İdare Hukuku

7. Daire: Zamanaşımı

Danıştay 7. Daire, 2018/4159 E., 2020/3890 K., 12.10.2020

Kararın tam metnine geçin

Sitede yayın: · Metin ve künye kontrolü: . Karar tarihi yukarıdaki künyede ayrıca gösterilir.

RESMÎ YAYININ ÖZETİ

Resmî yayında kararın konusu

Resmî derginin anahtar kelimeleri: -Zamanaşımı

Aktarılan bölüm: Resmî dergi özeti (kararın PDF sayfaları 437-441).

Dahilde işleme rejiminde zamanaşımının, ihlalin gümrük idaresinin bilgisine girdiği tarihten itibaren başlayacağı hakkında.

Bu bölüm, kararı yayımlayan resmî kurumun hazırladığı özettir. Kararı veren heyetin gerekçesi ve varsa karşı oy, aşağıdaki tam metinde kendi yerleriyle birlikte okunmalıdır.

Tam metne erişim

Tam metindeki hüküm bölümünü inceleyin.

Resmî kararın tamamına geçin ↓

RESMÎ KARAR METNİ

Kararın tam metni

Resmî kaynağı aç

Bu kayıt resmî kaynak metnini ve künyesini sunar; ayrı bir editoryal içtihat çözümlemesi içermez. Dergideki özet ve anahtar kelimeler resmî yayıncıya aittir. Tam metin, belirtilen sayfa aralığındaki kararın varsa karşı oylarını da kapsar; sayfa üst ve alt bilgileri aktarım dışında tutulmuştur.

T.C. D A N I Ş T A Y YEDİNCİ DAİRE Esas No : 2018/4159 Karar No : 2020/3890 Anahtar Kelimeler: -Zamanaşımı Özeti: Dahilde işleme rejiminde zamanaşımının, ihlalin gümrük idaresinin bilgisine girdiği tarihten itibaren başlayacağı hakkında. TEMYİZ EDEN (DAVALI) : Ticaret Bakanlığı Adına Muratbey (Halkalı) Gümrük Müdürlüğü VEKİLİ : Av. … KARŞI TARAF (DAVACI) : … Dokumacılık Tekstil Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi VEKİLİ : Av. … İSTEMİN KONUSU : İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 5. Vergi Dava Dairesinin 25/05/2018 tarih ve E:2018/1400, K:2018/2850 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava Konusu İstem: Davacı adına tescilli 24/08/2010 tarihli 182586 ve 182888 sayılı, 01/09/2010 tarihli 187212, 187402 ve 187419 sayılı, 02/09/2010 tarihli 188845 sayılı, 04/10/2010 tarihli, 212082 sayılı beyannameler ile 2010/D1-00661 sayılı dahilde işleme izin belgesi kapsamında geçici olarak ithal edilen eşyanın bir kısmının ihraç edilen mamüller bünyesinde kullanılmadığının tespit edilmesinden sonra, taahhüt hesabı müeyyideli olarak kapatılarak, muafiyet kapsamından çıkarılan eşyaya isabet eden gümrük ve katma değer vergilerine, dampinge karşı vergiye, kaynak kullanımı destekleme fonu payına ve 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 238. maddesi uyarınca hesaplanarak karara bağlanan para cezasına vaki itirazın reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle dava açılmıştır. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti: 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 197. maddesinde, yapılan denetimler neticesinde hiç alınmadığı

veya noksan alındığı belirlenen bir gümrük vergisine ilişkin olarak mükellefe yapılacak tebligatın, gümrük yükümlülüğünün doğduğu tarihten itibaren üç yıl içinde yapılabileceği, gümrük vergileri alacaklarının, ceza uygulanmasını gerektiren bir fiile ilişkin olması ve suçun zaman aşımı süresinin daha uzun bulunması halinde, bu alacakların, Türk Ceza Kanunu'ndaki dava ve ceza zamanaşımı sürelerinde kovuşturulup tahsil edileceği hükümlerinin yer aldığı, olayda gümrük vergilerini doğuran olayın Türk Ceza Kanunu'na göre ceza uygulamasını gerektiren bir fiile ilişkin olmadığı ve bu konuda açılmış bir ceza davasının da bulunmadığının anlaşıldığı, 2010 yılının muhtelif dönemlerinde tescil edilen 7 adet beyannameye ilişkin taahhüt hesabının 26/09/2012 tarihinde kapatıldığı ve ek tahakkuk ve para cezası kararının 10/11/2016 tarihinde tebliğ edildiği dikkate alındığında, tahakkuk ve para cezası kararına ilişkin işlemin taahhüt hesabının kapatıldığı tarihten itibaren üç yıllık zaman aşımı süresi geçirildikten sonra davacıya tebliğ edildiği, dolayısıyla uyuşmazlığa konu vergilerin ve para cezasının zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi Kararının Özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Dahilde işleme rejimi kapsamında yapılan ithalatlara ilişkin zaman aşımı süresinin başlangıcında, dahilde işleme izin belgesinin müeyyideli olarak kapatılma tarihinin esas alınmasının icap ettiği ve bu tarihe göre tahakkukun ve para cezasının zaman aşımına uğramadığı, bu nedenle Mahkemece uyuşmazlığın esasının incelenmesi suretiyle karar verilmesinin gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ MEHMET ÜMİT YUSUFOĞLU'NUN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Davacı adına tescilli 24/08/2010 tarihli 182586 ve 182888 sayılı, 01/09/2010 tarihli 187212, 187402 ve 187419 sayılı, 02/09/2010 tarihli 188845 sayılı, 04/10/2010 tarihli, 212082 sayılı beyannameler ile 2010/D1- 00661 sayılı dahilde işleme izin belgesi kapsamında geçici olarak ithal edilen eşyanın bir kısmının ihraç edilen mamüller bünyesinde kullanılmadığının tespit edilmesinden sonra, taahhüt hesabı müeyyideli olarak kapatılarak, muafiyet kapsamından çıkarılan eşyaya isabet eden gümrük ve katma değer vergilerine, dampinge karşı vergiye, kaynak kullanımı destekleme fonu payına ve 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 238. maddesi uyarınca hesaplanarak karara bağlanan para cezasına vaki itirazın reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 108. maddesinde; serbest dolaşımda olmayan eşyanın, işlem görmüş ürünlerin üretiminde kullanılmasından sonra Türkiye Gümrük Bölgesinden yeniden ihraç edilmesi amacıyla, gümrük vergileri ve ticaret politikası önlemlerine tabi tutulmaksızın ve vergileri teminata bağlanmak suretiyle, dahilde işleme rejimi kapsamında geçici olarak ithal edilebileceği; eşyanın işlem görmüş ürünler şeklinde ihracı halinde, teminatın iade olunacağı; eşyanın bu şekilde dahilde işleme rejiminden yararlanmasına, şartlı muafiyet sistemi denildiği; 238. maddesinin olay tarihinde yürürlükte bulunan şeklinde de, dahilde işleme rejimine ilişkin hükümlerin ihlali halinde, eşyaya ilişkin gümrük vergilerinin tahsil edileceği hükme bağlanmıştır. Aynı Kanunun 184. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinin olay tarihinde yürürlükte bulunan şeklinde, 183. maddede belirtilen haller dışında, ithalat vergilerine tabi eşyanın geçici depolanmasından veya tabi tutulmuş olduğu gümrük rejiminin uygulanmasından doğan yükümlülüklerden birinin yerine getirilmemesi durumunda; (b) bendinde ise, eşyanın söz konusu gümrük rejimine tabi tutulmasına veya nihai kullanımı nedeniyle indirimli yahut sıfır ithalat vergi oranı uygulanmasına ilişkin koşullardan birine uyulmaması hallerinde ve bu fiillerin geçici depolamanın veya ilgili gümrük rejiminin yanlış uygulanması sonucunu yarattığının tespit edilmesi halinde gümrük yükümlülüğünün ithalat nedeniyle doğacağı düzenlemesine yer verilmiştir. Diğer yandan; 4458 sayılı Kanun'un 197. maddesinin 2. fıkrasında, yapılan denetimler sonucunda hiç alınmadığı veya noksan alındığı belirlenen

gümrük vergilerine ilişkin tebligatın, gümrük yükümlülüğünün doğduğu tarihten itibaren üç yıl içinde yapılacağı hükme bağlanmıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bu hükümlere göre; serbest dolaşımda olmayan eşyanın, dahilde işleme rejimi çerçevesinde, Türkiye'de işlenerek veya başka eşyanın üretiminde kullanılarak Türkiye Gümrük Bölgesinden ihraç edilmek kaydıyla, geçici olarak ithal edilmesi halinde, ithal edilen eşyaya ait vergilerin, kural olarak, giriş sırasında, tahakkuk ettirilmesi; ancak, tahsil edilmeyerek geçici olarak ithal edilen eşyanın işlem görmüş ürünler şeklinde ihraç edilmesi halinde iade edilmek üzere, 6183 sayılı Kanun'da öngörülen teminat türlerine göre teminata bağlanması icap etmektedir. Bu şekilde, geçici olarak ithal edilen eşyaya ait olup, giriş esnasında tahakkuk ettirilen vergiler için alınan teminatlar, ihracatın gerçekleştirilip taahhüdün yerine getirilmesiyle, taahhüt hesabı kapatılarak iade edilmekle, böylelikle, giriş esnasında yapılan tahakkuk işlemi geri alınmakla, şartlı muafiyet sistemi sona erdirilmiş olmaktadır. Bu aşamadan sonra, herhangi bir nedenle, taahhüt kapatma işleminin iptal edilmesi durumunda, eşyaya ait vergilerle ilgili olarak ne gibi bir işlem yapılması gerektiği konusunda bir düzenlemeye, 4458 sayılı Kanun'da yer verilmemiştir. Ancak, böyle bir durumda, ithalat vergilerine tâbi bir eşyanın, Gümrük Kanunu'na aykırı bir şekilde Türkiye Gümrük Bölgesinde bulundurulması söz konusu olacağından ve aynı Kanun'un 184. maddesi uyarınca gümrük yükümlülüğü doğacağından, gümrük vergileri alınmadan yurda girişi yapılan eşyaya ilişkin gümrük vergilerinin, Gümrük Kanunu'na göre tahakkuk ettirilerek, yükümlüsüne bildirilmesi suretiyle işlem tesis edilmesi, yükümlülerin de, bu tahakkuka karşı, anılan Kanun'un 242. maddesinde öngörülen idari itiraz yollarına başvurarak, taleplerinin reddi üzerine otuz gün içinde dava açmaları gerekmektedir. Diğer taraftan, dahilde işleme rejimi kapsamında yapılan ithalatlarda, gümrük yükümlülüğü rejim şartlarının ihlali halinde doğmakta olup, söz konusu ihlalin, taahhüt hesabının kapatılarak teminatların iade edilmesinden sonra tespiti durumunda, vergilerin ve para cezalarının da bu tarihten itibaren üç yıl içinde ilgilisine tebliğ edilmesi zorunludur. Olayda, dahilde işleme rejimi şartlarının ihlal edildiği hususunun, İhracat Genel Müdürlüğünün 23/03/2016 tarih ve 35981 sayılı taahhüt hesabının müeyyideli kapatıldığına ilişkin yazısı ile gümrük idaresinin bilgisine girdiği dikkate alındığında, bu tarih itibarıyla, üç yıllık zamanaşımı süresi içerisinde yapılıp 10/11/2016 tarihinde tebliğ edilen ek tahakkuk ve

para cezası kararına vaki itirazın reddine dair işlemin iptali istemine ilişkin olarak, Mahkemece, uyuşmazlığın esası incelenmek suretiyle karar verilmesi gerekirken, tahakkuk ve para cezasının zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptali yolunda verilen karara yönelik istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu kararda isabet görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. TEMYİZ İSTEMİNİN KABULÜNE, 2. İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 5. Vergi Dava Dairesinin 25/05/2018 tarih ve E:2018/1400, K:2018/2850 sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Daireye gönderilmesine, 4. 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 13. maddesinin (j) bendi parantez içi hükmü uyarınca alınması gereken harç dahil olmak üzere, yargılama giderlerinin yeniden verilecek kararda karşılanması gerektiğine, 12/10/2020 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Kararın kaynağı

Resmî PDF içindeki yeri
T.C. Danıştay Kararlar Dergisi · Sayı 5 (2020) · PDF sayfa 437–441
Resmî metnin alındığı tarih
Metin ve künye kontrolü

Bu kayıtta künye, kaynak metni ve metinden yapılan aktarım sunulmaktadır. Editoryal içtihat analizi veya makaleyle karşılaştırma yapılmış olduğu anlamına gelmez.

Kaynak bütünlük bilgisi

Seçilen karar metni SHA-256: 62032f0634c95d4821cef554af764c83bb37ecff6cab4f946aa174fe4f60ccc0

Özgün dergi PDF dosyası SHA-256: eb2d0cbbdb8658bea0481cbd0bd88fe3ba9ef4b2e614959e2f0545b03ecbac55

← İçtihat arşivine dönün