Sitede yayın: · Metin ve künye kontrolü: . Karar tarihi yukarıdaki künyede ayrıca gösterilir.
RESMÎ YAYININ ÖZETİ
Resmî yayında kararın konusu
Resmî derginin anahtar kelimeleri: -Tecil, -Terkin
Aktarılan bölüm: Resmî dergi özeti (kararın PDF sayfaları 643-647).
Dava konusu tarhiyat, ithal edilen baz yağın üretime sokulmadan doğrudan veya basit bir karışımla akaryakıt olarak kullanılmak üzere satılmasına karşın faturalarda müstahzar olarak gösterildiğinden bahisle 4760 sayılı Kanun'un 8. maddesinin 1. fıkrasına göre yapıldığı halde, Mahkemece aynı Kanun'un 13. maddesinin 2. fıkrasına göre yapılan yargılama sonucu maddi olay ve hukuki durumun yanlış nitelendirilmesi suretiyle verilen kararda isabet bulunmadığı hakkında.
Bu bölüm, kararı yayımlayan resmî kurumun hazırladığı özettir. Kararı veren heyetin gerekçesi ve varsa karşı oy, aşağıdaki tam metinde kendi yerleriyle birlikte okunmalıdır.
Tam metne erişim
Tam metindeki hüküm bölümünü inceleyin.
Resmî kararın tamamına geçin ↓RESMÎ KARAR METNİ
Kararın tam metni
Bu kayıt resmî kaynak metnini ve künyesini sunar; ayrı bir editoryal içtihat çözümlemesi içermez. Dergideki özet ve anahtar kelimeler resmî yayıncıya aittir. Tam metin, belirtilen sayfa aralığındaki kararın varsa karşı oylarını da kapsar; sayfa üst ve alt bilgileri aktarım dışında tutulmuştur.
T.C. D A N I Ş T A Y YEDİNCİ DAİRE Esas No : 2019/4202 Karar No : 2022/1170 Anahtar Kelimeler : -Tecil, -Terkin Özeti : Dava konusu tarhiyat, ithal edilen baz yağın üretime sokulmadan doğrudan veya basit bir karışımla akaryakıt olarak kullanılmak üzere satılmasına karşın faturalarda müstahzar olarak gösterildiğinden bahisle 4760 sayılı Kanun'un 8. maddesinin 1. fıkrasına göre yapıldığı halde, Mahkemece aynı Kanun'un 13. maddesinin 2. fıkrasına göre yapılan yargılama sonucu maddi olay ve hukuki durumun yanlış nitelendirilmesi suretiyle verilen kararda isabet bulunmadığı hakkında.
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : Manisa Vergi Dairesi Başkanlığı VEKİLİ : Av. … KARŞI TARAF (DAVACI) : … Petrol ve Madeni Yağ Ürünleri Üretim Depolama Nakliye İthalat İhracat Ticaret ve Sanayi Limited Şirketi VEKİLİ : Av. … İSTEMİN KONUSU : İzmir Bölge İdare Mahkemesi 3. Vergi Dava Dairesinin 10/05/2019 tarih ve E:2019/1081, K:2019/1151 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava Konusu İstem : Davacı adına, satın aldığı baz yağı imalatta kullanmadan doğrudan satmak suretiyle vergi ziyaına sebebiyet verdiğinden bahisle 2013 yılının Ağustos ayının 1. dönemi için re'sen tarh edilen özel tüketim vergisi ile kesilen bir kat vergi ziyaı cezasının iptali istemiyle dava açılmıştır. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : Manisa Vergi Mahkemesinin 11/02/2019 tarih ve E:2018/1019, K:2019/162 sayılı kararıyla; davacı adına 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu'nun 13. maddesinin 2. fıkrası uyarınca tarhiyat yapılmışsa da, anılan Kanun maddesinde, (I) sayılı listedeki malları düşük tutarlı vergiye tabi bir mal olarak kullanmak amacıyla satın alan mükelleflerin tarhiyata muhatap alınabilmesi için satın alınan bu malların daha yüksek tutarda vergiye tabi bir mal olarak kullanılması veya satılması gerektiği, vergi inceleme raporunda davacı şirket tarafından satın alınan baz yağın niteliği değiştirilmeden satışının yapıldığı belirtilmiş ise de, satış faturaları muhteviyatı baz yağın daha yüksek tutarlı vergiye tabi bir mal olarak kullanıldığına veya satıldığına dair herhangi bir tespitin bulunmadığı anlaşıldığından yapılan cezalı özel tüketim vergisi tarhiyatında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi Kararının Özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Hakkında düzenlenen vergi tekniği raporu ile davacının 03/09/2013 tarihinden itibaren sahte fatura ticaretine başladığı ortaya konulduğundan müstahzar satışlarına ilişkin faturaların sahte olduğu, 2013 ve 2014 yıllarında madeni yağ imalatı ve satışı yapılmayıp alınan baz yağın üretime sokulmadan satıldığı ortaya
konulduğundan tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ AYŞE DENİZHAN'IN DÜŞÜNCESİ : Hakkında düzenlenen vergi tekniği raporunda davacının 03/09/2013 tarihinden itibaren sahte fatura ticaretine başladığı ortaya konulduğu halde 09/01/2013 ve 21/01/2013 intaç tarihli ithalat beyannameleri ile ithal edilen baz yağın Ağustos ayında yapılan satışına ilişkin faturası da sahte kabul edilerek yapılan tarhiyatta hukuka uyarlık bulunmadığından sonucu itibarıyla yerinde olan karara yönelik temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Davacı adına, satın aldığı baz yağı imalatta kullanmadan doğrudan satmak suretiyle vergi ziyaına sebebiyet verdiğinden bahisle 2013 yılının Ağustos ayının 1. dönemi için re'sen tarh edilen özel tüketim vergisi ile kesilen bir kat vergi ziyaı cezasının iptali istemiyle dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu'nun 1. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde, (I) sayılı listedeki malların ithalatçıları veya rafineriler dahil imal edenler tarafından tesliminin bir defaya mahsus olmak üzere özel tüketim vergisine tabi olduğu; 8. maddesinin 1. fıkrasında Kanun'a ekli (I) sayılı listenin (B) cetvelindeki malların, (I) sayılı listeye dahil olmayan malların imalinde kullanılmak üzere mükellefler tarafından tesliminde tarh ve tahakkuk ettirilen özel tüketim vergisinin Bakanlar Kurulu tarafından belirlenecek kısmının, teminat alınmak suretiyle tecil olunacağı, 13. maddesinin 2. fıkrasında ise, (I) sayılı listedeki malları teslim alanların, bu malları daha yüksek tutarda vergiye tâbi bir mal olarak kullanmak veya üçüncü kişilere satmak suretiyle vergi ziyaına sebebiyet vermeleri halinde, ziyaa uğratılan verginin bunlar adına tarh olunacağı ve tarhiyata 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 344. maddesine göre vergi ziyaı cezası uygulanacağı hüküm altına alınmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Davacı adına satın alınan baz yağın 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu'na ekli (I) sayılı liste dışı mal üretiminde kullanılmadığı, üretime sokulmadan doğrudan veya basit bir karışımla piyasaya satıldığından bahisle cezalı tarhiyat yapılmıştır. Hakkında düzenlenen vergi inceleme raporunda; davacının 03/09/2013 tarihinden itibaren madeni yağ imalatı bulunmadığı, sahte fatura ticaretine başladığı, özel tüketim vergisi beyanlarındaki satışlarının gerçek olmadığı, ithal ettiği baz yağı madeni yağ üretimine sokmuş ve satmış gibi göstererek baz yağ olarak teslim ettiğinden vergi ziyaına sebebiyet verdiği belirtilmektedir. Dosyanın incelenmesinden, davacı hakkındaki vergi inceleme raporunda, düşük oranda vergiye tabi malların herhangi bir üretime tabi tutulmaksızın satışının yapıldığı ve böylece vergi kaybına yola açıldığı belirtilerek tarhiyat önerildiği, Mahkemece de, davacı tarafından satın alınan baz yağın hiçbir üretime tâbi tutulmadan motorin yerine kullanılacak ikame ürün olarak satıldığına yönelik somut tespit bulunmaksızın yapılan cezalı özel tüketim vergisi tarhiyatında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptal edildiği anlaşılmış ise de, anılan raporda yer alan baz yağın üretime sokulmadan doğrudan veya basit bir karışımla akaryakıt olarak kullanılmak üzere satılıp faturalarda müstahzar olarak gösterildiği iddiasıyla ithal edilen baz yağ miktarı üzerinden 4760 sayılı Kanun'un 8. maddesinin 1. fıkrasına göre tarhiyat yapılmış olması karşısında, maddi ve hukuki durum yanlış nitelendirilerek yukarıda değinilen gerekçeyle işlemin iptal edilmesinde hukuki isabet bulunmadığından, anılan madde kapsamında inceleme yapılmak suretiyle karar verilmek üzere temyize konu kararın bozulmasını gerekmiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz isteminin kabulüne, 2. İzmir Bölge İdare Mahkemesi 3. Vergi Dava Dairesinin 10/05/2019 tarih ve E:2019/1081, K:2019/1151 sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Daireye gönderilmesine, 4. 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 13. maddesinin (j) bendi parantez içi hükmü uyarınca alınması gereken harç dahil olmak üzere, yargılama
giderlerinin yeniden verilecek kararda karşılanması gerektiğine, 22/03/2022 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi. KARŞI OY Temyiz istemi, davacı adına, satın aldığı baz yağı imalatta kullanmadan satmak suretiyle vergi ziyaına sebebiyet verdiğinden bahisle re'sen tarh edilen özel tüketim vergisi ile kesilen bir kat vergi ziyaı cezasını iptal eden mahkeme kararına yönelik istinaf başvurusunu reddeden bölge idare mahkemesi kararının bozulması istemine yöneliktir. Dosyanın incelenmesinden, hakkında düzenlenen vergi inceleme raporunda, davacının 03/09/2013 tarihinden itibaren madeni yağ imalatı bulunmadığı, sahte fatura ticaretine başladığı, özel tüketim vergisi beyanlarındaki satışlarının gerçek olmadığı, ithal ettiği baz yağı madeni yağ üretimine sokmuş ve satmış gibi göstererek baz yağ teslim ettiğinden ve bu şekilde vergi ziyaına sebebiyet verdiğinden bahisle 2013 yılının Ağustos ayı için tarhiyat yapıldığı anlaşılmıştır. Bu itibarla, davacı hakkındaki vergi inceleme raporunda, düşük oranda vergiye tabi malların herhangi bir üretime tabi tutulmaksızın satışının yapıldığı ve böylece vergi kaybına yola açıldığı belirtilerek 4760 sayılı Kanun'un 8. maddesinin 1. fıkrasına uyarınca tarhiyat önerildiği halde, Mahkemece, uyuşmazlığın dayanağının davacı tarafından satın alınan baz yağın hiçbir üretime tâbi tutulmadan motorin yerine kullanılacak ikame ürün olarak satılması olarak değerlendirilerek karar verildiği anlaşılmışsa da; 09/01/2013 ve 21/01/2013 intaç tarihli ithalat beyannameleri ile ithal edilen baz yağın Ağustos ayında gerçekleştirilen satışına ilişkin faturanın sahte olduğuna dair somut bir tespit bulunmadığı halde, anılan dönem için eksik incelemeye dayalı olarak yapılan tarhiyatta hukuka uyarlık bulunmadığından, sonucu itibarıyla yerinde olan istinaf kararına yönelik temyiz isteminin reddi gerektiği oyu ile karara katılmıyoruz.
Kararın kaynağı
- Resmî kaynak
- Kararın resmî tam metin kaydı ↗
- Resmî PDF içindeki yeri
- T.C. Danıştay Kararlar Dergisi · Sayı 11 (2022) · PDF sayfa 643–647
- Resmî metnin alındığı tarih
- Metin ve künye kontrolü
Bu kayıtta künye, kaynak metni ve metinden yapılan aktarım sunulmaktadır. Editoryal içtihat analizi veya makaleyle karşılaştırma yapılmış olduğu anlamına gelmez.
Kaynak bütünlük bilgisi
Seçilen karar metni SHA-256: f0633992de5f7a5a2126a5a83e0721e3bd54e6cfbe2392e70bbc4c8b4aced42c
Özgün dergi PDF dosyası SHA-256: e664ac32a9cf7f8314aa295e0618dfe4f545e759f25b86a68954740062824248
Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay bakımından hukuki görüş veya taahhüt niteliğinde değildir.
← İçtihat arşivine dönün