Sitede yayın: · Metin ve künye kontrolü: . Karar tarihi yukarıdaki künyede ayrıca gösterilir.
RESMÎ YAYININ ÖZETİ
Resmî yayında kararın konusu
Resmî derginin anahtar kelimeleri: -Karar Verilmesine Yer Olmadığı Kararları, -Davada Haksız Çıkan Taraf, -Yargılama Giderleri
Aktarılan bölüm: Resmî dergi özeti (kararın PDF sayfaları 122-128).
Düzenleyici işlemin hukuka aykırılığı iddiasıyla dava açılması sonrasında birtakım nedenlerle davalı idareler tarafından dava konusu düzenlemelerin yürürlükten kaldırılmak suretiyle davanın konusuz bırakılması halinde, davanın açılmasına davalı idarelerin sebebiyet verdiğinin kabulü ile yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davalı idarelere yüklenmesi gerektiği hakkında.
Bu bölüm, kararı yayımlayan resmî kurumun hazırladığı özettir. Kararı veren heyetin gerekçesi ve varsa karşı oy, aşağıdaki tam metinde kendi yerleriyle birlikte okunmalıdır.
Tam metne erişim
Tam metindeki hüküm bölümünü inceleyin.
Resmî kararın tamamına geçin ↓RESMÎ KARAR METNİ
Kararın tam metni
Bu kayıt resmî kaynak metnini ve künyesini sunar; ayrı bir editoryal içtihat çözümlemesi içermez. Dergideki özet ve anahtar kelimeler resmî yayıncıya aittir. Tam metin, belirtilen sayfa aralığındaki kararın varsa karşı oylarını da kapsar; sayfa üst ve alt bilgileri aktarım dışında tutulmuştur.
T.C. D A N I Ş T A Y İdari Dava Daireleri Kurulu Esas No : 2019/2019 Karar No : 2020/871 Anahtar Kelimeler : -Karar Verilmesine Yer Olmadığı Kararları, -Davada Haksız Çıkan Taraf, -Yargılama Giderleri Özeti: Düzenleyici işlemin hukuka aykırılığı iddiasıyla dava açılması sonrasında birtakım nedenlerle davalı idareler tarafından dava konusu düzenlemelerin yürürlükten kaldırılmak suretiyle davanın konusuz bırakılması halinde, davanın açılmasına davalı idarelerin sebebiyet verdiğinin kabulü ile yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davalı idarelere yüklenmesi gerektiği hakkında. Temyiz Eden (Davacılar):1- … Araştırmaları Derneği 2- … Derneği Vekili : Av. … Karşı Taraf : I- (Davalılar) 1-Cumhurbaşkanlığı (Başbakanlık) 2- Sağlık Bakanlığı Vekilleri : Hukuk Müşaviri Av. … Hukuk Müşaviri … II- Davalılar Yanında Müdahil : … İstemin Konusu : Danıştay Sekizinci Dairesinin 27/02/2019 tarih ve E:2018/3420, K:2019/1449 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Yargılama Süreci : Dava Konusu İstem: Tıpta Uzmanlık Kurulunun, tıpta uzmanlık dallarının rotasyonlarını ve bu rotasyonların sürelerini belirleyen 21-22-23 Haziran 2010 tarih ve 21/82 sayılı kararının "Göğüs Hastalıkları" uzmanlık dalına ilişkin kısmı ile bu işlemin dayanağı olan, 18/07/2009 tarih ve 27292 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan, Tıpta ve Diş Hekimliğinde Uzmanlık Eğitimi Yönetmeliği'nin EK-1 sayılı çizelgesinin 18. satırında yer alan Göğüs Hastalıkları uzmanlık ana dalının eğitim süresini 4 yıl olarak belirleyen düzenlemenin iptali istenilmiştir.
Daire Kararının Özeti : Danıştay Sekizinci Dairesinin 27/02/2019 tarih ve E:2018/3420, K:2019/1449 sayılı kararıyla; Dairelerinin 03/10/2013 tarih ve E:2010/7144, K:2013/6893 sayılı davanın ehliyet yönünden reddine yönelik kararının Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 18/02/2016 tarih ve E:2014/619, K:2016/333 sayılı kararıyla bozulması üzerine, bozma kararına uyularak işin esasının incelendiği belirtildikten sonra, Uyuşmazlığın esası yönünden; 01/07/2011 tarih ve 27981 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Tıpta ve Diş Hekimliğinde Uzmanlık Eğitimi Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik'in 18. maddesi ile dava konusu Tıpta ve Diş Hekimliğinde Uzmanlık Eğitimi Yönetmeliği'nin EK-1 sayılı çizelgesinin yürürlükten kaldırıldığı; 25/01/2011 tarih ve 154 sayılı Tıpta Uzmanlık Kurulu kararıyla da dava konusu 21-22-23 Haziran 2010 tarih ve 21/82 sayılı kararın "Göğüs Hastalıkları" uzmanlık dalına ilişkin kısmının iptal edildiği; Bu durumda; dava konusu Tıpta Uzmanlık Kurulu kararının davalı idarelerce iptal edilmesi ve Yönetmelik maddesinin yürürlükten kaldırılmış olması nedeniyle, davanın konusunun kalmadığı anlaşıldığından, uyuşmazlığın esası hakkında karar verilmesine hukuken olanak bulunmadığı gerekçesiyle, dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına; Vekalet ücreti ve yargılama giderleri yönünden ise; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 24. maddesinin (f) bendi ile 31. maddesinin yargılama giderleri konusunda yollamada bulunduğu 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun yerine yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 323, 326 ve 331. maddeleri belirtilerek; İdarenin, iptal davasının konusunu oluşturan genel düzenleyici nitelikteki işlemlerinin, bu işlemin dayanağını oluşturan kanunda değişiklik yapılması üzerine dayanağının kalmaması nedeniyle değiştirildiği, geri alındığı, ortadan kaldırıldığı ve dava konusu uyuşmazlıkta olduğu gibi davacının hak ve menfaatlerini ihlal eden bireysel işlemlerin de tesis edilmediği durumlarda, konusu kalmadığından esası incelenemeyen davada, davalı idarenin haksız çıktığı, bu nedenle yargılama giderlerinden sorumlu olacağından söz edilemeyeceği; Uyuşmazlıkta, dava konusu Yönetmeliğin yürürlüğe girmesinden sonra, 26/04/2011 tarih ve 27916 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6225 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde
Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 10. maddesiyle 1219 sayılı Kanun'a eklenen Ek 14. maddede, tıpta uzmanlık ana dalları ile eğitim sürelerinin EK–1 sayılı çizelgede; diş tabipliğinde uzmanlık ana dalları ile eğitim sürelerinin EK–2 sayılı çizelgede; tıpta uzmanlık yan dalları, bağlı ana dalları ve eğitim sürelerinin de EK–3 sayılı çizelgede düzenlendiğinin belirtildiği ve Kanun ekinde söz konusu çizelgelere yer verildiği; 6225 sayılı Kanun ile yapılan bu düzenlemeyle, tıpta ve diş hekimliğinde uzmanlık ana ve yan dalları ile eğitim sürelerinin saptanması üzerine, 01/07/2011 tarih ve 27981 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Tıpta ve Diş Hekimliğinde Uzmanlık Eğitimi Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik' in 18. maddesi ile dava konusu Tıpta ve Diş Hekimliğinde Uzmanlık Eğitimi Yönetmeliği'ne ekli EK-1, EK-2 ve EK-3 sayılı çizelgelerin yürürlükten kaldırıldığı; Dolayısıyla, dava konusu düzenlemelerin, davalı idarece, davacı tarafından dava dilekçesinde öne sürülen hukuka aykırılık savlarının kabulü anlamına gelebilecek nedenle değil, dayanak alınan kanuni düzenlemedeki değişikliğin gereği olarak yürürlükten kaldırıldığının açık olduğu; Bu durumda; davalı idarelerin, davada haksız çıkan taraf olarak kabulüyle yargılama giderlerinden sorumlu tutulmasına hukuken olanak bulunmaması ve davada tarafların haklılık oranlarının tespitine yönelik bir değerlendirme yapılamaması nedeniyle, vekalet ücretine hükmedilmemesi ve tarafların yaptıkları yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılması gerektiği gerekçesiyle, vekalet ücretine hükmedilmemesine ve yargılama giderlerinin taraflar üzerinde bırakılmasına, karar verilmiştir. Temyiz Edenlerin İddiaları : Davacılar tarafından; dava konusu düzenlemenin idarece yürürlükten kaldırılmasının yargısal denetimine engel olamayacağı, yargılama giderlerinin hangi taraftan tahsil edileceğinin belirlenebilmesi için davanın açıldığı tarihteki hukuksal duruma göre hukuka uygunluk denetiminin yapılması gerektiği, yasama organı tarafından, yargı organınca hukuka aykırılığı ortaya konulan bir düzenlemenin kanun haline getirilmesi halinde dahi, adil yargılanma hakkının kullanılabilmesi için dava konusu ekli çizelgelerin yargısal denetiminin yapılmasının zorunlu olduğu, ayrıca, davanın açıldığı tarihte hukuka aykırılığı açık olan düzenlemenin, sonrasında kanun ile düzenlenmesi veya idarece başka nedenlerle yürürlükten kaldırılması halinde davanın açılmasına idarenin sebebiyet verdiği, bu durumlarda davacı aleyhlerine vekalet ücretine hükmedilmesinin
hukuka aykırı olduğu, nitekim Yargıtay'ın emsal kararlarında da kanun değişikliği sonucu ortaya çıkan yeni durum nedeniyle davacının yargılama giderlerinden sorumlu tutulamayacağının kabul edildiği, temyize konu kararda, yargılama giderleri taraflar üzerinde bırakılarak, kendilerinin dava açmakta haksız olduğu, aleyhlerine hüküm kurulduğu gibi bir sonuç ortaya çıktığı, dava konusu Tıpta Uzmanlık Kurulu kararının idarece değiştirildiği ve Danıştay Sekizinci Dairesinin dava konusu düzenlemelerin yürütmesinin durdurulmasına ilişkin kararı da dikkate alınarak lehlerine yargılama giderlerine hükmedilmesi gerektiği ileri sürülmektedir. Karşı Tarafın Savunmaları : Davalı idarelerden Sağlık Bakanlığı tarafından, Danıştay Sekizinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuş; diğer davalı Cumhurbaşkanlığı tarafından ise, savunma verilmemiştir. Danıştay Tetkik Hâkimi Ayyüce Okumuş'un Düşüncesi : Temyiz isteminin kısmen reddi ile Daire kararının karar verilmesine yer olmadığına ilişkin kısmının onanması, davacılar aleyhine yargılama giderlerine hükmedilmesine ilişkin kısmının ise bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İnceleme ve Gerekçe: Maddi Olay : Davacılar tarafından; Tıpta Uzmanlık Kurulunun, tıpta uzmanlık dallarının rotasyonlarını ve bu rotasyonların sürelerini belirleyen 21-22-23 Haziran 2010 tarih ve 21/82 sayılı kararının "Göğüs Hastalıkları" uzmanlık dalına ilişkin kısmı ile bu işlemin dayanağı olan, 18/07/2009 tarih ve 27292 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan, Tıpta ve Diş Hekimliğinde Uzmanlık Eğitimi Yönetmeliği'nin Ek-1 sayılı çizelgesinin 18. satırında yer alan Göğüs Hastalıkları uzmanlık ana dalının eğitim süresini 4 yıl olarak belirleyen düzenlemenin iptali istemiyle temyizen incelenen bu dava açılmıştır. Anılan Tıpta Uzmanlık Kurulu kararının dava konusu kısmı, 25/01/2011 tarih ve 154 sayılı Tıpta Uzmanlık Kurulu kararıyla iptal edilmiştir.
01/07/2011 tarih ve 27981 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Tıpta ve Diş Hekimliğinde Uzmanlık Eğitimi Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik' in 18. maddesi ile de dava konusu ek çizelge yürürlükten kaldırılmıştır. İlgili Mevzuat : 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesinin yargılama giderleri konusunda yollamada bulunduğu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Yargılama giderlerinin kapsamı" başlıklı 323. maddesinde; "Yargılama giderleri şunlardır: a) Celse, karar ve ilam harçları. b) Dava nedeniyle yapılan tebliğ ve posta giderleri. ... ğ) Vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekalet ücreti. h) Yargılama sırasında yapılan diğer giderler." ; "Yargılama giderlerinden sorumluluk" başlıklı 326. maddesinde; "(1) Kanunda yazılı hâller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilir. (2) Davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, mahkeme, yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştırır. ..." hükümlerine yer verilmiştir. 6100 sayılı Kanun'un 331. maddesinin 1. fıkrasında ise; "Davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmeder." kuralı yer almaktadır. Hukuki Değerlendirme : Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin 2. fıkrasında yer alan; " a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Dayandığı hukuksal nedenler ve gerekçesi yukarıda açıklanan Danıştay Sekizinci Dairesi kararının karar verilmesine yer olmadığına ilişkin kısmı, aynı gerekçe ile Kurulumuzca da uygun bulunmuş olup, temyiz
dilekçesinde ileri sürülen iddialar, kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Daire kararının, vekalet ücretine hükmedilmemesine ve yargılama giderlerinin taraflar üzerinde bırakılmasına ilişkin kısmına gelince; 2577 sayılı Kanun'un 2. maddesinde, düzenleyici veya bireysel bir işlem nedeniyle menfaati ihlal edilenler tarafından iptal davası açılabileceği belirtilerek, kişilere, dava açma yolu ile iddialarını yargı yerinde ileri sürme hakkı özel olarak düzenlenmiştir. Hukukumuzda, iptal davası açıldıktan sonra, yargılama faaliyeti devam ederken, kamu hizmetinin sürekliliği ve değişkenliği kapsamında idarece işlemin, yürürlükten kaldırılması, hukuk aleminde geçerliliğinin kalmaması ve artık işin esasının incelenmesinde menfaat görülmeyen hallerde davanın konusuz kaldığından söz edilmektedir. Davanın konusuz kaldığı durumlarda, yargı yerince dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilebileceği tabii olmakla birlikte, yargılama faaliyeti esnasında yapılan yargılama giderlerinin hangi tarafa yükletileceğinin de kararda ayrıca belirlenmesi gerekmektedir. Bu noktada, 6100 sayılı Kanun'un yukarıda metnine yer verilen 331. maddesine bakıldığında, davanın konusuz kalması halinde, hakime, davanın açıldığı zamandaki haklılık durumunu değerlendirerek yargılama giderlerine hükmetme konusunda takdir hakkı tanındığı görülmektedir. Dosyanın incelenmesinden; davacılar tarafından, menfaatlerini etkilediği ileri sürülerek, Tıpta Uzmanlık Kurulu kararı ile Tıpta ve Diş Hekimliğinde Uzmanlık Eğitimi Yönetmeliği'nin eki çizelgenin bazı kısımlarının iptali istemiyle bu davanın açıldığı, ancak davalı idareler tarafından, yargılama devam ederken, anılan Kurul kararı, sonraki tarihli bir Kurul kararıyla iptal edilerek, Yönetmelik eki çizelge ise sonraki tarihli Yönetmelik ile yürürlükten kaldırılarak, davada, esası incelenecek düzenleyici işlemlerin hukuk alemindeki varlıklarının sona erdirildiği, bu haliyle davanın konusuz kaldığı anlaşılmaktadır. 6100 sayılı Kanun hükümleri uyarınca, konusuz kalan bu davada yapılan yargılama giderlerinden sorumlu tutulacak tarafın belirlenmesi için yargı yerince, tarafların davanın açıldığı tarihteki haklılık durumunun irdelenmesi zorunludur. Somut olaya bakıldığında, davacılar tarafından düzenleyici işlemlerin hukuka aykırılığı iddiasında bulunulduğu, ancak sonrasında birtakım nedenlerle davalı idareler tarafından dava konusu düzenlemeler yürürlükten kaldırılmak suretiyle davanın konusuz bırakıldığı, bu haliyle davanın açılmasına davalı idarelerin sebebiyet verdiği görülmektedir.
Öte yandan, her ne kadar temyize konu Daire kararında, kanuni düzenlemedeki değişikliğin gereği olarak dava konusu işlemler yürürlükten kaldırıldığından davalı idarelerin, davada haksız çıkan taraf olarak kabulüne imkan bulunmadığı gerekçesine yer verilmiş ise de; davanın açıldığı tarihte söz konusu kanuni düzenlemenin mevcut olmadığı ve davacıların uygulaması devam eden düzenleyici işlemlere karşı dava açma hakkını kullandığı, ayrıca dava açma hakkını kötüye kullandıklarından da söz edilemeyeceği dikkate alındığında, kanuni düzenlemeye dayanılarak da olsa yaptığı işlemleri yürürlükten kaldıran davalı idarelerin davada haksız çıkan taraf olarak kabulü gerekmektedir. Yukarıda aktarılan hususlar birlikte değerlendirildiğinde; dava konusu düzenlemeleri yapan davalı idarelerin davanın açılmasına sebebiyet verdiği ve Anayasa'nın 36. maddesinde öngörülen hak arama hürriyeti kapsamında dava açan davacıların, davada haksız çıkan taraf olarak kabul edilemeyeceği, dolayısıyla, konusu kalmadığı için karar verilmesine yer olmadığına karar verilen bu davada, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davalı idarelere yüklenmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Bu durumda; temyize konu kararın, vekalet ücretine hükmedilmemesi ve yargılama giderlerinin taraflar üzerinde bırakılmasına ilişkin kısmında hukuka uyarlık bulunmamaktadır. Karar Sonucu : Açıklanan nedenlerle; 1. Davacıların temyiz isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine, 2. Danıştay Sekizinci Dairesinin temyize konu 27/02/2019 tarih ve E:2018/3420, K:2019/1449 sayılı kararının karar verilmesine yer olmadığına ilişkin kısmının onanmasına, 3. Anılan kararın, vekalet ücretine hükmedilmemesi ve yargılama giderlerinin taraflar üzerinde bırakılmasına ilişkin kısmının ise bozulmasına, 4. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Daireye gönderilmesine, 5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (onbeş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 11/06/2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Kararın kaynağı
- Resmî kaynak
- Kararın resmî tam metin kaydı ↗
- Resmî PDF içindeki yeri
- T.C. Danıştay Kararlar Dergisi · Sayı 4 (2020) · PDF sayfa 122–128
- Resmî metnin alındığı tarih
- Metin ve künye kontrolü
Bu kayıtta künye, kaynak metni ve metinden yapılan aktarım sunulmaktadır. Editoryal içtihat analizi veya makaleyle karşılaştırma yapılmış olduğu anlamına gelmez.
Kaynak bütünlük bilgisi
Seçilen karar metni SHA-256: 5bbef15b616d9f95010c8d41b10611fba70fca18b4fd9875e9968c7ab579bb63
Özgün dergi PDF dosyası SHA-256: e77beebe8266eb2dc749d1784440f412abb15c558274c6abf1f16f57483ca271
Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay bakımından hukuki görüş veya taahhüt niteliğinde değildir.
← İçtihat arşivine dönün