İdare Hukuku

6. Daire: İmar Planı Sınırı, Dava Açma Ehliyeti, Hemşehrilik, Şirket, Mülkiyet Bağı

Danıştay 6. Daire, 2023/4825 E., 2024/2368 K., 18.04.2024

Kararın tam metnine geçin

Sitede yayın: · Metin ve künye kontrolü: . Karar tarihi yukarıdaki künyede ayrıca gösterilir.

RESMÎ YAYININ ÖZETİ

Resmî yayında kararın konusu

Resmî derginin anahtar kelimeleri: -İmar Planı Sınırı, -Dava Açma Ehliyeti, -Hemşehrilik, -Şirket, -Mülkiyet Bağı

Aktarılan bölüm: Resmî dergi özeti (kararın PDF sayfaları 600-604).

Davacı şirkete ait muz seralarının kurulu olduğu taşınmazların dava konusu edilmek istenilen I. Etap 1/5000 ölçekli ilave ve revizyon nazım imar planı sınırları dışında kaldığı, herhangi bir mülkiyet ve komşuluk ilişkisi bulunmayan davacının dava konusu plan sınırları içerisinde yatırımı bulunduğuna dair bir belgenin de sunulamadığı, gerçek kişiler bakımından geçerli olan hemşehrilik hukukunun şirketler bakımından geçerli olmadığı hususları birlikte değerlendirildiğinde, davacı şirketin dava konusu planın iptalinin istemesinde kişisel, güncel ve meşru bir menfaat bağının bulunmadığı hakkında

Bu bölüm, kararı yayımlayan resmî kurumun hazırladığı özettir. Kararı veren heyetin gerekçesi ve varsa karşı oy, aşağıdaki tam metinde kendi yerleriyle birlikte okunmalıdır.

Tam metne erişim

Tam metindeki hüküm bölümünü inceleyin.

Resmî kararın tamamına geçin ↓

RESMÎ KARAR METNİ

Kararın tam metni

Resmî kaynağı aç

Bu kayıt resmî kaynak metnini ve künyesini sunar; ayrı bir editoryal içtihat çözümlemesi içermez. Dergideki özet ve anahtar kelimeler resmî yayıncıya aittir. Tam metin, belirtilen sayfa aralığındaki kararın varsa karşı oylarını da kapsar; sayfa üst ve alt bilgileri aktarım dışında tutulmuştur.

T.C. D A N I Ş T A Y ALTINCI DAİRE Esas No : 2023/4825 Karar No : 2024/2368 Anahtar Kelimeler : -İmar Planı Sınırı, -Dava Açma Ehliyeti, -Hemşehrilik, -Şirket, -Mülkiyet Bağı Özeti : Davacı şirkete ait muz seralarının kurulu olduğu taşınmazların dava konusu edilmek istenilen I. Etap 1/5000 ölçekli ilave ve revizyon nazım imar planı sınırları dışında kaldığı, herhangi bir mülkiyet ve komşuluk ilişkisi bulunmayan davacının dava konusu plan sınırları içerisinde yatırımı bulunduğuna dair bir belgenin de sunulamadığı, gerçek kişiler bakımından geçerli olan hemşehrilik hukukunun şirketler bakımından geçerli olmadığı hususları birlikte değerlendirildiğinde, davacı şirketin dava konusu planın iptalinin istemesinde kişisel, güncel ve meşru bir menfaat bağının bulunmadığı hakkında TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Gayrimenkul Danışmanlık Mühendislik Tarım Jeotermal Turizm Sanayi Ticaret Limited Şirketi VEKİLİ : Av. … KARŞI TARAF (DAVALI) : Mersin Büyükşehir Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. … İSTEMİN KONUSU : Adana Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesinin 04/04/2023 tarih ve E:2022/1654, K:2023/430 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava Konusu İstem: Mersin Büyükşehir Belediye Meclisinin 09/02/2021 tarih ve 76 sayılı kararıyla kabul edilen Anamur İlçesi I. Etap 1/5000 ölçekli İlave ve Revizyon Nazım İmar Planına yapılan itirazın

reddine ilişkin Mersin Büyükşehir Belediye Meclisinin 10/01/2022 tarih ve 34 sayılı kararının şirketi ilgilendiren kısımlarının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti: Mersin 2. İdare Mahkemesince verilen 08/09/2022 tarih ve E:2022/1029, K:2022/966 sayılı kararda; davacı şirkete ait muz seralarının kurulu olduğu Mersin İli, Anamur ilçesi, … Mahallesi, … Mevkii, … ada, … ve … parsel sayılı taşınmazların dava konusu edilmek istenilen Anamur İlçesi I. Etap 1/5000 ölçekli İlave ve Revizyon Nazım İmar Planı sınırları dışında kaldığı, herhangi bir mülkiyet ve komşuluk ilişkisi bulunmayan davacının dava konusu plan sınırları içerisinde yatırımı bulunduğuna dair bir belgenin de sunulamadığı, gerçek kişiler bakımından geçerli olan hemşehrilik hukukunun şirketler bakımından geçerli olmadığı hususları birlikte değerlendirildiğinde, davacı şirketin dava konusu planın iptalinin istemesinde kişisel, güncel ve meşru bir menfaatinin bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle, davanın ehliyet yönünden reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi Kararının Özeti: İstinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu, istinaf dilekçesinde ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği ve dava konusu taşınmazların plan kapsamına alınmaması işlemine dair davacının bir itiraz ya da iddiasının bulunmadığı gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun açıklamalı olarak reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı şirket tarafından; maliki olduğu taşınmazlarının üzerinde muz seralarının bulunduğu ve yaklaşık 7-8 yıllık süre zarfında muz yetiştiriciliği faaliyetinin gerçekleştirdiği, Anamur ve civarında muz üretimi için yatırım yapmaya başladığı tarihten bu yana, gerek bölgedeki diğer muz üreticileri ve gerekse de bölge halkının çalışma koşulları bakımından ciddi artı değer getirici iş ve işlemler yaptığı, Anamur Belediyesince yürürlükte olan imar planlarına muvakkat yapı kapsamında inşaat ve yapı kullanma izni verilecek seraların yapılmasına uygulanacak esasların belirlenmesine yönelik olarak plan notlarının ilave edildiği, Mahkeme kararının gerekçesinde davacının plan sınırları içerisinde herhangi bir yatırımı bulunmadığının belirtildiği ancak ilgili bölgede gerek mülkiyetinin ve gerekse de ticari olarak yatırımlarının bulunduğu, imar planının sadece fiziki etkilerinden bahsedilmesinin dar anlamda yorum

niteliği taşıdığı, taşınmazlarının dava konusu imar planından etkilendiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı şirkete ait taşınmazların Anamur İlçesi II. Etap 1/5000 ölçekli İlave ve Revizyon Nazım İmar Planı sınırları içerisinde değerlendirilmek üzere dava konusu Anamur İlçesi I. Etap 1/5000 ölçekli İlave ve Revizyon Nazım İmar Planı sınırlarının dışında bırakıldığı, plan sınırları ile herhangi bir mülkiyet ve komşuluk ilişkisinin bulunmaması nedeniyle davacı şirketin dava konusu plana karşı dava açmakta hukuki bir menfaatinin bulunmadığı, davacı şirketin askı süresi içerisinde dava konusu plana yönelik yaptığı itirazda taşınmazlarına ilişkin olarak herhangi bir iddiada bulunmadığı ve itirazın dava konusu Anamur İlçesi I. Etap 1/5000 ölçekli İlave ve Revizyon Nazım İmar Planının bütününe yönelik olduğu, davanın ehliyet yönünden reddine ilişkin kararın hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ UBEYDULLAH ÇİTÇİ'NİN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle ehliyet yönünden reddine ilişkin Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun açıklamalı olarak reddi yolundaki temyize konu Adana Bölge İdare

Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesinin 04/04/2023 tarih ve E:2022/1654, K:2023/430 sayılı kararının ONANMASINA, 3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 18/04/2024 tarihinde, kesin olarak, oyçokluğuyla karar verildi. KARŞI OY 2577 sayılı idari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinde, idari işlemler hakkında, yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan davalar, iptal davaları olarak tanımlanmıştır. Dolayısıyla iptal davasının gerek anılan maddede, gerekse içtihat ve doktrinde belirlenen hukuki nitelikleri göz önüne alındığında, idare hukuku alanında tek taraflı irade açıklamasıyla kesin ve yürütülmesi zorunlu nitelikte tesis edilen idari işlemlerin ancak bu idari işlemle meşru, kişisel ve güncel menfaat ilgisi kurabilenler tarafından iptal davasına konu edilebileceğinin kabulü gerekmektedir. Taraf ilişkisinin kurulması için gerekli olan kişisel, meşru ve güncel menfaat ilişkisinin varlığı ise, davanın niteliğine ve özelliğine göre idari yargı yerlerince belirlenmekte, davacının idari işlemle ciddi ve makul, maddi ve manevi bir ilişkisinin bulunduğunun anlaşılması, dava açma ehliyeti için yeterli sayılmaktadır. Ayrıca, iptal davaları ile idari işlemlerin hukuka uygun olup olmadığının saptanmasına, hukukun üstünlüğünün sağlanmasına, böylece de idarenin hukuka bağlılığının belirlenmesine, sonuçta hukuk devleti ilkesinin gerçekleştirilebilmesine olanak sağlandığından; bu davalarda menfaat ilişkisinin bu amaç doğrultusunda da yorumlanması gerekmektedir. Öte yandan, çevrenin, tarihi ve kültürel değerlerin korunması ve imar uygulamaları gibi kamu yararını yakından ilgilendiren konularda, belde veya semt sakini sıfatıyla açılan davalarda, dava açma ehliyetinin daha geniş yorumlanmak suretiyle belirlenmesi gerektiğine ilişkin Danıştay kararları yerleşik içtihat niteliği kazanmıştır. Uyuşmazlıkta, dava konusu Anamur İlçesi I. Etap 1/5000 ölçekli İlave ve Revizyon Nazım İmar Planının "plan sınırları" içerisinde maliki olduğu taşınmazı, ayrıca plan sınırları içerisinde herhangi bir yatırımı bulunmayan davacı şirket tarafından; Mersin-Antalya karayolu üzerinde bulunan Ören girişinde de çevre düzeni planında tarım alanı ve sulama alanı

olarak görülen taşınmazların ticaret ve konut alanı olarak düzenlendiği, Anamur kent merkezinin doğusunda bulunan sanayi alanının kuzey batısında yer alan taşınmazların tarım alanından konut alanına dönüştürüldüğü, Anamur kent merkezi ile sahil bandı arasına bulunan sulu tarım arazilerinin konut ve turizm alanlarına dönüştürüldüğü, Sahil şeridinde, Anamur çayının doğusunda yeşil alan ve kumsal niteliğindeki kamuya açık olması gereken ve yeşil - deniz kaplumbağalarının yumurtlama alanı olan alanların turizm alanları olarak planlandığı, UCN (Dünya Doğayı Koruma Birliği) tarafından hazırlanan kırmızı listeye göre “önemli derecede tehlike altında” olarak tespit edilen alanların yapılaşmaya açılmaması gerektiği, 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planında sulu tarım arazisi olarak görülen alanların turizm ve konut alanlarına açılarak bölgenin tarımsal potansiyeline zarar verildiği yolunda ileri sürülen iddialar ile açılmış olan bu davada dava konusu imar planının kamu yararını yakından ilgilendirdiğinin ve tüzel kişiliği bulunan davacı şirketin anılan hususlara ilişkin dava açma ehliyeti bulunduğunun kabulü gerekmektedir. Açıklanan nedenlerle, davacı şirketin dava açma ehliyetinin bulunduğu, bu itibarla davanın ehliyet yönünden reddi yolundaki Mahkeme kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun açıklamalı olarak reddine ilişkin Adana Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği oyuyla aksi yöndeki Dairemiz kararına katılmıyorum.

Kararın kaynağı

Resmî PDF içindeki yeri
T.C. Danıştay Kararlar Dergisi · Sayı 16 (2024) · PDF sayfa 600–604
Resmî metnin alındığı tarih
Metin ve künye kontrolü

Bu kayıtta künye, kaynak metni ve metinden yapılan aktarım sunulmaktadır. Editoryal içtihat analizi veya makaleyle karşılaştırma yapılmış olduğu anlamına gelmez.

Kaynak bütünlük bilgisi

Seçilen karar metni SHA-256: f5a847291049ad98c870f8c13d808f196b01f2bfb91bf094b62a58d3263d617c

Özgün dergi PDF dosyası SHA-256: d9ee6d7206544c0063df977b702c50f9c24688d611d6fb707c0ee6498bab9d4f

← İçtihat arşivine dönün