Vergi ve Gümrük Hukuku

9. Daire: İcra Tahsil Harcı, Görev, Vergi Mahkemesinin Görevli Olduğu

Danıştay 9. Daire, 2020/4631 E., 2021/5377 K., 11.11.2021

Kararın tam metnine geçin

Sitede yayın: · Metin ve künye kontrolü: . Karar tarihi yukarıdaki künyede ayrıca gösterilir.

RESMÎ YAYININ ÖZETİ

Resmî yayında kararın konusu

Resmî derginin anahtar kelimeleri: -İcra Tahsil Harcı, -Görev, -Vergi Mahkemesinin Görevli Olduğu

Aktarılan bölüm: Resmî dergi özeti (kararın PDF sayfaları 641-645).

Maktu olarak alınması gerekirken nispi oranda tahsil edilen icra tahsil harcının fazladan tahsil edilen kısmının iade istemiyle idareye yapılan başvurunun reddine ilişkin uyuşmazlığın görüm ve çözüm yerinin vergi mahkemesi olduğu hakkında.

Bu bölüm, kararı yayımlayan resmî kurumun hazırladığı özettir. Kararı veren heyetin gerekçesi ve varsa karşı oy, aşağıdaki tam metinde kendi yerleriyle birlikte okunmalıdır.

Tam metne erişim

Tam metindeki hüküm bölümünü inceleyin.

Resmî kararın tamamına geçin ↓

RESMÎ KARAR METNİ

Kararın tam metni

Resmî kaynağı aç

Bu kayıt resmî kaynak metnini ve künyesini sunar; ayrı bir editoryal içtihat çözümlemesi içermez. Dergideki özet ve anahtar kelimeler resmî yayıncıya aittir. Tam metin, belirtilen sayfa aralığındaki kararın varsa karşı oylarını da kapsar; sayfa üst ve alt bilgileri aktarım dışında tutulmuştur.

T.C. D A N I Ş T A Y DOKUZUNCU DAİRE Esas No : 2020/4631 Karar No : 2021/5377 Anahtar Kelimeler : -İcra Tahsil Harcı, -Görev, -Vergi Mahkemesinin Görevli Olduğu Özeti : Maktu olarak alınması gerekirken nispi oranda tahsil edilen icra tahsil harcının fazladan tahsil edilen kısmının iade istemiyle idareye yapılan başvurunun reddine ilişkin uyuşmazlığın görüm ve çözüm yerinin vergi mahkemesi olduğu hakkında. TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Kablo Tesisleri Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi VEKİLİ : Av. … KARŞI TARAF (DAVALI) : Hisar Veraset ve Harçlar Vergi Dairesi Müdürlüğü İSTEMİN KONUSU : İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 5. Vergi Dava Dairesinin 13/12/2019 tarih ve E:2019/4458, K:2019/5085 sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava Konusu İstem: Davacı tarafından, Asliye Hukuk Mahkemesinde açtığı kamulaştırmasız el atma davası nedeniyle lehine hükmedilen bedelin tahsili için başlattığı icra takibi üzerine, icra müdürlüğünce tahsil edilen alacaklardan Kamulaştırma Kanunu geçici 6. maddesi uyarınca, maktu oranda icra tahsil harcı alınması gerekirken sehven nispi oranda harç tahsil edildiği ileri sürülerek, fazladan tahsil edilen 442.019,22 TL tutarındaki icra tahsil harcının iadesi için davalı idareye yapılan başvurunun reddine ilişkin 17/05/2019 tarih ve 419796 sayılı işlemin iptali ve ödenen tutarın faizi ile birlikte iadesi istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti: İstanbul 3. Vergi Mahkemesi'nin 03/07/2019 tarih ve E:2019/1315, K:2019/1318 sayılı

kararı ile; Uyuşmazlık Mahkemesi'nin 03.05.2010 tarih ve E:2009/108, K:2010/98 sayılı emsal kararında, uyuşmazlığın icra müdürlüğünce tahsil edilen harçtan kaynaklandığı ve tahsil harcının iadesi işleminin adli yargılamanın bir parçası olduğu, 2576 sayılı Kanun'un 6. maddesinde sayılan, Vergi Mahkemelerinin görevleri arasında sayılan vergi, resim, harç ile benzeri mali yükümler ve bunların zam ve cezaları ile tarifelerine ilişkin bulunmadığı gerekçesiyle adli yargının görevli olduğuna karar verildiği, bu durumda icra dairesi aracılığıyla gerçekleştirilen harç tahsili işleminin iptali ve harç tutarının iadesi istemine ilişkin bu davanın görüm ve çözümünün adli yargı yerine ait olması nedeniyle işin esası incelenemeyeceğinden davanın görev yönünden reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi Kararının Özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu ve kararın kaldırılmasını gerektiren başka bir neden de bulunmadığı belirtilerek istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Dava konusu işlemin icra müdürlüğünün harç tahsil etme işlemi olmadığı, vergi dairesince tesis edilen ret işleminin iptali istemi olduğu, kaldı ki İcra Müdürlüğünce de harcın sehven alındığının kabul edildiği ve davalı idareye başvurularak fazladan tahsil edilen tutarın taraflarına iade edilmesinin istenilmesine karşın davalı idarece Kamulaştırma Kanunu geçici 6. maddesi hükmü hiçe sayılarak bu istem redddedilerek dava konusu işlemin tesis edildiği, bu nedenle vergi mahkemesinin görevli olduğu iddialarıyla kararın bozulması istenilmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Yasal dayanaktan yoksun olan temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ BETÜL VURAL'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Davacı tarafından, Asliye Hukuk Mahkemesinde açtığı kamulaştırmasız el atma davası nedeniyle lehine hükmedilen bedelin tahsili için başlattığı icra takibi üzerine, icra müdürlüğünce tahsil edilen alacaklardan Kamulaştırma Kanunu geçici 6. maddesi uyarınca, maktu

oranda icra tahsil harcı alınması gerekirken sehven nispi oranda harç tahsil edildiği ileri sürülerek, fazladan tahsil edilen 442.019,22 TL tutarındaki icra tahsil harcının iadesi için davalı idareye yapılan başvurunun reddine ilişkin 17/05/2019 tarih ve 419796 sayılı işlemin iptali ve ödenen tutarın faizi ile birlikte iadesi istemine ilişkindir. İLGİLİ MEVZUAT: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "İdari Dava Türleri ve İdari Yargı Yetkisinin Sınırı" başlıklı 2'nci maddesinin 1/a bendinde, idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan davaların iptal davaları oldukları belirtilmiştir. İdarelerin, kamu hizmetinin yürütülmesinde, kamu gücü kullanarak tek yanlı irade açıklamalarıyla yaptıkları işlemler, idari işlemler olarak tanımlanmaktadır. Bu tanıma göre, idari yargı yerlerinde iptal davasına konu edilecek hukuksal işlemlerin, öncelikle, kamu idaresinin işlemi olması, kamu hizmetinin yürütülmesi amacıyla tesis edilmesi, kamu idaresinin tek yanlı irade açıklamasına dayanması ve nihayet kesin ve icrai nitelikte olması gerekmektedir. İdari yargı sistemi içinde yer alan Vergi Mahkemelerinin görevleri; kuruluş kanunu olan 2576 sayılı Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanunun 6'ncı maddesinde sayılmış; genel bütçe, il özel idareleri, belediye ve köylere ait vergi, resim ve harçlar ile benzeri mali yükümler ve bunların zam ve cezaları ile tarifelere ilişkin davaları, bu konularda 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun uygulanmasına ilişkin davaları ve diğer kanunlarla verilen işleri çözümleyeceği hüküm altına alınmıştır. Bir kısım kamu hizmetlerinden yararlananlar tarafından, bu hizmetin maliyetine, kanunla belirlenen miktar veya oranlarda katılmak üzere ödenen kamu geliri niteliğindeki harçlar, Anayasanın 73'üncü maddesi uyarınca mali yükümlülük kapsamına girdiğinden, bunların tahsiline ilişkin davalarla birlikte gereksiz olarak ödendiği ya da kanuna ve usule aykırı olarak tahsil edildiği iddiasıyla idareye karşı açılacak davaların da niteliği gereği idari yargı yerlerinde görülüp çözümlenmeleri gerekmektedir. Devletin, icra hukukundaki faaliyetine karşılık aldığı para olarak tanımlanan "İcra ve İflas Harçları" 492 sayılı Harçlar Kanununun birinci kısmında, yargı harçları bölümünde, 2-37'nci maddelerde düzenlenmiş, (1) sayılı Tarifenin yargı harçları kısmının (B/1) bölümünde söz konusu harçlar, icra takibi sırasında ve takibin niteliğine göre başvurma harcı, peşin harç,

icra tahsil harcı ve yerine getirme harcı olarak sınıflandırılmıştır. Aynı Yasanın 26'ncı maddesinde yargı harçlarının, harca konu işlemleri yapan mahkeme veya daire tarafından alınacağı, 28'inci maddesinde icra takiplerinde icra tahsil harcının, alacağın ödenmesi sırasında; ödeme yapılmayan hallerde harç alacağının doğduğu tarihinden itibaren 15 gün içinde ödeneceği, harç alacağının, icranın yerine getirilmesiyle doğacağı belirtilmiştir. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 15'inci maddesinin birinci fıkrasında; icra ve iflas harçlarının kanunla tayin edileceği, kanunda hilafı yazılı değilse, bütün harç ve masrafların borçluya ait olup neticede ayrıca hüküm ve takibe hacet kalmaksızın tahsil olunacağı; 16’ncı maddesinde de kanunun hallini mahkemeye bıraktığı hususlar müstesna olmak üzere, icra ve iflas dairelerinin yaptığı muameleler hakkında, kanuna muhalif olmasından veya hadiseye uygun bulunmamasından dolayı tetkik merciine şikayet olunabileceği hükümleri yer almıştır. Kesinleşen bir alacağın tahsilinin, Devlet eliyle sağlanması için oluşturulan kurumlar olarak nitelendirilen "İcra Müdürlükleri"nin usul ve yasaya aykırı işlemlerinden zarar gören; sadece alacaklı ve borçlu değil hukuki yararı olan herkese tanınmış olan “şikayet” müessesesi, kural olarak kanunda öngörülen süre içerisinde icra hukuk mahkemesine yapılan, icra takip hukukuna özgü bir yoldur. Şikayetteki amaç, hatalı olan icra işlemlerinin düzeltilmesi olduğundan, icra mahkemesi, dosya üzerinden yapacağı inceleme sonucunda, icra müdürlüğünün işlemini yasaya uygun bularak şikayeti reddedebileceği gibi icra müdürlüğü işlemini iptal etme, kaldırma veya talep edilen işlemin icra müdürlüğünce yerine getirilmesine şeklinde karar verebilmekte olup düzenlemenin; ilgili memurların, İcra ve İflas Kanununun uygulanması çerçevesinde gerçekleştirdikleri işlemlerin, icra dosyası üzerinden, icra tetkik merciince denetlenmesinin sağlanmasına yönelik olduğu açıktır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME Olayda, davacı tarafından Asliye Hukuk Mahkemesinde açtığı kamulaştırmasız el atma davası nedeniyle lehine hükmedilen bedelin tahsili için başlattığı icra takibi üzerine, İcra Müdürlüğünce tahsil edilen alacaklardan Hazine adına, Hisar Veraset Ve Harçlar Vergi Dairesi Müdürlüğü hesabına yatırılmak üzere İstanbul 9. İcra Müdürlüğü aracılığıyla sorumlu sıfatıyla fazladan tahsil edildiği ileri sürülen harcın ret ve iadesi istemiyle, adı geçen Vergi Dairesi Müdürlüğüne yapılan başvurunun reddi ve bu işlemin davacıya tebliği üzerine dava açıldığı anlaşılmıştır.

İcra dairesinin, yürüttüğü takip sonucuna göre Harçlar Kanununun uygulanması suretiyle, Hazine adına, sorumlu sıfatıyla gerçekleştirdiği vergilendirme işlemi niteliğindeki harç tahsilatlarının, İcra ve İflas Kanununun uygulanması olarak değerlendirilmesine ve bu Kanun kapsamında şikayet müessesine konu edilmesine olanak bulunmamaktadır. Zira burada harca konu işlemlerin usul ve esas yönlerinden hukuka aykırılıkları yolunda bir iddia ileri sürülmemekte; davacı tarafından icra takibinin dayanağı olan kamulaştırmasız el atma davasının, 1956-1983 arası el atılan taşınmazlara ilişkin olduğu, bu kapsamda da Kamulaştırma Kanunu geçici 6. Maddesi 7. fıkrasındaki özel düzenleme nedeniyle icra tahsil harcının maktu oranda alınması gerektiği, fazladan alınan tutarın tarafına iadesine ilişkin idari işlemin iptali ile harcın iadesine karar verilmesi istenilmektedir. Vergi Mahkemesinin hükmüne esas aldığı Uyuşmazlık Mahkemesi kararının somut olayda uygulanabilirliği bulunmamakla birlikte; harç alınmasına dayanak gösterilen işlemin usul ve yasaya aykırılığı iddiasından kaynaklanmayan dolasıyla da icra dosyasının bu kapsamda incelenmesini gerektirmeyen; kamu hizmeti karşılığında, kamu gücü kullanılmak suretiyle tek yanlı olarak tahsil edilen harcın iadesi istemine ilişkin uyuşmazlığın görüm ve çözümünün, 2577 sayılı Yasanın 2 ve 2576 sayılı Kanunun 6'ncı maddeleri uyarınca idari yargı içerisinde yer alan vergi mahkemesinin görevine girdiği sonucuna varıldığından, davayı görev yönünden reddeden vergi mahkemesi kararına yönelik davacı tarafından yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin Bölge idare mahkemesi kararında hukuka uygunluk görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1.- Davacının temyiz isteminin kabulüne, 2.- Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle görev yönünden reddine ilişkin Vergi Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 5. Vergi Dava Dairesinin 13/12/2019 tarih ve E:2019/4458, K:2019/5085 sayılı kararının BOZULMASINA, 3.- Esas hakkında karar verilmek üzere dosyanın İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 5. Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 11/11/2021 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Kararın kaynağı

Resmî PDF içindeki yeri
T.C. Danıştay Kararlar Dergisi · Sayı 9 (2022) · PDF sayfa 641–645
Resmî metnin alındığı tarih
Metin ve künye kontrolü

Bu kayıtta künye, kaynak metni ve metinden yapılan aktarım sunulmaktadır. Editoryal içtihat analizi veya makaleyle karşılaştırma yapılmış olduğu anlamına gelmez.

Kaynak bütünlük bilgisi

Seçilen karar metni SHA-256: f03c3f6b22028490892ed340866ed8829f117bcd06573daa8e6924494e176917

Özgün dergi PDF dosyası SHA-256: 40307b6e4f176041b9fa72a5e463114cafc26c5a17c96ce31e815a24d424fc24

← İçtihat arşivine dönün