İdare Hukuku

7. Daire: Menşe Belgesi

Danıştay 7. Daire, 2016/7745 E., 2020/3188 K., 08.09.2020

Kararın tam metnine geçin

Sitede yayın: · Metin ve künye kontrolü: . Karar tarihi yukarıdaki künyede ayrıca gösterilir.

RESMÎ YAYININ ÖZETİ

Resmî yayında kararın konusu

Resmî derginin anahtar kelimeleri: -Menşe Belgesi

Aktarılan bölüm: Resmî dergi özeti (kararın PDF sayfaları 431-437).

İhracatçı ülke gümrük idaresinin belgeyi yanlışlıkla onayladığını kabul etmiş olması durumunda tüm özeni gösterdiğini ispat edebilen yükümlünün sorumluluktan kurtulacağı hakkında.

Bu bölüm, kararı yayımlayan resmî kurumun hazırladığı özettir. Kararı veren heyetin gerekçesi ve varsa karşı oy, aşağıdaki tam metinde kendi yerleriyle birlikte okunmalıdır.

Tam metne erişim

Tam metindeki hüküm bölümünü inceleyin.

Resmî kararın tamamına geçin ↓

RESMÎ KARAR METNİ

Kararın tam metni

Resmî kaynağı aç

Bu kayıt resmî kaynak metnini ve künyesini sunar; ayrı bir editoryal içtihat çözümlemesi içermez. Dergideki özet ve anahtar kelimeler resmî yayıncıya aittir. Tam metin, belirtilen sayfa aralığındaki kararın varsa karşı oylarını da kapsar; sayfa üst ve alt bilgileri aktarım dışında tutulmuştur.

T.C. D A N I Ş T A Y YEDİNCİ DAİRE Esas No : 2016/7745 Karar No : 2020/3188 Anahtar Kelimeler: -Menşe Belgesi Özeti: İhracatçı ülke gümrük idaresinin belgeyi yanlışlıkla onayladığını kabul etmiş olması durumunda tüm özeni gösterdiğini ispat edebilen yükümlünün sorumluluktan kurtulacağı hakkında. TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVALI) : Ticaret Bakanlığı adına İzmir Gümrük Müdürlüğü VEKİLİ : Av. … 2- (DAVACI) : … Tekstil ve Gıda İhracat İthalat Sanayi ve Limited Şirketi VEKİLİ : Av. … İSTEMİN KONUSU : İzmir 4. Vergi Mahkemesinin 04/03/2016 tarih ve E:2015/419, K:2016/314 sayılı kararının taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava Konusu İstem: Davacı adına 2011 ilâ 2013 yıllarında tescilli muhtelif tarih ve sayılı 22 adet serbest dolaşıma giriş beyannamesi ile tavizli vergi haddinden yararlanmak suretiyle Malezya menşeli olarak

7315.11.90.00.11, 7315.11.90.00.19, 7315.12.00.00.11, 7315.12.00.19 ve 7315.19.00.00.00 gümrük tarife istatistik pozisyonunda beyan ve ithal edilen "Zincirler-muhtelif mafsal halkalı zincirler ve aksamı" isimli eşyanın, Ekonomi Bakanlığınca yapılan soruşturma neticesinde söz konusu eşyanın Malezya menşei kazanmasına yetecek düzeyde işlem ve işçiliğe tabi tutulmamış olduğundan Çin menşeli olarak değerlendirilmesi gerektiğinin tespit edildiğinden bahisle, tercihli tarife uygulaması kabul edilmeyerek 23/05/2010 tarih ve 27589 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 2010/13 sayılı İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ uyarınca tahakkuk ettirilen gümrük vergisi, dampinge karşı vergi ve bu vergilerin matraha ilavesi suretiyle ek olarak tahakkuk ettirilen katma değer vergisine vaki itirazın reddine dair işlemin iptali istemiyle dava açılmıştır. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : 2010/13 sayılı İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ uygulanmadan önce Malezya'dan ithalat bulunmamasına rağmen, 2011 ve 2012 yıllarında ithalatta ciddi oranda artış olduğu, ithale konu eşyanın, Malezya'da imal edilmediği gibi imalatın önemli bir aşamasının ve ekonomik yönden gerekli görülen en son esaslı işlem ve işçiliğe tabi tutulmamış olduğunun tespiti ile gerçekte Çin Halk Cumhuriyeti menşeli ürünlerin dampinge karşı vergiden kaçınmak amacıyla Malezya üzerinden ithal edildiği sonucuna varıldığından, dava konusu işlemin dampinge karşı vergi ile bu verginin matraha ilave edilmesi suretiyle ek olarak tahakkuk ettirilen katma değer vergisine ilişkin kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı; dava konusu işlemin gümrük vergisi ve bu verginin matraha ilavesi suretiyle ek olarak tahakkuk ettirilen katma değer vergisine ilişkin kısmı yönünden ise, 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 198. maddesine göre, menşe ispat belgelerini yanlışlıkla onaylayan ihracatçı ülke gümrük idaresinin belgeyi yanlışlıkla onayladığını kabul etmiş olması durumunda tüm özeni gösterdiğini ispat edebilen yükümlünün sorumluluktan kurtulmasının mümkün kılındığı, davacı kurum temsilcisinin ithalattan önce Malezya'ya giderek yerinde inceleme yaptığını gösteren pasaport kayıtlarının sunulduğu, ihracatçı firma ile yapılan sözleşmeye emtianın mutlaka Malezya menşeli olmasına yönelik kayıt konulduğu, ihracat yapan firma hakkında Malezya Uluslararası Sanayi ve Ticaret Bakanlığınca düzenlenen lisanslı üretici belgesi, yıllık imalat kapasite raporu, form A belgesi, menşei şehadetnamesi gibi belgelerin alındığı, buna göre davacının üzerine düşen özen yükümlülüğünü yerine getirdiği, öte yandan belgelerin yanlış olarak onaylanmasına ihracatçı tarafından sunulan yanlış verilerin neden olmadığı, belgenin yanlışlıkla onaylanmasının kendi kusurundan kaynaklandığı hususlarında herhangi bir araştırma, inceleme

yapılmadığı ve belgelerin Malezya gümrük idaresince yanlışlıkla onaylandığına dair bir tespitin ortaya konulmadığının görüldüğü gerekçesiyle, dava konusu işlemin; gümrük vergisi ile bu vergi üzerinden hesaplanarak ek olarak tahakkuk ettirilen katma değer vergisine isabet eden kısmının iptaline, dampinge karşı vergi ile bu verginin matraha ilave edilmesi suretiyle ek olarak tahakkuk ettirilen katma değer vergisine isabet eden kısmı yönünden davanın reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davalı idarece, davacının gerekli dikkat ve özeni göstermediği, davacı tarafından ihracatçı firma ile yazışmalar yapıldığı ve bu yazışmaların davacının önlemi etkisiz kılmak amacıyla hareket ettiğinin ispatı olduğu; davacı tarafından, gümrük idaresinin farklı firmalar için farklı uygulamalara yöneldiği, iyi niyet ve gerekli özen gösterilerek ithalatın gerçekleştirildiği, idarece düzenlenen raporun eksik olduğu, 12/12/2013 tarih ve 28849 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 2013/31 sayılı İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ'in geçmişe yürütülerek uygulandığı ileri sürülmektedir. TARAFLARIN SAVUNMALARI: Taraflarca karşılıklı olarak istemlerin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ MEHMET ÜMİT YUSUFOĞLU'NUN DÜŞÜNCESİ : 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 198. maddesine göre, menşe ispat belgelerini yanlışlıkla onaylayan ihracatçı ülke gümrük idaresinin belgeyi yanlışlıkla onayladığını kabul etmiş olması durumunda tüm özeni gösterdiğini ispat edebilen yükümlünün sorumluluktan kurtulmasının mümkün kılındığı, Ekonomi Bakanlığınca yerinde yapılan soruşturma neticesinde ihracatçı firmanın yazışmaları incelendiğinde, davacının önlemi etkisiz kılmak saikiyle hareket ettiği açık olup, bu durumda davacının tüm özeni gösterdiği ortaya konulamadığından, temyize konu kararın dava konusu işlemin gümrük vergisi ile bu vergi üzerinden hesaplanarak ek olarak tahakkuk ettirilen katma değer vergisine isabet eden kısmının iptaline ilişkin hüküm fıkrasına yönelik davalı idarenin temyiz isteminin kabulüyle anılan hüküm fıkrasının bozulması, davacının temyiz isteminin ise reddi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Davacı adına 2011 ilâ 2013 yıllarında tescilli muhtelif tarih ve sayılı 22 adet serbest dolaşıma giriş beyannamesi ile tavizli vergi haddinden yararlanmak suretiyle Malezya menşeli olarak 7315.11.90.00.11, 7315.11.90.00.19, 7315.12.00.00.11, 7315.12.00.19 ve 7315.19.00.00.00 gümrük tarife istatistik pozisyonunda beyan ve ithal edilen "Zincirler- muhtelif mafsal halkalı zincirler ve aksamı" isimli eşyanın, Ekonomi Bakanlığınca yapılan soruşturma neticesinde söz konusu eşyanın Malezya menşei kazanmasına yetecek düzeyde işlem ve işçiliğe tabi tutulmamış olduğundan Çin menşeli olarak değerlendirilmesi gerektiğinin tespit edildiğinden bahisle, tercihli tarife uygulaması kabul edilmeyerek 23/05/2010 tarih ve 27589 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 2010/13 sayılı İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ uyarınca tahakkuk ettirilen gümrük vergisi, dampinge karşı vergi ve bu vergilerin matraha ilavesi suretiyle ek olarak tahakkuk ettirilen katma değer vergisine vaki itirazın reddine dair işlemin iptali istemiyle dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 181. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde, ithalatta gümrük yükümlülüğünün, ithalat vergilerine tabi eşyanın serbest dolaşıma girişi için verilecek gümrük beyannamesinin tescil tarihinde başlayacağı belirtilmiş; 195. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde, geçici bir anti-damping vergisi veya fark giderici vergi uygulandığı, (b) bendinde, kanunen alınması gereken vergi tutarının, bir bağlayıcı tarife ve menşe bilgisine istinaden belirlenen tutarlardan yüksek olduğu, (c) bendinde, vergi tutarının Bakanlar Kurulu tarafından belirlenen seviyenin altında kaldığı hallerde, hesaplanan vergilerin Gümrük Vergileri Tahakkukunu İzleme Defterine kaydedilip özel durumunun defterde belirtileceği öngörülmüş; 198. maddesinin 5911 sayılı Kanun'la eklenen 4. fıkrasında ise, 195. maddenin birinci fıkrasının (a), (b) ve (c) bentlerinde belirtilen durumlar hariç olmak üzere; eşyanın tercihli tarifesinin karşı ülke idareleri ile idari işbirliği çerçevesinde oluşturulduğu durumlarda, dolaşım belgesinin karşı ülke idaresince yanlışlıkla onaylandığı tespit edildiğinde, yükümlü, gümrük mevzuatının gerektirdiği yükümlülüklerin yerine getirilmesinde tüm özeni gösterdiğini ispat edebildiği takdirde, tercihli tarife uygulanması nedeniyle tahakkuk ettirilmeyen vergilerin sonradan istenmeyeceği; ancak, belgeyi onaylayan idarenin eşyanın tercihli tarife için tayin edilen şartları yerine getirmediğini bildiği veya bilmesi gerektiği durumlar hariç olmak üzere, doğru olmadığı tespit edilen belgenin ihracatçı

tarafından sunulan yanlış verilere dayanılarak onaylanması veya tercihli düzenlemenin, yararlanan ülke tarafından doğru olarak uygulandığına dair şüphe bulunduğu yönünde Resmi Gazete'de bir duyuru yayımlanmış olması halinde vergilerin yükümlüden tahsil edileceği hükme bağlanmıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Dayandığı hukuki ve kanuni nedenlerle gerekçesi yukarıda açıklanmış bulunan mahkeme kararının, dava konusu işlemin dampinge karşı vergi ile bu verginin matraha ilave edilmesi suretiyle ek olarak tahakkuk ettirilen katma değer vergisine isabet eden kısmı yönünden davanın reddine ilişkin hüküm fıkrası aynı gerekçe ve nedenlerle Dairemizce de uygun görülmüş olup, davacı tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, sözü geçen hüküm fıkrasının bozulmasını sağlayacak durumda bulunmamıştır. Davalı idarenin mahkeme kararının, dava konusu işlemin gümrük vergisi ile bu vergi üzerinden hesaplanarak ek olarak tahakkuk ettirilen katma değer vergisine isabet eden kısmının iptaline ilişkin hüküm fıkrasına yönelik temyiz istemine gelince; 4458 sayılı Kanun'un 198. maddesinin 4. fıkrası ile dolaşım belgelerini yanlışlıkla onaylayan ihracatçı ülke gümrük idaresinin belgeyi yanlışlıkla onayladığını kabul etmiş olması durumunda tüm özeni gösterdiğini ispat edebilen yükümlünün sorumluluktan kurtulması mümkün kılınmıştır. Kanun koyucu, bunun gerçekleşebilmesini, menşe ispat belgelerinin yanlışlıkla onaylayan ihracatçı ülke gümrük idaresinin, belgeyi yanlışlıkla onayladığını açık veya örtülü bir şekilde kabul etmiş olması, bir başka ifadeyle, belgelerin yanlış olarak onaylanmasına ihracatçı tarafından sunulan yanlış verilerin neden olmadığını, belgenin yanlışlıkla onaylanmasının kendi kusurundan kaynaklandığını açık veya örtülü bir şekilde beyan etmiş olması şartına bağlamıştır. Ayrıca, ihracatçı ülke gümrük idaresinin yanlış onaylamanın kendi kusurundan kaynaklandığını açık veya örtülü bir şekilde beyan etmiş olmasını da yeterli görmeyerek, tüm özeni gösterdiğine ilişkin ispat yükünü de yükümlüye yüklemiştir. Öte yandan, belgeyi onaylayan İdarenin, eşyanın tercihli tarife için tayin edilen şartları yerine getirmediğini bildiği veya bilmesi gerektiği durumlarda da yükümlülerin sorumluluğuna gidilebilmesi mümkün olmamakla birlikte, ihracatçının sunduğu veriler nedeniyle yanlış olarak onaylanan belgelerin mevcudiyeti ve tercihli düzenlemenin, yararlanan ülke tarafından doğru olarak uygulandığına dair şüphe bulunduğu yönünde Resmi Gazete'de bir duyuru yayımlanmış olması hallerinde ise, tercihli tarife uygulaması nedeniyle alınmayan vergilerin yükümlüden tahsil edilmesi Kanun hükmü gereğidir.

Bu durumda, yukarıda yer verilen 4458 sayılı Kanun'un 198. maddesine göre menşe ispat belgelerini yanlışlıkla onaylayan ihracatçı ülke gümrük idaresinin belgeyi yanlışlıkla onayladığını kabul etmiş olması durumunda yükümlünün sorumluluktan kurtulması tüm özeni gösterdiğinin ispat edilebilmesi şartıyla mümkün ise de, Ekonomi Bakanlığınca yerinde yapılan Önlemin Etkisiz Kılınması Soruşturmasında; davacı ile ihracatçı firma arasında gerçekleşen yazışmaların incelendiği, söz konusu yazışmalardan davacının önlemi etkisiz kılmak saikiyle hareket ettiğinin tespit edildiği belirtilerek, bu suretle tüm özenin göstermediğinin iddia edilmesine karşın, Kanunun belirtilen maddesinde yükümlülerin sorumluluktan kurtulmaları için aranan şartların yerine getirildiğine dair hususun, davacı tarafından ispat edilemediği anlaşıldığından, temyize konu kararın dava konusu işlemin gümrük vergisi ile bu vergi üzerinden hesaplanarak ek olarak tahakkuk ettirilen katma değer vergisine isabet eden kısmının iptaline ilişkin hüküm fıkrasının bozulması gerekmiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE, davalı idarenin temyiz isteminin ise KABULÜNE, 2. İzmir 4. Vergi Mahkemesinin 04/03/2016 tarih ve E:2015/419, K:2016/314 sayılı kararının dava konusu işlemin dampinge karşı vergi ile bu verginin matraha ilave edilmesi suretiyle ek olarak tahakkuk ettirilen katma değer vergisine isabet eden kısmı yönünden davanın reddine ilişkin hüküm fıkrasının ONANMASINA, 3. Kararın, işlemin gümrük vergisi ile bu vergi üzerinden hesaplanarak ek olarak tahakkuk ettirilen katma değer vergisine isabet eden kısmının iptaline ilişkin hüküm fıkrasının BOZULMASINA, 4. Hüküm altına alınan tutar üzerinden binde 9,10 oranında ve 113,30 TL'den az olmamak üzere hesaplanacak nispi karar harcından, Mahkemece karara bağlanan harcın mahsubundan sonra, kalan harç tutarının temyiz eden davacıdan alınmasına, 5. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine, 6. 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 13. maddesinin (j) bendi parantez içi hükmü uyarınca alınması gereken harç dahil olmak üzere, yargılama giderlerinin yeniden verilecek kararda karşılanması gerektiğine, 7. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini

izleyen günden itibaren onbeş gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 08/09/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kararın kaynağı

Resmî PDF içindeki yeri
T.C. Danıştay Kararlar Dergisi · Sayı 5 (2020) · PDF sayfa 431–437
Resmî metnin alındığı tarih
Metin ve künye kontrolü

Bu kayıtta künye, kaynak metni ve metinden yapılan aktarım sunulmaktadır. Editoryal içtihat analizi veya makaleyle karşılaştırma yapılmış olduğu anlamına gelmez.

Kaynak bütünlük bilgisi

Seçilen karar metni SHA-256: 0ce2cf63f4e480b4b69cc7c4864bb0274a8bfb09a5cd2f70a6195bbda08a1dab

Özgün dergi PDF dosyası SHA-256: eb2d0cbbdb8658bea0481cbd0bd88fe3ba9ef4b2e614959e2f0545b03ecbac55

← İçtihat arşivine dönün