Sitede yayın: · Metin ve künye kontrolü: . Karar tarihi yukarıdaki künyede ayrıca gösterilir.
RESMÎ YAYININ ÖZETİ
Resmî yayında kararın konusu
Resmî derginin anahtar kelimeleri: -Yargılanmanın Yenilenmesi İstemi, -Kanun Yolu, -İlk Kararın Verildiği Tarihte Yürürlükte Olan Kanun Yolları
Aktarılan bölüm: Resmî dergi özeti (kararın PDF sayfaları 108-116).
Yargılamanın yenilenmesi istemine konu kararın istinaf kanun yolunun yürürlüğe girmesinden önce verildiği ve bu haliyle temyiz kanun yoluna tabi olduğu göz önünde bulundurulduğunda, yargılamanın yenilenmesi isteminin reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararının da ilk kararın verildiği tarihte yürürlükte olan kanun yollarına ilişkin hükme, dolayısıyla temyiz kanun yoluna tabi olması gerektiği hakkında.
Bu bölüm, kararı yayımlayan resmî kurumun hazırladığı özettir. Kararı veren heyetin gerekçesi ve varsa karşı oy, aşağıdaki tam metinde kendi yerleriyle birlikte okunmalıdır.
Tam metne erişim
Tam metindeki hüküm bölümünü inceleyin.
Resmî kararın tamamına geçin ↓RESMÎ KARAR METNİ
Kararın tam metni
Bu kayıt resmî kaynak metnini ve künyesini sunar; ayrı bir editoryal içtihat çözümlemesi içermez. Dergideki özet ve anahtar kelimeler resmî yayıncıya aittir. Tam metin, belirtilen sayfa aralığındaki kararın varsa karşı oylarını da kapsar; sayfa üst ve alt bilgileri aktarım dışında tutulmuştur.
T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2020/916 Karar No : 2021/67 Anahtar Kelimeler : -Yargılanmanın Yenilenmesi İstemi, -Kanun Yolu, -İlk Kararın Verildiği Tarihte Yürürlükte Olan Kanun Yolları Özeti : Yargılamanın yenilenmesi istemine konu kararın istinaf kanun yolunun yürürlüğe girmesinden önce verildiği ve bu haliyle temyiz kanun yoluna tabi olduğu göz önünde bulundurulduğunda, yargılamanın yenilenmesi isteminin reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararının da ilk kararın verildiği tarihte yürürlükte olan kanun yollarına ilişkin hükme, dolayısıyla temyiz kanun yoluna tabi olması gerektiği hakkında. TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … VEKİLİ : Av. … KARŞI TARAF (DAVALI) : İçişleri Bakanlığı VEKİLİ : Hukuk Müşaviri … İSTEMİN KONUSU : İzmir Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesinin 06/02/2020 tarih ve E:2020/84, K:2020/165 sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava Konusu İstem: Polis memuru olarak görev yapmakta iken, "gizli tutulması zorunlu olan ve görevi ile ilgili bulunan bilgi ve belgeleri görevli olmayan kişilere açıklamak" fiilini işlediğinden bahisle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/13. maddesi uyarınca Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulunun 22/01/2007 tarih ve 2007/9 sayılı kararıyla meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılan davacı tarafından, söz konusu kararın iptali istemiyle açtığı davanın reddine ilişkin Muğla 1. İdare Mahkemesinin 12/12/2007 tarih ve E:2007/714, K:2007/2569 sayılı kararının, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 53. maddesi uyarınca yargılamanın yenilenmesi suretiyle kaldırılarak, dava konusu işlemin iptaline karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti: Muğla 1. İdare Mahkemesinin 08/05/2018 tarih ve E:2018/197, K:2018/757 sayılı kararıyla; Uyuşmazlıkta, 2577 sayılı Kanun'un 53. maddesi uyarınca yeniden yargılamayı gerektirecek koşulların oluşmadığı gerekçesiyle, yargılamanın yenilenmesi isteminin reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi Kararının Özeti: İzmir Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesinin 25/10/2018 tarih ve E:2018/4099, K:2018/5010 sayılı kararıyla; İdare Mahkemesi kararının yargılamanın yenilenmesi isteminin reddine ilişin hüküm fıkrası yönünden davacı tarafından, idareleri lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi yönünden ise davalı idare tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Davacının istinaf başvurusu bakımından; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği belirtilerek, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca davacının istinaf başvurusunun reddine, Davalı idarenin istinaf başvurusu bakımından ise; uyuşmazlıkta davalı idare davayı vekil (hukuk müşaviri) aracılığı ile takip ettiğinden, yargılamanın yenilenmesi isteminin reddi yolunda verilen kararda davalı idare lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, bu konuda hüküm kurulmamasında hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle, davalı idarenin istinaf başvurusunun kabulü ile davalı idare lehine vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmiştir. Daire Kararının Özeti: Danıştay Beşinci Dairesinin 07/10/2019 tarih ve E:2019/1041, K:2019/5254 sayılı kararıyla; İlgili mevzuat hükümleri göz önüne alındığında, iptali istenilen meslekten çıkarma cezasına ilişkin ilk mahkeme kararı olan Muğla 1. İdare Mahkemesinin 12/12/2007 tarih ve E:2007/714, K:2007/2569 sayılı kararının, 20/07/2016 tarihi öncesinde verilmiş ve kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan kanun yollarına ilişkin hükümler uyarınca temyize tabi bir karar olduğu, bu nedenle bahsi geçen karara karşı yargılamanın yenilenmesi isteminde bulunulması üzerine İdare Mahkemesince verilen kararın da doğrudan temyize tabi olduğu sonucuna varıldığından, İzmir Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesince görevsizlik kararı verilerek, dosyanın, Danıştaya gönderilmesi gerekirken, tarafların istinaf
başvuruları hakkında karar verilmesinde usul kurallarına uygunluk görülmediği gerekçesiyle, İzmir Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesinin 25/10/2018 tarih ve E:2018/4099, K:2018/5010 sayılı kararının bozulmasına karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi Israr Kararının Özeti : İzmir Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesinin 06/02/2020 tarih ve E:2020/84, K:2020/165 sayılı kararıyla; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun ilgili hükümlerine göre, idare ve vergi mahkemelerinin konusu beş bin Türk lirasını geçmeyen davalarda verilen kararları ile ivedi yargılama usulüne tabi davalarda verilen kararları hariç, 2576 sayılı Kanun'un 6545 sayılı Kanun'la değişik 3. maddesine göre kurulan Bölge İdare Mahkemelerinin tüm yurtta göreve başladıkları 20/07/2016 tarihinden sonra verilen nihaî kararlarının istinaf kanun yoluna tabi olduğu, Bu haliyle, Muğla 1. İdare Mahkemesince bölge idare mahkemelerinin tüm yurtta faaliyete başladığı 20/07/2016 tarihinden sonra, 08/05/2018 tarihinde verilmiş olan yargılamanın yenilenmesi isteminin reddine ilişkin kararın kaldırılması istemini içeren başvuru, 2577 sayılı Kanun'un 45. maddesinde düzenlenen "istinaf" kanun yolu kapsamında bulunduğundan, söz konusu istemin Dairelerince karara bağlanmasında usul kurallarına aykırılık bulunmadığı gerekçesi de eklenmek suretiyle işin esası incelenmiş ve davacının istinaf başvurusunun reddine, davalı idarenin istinaf başvurusunun ise kabulü ile davalı idare lehine vekalet ücretine hükmedilmesine ilişkin ilk kararda ısrar edilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, usul yönünden; mahkeme kararlarının Anayasa ve kanunlarda gerekçeli olması gerektiği hüküm altına alınmış olmasına karşın, ilk derece mahkemesince herhangi bir gerekçeye yer verilmeksizin yargılamanın yenilenmesi istemininin reddine karar verildiği, esas yönünden ise; eskiden beri FETÖ aleyhine olumsuz bir tavır takındığı, bu nedenle mobbinge maruz kaldığı, hukuka aykırı olarak elde edilen tapeler esas alınarak meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, daha sonra söz konusu hukuka aykırı tapelerin elde edilebilmesi için dinleme kararı çıkarılmasını isteyen amirinin ve dinleme kararını veren hakimin örgüt bağlantısı nedeniyle meslekten çıkarıldığı belirtilerek, Bölge İdare Mahkemesi ısrar kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, uyuşmazlıkta yargılamanın yenilenmesini gerektirir sebeplerin mevcut
olmadığı, İzmir Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ÖMER FARUK KEMALOĞLU'NUN DÜŞÜNCESİ : Davacının temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesinin temyize konu kararının, ısrara ilişkin kısmının Danıştay Dairesi kararı doğrultusunda bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Polis memuru olarak görev yapan davacının, Ardahan İl Emniyet Müdürlüğü emrinde görev yaptığı dönemde işlediği bir takım fiilleri nedeniyle hakkında başlatılan disiplin soruşturması neticesinde, "gizli tutulması zorunlu olan ve görevi ile ilgili bulunan bilgi ve belgeleri görevli olmayan kişilere açıklamak" fiilini işlediği sonucuna varılarak, Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulunun 22/01/2007 tarih ve 2007/9 sayılı kararıyla Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/13. maddesi uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. Söz konusu işlemin iptali istemiyle açılan davada, Muğla 1. İdare Mahkemesinin 12/12/2007 tarih ve E:2007/714, K:2007/2569 sayılı kararıyla davanın reddine karar verilmiş, bu karar Danıştay Onikinci Dairesinin 30/11/2010 tarih ve E:2008/6980, K:2010/5945 sayılı kararıyla onanmış ve taraflarca karar düzeltme isteminde bulunulmaması üzerine de 05/02/2011 tarihinde kesinleşmiştir. Daha sonra 02/02/2018 tarihinde kayda giren dilekçe ile davacı tarafından, Muğla 1. İdare Mahkemesinin 12/12/2007 tarih ve E:2007/714, K:2007/2569 sayılı kararının, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 53. maddesi uyarınca yargılamanın yenilenmesi suretiyle kaldırılarak dava konusu işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT : 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 18/06/2014 tarih ve 6545 sayılı Kanun'un 19. maddesiyle değişik 45. maddesinin 1. fıkrasında,
idare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi, mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde istinaf yoluna başvurulabileceği; aynı Kanun'un 6545 sayılı Kanun'un 27. maddesiyle eklenen geçici 8. maddesinde ise, 6545 sayılı Kanunla idari yargıda kanun yollarına ilişkin getirilen hükümlerin, 2576 sayılı Kanun'un, anılan Kanunla değişik 3. maddesine göre kurulan bölge idare mahkemelerinin tüm yurtta göreve başlayacakları tarihten sonra verilen kararlar hakkında uygulanacağı kurala bağlanmıştır. Anılan Kanun'un geçici 8. maddesinde belirtilen bölge idare mahkemeleri, Adalet Bakanlığı tarafından 07/11/2015 tarih ve 29525 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan "Bölge Adliye Mahkemeleri ve Bölge İdare Mahkemelerinin Tüm Yurtta Göreve Başlayacakları Tarihe İlişkin Kararı" uyarınca 20/07/2016 tarihinde göreve başlamışlardır. Öte yandan, 2577 sayılı Kanun'un, yargılamanın yenilenmesi istemine konu olan Muğla 1. İdare Mahkemesinin 12/12/2007 tarih ve E:2007/714, K:2007/2569 sayılı kararının verildiği tarih itibarıyla yürürlükte bulunan 4577 sayılı Kanun ile değişik “itiraz” başlıklı 45. maddesinde, bu maddede sayılan uyuşmazlıklarla ilgili olarak, idare ve vergi mahkemelerince verilen nihai kararlar ile tek hakimle verilen nihai kararlara, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi, mahkemelerin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine itiraz edilebileceği; 3622 sayılı Kanun ile değişik 46. maddesinin 1. fıkrasında, Danıştay dava daireleri ile idare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştayda temyiz edilebileceği; 4577 sayılı Kanun ile değişik 47. maddesinde ise, idare ve vergi mahkemelerinin itiraz yolu açık olan kararlarının temyiz edilemeyeceği hüküm altına alınarak, idare mahkemelerinin itiraz yolu öngörülmeyen nihai kararlarının Danıştayda temyiz edileceği belirtilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri bir arada değerlendirildiğinde; yargılamanın yenilenmesi istemine konu olan ve kaldırılması istenen Muğla 1. İdare Mahkemesinin 12/12/2007 tarih ve E:2007/714, K:2007/2569 sayılı kararının, istinaf kanun yolunun uygulanmasına başlandığı 20/07/2016 tarihi öncesinde verilmesi ve bu haliyle, verildiği tarih itibarıyla yürürlükte bulunan 2577 sayılı Kanun'un kanun yollarına ilişkin hükümleri uyarınca temyize tabi bir karar olması nedeniyle, bu karara karşı yargılamanın yenilenmesi isteminde bulunulması üzerine yapılan yargılama sonucunda verilen Muğla 1. İdare Mahkemesince
verilen 08/05/2018 tarih ve E:2018/197, K:2018/757 sayılı kararının da ilk kararın verildiği tarihte yürürlükte olan kanun yollarına ilişkin hükümlere, dolayısıyla temyiz kanun yolu incelemesine tabi olması gerektiği sonucuna varılmıştır. Bu durumda, yargılamanın yenilenmesi isteminin reddine ilişkin Muğla 1. İdare Mahkemesince verilen 08/05/2018 tarih ve E:2018/197, K:2018/757 sayılı kararının Danıştay nezdinde temyiz incelemesine tabi olduğu hususu göz önüne alındığında, uyuşmazlıkta, İzmir Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesince görevsizlik kararı verilerek, dosyanın, Danıştaya gönderilmesi gerekirken, davacının istinaf başvurusu hakkında karar verilmesinde usul kurallarına uygunluk görülmemiştir. Bu itibarla, uyuşmazlığın istinaf kanun yolu incelemesine tabi olduğu yolundaki temyize konu Bölge Mahkemesi ısrar kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin kabulüne; 2. Yukarıda özetlenen gerekçeyle yargılamanın yenilenmesi isteminin reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik yapılan davacının istinaf başvurusunun reddi, davalı idarenin istinaf başvurusunun ise kabulü ile idare lehine vekalet ücretine hükmedilmesi yolundaki yolundaki İzmir Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesinin temyize konu 06/02/2020 tarih ve E:2020/84, K:2020/165 sayılı kararının, ısrara ilişkin kısmının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın İzmir Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 4. 20/01/2021 tarihinde, kesin olarak, oyçokluğu ile karar verildi. KARŞI OY 1. 18/6/2014 tarih ve 6545 sayılı Kanun'un 27. maddesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'na eklenen geçici 8. madde ile 6545 sayılı Kanun ile idari yargıda kanun yollarına ilişkin getirilen hükümlerin zaman bakımından nasıl uygulanacağı düzenlenmiştir. Anılan maddeye göre, ivedi yargılama usulü hariç olmak üzere, 6545 sayılı Kanunla kanun yollarına ilişkin getirilen hükümler, bölge idare mahkemelerinin tüm yurtta göreve başlayacakları 20/07/2016 tarihinden sonra verilen kararlar hakkında uygulanacak, 20/07/2016 tarihinden önce verilmiş kararlar hakkında ise,
kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan kanun yollarına ilişkin hükümler uygulanacaktır. 2. Kanun koyucu, daha önce idari yargıda kanun yollarına ilişkin yapılan değişikliklerde düzenlenen geçiş hükümlerinden farklı olarak geçici 8. maddede, "Danıştayın bozma kararı üzerine kararı bozulan mahkemece verilen kararların, Danıştayda temyiz edileceği" yönünde bir düzenlemeye yer vermemiştir. Gerek 08/06/2000 tarihli ve 4577 sayılı Kanunla, gerekse 02/07/2012 tarih ve 6352 sayılı Kanunla idari yargıda kanun yollarına ilişkin hükümlerde değişiklik yapılırken, 2577 sayılı Kanun'a eklenen geçici 4. ve geçici 6. maddelerde açık geçiş hükümlerine yer verilmiştir. Anılan geçici maddelerde 2577 sayılı Kanun'un 45. maddesinin birinci fıkrasında yer alan uyuşmazlıklarla ilgili olarak verilen nihaî kararlardan, değişikliğin yürürlüğe girdiği tarihten önce verilen kararlar ile Danıştayın bozma kararı üzerine kararı bozulan mahkemece verilen kararların, Danıştayda temyiz edileceği açık bir şekilde hükme bağlanmışken, kanun koyucu geçici 8. maddede böyle bir düzenlemeye bilinçli bir şekilde yer vermemiştir. 3. Adli yargıda ise idari yargıdan farklı bir şekilde, kanun koyucu bilinçli bir tercihle, kanun yolu aşamasında Yargıtay incelemesine tabi tutulan kararların tabi olacağı kurallara ilişkin açık geçiş hükümleri öngörmüş ve Ceza Muhakemesi Kanunu, Hukuk Muhakemeleri Kanunu ve İş Mahkemeleri Kanunu'na ilişkin olarak kanun yollarına yönelik geçiş hükümleri düzenlemiştir. Bu kapsamda, 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 8. maddesinin birinci fıkrasında, bölge adliye mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce verilen kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun uygulanacak maddeleri belirlenmiş, anılan fıkraya 01/07/2016 tarih ve 6723 sayılı Kanunla "Bu kararlara ilişkin dosyalar bölge adliye mahkemelerine gönderilemez." cümlesi eklenmiş, yine 24/11/2016 tarih ve 6763 sayılı Kanunla eklenen geçici 10. madde ile de "Bölge adliye mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce verilen kararlarla ilgili Yargıtay ceza daireleri tarafından verilen bozma kararları üzerine mahkemelerce verilen direnme kararları, kararına direnilen daireye gönderilir." hükmüne yer verilmiştir. Benzer şekilde 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesinin ikinci fıkrasında, bölge adliye mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce verilen kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar 1086 sayılı Kanun'un uygulanacak maddeleri belirlenmiş, anılan fıkraya 01/07/2016 tarih ve 6723 sayılı Kanunla “Bu kararlara ilişkin dosyalar bölge adliye mahkemelerine gönderilemez.” cümlesi eklenmiştir. Yine, 04/11/2016 tarih ve 6763 sayılı Kanunla eklenen
geçici 4. maddenin birinci fıkrası ile “Bölge adliye mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce verilen kararlarla ilgili Yargıtay hukuk daireleri tarafından verilen bozma kararları üzerine mahkemelerce verilen direnme kararları, kararına direnilen daireye gönderilir.” hükmüne yer verilmiştir. 4. Yukarıda alıntılanan kanun hükümlerinin incelenmesinden görüleceği üzere, kanun koyucu temyiz merciinin incelenmesinden geçmiş ilk derece mahkemesi kararları açısından bilinçli bir ayrım yaparak, adli yargı ile idari yargıda istinaf hükümlerinin zaman bakımından uygulanmasında farklı düzenlemeler öngörmüştür. Nitekim, gerek 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 8. maddesine, gerekse 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesine 01/07/2016 tarih ve 6723 sayılı Kanun'un 33. ve 34. maddeleriyle “Bu kararlara ilişkin dosyalar bölge adliye mahkemelerine gönderilemez.” hükmü eklenirken, anılan 6723 sayılı Kanun'un 13. ve 14. maddeleriyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 27. ve 61. maddelerinde düzenleme yapılmasına rağmen, adli yargıdan farklı olarak, bölge idare mahkemelerinin göreve başladığı 20/07/2016 tarihinden önce Danıştayca verilen bozma kararları üzerine verilecek ilk derece mahkemesi kararları hakkında herhangi bir düzenleme yapılmamıştır. 5. Diğer taraftan, Anayasa Mahkemesine göre de 6545 sayılı Kanun’un idari yargıdaki kanun yollarında değişiklik yapan hükümleri, bölge idare mahkemelerinin tüm yurtta göreve başlayacakları tarihten sonra verilen mahkeme kararları hakkında uygulanacağı hususunda bir tereddüt bulunmamaktadır. 2577 sayılı Kanun'un geçici 8. maddesinin bir numaralı fıkrasının ikinci cümlesinde yer alan “…kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan…” ibaresinin, 6545 sayılı Kanunla idari yargıda kanun yollarına ilişkin olarak getirilen hükümlerin zaman bakımından uygulanması açısından belirsizliğe sebebiyet vermek suretiyle hukuki güvenliği ihlal ettiği belirtilerek, kuralın Anayasa'nın 2. maddesine aykırı olduğu iddiasıyla itiraz yoluyla Anayasa Mahkemesine başvurulması üzerine Anayasa Mahkemesince; "Kanun koyucunun, 6545 sayılı Kanun’la idari yargıdaki kanun yoluna ilişkin getirilen değişikliklerin yeni kurulacak bölge idare mahkemelerinin fiilen göreve başlamasından sonra uygulanmasını amaçladığı açıktır. Buna göre, 6545 sayılı Kanun’un idari yargıdaki kanun yollarında değişiklik yapan hükümleri, Kanun’un Resmî Gazetede yayımlandığı 28/06/2014 tarihinde yürürlüğe girmekle birlikte 2576 sayılı Kanun’un 3. maddesine göre kurulacak olan bölge idare mahkemelerinin
tüm yurtta göreve başlayacakları tarihten sonra verilen idare ve vergi mahkemeleri kararları hakkında uygulanacaktır. Bu tarihten önce verilen kararlar hakkında ise 6545 sayılı Kanun’la değişiklik yapılmadan önce 2577 sayılı Kanun’da yer alan kanun yolu hükümleri uygulanmaya devam edecektir. Bu itibarla, idare ve vergi mahkemelerince verilen nihai karar tarihinin esas alınarak, bu kararlara karşı başvurulacak kanun yollarının belirlenmesine ilişkin kural açık olup kuralın belirsizliği ve öngörülemezliğinden söz edilebilmesi olanaklı değildir." gerekçesiyle itirazın reddine hükmedilmiştir. (04/12/2015 tarih ve 29552 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan, 25/11/2015 tarih ve E:2015/63, K:2015/106 sayılı karar). 6. Yukarıda belirtilen gerekçelerle, 2577 sayılı Kanun'un geçici 8. maddesinin açık hükmü ve kanun koyucunun adli yargı ve idari yargı bakımından konuya farklı yaklaşımı karşısında, 6545 sayılı Kanun ile idari yargıda kanun yollarına ilişkin getirilen hükümler, 20/07/2016 tarihinden sonra verilen tüm kararlar hakkında uygulanacağından, uyuşmazlığın, 2577 sayılı Kanun'un 45. maddesi uyarınca bölge idare mahkemesi istinaf incelemesine tabi olduğu sonucuna varılmış olup, İzmir Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesinin temyize konu kararının ısrara ilişkin kısmının onanması ve uyuşmazlığın esası hakkında bir karar verilmek üzere dava dosyasının (18/12/2020 tarih ve 2020/62 sayılı Başkanlık Kurulu kararıyla yeniden belirlenen işbölümü kararı uyarınca) Danıştay İkinci Dairesine gönderilmesi gerektiği oyuyla, çoğunluk görüşüne katılmıyorum.
Kararın kaynağı
- Resmî kaynak
- Kararın resmî tam metin kaydı ↗
- Resmî PDF içindeki yeri
- T.C. Danıştay Kararlar Dergisi · Sayı 6 (2021) · PDF sayfa 108–116
- Resmî metnin alındığı tarih
- Metin ve künye kontrolü
Bu kayıtta künye, kaynak metni ve metinden yapılan aktarım sunulmaktadır. Editoryal içtihat analizi veya makaleyle karşılaştırma yapılmış olduğu anlamına gelmez.
Kaynak bütünlük bilgisi
Seçilen karar metni SHA-256: 024f067fc09a2beb4dfae9f37543488467370a4326241490a6599c028be62ed6
Özgün dergi PDF dosyası SHA-256: a504c9b6e9408d20c05502a6e5d95b706329bd511b755f7444639a91cf3ac89c
Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay bakımından hukuki görüş veya taahhüt niteliğinde değildir.
← İçtihat arşivine dönün