Vergi ve Gümrük Hukuku

9. Daire: Kurumlar Vergisi, İştirak Payı, İndirilebilecek Gider

Danıştay 9. Daire, 2016/20721 E., 2019/6986 K., 16.12.2019

Kararın tam metnine geçin

Sitede yayın: · Metin ve künye kontrolü: . Karar tarihi yukarıdaki künyede ayrıca gösterilir.

RESMÎ YAYININ ÖZETİ

Resmî yayında kararın konusu

Resmî derginin anahtar kelimeleri: -Kurumlar Vergisi, -İştirak Payı, -İndirilebilecek Gider

Aktarılan bölüm: Resmî dergi özeti (kararın PDF sayfaları 459-463).

Davacı şirketin aktifinde bulunan bağlı ortaklığına ait iştirak hisselerinin anılan şirketin tasfiyesi nedeniyle karşılıksız kalması sonucu oluşan zararının kurum kazancının tespitinde gider olarak dikkate alınmasında hukuka aykırılık bulunmadığı hakkında.

Bu bölüm, kararı yayımlayan resmî kurumun hazırladığı özettir. Kararı veren heyetin gerekçesi ve varsa karşı oy, aşağıdaki tam metinde kendi yerleriyle birlikte okunmalıdır.

Tam metne erişim

Tam metindeki hüküm bölümünü inceleyin.

Resmî kararın tamamına geçin ↓

RESMÎ KARAR METNİ

Kararın tam metni

Resmî kaynağı aç

Bu kayıt resmî kaynak metnini ve künyesini sunar; ayrı bir editoryal içtihat çözümlemesi içermez. Dergideki özet ve anahtar kelimeler resmî yayıncıya aittir. Tam metin, belirtilen sayfa aralığındaki kararın varsa karşı oylarını da kapsar; sayfa üst ve alt bilgileri aktarım dışında tutulmuştur.

T.C. D A N I Ş T A Y Dokuzuncu Daire Esas No : 2016/20721 Karar No : 2019/6986 Anahtar Kelimeler : -Kurumlar Vergisi, -İştirak Payı, -İndirilebilecek Gider Özeti : Davacı şirketin aktifinde bulunan bağlı ortaklığına ait iştirak hisselerinin anılan şirketin tasfiyesi nedeniyle karşılıksız kalması sonucu oluşan zararının kurum kazancının tespitinde gider olarak dikkate alınmasında hukuka aykırılık bulunmadığı hakkında. Temyiz Eden (Davacı) : …Tekstil Sanayii A.Ş. Vekili : Av. …

Karşı Taraf (Davalı) : İzmir Vergi Dairesi Başkanlığı (Hasan Tahsin Vergi Dairesi Müdürlüğü) Vekili : Av. … İstemin Konusu : İzmir 2. Vergi Mahkemesi'nin 31/03/2016 tarih ve E:2015/770, K:2016/437 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Yargılama Süreci: Dava Konusu İstem: Davacı şirketin iştirak payının bulunduğu … Tekstil San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin tasfiyesinin zararla sonuçlanması nedeniyle bedelsiz hale gelen ve elden çıkan iştirak tutarı olan 3.395.000 TL ile tasfiye olan şirketten cari hesap sonucu alacaklı olunan 10.346.761,27 TL'nin dönem kazancında gider olarak dikkate alınması gerektiği yönünde ihtirazi kayıtla verilen kurumlar vergisi beyannamesine istinaden 2014 yılı kurumlar vergisi tahakkukunun iptali istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti: İşletmelerin esas faaliyet konusunun menkul kıymet ticareti olmadığı sürece, işletme kaynakları kullanılarak bir başka kuruma iştirak edilmesi ile ilgili olarak yapılan harcamaların mali duran varlık niteliğinde bir iktisadi kıymet edinimi olup elden çıkarılması veya iştirak bünyesindeki gelişmelerden kaynaklanan sebeplerle oluşan bunlara ilişkin zararların sermayede meydana gelen azalma hükmünde sayıldığından gider yazılamayacağı veya zarar mahsubuna konu edilemeyeceği, tasfiye sonucunda iştirak hisselerinin karşılıksız hale gelmesine ilişkin durumun; iştirak amaçlı yürütülen faaliyetler için tahsis edilen sermayede meydana gelen bir kayıp olup doğrudan iştirak faaliyetlerinin neticesinde oluşan ve kanunen kabul edilmeyen gider niteliğine haiz bir zarar niteliğinde olduğu, bu durumun Vergi Hukuku açısından indirilebilir zarar durumu olmayıp işletme faaliyeti ile ilgili olmayan mali duran varlıklara ilişin yatırılan sermayede (iktisap bedeli) vukua gelen bir eksilme hali olduğu, bu açıdan, iştirak hisselerinin elden çıkarılma biçimin (satılması, bir ivaz karşılığında devir ve temliki, trampa edilmesi, takası, kamulaştırılması, devletleştirilmesi, ticaret şirketlerine sermaye olarak konulması gibi) veya karşılıksız hale gelme veya değerlerinin düşmesi biçimlerinin (tasfiye, iflas, sermaye kaybı, ivazsız olarak devri gibi) herhangi bir önemi bulunmadığı, bu sebeple dava konusu maddi olaya uygulanması gerek Kanun hükümlerinin 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 5/1-a ve 5/3 maddelerinin olduğu, tasfiye sonucunda oluşan zararın tümüyle iştirak edilen kurumda ortaya çıkan ve sermaye kaybı olarak nitelendirilen bir durumun iştirak eden ortağa yansıması olup istisna dışı kurum kazançlarından indirilme imkanı bulunmadığı, bu durumda davalı

idarece, davacı tarafından verilen ihtirazi kayıt dikkate alınmaksızın yapılan tahakkukta hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle dava reddedilmiştir. Temyiz Edenin İddiaları: İştirakler hesabında yer alan hisse senetlerinin aktiften çıkarılması sonucu ortaya çıkan zararın, kurum kazancının tespitinde gider olarak değerlendirilmesi gerektiği, iştirak edilen şirkete ait hisse senetlerinin tasfiye sonucunda alınamamasının, yani değerlerini tamamen yitirmeleri nedeniyle şirket öz sermayesinin azaldığı, bu durumun zarar olarak nitelendirilmesi gerektiği, özvarlığın azalmasına yol açan her türlü işlem veya faaliyetten doğan zararın kurumlar vergisi matrahını etkilediği, iştirak eden firmada oluşan zararın gelir veya kurumlar vergisi matrahından indirilmemesini öngören bir yasa hükmünün bulunmadığı iddialarıyla kararın bozulması istenilmektedir. Karşı Tarafın Savunması: Savunma verilmemiştir. Danıştay Tetkik Hakimi Simay Fahriye Biçken'in Düşüncesi: Dava konusu olayda iştirak edilen şirketin hukuken ortadan kalkması ve tasfiyesinin zararla sonuçlanması sonucu davacı şirketin iştirakler hesabında hisse senetlerinin maliyet bedelinin ve tahsil edilemeyen alacak kadar bir zarar oluşmuş, diğer bir ifade ile şirket özsermayesi bu oranda azalmış olup, bu durumun zarar olarak nitelendirilmesi mevzuatımızdaki hükümlere uygun olduğundan temyiz isteminin kabulü ile vergi mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İnceleme ve Gerekçe : Maddi Olay: Davacı şirketin iştirak payının bulunduğu … Tekstil San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin tasfiyesinin zararla sonuçlanması nedeniyle bedelsiz hale gelen ve elden çıkan iştirak tutarı olan 3.395.000 TL ile tasfiye olan şirketten cari hesap sonucu alacaklı olunan 10.346.761,27 TL'nin dönem kazancında gider olarak dikkate alınması gerektiği yönünde ihtirazi kayıtla verilen kurumlar vergisi beyannamesine istinaden 2014 yılı kurumlar vergisi tahakkukunun iptali istenilmektedir. İlgili Mevzuat: 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 6. maddesinde; kurumlar vergisinin, birinci maddede yazılı mükelleflerin bir hesap dönemi içinde elde ettikleri safi kurum kazancı üzerinden hesaplanacağı, safi kurum kazancının

tespitinde Gelir Vergisi Kanununun ticari kazanç hakkındaki hükümlerinin uygulanacağı, Gelir Vergisi Kanunu’nun 37. maddesinde; her türlü ticari ve sınai faaliyetlerden doğan kazançların ticari kazanç olduğu, 38. maddesinde; bilanço esasına göre ticari kazancın, teşebbüsteki öz sermayenin hesap dönemi sonunda ve başındaki değerleri arasındaki müspet fark olduğu, bu dönem zarfında sahip veya sahiplerce, işletmeye ilave olunan değerlerin bu farktan indirileceği, işletmeden çekilen değerlerin ise farka ilave olunacağı, ticari kazancın bu suretle tespit edilmesi sırasında, Vergi Usul Kanununun değerlemeye ait hükümleri ile bu Kanunun 40 ve 41. maddeleri hükümlerinin uygulanacağı, 40. maddesinde ise; ticari kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi için yapılan genel giderlerin yanı sıra safi kazancın tespit edilmesinde indirilecek diğer giderlere ilişkin düzenlemelere yer verilmiştir. Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 8. maddesinde ise kurum kazancının tespitinde hasılattan indirilebilecek giderler maddeler halinde sayılmıştır. Ayrıca Gelir Vergisi Kanunu’nun 41. ve Kurumlar Vergisi Kanununun 11. maddeleriyle indirilmeyecek giderler de açıklanmıştır. Hukuki Değerlendirme: Kurumlar vergisi mükellefleri açısından Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 8. maddesinde yazılı giderlerin ve muhtelif kanunlardaki gider kaydına yönelik hükümlerin topluca dikkate alınması gerekmektedir. Buna göre bir giderin ticari kazancın tespitinde indirilip indirilmeyeceği hususu Gelir Vergisi Kanununun 40. ve Kurumlar Vergisi Kanununun 8. maddelerinde ya da özel düzenlemelerde yer almasına bağlıdır. Tüm bu düzenlemeler uyarınca safi kazancın tespitinde indirilebileceği ya da indirilemeyeceği açıkça belirtilmemiş harcamaların gider olarak yazılıp yazılmayacağının tespiti için harcamaların maliyet unsuru ve ticari kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi için yapılmış olup olmaması önem arz etmektedir. Bir harcamanın işle ilgili olmasındaki en önemli ölçüt, kurumun bu gidere katlanmış olmasıdır. Tersine, bir giderin işle ilgili olmadığının ortaya konulabilmesi için de bu giderin işletmenin faaliyet konusuyla ilgisinin olmaması ve kurum yetkililerinin özel amaçla yaptıkları giderler olması zorunludur. Bilindiği üzere herhangi bir kurumun başka bir kurumun sermayesine katılma payı karşılığında elde edilen kar payına “ iştirak kazancı", işletmenin bu şekilde doğrudan veya dolaylı olarak diğer şirketlerin yönetimine ve ortaklık politikalarının belirlenmesine katılmak üzere edindiği hisse senetleri veya ortaklık paylarının izlendiği hesaba ise "iştirakler" adı verilmektedir. Günümüzde şirketler arasında bu türden ilişkilere sıkça rastlanmakta olup,

bu tür işlemler için yapılan harcamaların ticari faaliyetle ilgili bulunduğu açıktır. Dava konusu olayda şirketin hukuken ortadan kalkması ve tasfiyesinin zararla sonuçlanması sonucu davacı şirketin iştirakler hesabında hisse senetlerinin maliyet bedelinin ve tahsil edilemeyen alacak kadar bir zarar oluşmuş, diğer bir ifade ile şirket özsermayesi bu oranda azalmıştır. Bunun zarar olarak nitelendirilmesi mevzuatımızdaki hükümlere uygundur. Bu durumda; davacı şirketin aktifinde bulunan bağlı ortaklığına ait iştirak hisselerinin anılan şirketin 2014 yılında tasfiyesi nedeniyle karşılıksız kalması sonucu oluşan zararın gider olarak dikkate alınmasında hukuka aykırılık bulunmadığından, ihtirazi kayıtla verilen kurumlar vergisi beyannamesi üzerine fazladan yapılan tahakkukun kaldırılması gerekirken aksi yönde verilen Vergi Mahkemesi kararında isabet bulunmamaktadır. Karar Sonucu: Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin kabulüne, 2. İzmir 2. Vergi Mahkemesi'nin 31/03/2016 tarih ve E:2015/770, K:2016/437 sayılı kararının bozulmasına, 3. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 16/12/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kararın kaynağı

Resmî PDF içindeki yeri
T.C. Danıştay Kararlar Dergisi · Sayı 3 (2020) · PDF sayfa 459–463
Resmî metnin alındığı tarih
Metin ve künye kontrolü

Bu kayıtta künye, kaynak metni ve metinden yapılan aktarım sunulmaktadır. Editoryal içtihat analizi veya makaleyle karşılaştırma yapılmış olduğu anlamına gelmez.

Kaynak bütünlük bilgisi

Seçilen karar metni SHA-256: b2de7578933701c8dd62ede0dd83a44f423ec238f01e7cbed3369880b2b1a59b

Özgün dergi PDF dosyası SHA-256: a20a7d2a7ec4635687dd1d096086ad4ef64834024e631f2c12d45581e3e78862

← İçtihat arşivine dönün