü şahısların davaya katılması, davanın ihbarı, tarafların vekilleri, dosyanın taraflar ve ilgililerce incelenmesi, feragat ve kabul, teminat, mukabil dava, bilirkişi, keşif, delillerin tespiti, yargılama giderleri, adli yardım hallerinde ve duruşma sırasında tarafların mahkemenin sukünunu ve inzibatını bozacak hareketlerine karşı yapılacak işlemler, elektronik işlemler ile ses ve görüntü nakledilmesi yoluyla duruşma icrasında Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümleri uygulanır. Ancak, davanın ihbarı Danıştay, mahkeme veya hakim tarafından re'sen yapılır. Bilirkişiler, bilirkişilik bölge kurulları tarafından hazırlanan listelerden seçilir ve bilirkişiler hakkında Bilirkişilik Kanunu ve 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun ilgili hükümleri uygulanır." hükmüne yer verilmiştir. 04/02/2011 tarih ve 27836 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak 01/10/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 450. maddesiyle 1086 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu yürürlükten kaldırılmış, aynı Kanun’un 447. maddesinin ikinci fıkrasında ise; “Mevzuatta, yürürlükten kaldırılan 18/6/1927 tarihli ve 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununa yapılan yollamalar, Hukuk Muhakemeleri Kanununun bu hükümlerin karşılığını oluşturan maddelerine yapılmış sayılır.” hükmüne yer verilmiştir. Aynı Kanun'un dava şartlarını düzenleyen 114. maddesinin birinci fıkrasının (ı) bendinde "Aynı davanın, daha önceden açılmış ve halen görülmekte olmaması", aynı fıkranın (i) bendinde ise "Aynı davanın, daha önceden kesin hükme bağlanmamış olması" hükmüne yer verilmek suretiyle "derdestlik" ve "kesin hüküm" dava açma şartları arasında sayılmış; 115. maddesinde, mahkemenin dava şartı noksanlığını tespit etmesi halinde davayı usulden reddedeceği kurala bağlanmış; 303. maddesinin birinci fıkrasında ise "Bir davaya ait şekli anlamda kesinleşmiş olan hükmün, diğer bir davada maddi anlamda kesin hüküm oluşturabilmesi için, her iki davanın taraflarının, dava sebeplerinin ve ilk davanın hüküm fıkrası ile ikinci davaya ait talep sonucunun aynı olması gerekir." hükmüne yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nda “kesin hüküm” koşulları ve hukuksal sonuçlarına yönelik herhangi bir hüküm bulunmadığı gibi; aynı Kanun'un 31. maddesinde "kesin hüküm" konusunda Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na herhangi bir gönderme de bulunmamaktadır.
Ancak, bir toplumun yürürlükte bulunan hukukunun işlerliğinin ve güvenliğinin sağlanmasının, o toplumun hukuk düzeni içinde yargı yerlerince verilecek yargısal kararlara “kesinlik” tanınmasıyla olacağı açıktır. Nitekim, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 138. maddesinin dördüncü fıkrasındaki hüküm de bu gereğin sağlanmasını amaçlamaktadır. Bu anlamda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "kesin hüküm" koşulları ve hukuksal sonuçlarına yönelik düzenlemelerinin, kıyas yoluyla da olsa idari yargı yerlerince de kabul edilmesi gerekmektedir. Hukuk düzeninde istikrarı ve hukuk güvenliğini sağlama amacı taşıyan "kesin hüküm" ise, şekli ve maddi anlamda kesin hüküm olmak üzere iki başlıkta ele alınmalıdır. Şekli anlamda kesin hükümle, ilk derece mahkemesince verilen karara ilişkin olağan kanun yollarının öngörülmemesi veya olağan kanun yollarına ilişkin başvuru sürelerinin kaçırılması ya da olağan kanun yolu başvurusunun mahkemesince reddedilmesi üzerine davanın şeklen sona ermesi kastedilmektedir. Şekli anlamda kesin hüküm, maddi anlamda kesin hüküm için zorunlu bir ön şarttır. Maddi anlamda kesin hüküm ise, uyuşmazlığın esasını çözen nihaî yargı kararlarının, kimse tarafından değiştirilememesini ve daha sonra açılan dava bakımından bağlayıcı olmasını; diğer bir anlatımla, taraflar arasındaki uyuşmazlığın bir daha dava konusu yapılamamasını ve bunun gelecek için devamlı nitelik taşımasını ifade etmektedir. Buna göre, bir kararın maddi anlamda kesin hüküm niteliği taşıması hâlinde; tarafları, sebebi ve konusu aynı olan yeni bir dava açılması hukuken mümkün bulunmamaktadır. Şekli anlamda kesin hüküm niteliği taşımakla beraber, uyuşmazlığı esastan çözmeyen, yani maddi anlamda kesin hüküm niteliği taşımayan hükümlerin ise, tarafları, sebebi ve konusu aynı olan yeni bir dava açılmasına engel oluşturmayacağı ve varılan bu sonucun, hak arama hürriyeti bağlamında adil yargılanma hakkının da bir gereği olduğu açıktır. Dolayısıyla, bu türden uyuşmazlıklarda, idarî yargı yerlerince verilen kararların maddi anlamda kesin hüküm niteliği taşıyıp taşımadığının irdelenmesi gerekmektedir. Dosyanın incelenmesinden, İdare Mahkemesince, tarafları, konusu ve sebebi aynı olan, Mahkemelerinin E:2014/322 sayılı esasına kayden açılan ve 04/03/2014 tarih ve K:2014/257 sayılı karar ile süre aşımı nedeniyle reddine karar verilen dava ile aynı olduğundan, bakılmakta olan davanın, kesin hüküm nedeniyle incelenmesine olanak bulunmadığı gerekçesiyle incelenmeksizin reddine karar verilmiş ise de, Samsun 1. İdare
Mahkemesince verilen ve 15/04/2014 tarihinde kesinleşen, 04/03/2014 tarih ve E:2014/322, K:2014/257 sayılı davanın süre aşımı nedeniyle reddi yolundaki kararın, uyuşmazlığın esasına yönelik hukuki denetim sonucu verilmiş bir karar olmadığı, anılan kararın sadece şekli anlamda kesin hüküm teşkil ettiği, daha sonra açılacak davaların esastan incelenmesine engel olabilecek maddi açıdan kesin bir hükmü içermediği anlaşılmaktadır. Bu itibarla, tarafları, sebebi ve konusu aynı olmakla birlikte, maddi anlamda kesin hüküm niteliği bulunmayan "davanın süre aşımı nedeniyle reddi" yolundaki karar esas alınmak suretiyle, davanın kesin hüküm nedeniyle incelenmeksizin reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi ısrar kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. Bu durumda, İdare Mahkemesince, davanın öncelikle usule ilişkin hususlar yönünden incelenmesi ve bu hususlarda mevzuata aykırılık bulunmaması durumunda uyuşmazlığın esasının incelenmesi suretiyle bir karar verilmesi gerekmektedir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin KABULÜNE; 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle kesin hüküm nedeniyle incelenmeksizin reddine ilişkin Samsun 1. İdare Mahkemesinin temyize konu 02/03/2021 tarih ve E:2020/1132, K:2021/191 sayılı ısrar kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Samsun 1. İdare Mahkemesine gönderilmesine, 4. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (onbeş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 08/12/2021 tarihinde, oyçokluğu ile karar verildi. KARŞI OY Temyiz edilen kararla ilgili dosyanın incelenmesinden; Samsun 1. İdare Mahkemesince verilen ısrar kararının usul ve hukuka uygun olduğu, davacı tarafından ileri sürülen temyiz nedenlerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı anlaşıldığından, temyiz isteminin reddi ile temyize konu ısrar kararının onanması gerektiği oyuyla, karara katılmıyorum.
Kararın kaynağı
- Resmî kaynak
- Kararın resmî tam metin kaydı ↗
- Resmî PDF içindeki yeri
- T.C. Danıştay Kararlar Dergisi · Sayı 9 (2022) · PDF sayfa 589–595
- Resmî metnin alındığı tarih
- Metin ve künye kontrolü
Bu kayıtta künye, kaynak metni ve metinden yapılan aktarım sunulmaktadır. Editoryal içtihat analizi veya makaleyle karşılaştırma yapılmış olduğu anlamına gelmez.
Kaynak bütünlük bilgisi
Seçilen karar metni SHA-256: 13675b99bcd4d94965959b67ec2cbd8e443d1042a910e9067c83fe7b5d49f852
Özgün dergi PDF dosyası SHA-256: 40307b6e4f176041b9fa72a5e463114cafc26c5a17c96ce31e815a24d424fc24
Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay bakımından hukuki görüş veya taahhüt niteliğinde değildir.
← İçtihat arşivine dönün