Sitede yayın: · Metin ve künye kontrolü: . Karar tarihi yukarıdaki künyede ayrıca gösterilir.
RESMÎ YAYININ ÖZETİ
Resmî yayında kararın konusu
Resmî derginin anahtar kelimeleri: -Dahilde İşleme Rejimi
Aktarılan bölüm: Resmî dergi özeti (kararın PDF sayfaları 405-412).
Dahilde işleme rejiminin ihlali durumunda, vergilerin takibi konusunda, teminatların iade edilmemiş olması halinde, önce 6183 sayılı Kanun'un 37. ardından 56. maddeleri uyarınca işlem tesisi gerekeceği; teminatların iade edilmiş olması halinde ise, 6183 sayılı Kanun'a göre takibat mümkün olmayıp, vergilerin tahakkuk ettirilerek, ilgilisine idari itiraz ve sonrasında, idari dava açılabilmesine olanak tanınması, diğer yandan, ithalatta kaynak kullanımını destekleme fonu payı doğabilmesi için, ithalatın ödeme şeklinin, kabul kredili, vadeli akreditif veya mal mukabili olması gerektiği hakkında.
Bu bölüm, kararı yayımlayan resmî kurumun hazırladığı özettir. Kararı veren heyetin gerekçesi ve varsa karşı oy, aşağıdaki tam metinde kendi yerleriyle birlikte okunmalıdır.
Tam metne erişim
Tam metindeki hüküm bölümünü inceleyin.
Resmî kararın tamamına geçin ↓RESMÎ KARAR METNİ
Kararın tam metni
Bu kayıt resmî kaynak metnini ve künyesini sunar; ayrı bir editoryal içtihat çözümlemesi içermez. Dergideki özet ve anahtar kelimeler resmî yayıncıya aittir. Tam metin, belirtilen sayfa aralığındaki kararın varsa karşı oylarını da kapsar; sayfa üst ve alt bilgileri aktarım dışında tutulmuştur.
T.C. D A N I Ş T A Y Yedinci Daire Esas No : 2016/6558 Karar No : 2019/5635 Anahtar Kelimeler : -Dahilde İşleme Rejimi Özeti : Dahilde işleme rejiminin ihlali durumunda, vergilerin takibi konusunda, teminatların iade edilmemiş olması halinde, önce 6183 sayılı Kanun'un 37. ardından 56. maddeleri uyarınca işlem tesisi gerekeceği; teminatların iade edilmiş olması halinde ise, 6183 sayılı Kanun'a göre takibat mümkün olmayıp, vergilerin tahakkuk ettirilerek, ilgilisine idari itiraz ve sonrasında, idari dava açılabilmesine olanak tanınması, diğer yandan, ithalatta kaynak kullanımını destekleme fonu payı doğabilmesi için, ithalatın ödeme şeklinin, kabul kredili, vadeli akreditif veya mal mukabili olması gerektiği hakkında. Temyiz Eden (Davalı) : Ticaret Bakanlığı adına Haydarpaşa Gümrük Müdürlüğü Vekili : Av. … Karşı Taraf (Davacı) : … Plastik Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi Vekilleri : Av. … - Av. … İstemin Konusu : İstanbul 1. Vergi Mahkemesinin 17/12/2015 tarih ve E:2015/164, K:2015/2679 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Yargılama Süreci : Dava Konusu İstem : Davacı tarafından 02/07/2010 tarih ve 2010/D1-3591 sayılı dahilde işleme izin belgesi kapsamında 23/02/2011
tarih ve 9205 sayılı serbest dolaşıma giriş beyannamesiyle, izin belgesinde öngörülen miktardan fazla ham madde ithal edilmek suretiyle rejim koşullarının ihlal edildiğinden bahisle, İstanbul Maden ve Metaller İhracatçı Birlikleri Genel Sekreterliğince, taahhüt hesabının müeyyideli olarak kapatıldığının bildirilmesi üzerine, beyannemenin tescili sırasında tahakkuk ettirilen katma değer vergisi ile İhracatçı Birlikleri Genel Sekreterliği'nin yazısına istinaden tahakkuk ettirilen kaynak kullanımını destekleme fonu payı ve bu fon payının matraha ilavesi suretiyle ek olarak tahakkuk ettirilen katma değer vergisine vaki itirazın reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle dava açılmıştır. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : Gümrük yükümlülüğünün doğduğu beyannamenin tescil tarihinden itibaren üç yıllık zamanaşımı süresi dolduktan sonra, 31/04/2014 tarihinde tebliğ edilen vergi ve fon payının zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Temyiz Edenin İddiaları : Rejim ihlalinin tespit edildiği tarih itibarıyla vergilerin zamanaşımına uğramadığı ileri sürülmektedir. Karşı Tarafın Savunması : Gümrük yükümlülüğünün doğduğu tarihten itibaren 3 yıllık süre geçirildikten sonra tebliğ edilen vergilerin zamanaşımına uğradığı savunulmaktadır. Danıştay Tetkik Hâkimi İrem Aktar Ören'in Düşüncesi: Dahilde işleme rejimi şartlarının ihlal edildiği hususunun, İstanbul İhracatçıları Birliği Genel Sekreterliği'nin 30/06/2014 tarih ve 2014/1471- 1222 sayılı yazısı ile tespit edildiği dikkate alındığında, üç yıllık zamanaşımı süresi içerisinde 31/04/2014 tarihinde tebliğ edilen ek tahakkukta zamanaşımı bulunmadığından, uyuşmazlığın esası incelenmek suretiyle karar verilmesi gerekirken, Mahkemece, ek tahakkukun zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle verilen kararda isabet görülmediği, Öte yandan taahhüt hesabının müeyyidesiz olarak kapatılmasına ilişkin İstanbul İhracatçıları Birliği Genel Sekreterliği işleminde teminatların iadesi gerektiğine ilişkin ibareye yer verildiği görülmekle birlikte, davacı tarafından verilen teminatların tamamının veya bir kısmının iade edilip edilmediği, edilmiş ise hangi tarihte (idari itiraza konu edilen ilk işlemin tebliğinden önce mi, sonra mı?) iade edildiğine ilişkin dosyada herhangi bir bilgi veya belge bulunmadığından, Mahkemece, davalı İdareden sorulmak suretiyle bu hususların belirlenmesinden sonra, yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde inceleme yapılarak uyuşmazlık hakkında karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme neticesinde verilen mahkeme kararında isabet görülmediği, diğer yandan ithalatta kaynak kullanımını destekleme fonu payı
doğabilmesi için, ithalatın ödeme şeklinin, kabul kredili, vadeli akreditif veya mal mukabili olması gerekmekte olup; beyannamenin tescil tarihi itibarıyla kaynak kullanımını destekleme fonu payına tabi bir durumun söz konusu olup olmadığı ve bu fon payının matraha ilavesi suretiyle ek olarak tahakkuk ettirilen katma değer vergisinde hukuka aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarının da gözetilmeksizin verilen mahkeme kararında bu yönüyle de isabet bulunmadığı düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İnceleme ve Gerekçe: Maddi Olay : Davacı tarafından 02/07/2010 tarih ve 2010/D1-3591 sayılı dahilde işleme izin belgesi kapsamında 23/02/2011 tarih ve 9205 sayılı serbest dolaşıma giriş beyannamesiyle, izin belgesinde öngörülen miktardan fazla ham madde ithal edilmek suretiyle rejim koşullarının ihlal edildiğinden bahisle, İstanbul Maden ve Metaller İhracatçı Birlikleri Genel Sekreterliğince, taahhüt hesabının müeyyideli olarak kapatıldığının bildirilmesi üzerine, beyannemenin tescili sırasında tahakkuk ettirilen katma değer vergisi ile İhracatçı Birlikleri Genel Sekreterliği'nin yazısına istinaden tahakkuk ettirilen kaynak kullanımını destekleme fonu payı ve bu fon payının matraha ilavesi suretiyle ek olarak tahakkuk ettirilen katma değer vergisine vaki itirazın reddine ilişkin işlemi zamanaşımı nedeniyle iptal eden mahkeme kararının bozulması istemine ilişkindir. İlgili Mevzuat: 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 108. maddesinin 1. fıkrasında, serbest dolaşımda olmayan eşyanın, işlem görmüş ürünlerin üretiminde kullanılmasından sonra Türkiye Gümrük Bölgesinden yeniden ihraç edilmesi amacıyla, gümrük vergileri ve ticaret politikası önlemlerine tabi tutulmaksızın ve vergileri teminata bağlanmak suretiyle, dahilde işleme rejimi kapsamında geçici olarak ithal edilebileceği; eşyanın işlem görmüş ürünler şeklinde ihracı halinde, teminatın iade olunacağı; eşyanın bu şekilde dahilde işleme rejiminden yararlanmasına, şartlı muafiyet sistemi denildiği belirtilmiş; aynı Kanunun 238. maddesinin olay tarihinde yürürlükte bulunan şeklinde ise, bu Kanunun 108 ilâ 127. maddelerinde düzenlenen dahilde işleme rejimine ilişkin hükümlerin ihlali halinde eşyaya ilişkin
gümrük vergilerinin tahsili yanında, bu vergilerin iki katı tutarında para cezası alınacağı ifade edilmiştir. Diğer yandan; 4458 sayılı Kanun'un 197. maddesinin 2. fıkrasında, yapılan denetimler sonucunda hiç alınmadığı veya noksan alındığı belirlenen gümrük vergilerine ilişkin tebligatın, gümrük yükümlülüğünün doğduğu tarihten itibaren üç yıl içinde yapılacağı hükme bağlanmıştır. 1211 sayılı T.C. Merkez Bankası Kanunu'nun 3098 sayılı Kanunla değişik 40. maddesinin II. fıkrasının (b) ve (c) bendi ile 3182 sayılı mülga Bankalar Kanunu'nun 37 ve 40. maddeleri uyarınca 12/05/1988 tarih ve 88/12944 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile "Kalkınma planı ve yıllık programlarda öngörülen hedeflere uygun olarak yatırımların yönlendirilebilmesi ve ihtisas kredilerinde kredi maliyetlerinin düşürülmesi" amacıyla Kaynak Kullanımı Destekleme Fonu ihdas edilmiş, ayrıca, anılan Bakanlar Kurulu Kararının 3. maddesinde, kabul kredili, vadeli akreditif ve mal mukabili ödeme şekline göre yapılan ithalatlarda kaynak kullanımını destekleme fonu payının alınacağı kuralı yer almıştır. 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'nun "İthalatta matrah" başlıklı 21. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde ise, ithalat sırasında ödenen her türlü vergi, resim, harç ve payın ithalatta, verginin matrahına dahil olduğu hükme bağlanmıştır. Hukuki Değerlendirme: Dahilde işleme rejimi kapsamında yapılan ithalatlarda, gümrük yükümlülüğü rejim şartlarının ihlali halinde doğmakta olup, söz konusu ihlalin, taahhüt hesabının kapatılarak teminatların iade edilmesinden sonra tespiti durumunda, vergilerin de bu tarihten itibaren üç yıl içinde ilgilisine tebliğ edilmesi bir zorunluluk olarak ortaya çıkmaktadır. Olayda, dahilde işleme rejimi şartlarının ihlal edildiği hususunun, İstanbul İhracatçıları Birliği Genel Sekreterliği'nin 30/06/2014 tarih ve 2014/1471-1222 sayılı yazısı ile tespit edildiği dikkate alındığında, üç yıllık zamanaşımı süresi içerisinde 31/07/2014 tarihinde tebliğ edilen vergilerin zamanaşımına uğradığından söz edilemeyeceğinden, uyuşmazlığın esası incelenmek suretiyle karar verilmesi gerekirken, Mahkemece, vergilerin zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle verilen kararda isabet görülmemiştir. Öte yandan; serbest dolaşımda olmayan eşyanın, dahilde işleme rejimi çerçevesinde, Türkiye'de işlenerek veya başka eşyanın üretiminde kullanılarak Türkiye Gümrük Bölgesinden ihraç edilmek kaydıyla, geçici olarak ithal edilmesi halinde, ithal edilen eşyaya ait vergilerin, kural olarak, giriş sırasında, tahakkuk ettirilmesi; ancak, tahsil edilmeyerek, geçici olarak ithal edilen eşyanın işlem görmüş ürünler şeklinde ihraç edilmesi halinde
iade edilmek üzere, 6183 sayılı Kanun'da öngörülen teminat türlerine göre teminata bağlanması icap etmektedir. Bu şekilde, geçici olarak ithal edilen eşyaya ait olup, giriş esnasında, tahakkuk ettirilen vergiler için alınan teminatlar, ihracatın gerçekleştirilip taahhüdün yerine getirilmesiyle, taahhüt hesabı kapatılarak iade edilmek, böylelikle, giriş esnasında yapılan tahakkuk işlemi geri alınmakla, şartlı muafiyet sistemi sona erdirilmiş olmaktadır. Dahilde işleme rejimi kapsamında geçici olarak yurda getirilen eşyanın süresinde yurt dışı edilmemesi veya gerçeği yansıtmayan belgelerle yurt dışı edilmiş gibi gösterilmesi suretiyle rejim şartlarının ihlal edilmesi durumunda, eşyaya ait olup, giriş esnasında tahakkuk ettirilerek teminata bağlanmış olan vergilerin takibi konusunda, teminatların ilgilisine iade edilip edilmemesi hallerine göre ikili bir ayrıma gidilmesi gerekmektedir. Bunlardan ilki; yani, rejim şartları ihlal olunmakla birlikte teminatlar henüz ilgilisine iade edilmeyip, gümrük idaresinin elinde bulunması halinde yapılacak takibat, giriş esnasında tahakkuk ettirilerek teminata bağlanan ithalat vergilerinin vadesi belli olmadığından, öncelikle, vadenin belirlenmesi için 6183 sayılı Kanun'un anılan 37. maddesi; ardından da, teminatlı alacakların takip ve tahsilini düzenleyen 56. maddesi uyarınca tesis edilecek işlemle gerçekleştirilmelidir. Diğer halde ise; yani, ihracat taahhüdünün yerine getirildiğinden bahisle taahhüt hesabı kapatılıp, teminatların iade edilmesinden sonra, ihracat belgelerinin gerçeği yansıtmaması gibi nedenlerle rejim şartlarının ihlal edildiğinin saptanması dolayısıyla veya herhangi diğer bir nedenle, taahhüt kapatma işleminin iptal edilmesi durumunda, eşyaya ait vergilerle ilgili olarak ne gibi bir işlem yapılması gerektiği konusunda, bir düzenlemeye, 4458 sayılı Kanun'da yer verilmemiştir. Ancak, böyle bir durumda, ithalat vergilerine tâbi bir eşyanın, Gümrük Kanunu'na aykırı bir şekilde Türkiye Gümrük Bölgesine girmesi hali söz konusu olacağından ve aynı Kanun'un 182. maddesine göre, gümrük yükümlülüğü doğacağından, gümrük vergileri alınmadan yurda girişi yapılan eşyaya ilişkin gümrük vergilerinin, Gümrük Kanunu'na göre tahakkuk ettirilerek, yükümlüsüne bildirilmesi suretiyle, yükümlülerin, bu bildirimlere karşı, anılan Kanun'un 242. maddesinde öngörülen idari itiraz yollarına başvurabilmelerine ve taleplerinin reddi üzerine de otuz gün içinde dava açabilmelerine olanak tanınması gerekmektedir. Yukarıdaki açıklamalardan da anlaşılacağı üzere, dahilde işleme rejimi şartlarının ihlali durumunda, vergilerin takibi konusunda, ne gibi bir işlemin
yapılacağının belirlenmesi bakımından, teminatların ilgilisine iade edilip edilmediğinin tespiti önem kazanmaktadır. Zira, teminatların iade edilmemiş olması halinde, önce 6183 sayılı Kanun'un 37. ardından 56. maddeleri uyarınca işlem tesisi gerekeceği; teminatların iade edilmiş olması halinde ise, 6183 sayılı Kanun'a göre takibat mümkün olmayıp, vergilerin tahakkuk ettirilerek, yukarıda belirtilen şekilde, idari itiraz ve sonrasında, idari dava açılabilmesine olanak tanınması gerekmektedir. Olayda, taahhüt hesabının müeyyideli olarak kapatılmasına ilişkin İstanbul İhracatçıları Birliği Genel Sekreterliği işleminde teminatların iadesi gerektiğine ilişkin ibareye yer verildiği görülmekle birlikte, davacı tarafından verilen teminatların tamamının veya bir kısmının iade edilip edilmediği, edilmiş ise, idari itiraza konu edilen ilk işlemin tebliğinden önce mi, sonra mı iade edildiğine ilişkin dosyada herhangi bir bilgi veya belge bulunmadığından, Mahkemece, beyannamenin tescili sırasında tahakkuk ettirilen katma değer vergisi bakımından bu hususların açıklığa kavuşturulmasından sonra, yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde inceleme yapılarak uyuşmazlık hakkında karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme neticesinde verilen mahkeme kararında isabet görülmemiştir. Diğer yandan, İhracatçı Birlikleri Genel Sekreterliği'nin yazısına istinaden daha önce tahakkuk ettirilerek teminata bağlanmamış olan kaynak kullanımını destekleme fonu payının ve bu fon payının matraha ilavesi suretiyle ek olarak katma değer vergisi tahakkuk ettirilmesi yerindeyse de, ithalatta kaynak kullanımını destekleme fonu payı doğabilmesi için, ithalatın ödeme şeklinin, kabul kredili, vadeli akreditif veya mal mukabili olması gerekmekte olup; olayda, beyannamenin tescil tarihi itibarıyla kaynak kullanımını destekleme fonu payına tabi bir durumun söz konusu olup olmadığı ve bu fon payının matraha ilavesi suretiyle ek olarak tahakkuk ettirilen katma değer vergisinde hukuka aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarının da yeniden verilecek kararda gözetilmesi gerekmektedir. Karar Sonucu: Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz isteminin kabulüne, 2. İstanbul 1. Vergi Mahkemesinin 17/12/2015 tarih ve E:2015/164, K:2015/2679 sayılı kararının bozulmasına, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
4. 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 13. maddesinin (j) bendi parantez içi hükmü uyarınca alınması gereken harç dahil olmak üzere, yargılama giderlerinin yeniden verilecek kararda karşılanması gerektiğine, 5. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 22/10/2019 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. KARŞI OY 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 108. maddesinde, serbest dolaşımda olmayan eşyanın, işlem görmüş ürünlerin üretiminde kullanılmasından sonra Türkiye Gümrük Bölgesinden yeniden ihraç edilmesi amacıyla, gümrük vergileri ve ticaret politikası önlemlerine tabi tutulmaksızın ve vergileri teminata bağlanmak suretiyle, dahilde işleme rejimi kapsamında geçici olarak ithal edilebileceği; eşyanın işlem görmüş ürünler şeklinde ihracı halinde, teminatın iade olunacağı; eşyanın bu şekilde dahilde işleme rejiminden yararlanmasına, şartlı muafiyet sistemi denildiği belirtilmiş; 238. maddesinde de, dahilde işleme rejimine ilişkin hükümlerin ihlali halinde, uygulanacak müeyyide düzenlenmiştir. Bu hükümlere göre, serbest dolaşımda olmayan eşyanın, dahilde işleme rejimi çerçevesinde, Türkiye'de işlenerek veya başka eşyanın üretiminde kullanılarak Türkiye Gümrük Bölgesinden ihraç edilmek kaydıyla, geçici olarak ithal edilmesi halinde, ithal edilen eşyaya ait vergilerin, kural olarak, giriş sırasında tahakkuk ettirilmesi; ancak, tahsil edilmeyerek, geçici olarak ithal edilen eşyanın işlem görmüş ürünler şeklinde ihraç edilmesi halinde iade edilmek üzere 6183 sayılı Kanun'da öngörülen teminat türlerine göre teminata bağlanması gerekmektedir. Eşyanın geçici olarak ithal edilmiş olmasına karşın, yapılan bu tahakkuk, geçici değil kat'i tahakkuk işlemi niteliğindedir. Bu itibarla; dahilde işleme rejimi şartlarının ihlal edildiğinin tespiti halinde, tahsilinden vazgeçilen vergilerin yeniden tahakkuk ettirilmesine gerek olmadığından, vadesi belli olmayan amme alacağının takip ve tahsili amacıyla tesis edilmesi gereken ilk işlem, vade belirlenmesine ilişkin işlem olmalıdır. Vadenin hangi tarih olacağı da, 6183 sayılı Kanun'un 37. maddesinde, bir aylık ödeme müddetinin son günü olarak belirlenmiştir. Bu işlemin tebliğine karşın vadesinde ödeme yapılmaması durumunda da, alacağın teminatlı olup olmadığına bağlı olarak 55 veya 56. maddenin uygulanması gerekmektedir.
Açıklanan nedenle, dahilde işleme rejiminin ihlali nedeniyle, rejim kapanıp teminatın iadesinden sonra da tahakkuk yapılmasına gerek olmadığı görüşüyle, Dairemiz kararının kaynak kullanımını destekleme fonu payının ve anılan fon payının matraha ilavesi suretiyle ek olarak katma değer vergisi tahakkuk ettirilmesine dair hüküm fıkrası dışındaki kısmına katılmıyoruz.
Kararın kaynağı
- Resmî kaynak
- Kararın resmî tam metin kaydı ↗
- Resmî PDF içindeki yeri
- T.C. Danıştay Kararlar Dergisi · Sayı 4 (2020) · PDF sayfa 405–412
- Resmî metnin alındığı tarih
- Metin ve künye kontrolü
Bu kayıtta künye, kaynak metni ve metinden yapılan aktarım sunulmaktadır. Editoryal içtihat analizi veya makaleyle karşılaştırma yapılmış olduğu anlamına gelmez.
Kaynak bütünlük bilgisi
Seçilen karar metni SHA-256: 0a4744ec5a07b134792ed24753c949a5d2c6f7d03f3d74bf60a223d15a690717
Özgün dergi PDF dosyası SHA-256: e77beebe8266eb2dc749d1784440f412abb15c558274c6abf1f16f57483ca271
Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay bakımından hukuki görüş veya taahhüt niteliğinde değildir.
← İçtihat arşivine dönün