Sitede yayın: · Metin ve künye kontrolü: . Karar tarihi yukarıdaki künyede ayrıca gösterilir.
RESMÎ YAYININ ÖZETİ
Resmî yayında kararın konusu
Resmî derginin anahtar kelimeleri: -Tam Yargı, -Kusur
Aktarılan bölüm: Resmî dergi özeti (kararın PDF sayfaları 258-262).
Davacı sigorta şirketince icra dosyasına ödenen bedelin tazmini istenilmiş ise de; adli yargı yerinde meydana gelen zararın daha az belirlendiği ve hüküm altına alındığı, davacı sigorta şirketi tarafından ölenin mirasçılarının uğradığı zararı eksper aracılığı ile doğru bir biçimde hesaplanamadığı, kendi kusurunun bulunduğu anlaşıldığından icra takibi dosyasına ödemek zorunda kaldığı miktarın tazminini davalı Büyükşehir Belediye Başkanlığından talep edemeyeceği hakkında.
Bu bölüm, kararı yayımlayan resmî kurumun hazırladığı özettir. Kararı veren heyetin gerekçesi ve varsa karşı oy, aşağıdaki tam metinde kendi yerleriyle birlikte okunmalıdır.
Tam metne erişim
Tam metindeki hüküm bölümünü inceleyin.
Resmî kararın tamamına geçin ↓RESMÎ KARAR METNİ
Kararın tam metni
Bu kayıt resmî kaynak metnini ve künyesini sunar; ayrı bir editoryal içtihat çözümlemesi içermez. Dergideki özet ve anahtar kelimeler resmî yayıncıya aittir. Tam metin, belirtilen sayfa aralığındaki kararın varsa karşı oylarını da kapsar; sayfa üst ve alt bilgileri aktarım dışında tutulmuştur.
T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2019/1408 Karar No : 2021/3748 Anahtar Kelimeler : -Tam Yargı, -Kusur Özeti : Davacı sigorta şirketince icra dosyasına ödenen bedelin tazmini istenilmiş ise de; adli yargı yerinde meydana gelen zararın daha az belirlendiği ve hüküm altına alındığı, davacı sigorta şirketi tarafından ölenin mirasçılarının uğradığı zararı eksper aracılığı ile doğru bir biçimde hesaplanamadığı, kendi kusurunun bulunduğu anlaşıldığından icra takibi dosyasına ödemek zorunda kaldığı miktarın tazminini davalı Büyükşehir Belediye Başkanlığından talep edemeyeceği hakkında. TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVALI) : Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. … DİĞER DAVALI : Karayolları Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. … KARŞI TARAF (DAVACI) : … Sigorta Anonim Şirketi VEKİLİ : Av. … İSTEMİN ÖZETİ : Diyarbakır 2. İdare Mahkemesinin 12/07/2018 tarih ve E:2016/1383, K:2018/1273 sayılı kararının hukuka aykırı olduğu öne sürülerek, 2577 sayılı Kanunun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. SAVUNMANIN ÖZETİ : Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : Merve SATIŞ DÜŞÜNCESİ : İstemin kabulü ile Mahkeme kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay Sekizinci Dairesince işin gereği görüşüldü: Dava, davacı şirket tarafından, 01.11.2011 tarihinde Diyarbakır İli , Hazro İlçesi, Terdöken Köyü, Yılgeçti Mezrasında … plakalı aracın geçirdiği trafik kazası neticesinde bir öğrencinin vefat etmesi nedeniyle
ödenen 74.257,11-TL'lik miktarın (24/05/2018 tarihli ıslah dilekçesine istinaden) 16.01.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tazmini ve tazminat başvurusunun reddine dair Karayolları Genel Müdürlüğü 9. Bölge Müdürlüğü'nün 05.08.2016 tarih ve E.186221 sayılı işleminin iptali istemiyle açılmıştır. Diyarbakır 2. İdare Mahkemesi 09/01/2014 tarih, E:2013/2994, K:2014/28 sayılı kararıyla davanın görev yönünden reddine karar vermiş; bu karar temyiz incelemesi sonucu Danıştay Onbeşinci Dairesinin 09/09/2014 tarih, E:2014/4614, K:2014/5952 sayılı kararıyla bozulmuş; Mahkemenin davanın görev yönünden reddi yolundaki 26/02/2015 tarih, E:2015/162, K:2015/151 sayılı ısrar kararının da Danıştay İdari Dava Dairelerinin 09/11/2015 tarih, E:2015/2823, K:2015/4024 sayılı kararıyla uyuşmazlığın çözümünün idari yargının görevinde bulunduğu gerekçesiyle bozulması üzerine işin esası İdare Mahkemesince incelenmiştir. İdare Mahkemesince; kazanın meydana geldiği Diyarbakır İli, Hazro İlçesi, Terdöken Köyü, Yılgeçti Mezrası köy yolunun Karayolları Genel Müdürlüğü'nün yapım ve bakım sorumluluğunun bulunduğu yollardan olmadığı, bu sebeple bu idare yönünden tazmin isteminin ve işlemin iptali isteminin reddine; 02/03/2018 tarih ve 756 sayılı Ankara Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı bilirkişi raporunda, sürücü …'nin sevk ve idaresindeki minibüs ile meskun mahal dışında gündüz vakti seyri sırasında kazanın meydana geldiği, gevşek malzeme (mıcır) bulunan ve bu tehlikeli duruma ait uyarıcı işaretleme yapılmayan yol bölümünde, yol sathındaki gevşek malzeme sebebiyle …'nin direksiyon hakimiyetini kaybederek, sağ tarafından yol dışı kalması sonucu meydana gelen olayda, mahal ve yol durumu uygun olmayan tedbirsiz seyri nedeniyle kusurlu olduğu; yolun bakım, işletim ve denetiminden sorumlu kuruluşun (Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanlığı) yolda seyir güvenliğini sağlaması gerekirken, buna riayet etmediği, yol üzerinde bulunan gevşek malzeme sebebiyle yolun yapısını trafik seyir güvenliğini sağlayacak durumda bulundurmadığı, sürücülerin önlem alabilmesi için uyarıcı gerekli işaretlemeleri yapmamış olmakla seyir güvenliğinin sağlanmadığı yolda meydana gelen olayda görev ihmali ile kusurlu olduğunun belirtildiği, sürücü …'nin %10 oranında; yolun bakım, işletim ve denetiminden sorumlu kuruluşun (Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanlığı) %90 oranında kusurlu olduğu kanaatine varıldığı, davacı şirket tarafından 24.05.2018 tarihli dilekçe ile dava konusu değerin 33.000,00-TL artırılarak toplamda 74.257,11-TL maddi tazminatın ödenmesinin istenildiği, Adli Tıp Kurumu'nca belirlenen %90 kusur oranı ve ıslah dilekçesi dikkate alınarak davacıya ödenmesi gereken toplam
74.257,11-TL'lik tazminattan; davanın açılması sırasında talep edilen 41.257,11-TL tazminata, davalı Büyükşehir Belediyesine dava dilekçesinin tebliğ edildiği 25.07.2017 tarihinden, ıslah dilekçesi ile talep edilen kısma (33.000,00-TL) yönelik olarak ise ıslah dilekçesinin davalı Büyükşehir Belediyesine tebliğ edildiği tarihten (29.05.2018) itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanlığı'nca davacıya ödenmesine karar verilmiştir. Anılan karar davalı Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından temyiz edilmiştir. Dosyanın incelenmesinden, 01.11.2011 tarihinde Diyarbakır İli, Hazro İlçesi, Terdöken Köyü, Yılgeçti Mezrasında … plakalı okul taşıma aracı olan minibüsün geçirdiği trafik kazası neticesinde minibüste bulunan öğrenci …'nin vefat ettiği; kaza tutanağında, kazanın oluşumunda araç sürücüsü …'nin KTK 52/1-b maddesini ihlal ettiği, ayrıca yol boyunca gevşek malzeme ve mucurun mevcut olduğunun ifade edildiği, davacının kaza yapan aracın sigorta şirketi olması sebebiyle davacı aleyhine Diyarbakır 5. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde açılan davada; Mahkemenin E:2012/22, K:2012/584 sayılı kararıyla davanın kabulüne karar verildiği ve ölenin mirasçılarına davacı tarafından 16.01.2013 tarihinde 69.367,00-TL ödeme yapıldığı (Diyarbakır 7. İcra Dairesi'nin 2013/110 sayılı dosyasında), öte yandan davacı şirket tarafından dava öncesinde 06.02.2012 tarihinde 13.147,21-TL ödemenin de ölenin yakınlarının vekili sıfatıyla hareket eden …'na yapılmış olduğu, olayda davalı idarelerin %50 oranında kusurlu bulunduğu ileri sürülerek toplam zararın yarısı olan 41.257,11-TL'nin tazmini istemiyle 27.12.2013 tarihinde bakılan davanın açıldığı, İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 09.11.2015 tarih ve E:2015/2823, K:2015/4024 sayılı kararıyla İdare Mahkemesi'nin görev yönünden ret kararında ısrar edilmesine ilişkin kararının bozulduğu, bozma sonrası dosyanın 2016/427 esasına kaydedildiği, 30.05.2016 tarih, 2016/910 sayılı kararla da merciine tevdi kararı verildiği, davalı Karayolları Genel Müdürlüğü'nün 05.08.2016 tarih ve 186221 sayılı yazısıyla başvurunun reddedildiği anlaşılmaktadır. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 13. maddesinde; "İdari eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların idari dava açmadan önce, bu eylemleri yazılı bildirim üzerine veya başka suretle öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde ilgili idareye başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemeleri gereklidir. Bu isteklerin kısmen veya tamamen reddi halinde, bu konudaki işlemin tebliğini izleyen günden itibaren veya istek hakkında altmış gün içinde cevap verilmediği takdirde bu sürenin bittiği tarihten itibaren, dava süresi içinde
dava açılabilir." hükmüne; 15. maddesinde, "Dilekçelerin görevli mercie tevdii halinde, Danıştaya veya ilgili mahkemeye başvurma tarihi, merciine başvurma tarihi olarak kabul edilir." hükmüne yer verilmiştir. Uyuşmazlıkta, davacı sigorta şirketi tarafından 06.02.2012 tarihinde ölenin yakınlarına yapılan 13.147,21-TL tutarındaki ödemenin, davalı idareden talep edilebilmesi için ödemeden 1 yıl içinde davalı idareye başvurulması ya da davalı idare aleyhine dava açılması gerekmekte olup, davacı şirket tarafından 27.12.2013 tarihinde açılan davada, talep edilen ve davalı idarenin %90 kusuruna karşılık gelen 11.832,49-TL miktarındaki kısım yönünden süre aşımı bulunduğu anlaşıldığından, davanın süre aşımı yönünden reddine karar verilmesi gerekirken işin esasının incelenmesi suretiyle verilen kararın bu kısmında hukuki isabet bulunmamıştır. Davacı şirket tarafından, meydana gelen kazadan sonra kazayı yapan aracı sigortalayan şirket sıfatıyla ölenin yakınlarına 06.02.2012 tarihinde 13.147,21-TL tutarında bir ödeme yapılmış olup, ödenen bu miktarın meydana gelen zararı karşılamakta yetersiz olduğu belirtilerek mirasçılar tarafından sigorta şirketi aleyhine Diyarbakır 5. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde maddi tazminat davası açıldığı, anılan Mahkeme'nin 11.12.2012 tarih ve E:2012/22, K:2012/584 sayılı kararıyla toplam 50.656,50-TL'nin mirasçılara ödenmesine karar verildiği, kararın taraflarca temyiz edilmediği, 07.01.2013 tarihinde ölenin mirasçıları tarafından sigorta şirketi aleyhine ilamlı icra takibi başlatıldığı, sigorta şirketi tarafından içerisinde vekalet ücretleri, diğer yargılama giderleri, ilamlı icra takibi masrafları ve yasal faiz de dahil olacak şekilde toplamda 69.367,00-TL tutarında ödeme yapıldığı görülmektedir. Olayda, davacı sigorta şirketi tarafından icra dosyasına ödenen 69.367,00-TL'nin davalı idarenin kusuru oranında tazmin edilmesi istenmiş ise de; adli yargı yerinde, meydana gelen zararın 50.656,50-TL olarak belirlendiği ve hüküm altına alındığı, bu zararın önceden ödenen 13.147,21-TL düşülerek bulunduğu anlaşılmakta olup, davacı sigorta şirketi tarafından ölenin mirasçılarının uğradığı zararın eksper aracılığıyla doğru bir biçimde hesaplanamaması nedeniyle adli yargıda dava açıldığı dikkate alındığında, davacı sigorta şirketinin kendi kusurlu davranışıyla adli yargıda dava açılmasına sebebiyet verdiği ve bu nedenle Asliye Hukuk Mahkemesi'nce hükmedilen alacak miktarı dışında icra takibi dosyasına ödemek zorunda kaldığı miktarın tazminini davalı Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanlığı'ndan talep edemeyeceği sonucuna varılmaktadır. Bu durumda, İdare Mahkemesi'nce 50.656,50-TL alacak bedeli üzerinden davalı Büyükşehir Belediye Başkanlığı'nın kusuru oranında
hesaplanarak bulunacak tazminat miktarının ödenmesine karar verilmesi gerekmektedir. Açıklanan nedenlerle; Diyarbakır 2. İdare Mahkemesinin temyize konu kararının bozulmasına, dosyanın yeniden bir karar verilmek üzere anılan Mahkemeye gönderilmesine, bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (onbeş) gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 09/09/2021 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Kararın kaynağı
- Resmî kaynak
- Kararın resmî tam metin kaydı ↗
- Resmî PDF içindeki yeri
- T.C. Danıştay Kararlar Dergisi · Sayı 8 (2021) · PDF sayfa 258–262
- Resmî metnin alındığı tarih
- Metin ve künye kontrolü
Bu kayıtta künye, kaynak metni ve metinden yapılan aktarım sunulmaktadır. Editoryal içtihat analizi veya makaleyle karşılaştırma yapılmış olduğu anlamına gelmez.
Kaynak bütünlük bilgisi
Seçilen karar metni SHA-256: eaf6f03144f35e15e84bde1d9895593382346a4b942659a3e38dc5e76e20757e
Özgün dergi PDF dosyası SHA-256: 1991ce36f4586aa40605e17044e37b976f3f4876e7bee42f638affe74b6dc3e9
Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay bakımından hukuki görüş veya taahhüt niteliğinde değildir.
← İçtihat arşivine dönün