Sitede yayın: · Metin ve künye kontrolü: . Karar tarihi yukarıdaki künyede ayrıca gösterilir.
RESMÎ YAYININ ÖZETİ
Resmî yayında kararın konusu
Resmî derginin anahtar kelimeleri: -Bilgilendirme
Aktarılan bölüm: Resmî dergi özeti (kararın PDF sayfaları 640-643).
Dava ret kararı üzerine tesis edilen Mahkeme kararının bildirimi ve tahsilat işlemlerine devam edilmesine yönelik işlemin idari davaya konu olabilecek kesin ve icrai bir işlem olmadığı hakkında.
Bu bölüm, kararı yayımlayan resmî kurumun hazırladığı özettir. Kararı veren heyetin gerekçesi ve varsa karşı oy, aşağıdaki tam metinde kendi yerleriyle birlikte okunmalıdır.
Tam metne erişim
Tam metindeki hüküm bölümünü inceleyin.
Resmî kararın tamamına geçin ↓RESMÎ KARAR METNİ
Kararın tam metni
Bu kayıt resmî kaynak metnini ve künyesini sunar; ayrı bir editoryal içtihat çözümlemesi içermez. Dergideki özet ve anahtar kelimeler resmî yayıncıya aittir. Tam metin, belirtilen sayfa aralığındaki kararın varsa karşı oylarını da kapsar; sayfa üst ve alt bilgileri aktarım dışında tutulmuştur.
T.C. D A N I Ş T A Y YEDİNCİ DAİRE Esas No : 2020/887 Karar No : 2022/445 Anahtar Kelimeler : -Bilgilendirme Özeti : Dava ret kararı üzerine tesis edilen Mahkeme kararının bildirimi ve tahsilat işlemlerine devam edilmesine yönelik işlemin idari davaya konu olabilecek kesin ve icrai bir işlem olmadığı hakkında. TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …Tekstil Ticaret ve Sanayi Anonim Şirketi VEKİLİ : Av. … KARŞI TARAF (DAVALI) : Ticaret Bakanlığı adına Muratbey (Halkalı) Gümrük Müdürlüğü VEKİLİ : Av. … İSTEMİN KONUSU : İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 5. Vergi Dava Dairesinin 25/12/2019 tarih ve E:2019/3285, K:2019/5260 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava Konusu İstem : Davacı adına tescilli 25/09/2009 tarih ve 160024 sayılı, 09/02/2010 tarih ve 24003 sayılı beyannameler ile 16/09/2009 tarih ve 2009/D1-04245 sayılı dahilde işleme izin belgesi kapsamında ithal edilen eşyalara ilişkin ihracat taahhüdünün yerine getirilmediğinden bahisle 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 238. maddesi uyarınca karara bağlanan para cezasına vaki itirazın reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen mahkeme kararının bildirimi ve tahsilat işlemlerine devam edilmesine yönelik olarak tesis edilen işlemin iptali istemiyle dava açılmıştır. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : İstanbul 9. Vergi Mahkemesinin 26/04/2019 tarih ve E:2018/1917, K:2019/914 sayılı kararıyla; dava konusu işleme dayanak olarak gösterilen İstanbul 10. Vergi Mahkemesinin 16/01/2018 tarih ve E:2017/314 sayılı kararıyla davanın reddine karar verildiği ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 28. maddesinin 1. fıkrasında; Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi
mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idarenin, gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecbur olduğu, bu sürenin hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemeyeceği kurala bağlandığından, mahkeme kararının bildirimine yönelik tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi Kararının Özeti : İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Şirketin, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'na devri ile Devlet kontolü altında olduğundan tahsilat işlemlerinin, şirket ve yöneticilerine karşı devam ettirilemeyeceği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ MEHMET ÜMİT YUSUFOĞLU'NUN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY : Davacı adına tescilli 25/09/2009 tarih ve 160024 sayılı, 09/02/2010 tarih ve 24003 sayılı beyannameler ile 16/09/2009 tarih ve 2009/D1-04245 sayılı dahilde işleme izin belgesi kapsamında ithal edilen eşyalara ilişkin ihracat taahhüdünün yerine getirilmediğinden bahisle 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 238. maddesi uyarınca karara bağlanan para cezasına vaki itirazın reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen bildirimi ve tahsilat işlemlerine devam edilmesine yönelik olarak tesis edilen işlemin iptali istemiyle dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT : 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 28. maddesinin 1. fıkrası, Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre
İdarenin, gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecbur olduğu; bu sürenin hiçbir şekilde kararın İdareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemeyeceği hükmünü; aynı maddenin 5. fıkrası ise, vergi uyuşmazlıklarına ilişkin mahkeme kararlarının İdareye tebliğinden sonra bu kararlara göre tespit edilecek vergi, resim, harçlar ve benzeri mali yükümler ile zam ve cezaların miktarının ilgili idare tarafından mükellefe bildirileceği düzenlemesini içermektedir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Yukarıda yer verilen mevzuat ile birlikte dosyanın incelenmesinden, İdari Yargılama Usulünde davanın reddi, yargı yerince, davaya konu edilen idari işlemin hukuka uygun görüldüğü anlamına geldiğinden; bu konuda verilecek kararın, Hukuk Düzeninde değişiklik oluşturması söz konusu değildir. Davanın reddi halinde, İdarece yapılması gereken, bu kararla hukuka uygun görülen idari işlemin icrasıdır. Başka anlatımla, idari yargı yerlerince davanın reddi yolunda verilen kararların uygulanması diye bir hukuk sorunu yoktur; bu durumda uygulanan, yargı kararı değil, davaya konu idari işlemdir. Bu itibarla; karara bağlanan para cezasına vaki itirazın reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davanın reddi üzerine, yargı kararının uygulanması amacıyla tesis edilen dava konusu edilen tutarın ödenmesi gerektiği yolunda tesis edilen işlemin davacının hukuki durumunda herhangi bir değişiklik meydana getirmediği ve anılan işlemin iptali istemiyle açılan davanın bu nedenle incelenmeksizin reddi gerektiği hususu gözetilmeksizin karar verilmesinde Yargılama Hukuku kurallarına uyarlık bulunmamakla birlikte, bu durum ve temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, davanın reddi yolundaki Mahkeme kararına yönelik istinaf başvurusunu reddeden Daire kararının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 5. Vergi Dava Dairesinin 25/12/2019 tarih ve E:2019/3285, K:2019/5260 sayılı kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE, 2. 168,30 TL maktu harç tutarının temyiz eden davacıdan alınmasına, 3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 08/02/2022 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY Dava, davacı adına tescilli 25/09/2009 tarih ve 160024 sayılı, 09/02/2010 tarih ve 24003 sayılı beyannameler ile 16/09/2009 tarih ve 2009/D1-04245 sayılı dahilde işleme izin belgesi kapsamında ithal edilen eşyalara ilişkin ihracat taahhüdünün yerine getirilmediğinden bahisle 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 238. maddesi uyarınca karara bağlanan para cezasına vaki itirazın reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davada verilen davanın reddi yolunda verilen mahkeme kararının yerine getirilmesi ve tahsilat işlemlerine devam edilmesine yönelik olarak tesis edilen işlemin iptali istemiyle dava açılmıştır. Her ne kadar Mahkemece, dava konusu işleme dayanak olarak gösterilen İstanbul 10. Vergi Mahkemesi'nin 16/01/2018 tarih ve E:2017/314 sayılı kararıyla davanın reddine karar verildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, anılan kararın kaldırılmasına yönelik istinaf başvurusunu reddeden Daire kararı, Dairemizin 08/02/2022 tarih ve E:2018/3921; K:2022/442 sayılı kararı ile bozulmakla birlikte, dava konusu işlemin icrai özellik taşıması ve dava açılmasında davacının kusuru bulunmaması göz önüne alındığında, Dairemizin davanın incelenmeksizin reddi yolunda karar verilmesine dair kararı neticesinde yargılama giderleri haksız bir şekilde davacı tarafa yükletileceğinden, davanın reddi yolundaki Mahkeme kararına yönelik istinaf başvurusunu reddeden Daire kararının bozulması gerektiği düşüncesiyle karara katılmıyorum.
Kararın kaynağı
- Resmî kaynak
- Kararın resmî tam metin kaydı ↗
- Resmî PDF içindeki yeri
- T.C. Danıştay Kararlar Dergisi · Sayı 11 (2022) · PDF sayfa 640–643
- Resmî metnin alındığı tarih
- Metin ve künye kontrolü
Bu kayıtta künye, kaynak metni ve metinden yapılan aktarım sunulmaktadır. Editoryal içtihat analizi veya makaleyle karşılaştırma yapılmış olduğu anlamına gelmez.
Kaynak bütünlük bilgisi
Seçilen karar metni SHA-256: 8a88f5023365d4a2b7f00549f058edb3f6a10a279291f9459c127c8e9da5b66a
Özgün dergi PDF dosyası SHA-256: e664ac32a9cf7f8314aa295e0618dfe4f545e759f25b86a68954740062824248
Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay bakımından hukuki görüş veya taahhüt niteliğinde değildir.
← İçtihat arşivine dönün