İdare Hukuku

İdari Dava Daireleri Kurulu: Subjektif Kazanımlar, Hukuki Güvenlik ve İdari İstikrar, Göreve Son Verme

Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, 2018/1077 E., 2019/5430 K., 11.11.2019

Kararın tam metnine geçin

Sitede yayın: · Metin ve künye kontrolü: . Karar tarihi yukarıdaki künyede ayrıca gösterilir.

RESMÎ YAYININ ÖZETİ

Resmî yayında kararın konusu

Resmî derginin anahtar kelimeleri: -Subjektif Kazanımlar, -Hukuki Güvenlik ve İdari İstikrar, -Göreve Son Verme

Aktarılan bölüm: Resmî dergi özeti (kararın PDF sayfaları 119-123).

İdarelerin yargı kararının gereğini yerine getirmeleri bir zorunluluk ise de, subjektif kazanımlar söz konusu olduğunda bu subjektif etki ve sonuçların korunmasının da hukuki güvenlik ve idari istikrar ilkelerinin gereği olduğu, bu nedenle davacının infaz koruma memurluğuna atanmasından yaklaşık 4 yıl sonra yargı kararının uygulandığından bahisle subjektif kazanımlarına son verecek şekilde görevine son verilmesi yolunda tesis edilen işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı hakkında.

Bu bölüm, kararı yayımlayan resmî kurumun hazırladığı özettir. Kararı veren heyetin gerekçesi ve varsa karşı oy, aşağıdaki tam metinde kendi yerleriyle birlikte okunmalıdır.

Tam metne erişim

Tam metindeki hüküm bölümünü inceleyin.

Resmî kararın tamamına geçin ↓

RESMÎ KARAR METNİ

Kararın tam metni

Resmî kaynağı aç

Bu kayıt resmî kaynak metnini ve künyesini sunar; ayrı bir editoryal içtihat çözümlemesi içermez. Dergideki özet ve anahtar kelimeler resmî yayıncıya aittir. Tam metin, belirtilen sayfa aralığındaki kararın varsa karşı oylarını da kapsar; sayfa üst ve alt bilgileri aktarım dışında tutulmuştur.

T.C. D A N I Ş T A Y İdari Dava Daireleri Kurulu Esas No : 2018/1077 Karar No : 2019/5430 Anahtar Kelimeler : -Subjektif Kazanımlar, -Hukuki Güvenlik ve İdari İstikrar, -Göreve Son Verme Özeti : İdarelerin yargı kararının gereğini yerine getirmeleri bir zorunluluk ise de, subjektif kazanımlar söz konusu olduğunda bu subjektif etki ve sonuçların korunmasının da hukuki güvenlik ve idari istikrar ilkelerinin gereği olduğu, bu nedenle davacının infaz koruma memurluğuna atanmasından yaklaşık 4 yıl sonra yargı kararının uygulandığından bahisle subjektif kazanımlarına son verecek şekilde görevine son verilmesi yolunda tesis edilen işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı hakkında. Temyiz Eden (Davalı): Adalet Bakanlığı Vekili : Av. … Karşı Taraf (Davacı) : … İstemin Konusu : İstanbul 9. İdare Mahkemesinin 12/10/2017 tarih ve E:2017/1742, K:2017/1726 sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Yargılama Süreci : Dava Konusu İstem : İstanbul-Bakırköy Metris 1 Nolu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nda İnfaz Koruma Memuru olarak görev yapan davacının, atamasının yapıldığı sözlü sınava ilişkin mahkeme kararının uygulanması gerekçe gösterilerek görevine son verilmesine dair 18/07/2013 tarih ve 93926 sayılı Adalet Bakanlığı işleminin iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : İstanbul 9. İdare Mahkemesinin 26/06/2014 tarih ve E:2013/2139, K:2014/1166 sayılı kararıyla; Davacının başarısız sayıldığı sözlü sınavın; sınav şeklinin usul ve yasal düzenlemelere uygun olmadığı, sözlü sınavın usulüne uygun olarak yapılmadığı gerekçesiyle Mahkemece iptal edildiği, Mahkeme kararında davacının doğrudan atanmasını gerektirecek bir hüküm bulunmadığı, daha açıkçası iptal kararının gerekçesinde sözlü sınavın usule uygun olarak yapılmadığının belirtildiği, nitekim mahkeme kararı gereğince yeniden yapılan sözlü sınavda da davacının başarısız olması halinde atanamama durumu olabilecekken, davalı idarece sözlü sınavda başarılı sayılarak atamasının yapıldığı ve yeniden bir sözlü sınav yapılmak suretiyle esasen mahkeme kararının gerekçesinin de yerine getirilmiş olduğu, Dolayısıyla atamasının dayanağının mahkeme kararı olmadığı sonucuna varılarak, infaz koruma memuru olarak atanması için ilgili yönetmelikte belirtilen şartları taşıyan davacının, sözlü sınavın iptaline yönelik Mahkeme kararının temyiz incelemesi sonucunda bozularak davanın reddine karar verildiğinden bahisle görevinin sona erdirilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle işlemin iptaline karar verilmiştir. Daire Kararının Özeti : Karar düzeltme aşamasında Danıştay Onikinci Dairesinin 30/05/2017 tarih ve E:2016/8417, K:2017/2799 sayılı kararıyla; Dava konusu olayda, davacının girmiş olduğu sözlü sınavın usulüne uygun yapılmadığı gerekçesiyle mahkemece iptal edilmesi üzerine yeniden sözlü sınava alınarak başarılı sayılması üzerine infaz koruma memuru olarak atamasının yapıldığı ancak anılan iptal kararının Danıştay Onikinci Dairesince bozulması üzerine mahkemece bozmaya uyularak verilen davanın reddine dair kararın uygulanması amacıyla davacının atamasının iptali ile görevine son verilmesi yolundaki dava konusu işlemin tesis edildiği, Davacının sözlü sınava yeniden alınmasının sebebinin mahkemece verilen iptal kararı olduğu, iptal kararının Danıştayca bozulması üzerine verilen davanın reddine ilişkin karar kesinleştiğinden dayanağı kalmayan 2. sözlü sınav neticesinde yapılan atama işleminin de hukuki dayanağının ortadan kalktığı, bu nedenle davacının atamasının iptaline dair işlemde hukuka aykırılık, aksi yoldaki mahkeme kararında hukuki isabet bulunmadığı sonucuna varılarak İstanbul 9. İdare Mahkemesinin 26/06/2014 tarih ve E:2013/2139, K:2014/1166 sayılı kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi Israr Kararının Özeti : İstanbul 9. İdare Mahkemesinin 12/10/2017 tarih ve E:2017/1742, K:2017/1726 sayılı kararıyla dava konusu işlemin iptali yolundaki ilk kararda ısrar edilmiştir. Temyiz Edenin İddiaları : Davalı idare tarafından, davacının açıktan infaz koruma memurluğu atamasının, mülakat sınavında başarısız sayılmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle açmış olduğu davada iptal kararı verilmesi üzerine, yeniden yapılan sözlü sınavda başarılı olarak Bakırköy Metris 1 Nolu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna İnfaz Koruma Memuru olarak yapıldığı, daha sonra anılan Mahkeme kararının temyiz incelemesi sonucunda Danıştayca bozulması üzerine Mahkemece bozma kararına uyularak davanın reddine karar verildiği, Mahkeme kararının uygulanması amacıyla tesis edilen işlemin mevzuata uygun olduğu belirtilerek, yasal dayanaktan yoksun davanın reddi gerektiği ileri sürülmektedir. Karşı Tarafın Savunması : Davacı tarafından, İdare Mahkemesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Danıştay Tetkik Hakimi Muhammed Şeker'in Düşüncesi : Temyiz isteminin reddi ile İstanbul 9. İdare Mahkemesince verilen ısrar kararının aynen onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İnceleme ve Gerekçe: Maddi Olay : Davacının, Bakırköy İlk Derece Mahkemesi Adalet Komisyonu Başkanlığı tarafından münhal bulunan infaz koruma memurluğu kadrosuna yapılacak olan açıktan atamalar için 29/03/2007 tarihinde başvurduğu ve 24-25-26/04/2007 tarihlerinde Bakırköy Adli Yargı Adalet Komisyonunca yapılan sözlü sınavdan (60) puan aldığı, daha sonra davacı tarafından aritmetik başarı ortalamasının (70) puanın altında kaldığından bahisle başarısız sayılması üzerine sözlü sınavdan başarısız sayılmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle İstanbul 3. İdare Mahkemesinin E:2008/643 esasına kayden dava açıldığı, anılan Mahkemenin 26/06/2009 tarih ve K:2009/1142 sayılı kararı ile davacının sözlü sınavda başarısız sayılmasına ilişkin işlemin iptaline karar verildiği, bu karar uyarınca davalı idarece 09/09/2009 tarihinde yeniden yapılan sözlü sınavda başarılı sayılan davacının 01/12/2009 tarihinde Metris 1 Nolu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz

Kurumuna atandığı, anılan mahkeme kararının Danıştay Onikinci Dairesinin 26/11/2012 tarih ve E:2009/8783, K:2012/9525 sayılı kararıyla bozulması üzerine, Mahkemece bozma kararına uyularak, 30/04/2013 tarih ve E:2013/822, K:2013/741 sayılı kararla davanın reddine karar verildiği, devam eden süreçte mahkeme kararının uygulanması amacıyla 18/07/2013 tarih ve 93926 sayılı Adalet Bakanlığı işlemiyle davacının görevine son verildiği ve bu işlemin iptali istemiyle temyizen bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. İlgili Mevzuat : Anayasa'nın "Cumhuriyetin nitelikleri" başlıklı 2. maddesinde, "Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk Devletidir."; "Mahkemelerin bağımsızlığı" başlıklı 138. maddesinin 4. fıkrasında da, "Yasama ve yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez." hükümlerine yer verilmiştir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Kararların sonuçları" başlıklı 28. maddesinin 1. fıkrasında ise, "Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idare, gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecburdur. Bu süre hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemez." hükmü yer almaktadır. Hukuki Değerlendirme: Anayasa Mahkemesi kararlarında, Anayasa’nın 2. maddesinde belirtilen hukuk devleti, "insan haklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, eylem ve işlemleri hukuka uygun olan, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, Anayasa’ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukuku tüm devlet organlarına egemen kılan, Anayasa ve yasalarla kendini bağlı sayan, yargı denetimine açık olan devlet" şeklinde tanımlanmıştır. Anayasa'nın 2. maddesinde Türkiye Cumhuriyeti'nin nitelikleri arasında sayılan hukuk devletinin en önemli unsurlarından birisi, "hukuki güvenlik ilkesi"dir. Hukuki güvenlik ilkesi, hukuk normlarının öngörülebilir olmasını, bireylerin tüm eylem ve işlemlerinde devlete güven duyabilmesini, devletin de yasal düzenlemelerde bu güven duygusunu zedeleyici yöntemlerden kaçınmasını gerekli kılar. Diğer bir ifadeyle hukuki güvenlik

ilkesi, kişilerin hukuksal ilişkiler kurarken tabi olacakları hukuk kurallarını önceden bilmeleri anlamına gelirken, "idari istikrar ilkesi" ise, bu kurallara dayanılarak kazanılan hakların korunacağı güvencesinin kişilere verilmesini ifade etmektedir. Anayasa'nın 138. ve 2577 sayılı Kanun'un 28. maddesi uyarınca idarenin yargı kararının gereğini yerine getirmesi bir zorunluluk ise de, subjektif kazanımlar söz konusu olduğunda, bu subjektif etki ve sonuçların korunması da yukarıda değinildiği üzere hukuki güvenlik ve idari istikrar ilkelerinin bir sonucudur. Uyuşmazlıkta; davacı, katıldığı ilk sözlü sınavın yargı kararıyla iptali sonrasında idarece yeniden yapılan sözlü sınav neticesinde infaz koruma memuru olarak atanmak suretiyle, bu statü gereği kişisel kazanımlar elde etmiştir. Bu durumda, davacının infaz koruma memuru olarak atanmasından yaklaşık dört yıl sonra yargı kararının uygulandığından bahisle, subjektif kazanımlarını ortadan kaldıracak şekilde, görevine son verilmesi yolunda tesis edilen işlemde hukuki güvenlik ve idari istikrar ilkelerine uyarlık bulunmamaktadır. Bu itibarla, dava konusu işlemin iptaline yönelik temyize konu ısrar kararında, sonucu itibarıyla hukuki isabetsizlik bulunmamaktadır. Karar Sonucu: Açıklanan nedenlerle; 1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine, 2. Dava konusu işlemin iptaline ilişkin İstanbul 9. İdare Mahkemesinin temyize konu 12/10/2017 tarih ve E:2017/1742, K:2017/1726 sayılı ısrar kararının yukarıda yer verilen gerekçe ile onanmasına, 3. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (onbeş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 11/11/2019 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi. KARŞI OY İstanbul 9. İdare Mahkemesinin 12/10/2017 tarih ve E:2017/1742, K:2017/1726 sayılı kararının Danıştay Onikinci Dairesinin 30/05/2017 tarih ve E:2016/8417, K:2017/2799 sayılı kararında yer alan gerekçe doğrultusunda bozulması gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz.

Kararın kaynağı

Resmî PDF içindeki yeri
T.C. Danıştay Kararlar Dergisi · Sayı 3 (2020) · PDF sayfa 119–123
Resmî metnin alındığı tarih
Metin ve künye kontrolü

Bu kayıtta künye, kaynak metni ve metinden yapılan aktarım sunulmaktadır. Editoryal içtihat analizi veya makaleyle karşılaştırma yapılmış olduğu anlamına gelmez.

Kaynak bütünlük bilgisi

Seçilen karar metni SHA-256: c32f378dbbbfd34e00993433e7640ca6ffc71b3e3e6c27f3d98364cbbb9da06f

Özgün dergi PDF dosyası SHA-256: a20a7d2a7ec4635687dd1d096086ad4ef64834024e631f2c12d45581e3e78862

← İçtihat arşivine dönün