İdare Hukuku

İdari Dava Daireleri Kurulu: İmar Planı, Toprak Koruma Kurulu Kararı, İhbar

Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, 2021/1015 E., 2021/2270 K., 08.11.2021

Kararın tam metnine geçin

Sitede yayın: · Metin ve künye kontrolü: . Karar tarihi yukarıdaki künyede ayrıca gösterilir.

RESMÎ YAYININ ÖZETİ

Resmî yayında kararın konusu

Resmî derginin anahtar kelimeleri: -İmar Planı, -Toprak Koruma Kurulu Kararı, -İhbar

Aktarılan bölüm: Resmî dergi özeti (kararın PDF sayfaları 62-70).

Davacı tarafından, taşınmazın tarım arazisi vasfında olduğu ve tarım dışı amaçla kullanımının mümkün olmadığı iddiası ile mevzii imar planının iptali istemiyle görülmekte olan dava açılmış ve İdare Mahkemesince, taşınmazın tarım dışı amaçla kullanılmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle mevzii imar planının iptaline karar verilmiş ise de; davanın konusunun mevzii imar planı olduğu ve taşınmazın tarım dışı amaçla tahsisine ilişkin toprak koruma kurulu kararının dava konusu edilmediği dikkate alındığında, uyuşmazlığın imar mevzuatı, şehircilik ilkeleri, planlama esasları ve kamu yararı açısından incelenmesi gerektiği, öte yandan, Mahkemece verilecek karardan, dava konusu taşınmaz malikinin hak ve menfaati etkileneceğinden, dava ihbar edildikten sonra bir karar verilmesi gerektiği hakkında.

Bu bölüm, kararı yayımlayan resmî kurumun hazırladığı özettir. Kararı veren heyetin gerekçesi ve varsa karşı oy, aşağıdaki tam metinde kendi yerleriyle birlikte okunmalıdır.

Tam metne erişim

Tam metindeki hüküm bölümünü inceleyin.

Resmî kararın tamamına geçin ↓

RESMÎ KARAR METNİ

Kararın tam metni

Resmî kaynağı aç

Bu kayıt resmî kaynak metnini ve künyesini sunar; ayrı bir editoryal içtihat çözümlemesi içermez. Dergideki özet ve anahtar kelimeler resmî yayıncıya aittir. Tam metin, belirtilen sayfa aralığındaki kararın varsa karşı oylarını da kapsar; sayfa üst ve alt bilgileri aktarım dışında tutulmuştur.

T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2021/1015 Karar No : 2021/2270 Anahtar Kelimeler : -İmar Planı, -Toprak Koruma Kurulu Kararı, -İhbar Özeti : Davacı tarafından, taşınmazın tarım arazisi vasfında olduğu ve tarım dışı amaçla kullanımının mümkün olmadığı iddiası ile mevzii imar planının iptali istemiyle görülmekte olan dava açılmış ve İdare Mahkemesince, taşınmazın tarım dışı amaçla kullanılmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle mevzii imar planının iptaline karar verilmiş ise de; davanın konusunun mevzii imar planı olduğu ve taşınmazın tarım dışı amaçla tahsisine ilişkin toprak koruma kurulu kararının dava konusu edilmediği dikkate alındığında, uyuşmazlığın imar mevzuatı, şehircilik ilkeleri, planlama esasları ve kamu yararı açısından incelenmesi gerektiği, öte yandan, Mahkemece verilecek karardan, dava konusu taşınmaz malikinin hak ve menfaati etkileneceğinden, dava ihbar edildikten sonra bir karar verilmesi gerektiği hakkında. TEMYİZ EDEN (DAVALI) : Tatvan Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. … KARŞI TARAF (DAVACI) : Tatvan Kaymakamlığı VEKİLİ : Av. … İSTEMİN KONUSU : Van 2. İdare Mahkemesinin 13/11/2020 tarih ve E:2020/365, K:2020/3002 sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava Konusu İstem: Bitlis İli, Tatvan İlçesi, Karşıyaka Mahallesi, Rahvadüzü mevkii … ada, … parsel sayılı taşınmaza ilişkin Tatvan Belediye

Meclisi'nin 08/01/2013 tarih ve 13 sayılı kararı ile onaylanan mevzii imar planının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti: Van 2. İdare Mahkemesinin 31/10/2014 tarih ve E:2013/494, K:2014/1444 sayılı kararıyla; 5403 sayılı Toprak Koruma ve Tarım Arazilerini Kullanım Kanunu'nda mutlak tarım arazilerinin, ancak Kanun’da sayılan istisnai hallerde tarımsal amaç dışı kullanılabileceğinin belirtildiği, uyuşmazlık konusu taşınmazın, kuru mutlak tarım arazisi vasfında olduğu ve depo olarak kullanımına ilişkin davaya konu belediye meclis kararıyla onaylanan mevzi imar planının ise anılan Kanun’un istisna şartlarına uymadığı, bu nedenle dava konusu işlemin planlama ilkelerine, şehircilik esaslarına ve kamu yararına uygun olmadığı gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir. Daire Kararının Özeti: Danıştay Altıncı Dairesinin 20/11/2019 tarih ve E:2015/7327, K:2019/11729 sayılı kararı; usule ilişkin olarak; vesayet yetkisi kapsamında değerlendirilen mülki idare amirinin, hukuka aykırı gördüğü kararlar aleyhine idarî yargıya başvurabilme yetkisi, her ne kadar Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmiş ise de, iptal kararının gerekçesi ve daha sonra aynı nitelikte verilmiş olan Anayasa Mahkemesi kararı dikkate alındığında, mahalli idarelerin "mahalli" niteliği aşan kamu hizmetlerine ilişkin iş ve işlemlerine karşı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesi kapsamında subjektif dava ehliyeti bulunan mülki idare amiri tarafından dava açılabileceği, Bu durumda, mülki idare amirinin hukuka aykırı gördüğü kararlar aleyhine idari yargıda dava açabileceği kuralından hareketle, Tatvan Kaymakamlığının talebi üzerine Hazine avukatı tarafından açıldığı açık olan davada, davacı idarenin ehliyetli olduğu sonucuna ulaşılarak, davalının ehliyet itirazının yerinde görülmediği, Esasa yönelik olarak ise; uyuşmazlıkta mevzii imar planının dava konusu edildiği, taşınmazın bulunduğu alanda mevzii imar planı yapılmasının ve taşınmaza verilen kullanım kararının, planlama esasları, şehircilik ilkeleri, imar mevzuatı ve kamu yararı yönlerinden değerlendirilmesi gerekirken, taşınmazın şeker imalatı ve kuru gıda deposu olarak kullanımının, 5403 sayılı Kanuna uygunluğu açısından değerlendirilmek suretiyle verilen kararda isabet bulunmadığı, Bu durumda, İdare Mahkemesince mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılması suretiyle, dava konusu işlemin planlama esasları, şehircilik ilkeleri, imar mevzuatı ve kamu yararı ile mevzuata uygun olup olmadığının açıklığa kavuşturulması gerektiği,

Diğer taraftan, bakılmakta olan dava Maliye Hazinesi tarafından açılmış olduğundan, davanın sonucuyla yakından ilgili olması nedeniyle dava konusu taşınmaz malikine işbu davanın ihbar edilmesi gerektiği gerekçesiyle, Van 2. İdare Mahkemesinin 31/10/2014 tarih ve E:2013/494, K:2014/1444 sayılı kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi Israr Kararının Özeti: Van 2. İdare Mahkemesinin 13/11/2020 tarih ve E:2020/365, K:2020/3002 sayılı kararıyla; dava konusu işlemin iptali yolundaki ilk kararda ısrar edilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davalı idare tarafından, davanın süresinde açılmadığı ve davacının dava açma ehliyeti bulunmadığı, dava konusu edilen işlemin icrai olmadığı, Toprak Koruma Kurulu kararı ile dava konusu taşınmazın tarım dışı kullanımına izin verildiği, işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davacı tarafından, savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ BAHAR AKGÜL ÇALIŞKAN'IN DÜŞÜNCESİ: İşlem tarihinde yürürlükte olan Plan Yapımına Ait Esaslara Dair Yönetmelik'te mevzii imar planı, mevcut planların yerleşmiş nüfusa yetersiz kalması veya yeni yerleşim alanlarının kullanıma açılması gereğinin ve sınırlarının ilgili idarece belirlenmesi halinde, bu Yönetmeliğin plan yapım kurallarına uyulmak üzere yapımı mümkün olan, yürürlükteki her tür ve ölçekteki plan sınırları dışında, planla bütünleşmeyen konumdaki, sosyal ve teknik altyapı ihtiyaçlarını kendi bünyesinde sağlayan, raporuyla bir bütün olan imar planı olarak tanımlanmıştır. Anılan Yönetmeliğin 7. maddesinde ise; "Çevre düzeni planı ilke, esas ve kararlarına aykırı imar planı yapılamaz. Çevre düzeni planı sınırları içerisinde mevzii imar planı yapılamaz. Çevre düzeni planı ile yapılaşma kararı alınmış alanlar için yapılacak imar planları, mevzii imar planı olarak değerlendirilmez. ... Çevre düzeni planında, tarım alanı, mera, maki-funda vb. kullanım kararı getirilmiş alanlarda konut, sanayi, turizm, enerji, vb. yapılaşma amaçlı uygulama yapılamaz." kuralına yer verilmiştir. Dosyanın incelenmesinden, mülkiyeti … Gıda Paz. İnş. Ltd. Şti.'ne ait uyuşmazlığa konu taşınmazın 1/100.000 ölçekli Muş-Bitlis-Van Planlama Bölgesi Çevre Düzeni Planı kapsamında "tarım alanı" kullanımına ayrıldığı, Bitlis İl Toprak Koruma Kurulu'nun 18/07/2012 tarih ve 2012/7 sayılı kararı ile kuru gıda deposu yapılması amacıyla 12.026,08 m2 büyüklüğündeki taşınmazın tamamının tarım amacı dışına tahsisinin uygun

görüldüğü, kararın devamında ise taşınmazın tarım amacı dışına çıkarılması talebinde bulunan kurum/kuruluş tarafından, çevre düzeni planında değişiklik yapılması amacıyla ilgili yere başvuru yapılmasına karar verildiği, anılan Kurul kararına dayalı olarak dava konusu edilen mevzii imarının onaylandığı ve taşınmazın "konut dışı kentsel çalışma alanı" olarak belirlendiği görülmektedir. Kuru mutlak tarım arazisi vasfında olan taşınmazın tarım dışı amaçla kullanımına izin verilmiş ise de; uyuşmazlığın konusunun toprak koruma kurulu kararı olmadığı görülmektedir. Yukarıda yer verilen mevzuat hükmü uyarınca, çevre düzeni planı olan yerde mevzii imar planı yapılmasına hukuken olanak bulunmadığından, dava konusu edilen işlemin bu gerekçeyle iptaline karar verilmesi gerekmektedir. Diğer yandan, Hazine vekili tarafından açılan davanın sonucu ile yakından ilgisi olan taşınmaz malikine davanın ihbar edilmesi gerektiği halde, bu usule riayet edilmeden verilen ısrar kararında bu açıdan da isabet görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, temyiz isteminin kabulü ile Mahkeme kararının bozulmasının uygun olacağı düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY: Uyuşmazlığa konu mutlak tarım arazisi vasfındaki taşınmazın maliki olan … Gıda Paz. İnş. Ltd. Şti. tarafından, Bitlis İli, Tatvan İlçesi, Karşıyaka Mahallesi, Rahvadüzü mevkii … ada, … parsel sayılı taşınmazda şeker imalat tesisi ve kuru gıda deposu yapılması planlandığından 04/06/2012 tarihinde Bitlis Valiliği Bilim, Sanayi ve Teknoloji İl Müdürlüğüne başvuruda bulunularak, kamu yararı kararı verilmesi talep edilmiş, bu nedenle verilen 06/06/2012 tarih ve 75 sayılı kamu yararı kararı, 08/06/2012 tarihinde Vali tarafından onaylanmış, daha sonra taşınmazın tarım dışı amaçla tahsisi için Tatvan Belediye Başkanlığı İmar Müdürlüğü'nün 29/05/2012 tarih ve 547 sayılı yazısıyla yapılan başvuru üzerine de, 18/07/2012 tarih ve 2012/7 sayılı Bitlis Valiliği İl Toprak Koruma Kurulu kararıyla taşınmazın tamamının tarım dışı amaçla tahsisine izin verilmiş, buna dayalı olarak Tatvan Belediye Meclisi'nin

08/01/2013 tarih ve 13 sayılı kararı ile onaylanan mevzii imar planının iptali istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu'nun 13. maddesinde; "Mutlak tarım arazileri, özel ürün arazileri, dikili tarım arazileri ile sulu tarım arazileri tarımsal üretim amacı dışında kullanılamaz. Ancak, alternatif alan bulunmaması ve Kurulun uygun görmesi şartıyla; a) Savunmaya yönelik stratejik ihtiyaçlar, b) Doğal afet sonrası ortaya çıkan geçici yerleşim yeri ihtiyacı, c) Petrol ve doğal gaz arama ve işletme faaliyetleri, ç) İlgili bakanlık tarafından kamu yararı kararı alınmış madencilik faaliyetleri, d) Bakanlıklarca kamu yararı kararı alınmış plân ve yatırımlar, e) Kamu yararı gözetilerek yol altyapı ve üstyapısı faaliyetlerinde bulunacak yatırımlar, f) Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunun talebi üzerine 20/2/2001 tarihli ve 4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu uyarınca yenilenebilir enerji kaynak alanlarının kullanımı ile ilgili yatırımları, g) Jeotermal kaynaklı teknolojik sera yatırımları, için bu arazilerin amaç dışı kullanım taleplerine, toprak koruma projelerine uyulması kaydı ile Bakanlık tarafından izin verilebilir. Bakanlık bu yetkisini valiliklere devredebilir. Mutlak tarım arazileri, özel ürün arazileri, dikili tarım arazileri ile sulu tarım arazileri dışında kalan tarım arazileri; toprak koruma projelerine uyulması kaydı ile valilikler tarafından tarım dışı kullanımlara tahsis edilebilir. İmar planlarında tarımsal niteliği korunacak alan olarak ayrılan yerler ile kamu yararı kararı alınarak tarım dışı amaçla kullanım izni verilen yerler, yeniden izin alınmaksızın bu amaç dışında kullanılamaz ve planlanamaz. Ancak yerleşim alanlarının gelişim alanı ihtiyaçlarını karşılamak için izin verilerek planlanmış alanlarda yeniden izin şartı aranmaz. Tarımsal amaçlı yapılar için, projesine uyulması şartıyla ihtiyaç duyulan miktarda her sınıf ve özellikteki tarım arazisi valilik izni ile kullanılır. Birinci fıkranın (c) ve (ç) bentleri kapsamında izin alan işletmeciler, faaliyetlerini çevre ve tarım arazilerine zarar vermeyecek şekilde yürütmekle ve kendilerine tahsis edilen yerleri tahsis süresi bitiminde eski vasfına getirmekle yükümlüdürler..." hükmü bulunmaktadır. İşlem tarihinde yürürlükte olan Plan Yapımına Ait Esaslara Dair Yönetmelik'te mevzii imar planı, mevcut planların yerleşmiş nüfusa yetersiz kalması veya yeni yerleşim alanlarının kullanıma açılması gereğinin ve sınırlarının ilgili idarece belirlenmesi halinde, bu Yönetmeliğin plan yapım kurallarına uyulmak üzere, yapımı mümkün olan, yürürlükteki her tür ve

ölçekteki plan sınırları dışında, planla bütünleşmeyen konumdaki, sosyal ve teknik altyapı ihtiyaçlarını kendi bünyesinde sağlayan, raporuyla bir bütün olan imar planı olarak tanımlanmış, anılan Yönetmeliğin 7. maddesinde ise; "Çevre düzeni planı ilke, esas ve kararlarına aykırı imar planı yapılamaz. Çevre düzeni planı sınırları içerisinde mevzii imar planı yapılamaz. Çevre düzeni planı ile yapılaşma kararı alınmış alanlar için yapılacak imar planları, mevzii imar planı olarak değerlendirilmez. Çevre düzeni planında, tarım alanı, mera, maki-funda vb. kullanım kararı getirilmiş alanlarda konut, sanayi, turizm, enerji, vb. yapılaşma amaçlı uygulama yapılamaz." kuralı yer almıştır. Öte yandan, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesinin 1. fıkrasında; "Bu Kanunda hüküm bulunmayan hususlarda; hakimin davaya bakmaktan memnuiyeti ve reddi, ehliyet, üçüncü şahısların davaya katılması, davanın ihbarı, tarafların vekilleri, feragat ve kabul, teminat, mukabil dava, bilirkişi, keşif, delillerin tespiti, yargılama giderleri, adli yardım hallerinde ve duruşma sırasında tarafların mahkemenin sükununu ve inzibatını bozacak hareketlerine karşı yapılacak işlemlerde Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümleri uygulanır. Ancak, davanın ihbarı ve bilirkişi seçimi Danıştay, mahkeme veya hakim tarafından re'sen yapılır." hükmü yer almaktadır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 63. maddesinde ise; ''Dava kendisine ihbar edilen kişi, davayı kazanmasında hukuki yararı olan taraf yanında davaya katılabilir.'' hükmüne yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Dosyanın incelenmesinden; uyuşmazlık konusu taşınmazın 1/100.000 ölçekli Muş-Bitlis-Van Planlama Bölgesi Çevre Düzeni Planı'nda, tarım alanı kullanımına ayrıldığı ve bu alanda alt ölçekli imar planlarının onaylanmadığı, taşınmaz maliki olan şirket tarafından, taşınmazda şeker imalatı ve kuru gıda deposu yapılması planlandığından, yapılan başvuru üzerine 18/07/2012 tarih ve 2012/7 sayılı Bitlis Valiliği İl Toprak Koruma Kurulu kararı ile taşınmazın tarım dışı kullanımına izin verildiği ve bu karara ilişkin açılan bir dava olmadığı, anılan Kurul kararına dayalı olarak onaylanan mevzii imar planı ile de taşınmazın konut dışı kentsel çalışma alanı olarak belirlendiği görülmektedir. Her ne kadar davacı tarafından, taşınmazın tarım arazisi vasfında olduğu ve tarım dışı amaçla kullanımının mümkün olmadığı iddiası ile görülmekte olan dava açılmış ve İdare Mahkemesince, taşınmazın tarım dışı amaçla kullanılmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle dava konusu edilen mevzii imar planının iptaline karar verilmiş ise de; davanın konusu mevzii

imar planı olup, taşınmazın tarım dışı amaçla tahsisine ilişkin toprak koruma kurulu kararı dava konusu edilmediği hususu dikkate alındığında, uyuşmazlığın imar mevzuatı, şehircilik ilkeleri, planlama esasları ve kamu yararı açısından incelenmesi gerektiğinden, temyize konu ısrar kararında isabet bulunmamaktadır. Öte yandan, davanın ihbarı konusunda taraflardan birinin talebi olmasa bile, ihbarın Danıştay, mahkeme veya hâkim tarafından re'sen yapılması gerekmektedir. Ayrıca, yargılanan işlem olmakla birlikte, dava sonucunda verilecek karardan doğrudan etkilenecek kişiye ihbarda bulunulmayıp, onun bilgisi dışında ve uyuşmazlığa ilişkin beyanları alınmadan davanın sonuçlandırılması, Kanun'un amir hükmünün ihlâli olacağı gibi, Anayasa'nın 36. ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (AİHS) 6. maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkının da ihlâli sonucunu doğuracağı açıktır. Nitekim, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, Menemen Minibüsçüler Odası/Türkiye kararında, yargıya erişim hakkının, AİHS'nin 6. maddesinin "yargılanma hakkı" ile ilgili birinci fıkrasının yalnızca bir yönünü oluşturduğuna, mahkemeye erişim hakkının etkin olabilmesi için, haklarına müdahale edilen bir kimsenin açık ve kesin bir şekilde bu işleme itiraz edebilmesi ve bu itirazların mahkemece tartışılabilmesi ve incelenmesi gerektiğine, İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesinin mahkemeye erişim hakkını doğrudan etkilediğine işaret etmiştir. Olayda, Hazine tarafından taşınmazın tarım amacı dışından kullanılmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle mevzii imar planının iptali talep edildiğinden, bu konuda Mahkemece verilecek karardan, dava konusu taşınmaz maliki … Gıda Paz. İnş. Ltd. Şti.'nin hak ve menfaatinin etkileneceği açıktır. Dolayısıyla, Van 2. İdare Mahkemesince, anılan Şirkete dava ihbar edildikten sonra dava hakkında bir karar verilmesi gerekmektedir. Bu itibarla; davanın, taşınmaz malikine ihbar edilmeksizin ve imar planı yönünden bir değerlendirme yapılmaksızın, dava konusu işlemin iptali yolunda verilen İdare Mahkemesi ısrar kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davalı idarenin temyiz isteminin kabulüne; 2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin Van 2. İdare Mahkemesinin temyize konu 13/11/2020 tarih ve E:2020/365, K:2020/3002 sayılı ısrar kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Van 2. İdare Mahkemesine gönderilmesine, 4. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (onbeş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 08/11/2021 tarihinde esasta oybirliği, gerekçede oyçokluğu ile karar verildi. KARŞI OY 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesinin 1. fıkrasında; bu Kanun'da hüküm bulunmayan hususlarda Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu (6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 447. maddesinin 2. fıkrası uyarınca Hukuk Muhakemeleri Kanunu) hükümlerinin uygulanacağı haller sayıldıktan sonra aynı fıkranın 2. cümlesinde, davanın ihbarı ve bilirkişi seçiminin Danıştay, mahkeme veya hâkim tarafından resen yapılacağı hükme bağlanmıştır. Davanın ihbarı konusunda taraflardan birinin talebi olmasa bile, ihbarın Danıştay, mahkeme veya hâkim tarafından resen yapılması gerektiği açıktır. Ayrıca, yargılanan işlem olmakla birlikte, dava sonucunda verilecek karardan doğrudan etkilenecek kişiye ihbarda bulunulmayıp onun bilgisi dışında ve uyuşmazlığa ilişkin beyanları alınmadan davanın sonuçlandırılması, Kanun'un amir hükmünün ihlâli olacağı gibi, Anayasa'nın 36. ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (AİHS) 6. maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkının da ihlâli sonucunu doğurur. Nitekim, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, Menemen Minibüsçüler Odası/Türkiye kararında, yargıya erişim hakkının, AİHS'nin 6. maddesinin "yargılanma hakkı" ile ilgili birinci fıkrasının yalnızca bir yönünü oluşturduğuna, erişim hakkının etkin olabilmesi için, haklarına müdahale edilen bir kimsenin açık ve kesin bir şekilde bu işleme itiraz edebilmesi ve bu itirazların mahkemece tartışılabilmesi ve incelenmesi gerektiğine, İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesinin mahkemeye erişim hakkını doğrudan etkilediğine işaret etmiştir. Somut uyuşmazlıkta, Hazine tarafından taşınmazın tarım amacı dışından kullanılmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle işlemin iptali talep edildiğinden, bu konuda Mahkemece verilecek karardan, dava konusu

taşınmaz maliki … Gıda Paz. İnş. Ltd. Şti.'nin hak ve menfaatinin etkileneceği açıktır. Dolayısıyla, Van 2. İdare Mahkemesince, anılan Şirkete dava ihbar edildikten sonra dava hakkında bir karar verilmesi gerekmektedir. Bu itibarla, davanın anılan Şirkete ihbarı yapıldıktan sonra karar verilmesi gerekirken, davanın ihbarına ilişkin usul işletilmeksizin verilen kararda bu yönüyle hukuki isabet görülmediğinden, çoğunluk gerekçesinin bu kısmına katılmakla birlikte diğer kısmına katılmıyoruz.

Kararın kaynağı

Resmî PDF içindeki yeri
T.C. Danıştay Kararlar Dergisi · Sayı 9 (2022) · PDF sayfa 62–70
Resmî metnin alındığı tarih
Metin ve künye kontrolü

Bu kayıtta künye, kaynak metni ve metinden yapılan aktarım sunulmaktadır. Editoryal içtihat analizi veya makaleyle karşılaştırma yapılmış olduğu anlamına gelmez.

Kaynak bütünlük bilgisi

Seçilen karar metni SHA-256: e74f9d8ffceb288740ab58ebca094b9f2d0e6fe6d091e2b1269f6f90fe45c4de

Özgün dergi PDF dosyası SHA-256: 40307b6e4f176041b9fa72a5e463114cafc26c5a17c96ce31e815a24d424fc24

← İçtihat arşivine dönün