İdare Hukuku

9. Daire: 2577 Sayılı Kanun’un 53/1-h Maddesi, Yargılanmanın Yenilenmesi, Olağanüstü Kanun Yolu, Hukuki İstikrar

Danıştay 9. Daire, 2021/4616 E., 2022/4377 K., 28.09.2022

Kararın tam metnine geçin

Sitede yayın: · Metin ve künye kontrolü: . Karar tarihi yukarıdaki künyede ayrıca gösterilir.

RESMÎ YAYININ ÖZETİ

Resmî yayında kararın konusu

Resmî derginin anahtar kelimeleri: -2577 Sayılı Kanun’un 53/1-h Maddesi, -Yargılanmanın Yenilenmesi, -Olağanüstü Kanun Yolu, -Hukuki İstikrar

Aktarılan bölüm: Resmî dergi özeti (kararın PDF sayfaları 764-769).

Temyiz yolunun kullanılıp kullanılmamasına göre farklı yönde kesinleşen iki ayrı kararın yargılamanın yenilenmesi sebebi olarak kabul edilmesinin olağan kanun yollarının kullanılıp kullanılmamasına göre oluşan ve birçok kez karşılaşılan içtihat farklılıklarının olağanüstü kanun yolu olan yargılamanın yenilenmesi sebebi olarak kabul edilmesi sonucunu ortaya çıkaracağı, bu durumun da hukuki istikrar ilkesi ile bağdaşmayacağı hakkında.

Bu bölüm, kararı yayımlayan resmî kurumun hazırladığı özettir. Kararı veren heyetin gerekçesi ve varsa karşı oy, aşağıdaki tam metinde kendi yerleriyle birlikte okunmalıdır.

Tam metne erişim

Tam metindeki hüküm bölümünü inceleyin.

Resmî kararın tamamına geçin ↓

RESMÎ KARAR METNİ

Kararın tam metni

Resmî kaynağı aç

Bu kayıt resmî kaynak metnini ve künyesini sunar; ayrı bir editoryal içtihat çözümlemesi içermez. Dergideki özet ve anahtar kelimeler resmî yayıncıya aittir. Tam metin, belirtilen sayfa aralığındaki kararın varsa karşı oylarını da kapsar; sayfa üst ve alt bilgileri aktarım dışında tutulmuştur.

T.C. D A N I Ş T A Y DOKUZUNCU DAİRE Esas No : 2021/4616 Karar No : 2022/4377 Anahtar Kelimeler : -2577 Sayılı Kanun’un 53/1-h Maddesi, -Yargılanmanın Yenilenmesi, -Olağanüstü Kanun Yolu, -Hukuki İstikrar Özeti : Temyiz yolunun kullanılıp kullanılmamasına göre farklı yönde kesinleşen iki ayrı kararın yargılamanın yenilenmesi sebebi olarak kabul edilmesinin olağan kanun yollarının kullanılıp kullanılmamasına göre oluşan ve birçok kez karşılaşılan içtihat farklılıklarının olağanüstü kanun yolu olan yargılamanın yenilenmesi sebebi olarak kabul edilmesi sonucunu ortaya çıkaracağı, bu durumun da hukuki istikrar ilkesi ile bağdaşmayacağı hakkında. TEMYİZ EDEN (DAVALI) :İzmir Vergi Dairesi Başkanlığı (Aliağa Vergi Dairesi Müdürlüğü) VEKİLİ : Av. … KARŞI TARAF (DAVACI) : … İSTEMİN KONUSU : İzmir 1. Vergi Mahkemesinin 07/06/2021 tarih ve E:2021/402, K:2021/712 sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava Konusu İstem: Davacı adına, … Dış Ticaret A.Ş.’nin vadesinde ödenmeyen 2010/Ocak, Şubat dönemlerine ait katma değer vergisine ilişkin borçlarının kanuni temsilci sıfatıyla tahsili amacıyla düzenlenen 07/04/2010 tarih ve 20100407665030000012,13 sayılı ödeme emirlerinin iptali istemiyle açılan davada verilen İzmir 1. Vergi Mahkemesinin 07/04/2011 tarih ve E:2010/1287, K:2011/543 sayılı ret kararının Danıştay 9. Dairesinin 11/03/2014 tarih ve E:2011/6115,

K:2014/907 sayılı kararıyla bozulması üzerine, ilk kararda ısrar edilerek verilen ve temyiz edilmeksizin kesinleşen İzmir 1. Vergi Mahkemesinin 31/03/2016 tarih ve E:2015/1089, K:2016/581 sayılı kararının yargılamanın yenilenmesi yoluyla kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesi istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti: İzmir 1. Vergi Mahkemesinin 07/06/2021 tarih ve E:2021/402, K:2021/712 sayılı kararıyla; … Dış Ticaret A.Ş.’nin vadesinde ödenmeyen 2010/Ocak, Şubat dönemlerine ait katma değer vergisi borçlarından dolayı kanuni temsilcisi sıfatıyla davacı adına düzenlenen 07/04/2010 tarih 201004076650300000012, 13 sayılı ödeme emirlerinin iptali istemiyle açılan davada, Mahkemelerinin 07/04/2011 tarih ve E:2010/1287 K:2011/543 sayılı kararıyla davanın reddine karar verildiği, anılan kararın Danıştay 9. Dairesinin 11/03/2014 tarih ve E:2011/6115, K:2014/907 sayılı kararıyla bozulmasına üzerine,31/03/2016 tarih ve E:2015/1089, K:2016/581 sayılı kararla ilk kararda ısrar edilerek davanın reddine karar verildiği ve bu kararın temyiz edilmeksizin kesinleştiği, aynı şirketin vadesinde ödenmeyen 2009/Haziran, Temmuz, Eylül, Aralık dönemlerine ait katma değer vergisi ve damga vergisi borçlarından dolayı kanuni temsilcisi sıfatıyla davacı adına düzenlenen 07/04/2010 tarih ve 201004076650300000005, 6, 7, 8, 9, 10, 11 ve 16 sayılı ödeme emirlerinin iptali istemiyle açılan davada da Mahkemelerinin 07/04/2011 tarih ve E:2010/1286 K:2011/542 sayılı kararıyla davanın reddine karar verildiği, anılan kararın Danıştay 9. Dairesinin 11/03/2014 tarih ve E:2011/6114, K:2014/906 sayılı kararıyla bozulmasına üzerine, 31/03/2016 tarih ve E:2016/355, K:2016/580 sayılı kararla ilk kararda ısrar edilerek davanın reddine karar verildiği, bu kararın temyizi üzerine Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu'nun 28/12/2016 tarih ve E:2016/938, K:2016/1335 sayılı kararıyla; davacının dava konusu ödeme emri içeriği amme alacağının ait olduğu dönemde şirketin yönetim kurulu üyeliği bulunmadığı gibi şirketi temsile yetkili kılındığına dair herhangi bir belge de bulunmadığı gerekçesiyle, kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına düzenlenen ödeme emrine karşı açılan davanın reddi yolundaki ısrar kararının bozulmasına karar verildiği, bozma kararı üzerine Mahkemelerince dava konusu ödeme emirlerinin iptaline ilişkin 21/04/2017 tarih ve E:2017/341, K:2017/476 sayılı kararın temyizi üzerine Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunun 11/10/2017 tarih ve E:2017/541, K:2017/480 sayılı kararıyla, temyiz isteminin reddedildiği ve anılan kararın kesinleştiği, bu durum üzerine davacı tarafından, tarafları, konusu ve sebebi aynı olan Mahkemelerinin 31/03/2016 tarih ve

E:2015/1089, K:2016/581 sayılı kararına aykırı yeni bir kararın verilmesine neden olabilecek kanuni bir dayanak yokken 21/04/2017 tarih ve E:2017/341, K:2017/476 sayılı kararla önceki ilamın hükmüne aykırı bir karar verilmesi ve yargılamanın yenilenmesi isteminin 10 yıllık yasal sürede yapılmış olması karşısında, 2577 sayılı Yasanın 53/1-h maddesi uyarınca yargılamanın yenilenmesi isteminin kabulünün gerektiği, davacının dava konusu ödeme emirleri içeriği kamu alacağının ait olduğu dönemde yönetim kurulu üyeliği bulunmadığı gibi şirketi temsile yetkili kılındığına dair herhangi bir belge bulunmadığından dava konusu ödeme emirlerinde hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle yargılamanın yenilenmesi isteminin kabulüne, Mahkemelerinin 31/03/2016 tarih ve E:2015/1089, K:2016/581 sayılı kararının kaldırılmasına ve dava konusu ödeme emirlerinin iptaline karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: … Dış Ticaret A.Ş.’nin vadesinde ödenmeyen vergi borçlarından dolayı şirketin yönetim kurulu üyesi olan davacı adına ödeme emirleri düzenlendiği, şirketin kendi beyanı üzerine tahakkuk eden vadesi geçmiş vergi borçlarını tebliğ edilen ödeme emrine rağmen ödemediği, şirketin haczedilen malvarlığının değerlemesi sonucu tespit edilen değerlerin amme alacağını karşılamadığının anlaşıldığı, yapılan işlemlerin yasal ve yerinde olduğu, davacının yargılamanın yenilenmesi isteminin yasal dayanaktan yoksun olduğu iddialarıyla kararın bozulması istenilmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ G. YELDA AYAZMA'NIN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY: Davacı adına, … Dış Ticaret A.Ş.’nin vadesinde ödenmeyen 2010/Ocak, Şubat dönemlerine ait katma değer vergisine ilişkin borçlarının kanuni temsilci sıfatıyla tahsili amacıyla düzenlenen 07/04/2010 tarih ve 20100407665030000012,13 sayılı ödeme emirlerinin iptali istemiyle açılan davada verilen İzmir 1. Vergi Mahkemesinin 07/04/2011 tarih ve E:2010/1287, K:2011/543 sayılı ret kararının Danıştay 9. Dairesinin

11/03/2014 tarih ve E:2011/6115, K:2014/907 sayılı kararıyla bozulması üzerine, ilk kararda ısrar edilerek verilen ve temyiz edilmeksizin kesinleşen İzmir 1. Vergi Mahkemesinin 31/03/2016 tarih ve E:2015/1089, K:2016/581 sayılı kararının yargılamanın yenilenmesi yoluyla kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesi istenilmektedir. İLGİLİ MEVZUAT: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 53. maddesinde; "1-Danıştay ile bölge idare, idare ve vergi mahkemelerinden verilen kararlar hakkında, aşağıda yazılı sebepler dolayısıyla yargılamanın yenilenmesi istenebilir. a) Zorlayıcı sebepler dolayısıyla veya lehine karar verilen tarafın eyleminden doğan bir sebeple elde edilemeyen bir belgenin kararın verilmesinden sonra ele geçirilmiş olması, b) Karara esas olarak alınan belgenin, sahteliğine hükmedilmiş veya sahte olduğu mahkeme veya resmî bir makam huzurunda ikrar olunmuş veya sahtelik hakkındaki hüküm karardan evvel verilmiş olup da, yargılamanın yenilenmesini isteyen kimsenin karar zamanında bundan haberi bulunmamış olması, c) Karara esas olarak alınan bir ilâm hükmünün, kesinleşen bir mahkeme kararıyla bozularak ortadan kalkması, d) Bilirkişinin kasıtla gerçeğe aykırı beyanda bulunduğunun mahkeme kararıyla belirlenmesi, e) Lehine karar verilen tarafın, karara etkisi olan bir hile kullanmış olması, f) Vekil veya kanuni temsilci olmayan kimseler ile davanın görülüp karara bağlanmış bulunması, g) Çekinmeye mecbur olan başkan, üye veya hakimin katılmasıyla karar verilmiş olması, h) Tarafları, konusu ve sebebi aynı olan bir dava hakkında verilen karara aykırı yeni bir kararın verilmesine neden olabilecek kanuni bir dayanak yokken, aynı mahkeme yahut başka bir mahkeme tarafından önceki ilamın hükmüne aykırı bir karar verilmiş bulunması, ı) Hükmün, İnsan Haklarını ve Ana Hürriyetleri Korumaya Dair Sözleşmenin veya eki protokollerin ihlâli suretiyle verildiğinin, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kesinleşmiş kararıyla tespit edilmiş olması veya hüküm aleyhine Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine yapılan başvuru hakkında dostane çözüm ya da tek taraflı deklarasyon sonucunda düşme kararı verilmesi,

2-Yargılamanın yenilenmesi istekleri esas kararı vermiş olan mahkemece karara bağlanır..." 3- Yargılamanın yenilenmesi süresi, (1) numaralı fıkranın (h) bendinde yazılı sebep için on yıl, (1) numaralı fıkranın (ı) bendinde yazılı sebep için Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararının kesinleştiği tarihten itibaren bir yıl ve diğer sebepler için altmış gündür. Bu süreler, dayanılan sebebin istemde bulunan yönünden gerçekleştiği tarihi izleyen günden başlatılarak hesaplanır..." hükümlerine yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Olayda; … Dış Ticaret A.Ş.’nin vadesinde ödenmeyen 2010/Ocak, Şubat dönemlerine ait katma değer vergisine ilişkin borçlarının kanuni temsilci sıfatıyla tahsili amacıyla düzenlenen 07/04/2010 tarih ve 20100407665030000012 ve 20100407665030000013 sayılı ödeme emirlerinin iptali istemiyle açılan davada verilen İzmir 1. Vergi Mahkemesinin 07/04/2011 tarih ve E:2010/1287, K:2011/543 sayılı ret kararının Danıştay 9. Dairesinin 11/03/2014 tarih ve E:2011/6115, K:2014/907 sayılı kararıyla bozulması üzerine, ilk kararda ısrar edilerek verilen ve temyiz edilmeksizin kesinleşen İzmir 1. Vergi Mahkemesinin 31/03/2016 tarih ve E:2015/1089, K:2016/581 sayılı kararının yargılamanın yenilenmesi yoluyla kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesi istenilmiş ve Vergi Mahkemesince 2577 sayılı Kanunun 53. maddesinin (h) bendi uyarınca yargılamanın yenilenmesine karar verildiği görülmüşse de; anılan maddede yer alan kuralın uygulanabilmesi için, tarafları, konusu ve sebebi aynı olan dava hakkında verilen karara aykırı yeni bir karar verilmesi yani her iki kararın aynı vergi türüne ve dönemine ait olması gerekmekte olup, farklı dönem, farklı vergi türü ve sebeplere ilişkin olarak verilen ve davacı tarafından temyiz yolunun kullanılıp kullanılmamasına göre farklı yönde kesinleşen iki ayrı kararın yargılamanın yenilenmesi sonucunu doğurmayacağı ortadadır. Aksi durumun kabulü halinde olağan kanun yollarının kullanılıp kullanılmamasına göre oluşan ve bir çok kez karşılaşılan içtihat farklıklarının olağanüstü kanun yolu olan yargılamanın yenilenmesi sebebi olarak kabul edilmesi gibi bir sonuç ortaya çıkaracağı, bu durumun da hukuki istikrar ilkesi ile bağdaşmayacağı açıktır. Bu nedenle; Vergi Mahkemesince 2577 sayılı Kanunun 53. maddesinin (h) bendinde yer verilen şartın oluştuğu gerekçesiyle verilen kararda hukuka uyarlık bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davalının temyiz isteminin kabulüne, 2. İzmir 1. Vergi Mahkemesinin 07/06/2021 tarih ve E:2021/402, K:2021/712 sayılı kararının BOZULMASINA, 3. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 28/09/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kararın kaynağı

Resmî PDF içindeki yeri
T.C. Danıştay Kararlar Dergisi · Sayı 12 (2023) · PDF sayfa 764–769
Resmî metnin alındığı tarih
Metin ve künye kontrolü

Bu kayıtta künye, kaynak metni ve metinden yapılan aktarım sunulmaktadır. Editoryal içtihat analizi veya makaleyle karşılaştırma yapılmış olduğu anlamına gelmez.

Kaynak bütünlük bilgisi

Seçilen karar metni SHA-256: 8990f503945d4e44cb06f56837204e4d74c73708319f1866cc4984959537f729

Özgün dergi PDF dosyası SHA-256: 6d9a101048becdbb6a24ce905b780818fe9084265151f06d30567221d5bfe636

← İçtihat arşivine dönün