İdare Hukuku

9. Daire: Ödeme Emri, Tebligat, Münasip Süre

Danıştay 9. Daire, 2022/1560 E., 2023/3080 K., 26.09.2023

Kararın tam metnine geçin

Sitede yayın: · Metin ve künye kontrolü: . Karar tarihi yukarıdaki künyede ayrıca gösterilir.

RESMÎ YAYININ ÖZETİ

Resmî yayında kararın konusu

Resmî derginin anahtar kelimeleri: -Ödeme Emri, -Tebligat, -Münasip Süre

Aktarılan bölüm: Resmî dergi özeti (kararın PDF sayfaları 546-550).

Ödeme emrine dayanak ihbarnamelerin; ilk tebliğ alındısında söz konusu adresin davacının yerleşim yeri adresi olmasına ve dava konusu ödeme emrinin de aynı yerleşim yeri adresinde tebliğ edilmesine rağmen adreste bilinmeyen şerhi düşülerek tebliğ zarfının idareye iade edilmesinden sonra 213 sayılı Kanun'un 14 ve 102. maddeleri uyarınca münasip bir süre beklenmeksizin 2 (iki) gün sonra ikinci kez tebliğe çıkarılması suretiyle yapılan tebligatın usulüne uygun olmadığı hakkında.

Bu bölüm, kararı yayımlayan resmî kurumun hazırladığı özettir. Kararı veren heyetin gerekçesi ve varsa karşı oy, aşağıdaki tam metinde kendi yerleriyle birlikte okunmalıdır.

Tam metne erişim

Tam metindeki hüküm bölümünü inceleyin.

Resmî kararın tamamına geçin ↓

RESMÎ KARAR METNİ

Kararın tam metni

Resmî kaynağı aç

Bu kayıt resmî kaynak metnini ve künyesini sunar; ayrı bir editoryal içtihat çözümlemesi içermez. Dergideki özet ve anahtar kelimeler resmî yayıncıya aittir. Tam metin, belirtilen sayfa aralığındaki kararın varsa karşı oylarını da kapsar; sayfa üst ve alt bilgileri aktarım dışında tutulmuştur.

T.C. D A N I Ş T A Y DOKUZUNCU DAİRE Esas No : 2022/1560 Karar No : 2023/3080 Anahtar Kelimeler : -Ödeme Emri, -Tebligat, -Münasip Süre Özeti : Ödeme emrine dayanak ihbarnamelerin; ilk tebliğ alındısında söz konusu adresin davacının yerleşim yeri adresi olmasına ve dava konusu ödeme emrinin de aynı yerleşim yeri adresinde tebliğ edilmesine rağmen adreste bilinmeyen şerhi düşülerek tebliğ zarfının idareye iade edilmesinden sonra 213 sayılı Kanun'un 14 ve 102. maddeleri uyarınca münasip bir süre beklenmeksizin 2 (iki) gün sonra ikinci kez tebliğe çıkarılması suretiyle yapılan tebligatın usulüne uygun olmadığı hakkında. . TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … VEKİLİ : Av. … KARŞI TARAF (DAVALI) : Mersin Vergi Dairesi Başkanlığı VEKİLİ : Av. … İSTEMİN KONUSU : Adana Bölge İdare Mahkemesi 1. Vergi Dava Dairesinin 15/12/2021 tarih ve E:2021/1801, K:2021/1995 sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava Konusu İstem: Davacı adına, vergi borçlarının tahsili amacıyla düzenlenen 18/02/2021 tarih ve 2021021866VvL0000001 sayılı ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti: Mersin 1. Vergi Mahkemesinin 17/09/2021 tarih ve E2021/348, K:2021/1427 sayılı kararıyla; dava konusu ödeme emrinin dayanağı ihbarnamelere ilişkin davacının adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresinde yapılan tebligatlara ait tebliğ zarfları ve tebligat pusulasının incelenmesinden, söz konusu pusulada tebliğ evrakının gönderildiği idareden alınabileceği

şerhinin yer almadığı, ayrıca, muhatabın adreste bulunamadığı belirtilmiş olmasına rağmen hangi sebeplerle bulunamadığına ilişkin açıklama içeren bir şerhin yer almadığı, dolayısıyla davacının adresine gidilen 16/11/2020 tarihi ile 18/11/2020 tarihleri arasındaki tayin olunan iki günlük sürenin de münasip bir süre olup olmadığına kanaat getirilemediği, buna göre söz konusu tebligatın 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 102/5. maddesinde hüküm altına alınan usullere uygun yapılmadığı anlaşıldığından ve usulüne uygun olarak tebliğ edilmeyen ihbarnameler içeriği tarhiyatların bu haliyle kesinleştiğinden söz edilemeyeceğinden, kesinleşmemiş amme alacaklarının takibi amacıyla düzenlenen dava konusu ödeme emrinde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi Kararının Özeti: Dava konusu ödeme emri içeriği kamu alacaklarına ilişkin ihbarnamelerin 16/11/2020 tarihinde davacının adres kayıt sisteminde yazılı adresinde tebliğe çıkarıldığı, tebliğ zarfına posta memuru tarafından vurulan kaşede "kapalı kapı ziline cevap veren olmadı" ve boşluk olan biçimde iki ayrı seçenek bulunduğu, boş kısma memur tarafından "adreste bilinmiyor" notu düşülerek zarfın iade edildiği, aynı adrese bu kez 18/11/2020 tarihinde tekrar tebliğe çıkıldığı, adrese yapılan bu ikinci tebligata ilişkin olarak düzenlenen tebliğ alındısının üzerine pusulanın kapıya yapıştırıldığını içeren bir şerh düşülmek suretiyle memur tarafından bu defa "adreste bulunamadı" notunun yazıldığı görüldüğünden davacının kapısına pusulanın yapıştırıldığı, posta memuru tarafından iki seferde de "kapalı kapı ziline cevap veren olmadı" kutucuğunun boş bırakılması sonucunda davacının adreste bulunamama nedeninin geçici nitelik taşımadığı anlaşılmakla bu halde her iki tebligat arasındaki iki günlük sürenin makul olduğu sonucuna varılarak dava konusu ödeme emri içeriği kamu alacaklarının usulüne uygun biçimde tebliğ edildiği halde dava açılmamak suretiyle tahakkuk ettiği ancak vadesinde ödenmediğinden tahsili amacıyla davacı adına düzenlenen dava konusu ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulüne, Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Dava konusu ödeme emrinin dayanağı ihbarnamelerin usulüne uygun tebliğ edilmediği, bu sebeple kesinleşmiş bir alacaktan söz edilemeyeceği iddiasıyla kararın bozulması istenilmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ UFUK UTKU GÜNDÜZ'ÜN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY: Davacı adına, vergi borçlarının tahsili amacıyla düzenlenen 18/02/2021 tarih ve 2021021866VvL0000001 sayılı ödeme emrinin iptali istenilmektedir. İLGİLİ MEVZUAT: 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 8. Maddesinde; hilafına bir hüküm bulunmadıkça bu kanunda yazılı müddetlerin hesaplanmasında ve tebliğlerin yapılmasında Vergi Usul Kanunu hükümlerinin tatbik olunacağı belirtilmiştir. 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun "Kanuni ve İdari Süreler" başlıklı 14. maddesinde; vergi muamelelerinde sürelerin vergi kanunları ile belli edildiği, Kanunda açıkça yazılı olmayan hallerde onbeş günden aşağı olmamak şartıyla bu süreyi, tebliğ yapacak olan idarenin belirleyeceği ifade edilmiştir. Aynı Kanun’un 102. maddesinde; tebliğ olunacak evrakı içeren zarfın posta idaresince muhatabına verileceği ve bu durumun muhatap ile posta memuru tarafından tebliğ alındısına tarih ve imza konulmak suretiyle tespit olunacağı, bu Kanun’un 101’inci maddesinin birinci fıkrasının (3) numaralı bendinde sayılan adrese tebliğe çıkılan hallerde, tebliğ yapılacak kişinin adresinde bulunamaması durumunda (Bulunamama durumu o adresten geçici ayrılmaları da kapsar.) durum, posta memuru tarafından tebliğ alındısı üzerine şerh ve imza edilerek, tebliğ evrakının gönderildiği idareye iade edileceği, bunun üzerine tebliği çıkaran merci tarafından tayin olunacak münasip bir süre sonra yeniden tebliğ çıkarılacağı, ikinci defa çıkarılan tebliğ evrakı da aynı sebeplerle tebliğ edilemezse, tebliğ evrakının gönderildiği idareden alınabileceği şerhini içeren bir pusulanın kapıya yapıştırılacağı, bu durumun, posta memuru tarafından tebliğ alındısı üzerine şerh ve imza edilerek, tebliğ evrakının, gönderildiği idareye iade edileceği, tebliğ evrakının pusulanın yapıştırıldığı tarihten itibaren on beş gün içerisinde muhatabı tarafından alınması hâlinde alındığı günde, bu süre içerisinde alınmaması

hâlinde ise on beşinci günde tebliğ yapılmış sayılacağı hükmüne yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Dosyanın incelenmesinden; hakkında düzenlenen vergi inceleme raporları uyarınca davacı adına cezalı tarhiyatlar yapılarak ihbarnameler düzenlendiği, söz konusu ihbarnamelerin tebliği için davacının adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresine ilk olarak 16/11/2020 tarihinde gidildiği ve "adreste bilinmiyor" şeklinde tebliğ zarfı üzerine şerh düşüldüğü, bunun üzerine 18/11/2020 tarihinde aynı adrese tekrar gidildiği ve bu sefer de "adreste bulunamadı" şeklinde şerh düşülerek adresin kapısına pusula yapıştırılmak suretiyle tebliğ edildiği, tebliğ olunan ihbarnamelerin dava konusu edilmeyerek ve vadesinde ödenmeyerek kesinleştiğinden bahisle söz konusu vergi borçlarının tahsili amacıyla düzenlenen 18/02/2021 tarih ve 2021021866VvL0000001 sayılı ödeme emrinin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Olayda, davacı konusu ödeme emrine dayanak ihbarnamelerin tebliğine ilişkin tebliğ alındısı incelendiğinde, söz konusu tebliğ alındısında belirtilen davacı yerleşim yeri adresi ile dava konusu ödeme emrinin tebliğ alındısında belirtilen yerleşim yeri adresinin aynı olduğu ve aynı adrese tebligat yapıldığı, hatta idare tarafından ödeme emri tebliğinde yerleşim yeri adresi olarak başka bir adres yazılmasına rağmen daha sonra aynı evrak üzerinde adresin düzeltilerek davacının ikametgah adresi olan 75. Yıl Mah. 40666 Sk. Palma 2 … Blok K. No: … olarak adresin düzeltildiği, hatta davacıya idare tarafından yapılan bilgi isteme yazısının da söz konusu adrese tebliğ edildiği ve davacının da dava dilekçesinde aynı adresi yerleşim yeri adresi olarak bildirdiği ve anılan adreste davacıya tebliğ edilen ödeme emrine karşı süresinde dava açtığı anlaşılmıştır. Bu durumda, dava konusu ödeme emrine dayanak ihbarnamelerin ilk tebliğ alındısında söz konusu adresin davacının yerleşim yeri adresi olmasına rağmen adreste davacı bilinmiyor şerhi düşülerek tebliğ zarfının idareye iade edildiği, daha sonra aynı adrese 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 14 ve 102. maddeleri uyarınca münasip bir süre beklenmeksizin 2 (iki) gün sonra ihbarnamelerin ikinci kez tebliğe çıkarıldığı, davalı idare tarafından aynı adrese tebliğe çıkarılan dava konusu ödeme emrinin davacıya tebliğ edildiği de görüldüğünden, adreste bulunamama halinin geçici nitelik taşıdığı ve iki tebligat arasında beklenilen sürenin makul kabul edilemeyeceği, münasip süre beklenmeksizin yapılan bu tebligatın usulüne uygun yapılmadığı anlaşıldığından, ihbarnamelerin usulsüz tebliğ edilmesi nedeniyle usulüne uygun kesinleşmeyen vergi

borçlarına yönelik tanzim edilen dava konusu ödeme emrinde hukuka uygunluk görülmediğinden, davayı kabul eden Vergi Mahkemesi kararına karşı davalı idare tarafından yapılan istinaf başvurusunu kabul ederek davayı reddeden Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; Davacının temyiz isteminin kabulüne, Adana Bölge İdare Mahkemesi 1. Vergi Dava Dairesinin 15/12/2021 tarih ve E:2021/1801, K:2021/1995 sayılı kararının BOZULMASINA, Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Adana Bölge İdare Mahkemesi 1. Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 26/09/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Kararın kaynağı

Resmî PDF içindeki yeri
T.C. Danıştay Kararlar Dergisi · Sayı 15 (2024) · PDF sayfa 546–550
Resmî metnin alındığı tarih
Metin ve künye kontrolü

Bu kayıtta künye, kaynak metni ve metinden yapılan aktarım sunulmaktadır. Editoryal içtihat analizi veya makaleyle karşılaştırma yapılmış olduğu anlamına gelmez.

Kaynak bütünlük bilgisi

Seçilen karar metni SHA-256: e4af8708eb91e055d09c9d6592a862b5fd18af31d1f0ae3a9ec39b13d8e2c536

Özgün dergi PDF dosyası SHA-256: 09cab84b729871992e9b939c458db6e4cddbc8e5ac152e3218f4a68741f17210

← İçtihat arşivine dönün