İdare Hukuku

6. Daire: Tapu Tahsis Belgesi, Parselasyon, Ehliyet, Tapuya Dönüşmemiş, Gecekondu

Danıştay 6. Daire, 2021/5843 E., 2022/7237 K., 21.06.2022

Kararın tam metnine geçin

Sitede yayın: · Metin ve künye kontrolü: . Karar tarihi yukarıdaki künyede ayrıca gösterilir.

RESMÎ YAYININ ÖZETİ

Resmî yayında kararın konusu

Resmî derginin anahtar kelimeleri: -Tapu Tahsis Belgesi, -Parselasyon, -Ehliyet, -Tapuya Dönüşmemiş, -Gecekondu

Aktarılan bölüm: Resmî dergi özeti (kararın PDF sayfaları 711-716).

Henüz tapuya dönüşmemiş tapu tahsis belgesi ile tasarruf edilen gecekondudan hareketle ve onun dışında da herhangi bir farklı iptal nedeni ileri sürülmeksizin parselasyon işleminin iptali istemiyle açılan davada, davacıların kişisel, meşru ve güncel bir menfaat ihlali bulunmadığının kabulü gerektiği hakkında.

Bu bölüm, kararı yayımlayan resmî kurumun hazırladığı özettir. Kararı veren heyetin gerekçesi ve varsa karşı oy, aşağıdaki tam metinde kendi yerleriyle birlikte okunmalıdır.

Tam metne erişim

Tam metindeki hüküm bölümünü inceleyin.

Resmî kararın tamamına geçin ↓

RESMÎ KARAR METNİ

Kararın tam metni

Resmî kaynağı aç

Bu kayıt resmî kaynak metnini ve künyesini sunar; ayrı bir editoryal içtihat çözümlemesi içermez. Dergideki özet ve anahtar kelimeler resmî yayıncıya aittir. Tam metin, belirtilen sayfa aralığındaki kararın varsa karşı oylarını da kapsar; sayfa üst ve alt bilgileri aktarım dışında tutulmuştur.

T.C. D A N I Ş T A Y ALTINCI DAİRE Esas No : 2021/5843 Karar No : 2022/7237 Anahtar Kelimeler : -Tapu Tahsis Belgesi, -Parselasyon, -Ehliyet, -Tapuya Dönüşmemiş, -Gecekondu Özeti : Henüz tapuya dönüşmemiş tapu tahsis belgesi ile tasarruf edilen gecekondudan hareketle ve onun dışında da herhangi bir farklı iptal nedeni ileri sürülmeksizin parselasyon işleminin iptali istemiyle açılan davada, davacıların kişisel, meşru ve güncel bir menfaat ihlali bulunmadığının kabulü gerektiği hakkında. TEMYİZ EDEN (DAVALI) : Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. … KARŞI TARAF (DAVACILAR) : 1) …, 2) …, 3) …, 4) …, 5) …, 6) …, 7) …, 8) …, 9) … VEKİLİ : Av. … İSTEMİN KONUSU : Ankara Bölge İdare Mahkemesi 5. İdari Dava Dairesinin 04/02/2021 tarih ve E:2019/1211, K:2021/95 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava Konusu İstem : Ankara ili, Çankaya ilçesi, Dikmen Mahallesi, Çaldağ Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Proje Alanı sınırları içerisinde yer alan … parsel sayılı taşınmazın bulunduğu alanda 14.09.2015 tarihli, 1919 sayılı büyükşehir belediye meclisi kararı ile kabul edilen 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğinin ve 24.12.2015 tarihli, 3017/7337 sayılı büyükşehir belediye encümeni kararıyla kabul edilen parselasyon işleminin iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : Ankara 7. İdare Mahkemesince verilen 30/05/2019 tarih ve E:2018/188, K:2019/1440 sayılı kararda; dosyada yer alan bilgi ve belgeler ile Ankara 11. İdare Mahkemesinin E:2015/2903 sayılı dosyasında yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen raporun birlikte değerlendirilmesinden, dava konusu planlama alanının büyük kısmının yapılaşmamış olduğu, alanın diğer kısmında ise belediye hizmet alanı, teknik altyapı alanı ve kısmen sağlıksız yapıların bulunduğu, alanın, topografik olarak kent içerisinde en yüksek rakıma sahip alanlardan biri olduğu, kent kimliği oluşturabilecek bir noktada olması nedeniyle 1/25000 ölçekli 2023 Başkent Ankara Nazım İmar Planında özel planlama bölgesi olarak ayrıldığı, alanın niteliklerinin öncelikli değerlendirilmesi için kentsel dönüşüm ve gelişim alanı olarak belirlendiği, dava konusu 1/1000 ölçekli uygulama imar planı ile dayanağı 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliğinde planlama alanının yaklaşık yarısının E=2.00 hmax=serbest yapılaşma hakkına sahip konut alanı olarak planlandığı, kot altının emsal harici bırakıldığı, bunun da gizli bir emsal artışı oluşturduğu, 1/25000 ölçekli nazım imar planındaki rekreasyon alanı kullanımının devam ettirilmediği, özel planlama bölgesi olarak tanımlanan alanda üst ölçekli planda yer alan kentsel tasarım yaklaşımı ile ele alınma hususuna uygun hareket edilmediği, kullanım türüne ilişkin köklü değişiklik yapıldığı, 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğinin, 1/25000 ölçekli nazım imar planına uygun olmadığı, bu plana dayanılarak yapılan parselasyon işleminde de hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle, dava konusu işlemlerin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi Kararının Özeti: İstinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve istinaf dilekçelerinde ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Dava dilekçesinin tebliğ edilmediği, önceki imar planlarının yargı kararıyla iptaline karar verilmesi nedeniyle nazım ve uygulama imar planı değişiklikleri ile parselasyonun yapıldığı, dava konusu uygulama imar planının yargı kararlarıyla iptaline karar verilmesi nedeniyle alanda yeniden imar planı yapımı çalışmalarına başlandığı, dava konusu işlemlerin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ MERVE ARSLAN'IN DÜŞÜNCESİ: Uyuşmazlığın 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğine ilişkin kısmı yönünden; Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen kararın, 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğine ilişkin kısmı usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesi kararının anılan kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Uyuşmazlığın parselasyona ilişkin kısmı yönünden; Olayda davacıların, henüz tapuya dönüşmemiş tapu tahsis belgesi ile tasarruf edilen gecekondudan hareketle ve onun dışında da herhangi bir farklı iptal nedeni ileri sürülmeksizin dava konusu parselasyon işleminin iptalini istediği anlaşıldığından, parselasyonun davacıların kişisel, meşru ve güncel bir menfaatini ihlal etmediği sonucuna ulaşılmıştır. Bu durumda, parselasyon işlemi açısından davanın ehliyet yönünden reddine karar verilmesi gerekirken, parselasyonun iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin olarak verilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının bu kısmında isabet bulunmamaktadır Açıklanan nedenlerle, temyize konu kararın 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğine ilişkin kısmının onanmasına, parselasyona ilişkin kısmının bozulmasına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Mülkiyeti Hazineye ait olan 8590 m2 büyüklüğündeki … sayılı kadastral parselde gecekondusu bulunan ve anılan parsele ilişkin adına tapu tahsis belgesi bulunan … ve … ile …'nin mirasçıları olan davacılar tarafından, tapu tahsis belgesine sahip olunduğundan hareketle 1/1000 ölçekli uygulama imar planı ile parselasyonun iptali istemiyle görülmekte olan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT : Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 2. maddesinde, Türkiye Cumhuriyetinin Hukuk Devleti olduğu belirtilmektedir. Hukuk Devletinin öğesi olan idarece tesis edilen işlemlerin hukuka uygunluğu ve sonuçta idarenin hukuka bağlılığının yargısal denetimi iptal davaları yoluyla sağlanmaktadır. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 8/6/2000 tarih ve 4577 sayılı Kanunla değişik 2. maddesinde belirtildiği üzere, idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan davalar iptal davaları olarak tanımlanmıştır. İdari işlemlerin hukuka uygunluğunun yargı yoluyla denetimini amaçlayan iptal davasının görüşülebilmesinin ön koşullardan biri olan "dava açma ehliyeti", her idari işleme karşı herkes tarafından iptal davası açılmasının idare ile işlemlerinde istikrarsızlığa neden olmaması ve idarenin işleyişinin buna bağlı olarak olumsuz etkilenmemesi amacıyla dava konusu edilecek işlem ile dava açacak kişi arasında belli ölçütler içinde menfaat ilişkisinin varlığını ifade etmektedir. Her olay ve davada, idari işlem ile dava açacak kişi arasında öngörülen öznel ehliyet koşulu olarak menfaat ihlalinin kişisel, meşru ve güncel bir menfaat olması ölçütleri ekseninde yargı mercilerince değerlendirilerek takdir edilecektir. 2981 sayılı Kanunun "Tapu verme" başlıklı 10. maddesinde; bu Kanun hükümlerine göre hazine, belediye, il özel idaresine ait veya Vakıflar Genel Müdürlüğünün idare ettiği arsa veya araziler üzerinde, gecekondu sahiplerince yapılmış yapıların, 12’nci madde hükümlerine göre tespit ettirildikten sonra, kayıt maliki kamu kuruluşunca bu yerin hak sahibine tahsis edileceği ve bu tahsisin yapıldığı tapu sicilinin beyanlar hanesinde gösterilerek ilgilisine "Tapu Tahsis Belgesi" verileceği, tapu tahsis belgesinin, ıslah imar planı veya kadastro planları yapıldıktan sonra hak sahiplerine verilecek tapuya esas teşkil edeceği, ancak islah imar planı veya kadastro planları ile belirlenen alanlarda tapu tahsis belgesi yerine hak sahiplerine doğrudan tapularının verilebileceği, hükmü yer almıştır. Yine aynı Kanunun "Tapu tahsis belgesi verilen gecekondular" başlıklı 13. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde; Hazine, belediye, il özel idarelerine ait veya Vakıflar Genel Müdürlüğünün idaresinde olan veya bu Kanun uyarınca mülkiyetlerine geçen arsa veya araziler üzerinde ıslah imar planları ile meydana getirilen imar parselleri içinde hak sahiplerine, yapılarının işgal ettiği arazi de dikkate alınarak ıslah imar planında getirilen ölçülere uygun şekilde arsa veya hisse tahsis edileceği, gecekondusu

muhafaza edilemeyen hak sahiplerine aynı bölgede veya diğer gecekondu ıslah veya önleme bölgesinden başka bir arsa veya hisse verileceği; aynı maddenin 2. fıkrasında da, bulundukları yerde korunamayan gecekondu sahiplerinden hak sahibi sıfatı taşıyanlara, bir gecekondu önleme veya ıslah bölgesinde veya yakın bölgelerde yapılmış ıslah imar planı içinde meydana gelen boş imar parsellerinin müstakil, hisseli veya kat mülkiyeti esasına göre verileceği, hükme bağlanmış, aynı Kanun'un 14. maddesinde ise; bu Kanun hükümlerinden yararlanamayacak olan yapılar ayrıntılı olarak düzenlenmiştir. 2981 sayılı Kanun gerekçesinde, Kanun'un amacı, ekonomik ve sosyal nedenlerle birer çekim merkezi haline gelen kentlere akın eden vatandaşların mutlak olan barınak ihtiyaçlarının giderilmesi, imar mevzuatı ve planlara uygun hale getirilebilecek yapıların belli şartlarda hukukileştirilmesi olarak belirtilmiştir. Kanun, en temel ihtiyaçlardan biri olan barınma ihtiyacını dahi karşılayamayacak durumdaki dar gelirli vatandaşların mağduriyetini gidererek bu durumda olanlara aileleriyle birlikte barınma olanağı sağlamak için hazine, belediye, il özel idaresi ve vakıf arazisi üzerine yapılan, barınma amacıyla ya da kısmen barınma kısmen işyeri olarak kullanılan kaçak yapıları meşrulaştırmıştır. Bu meşrulaştırma sırasında Kanuna özgü olan ve tapuya esas teşkil ederek hak sahipliğini belirleyecek olan tapu tahsis belgesi verilmekte ve bu tahsisin yapıldığı tapu sicilinin beyanlar hanesinde gösterilmektedir. Bu belge, Medeni Kanunda tanımlanan tasarruf belgelerinden farklı olup mülkiyeti değil hak sahipliğini belirlemektedir. Anılan belgenin tapuya dönüşünceye kadar işlevi ise içinde oturan dar gelirli ailenin barınma ihtiyacını karşılamak olduğundan bu şekilde tasarruf edilen gecekondunun yıkılması ya da yıkılarak yeniden yapılması tahsisin iptali sonucunu doğurur ve ilgiliye tapu verilemez. Dolayısıyla tapu tahsis belgesi ile hak sahibi kabul edilenlerin tasarruf hakları Kanun'un belirlediği amaçlar çerçevesinde kısıtlanmıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Uyuşmazlığın 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğine ilişkin kısmı yönünden; Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen kararın, 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğine ilişkin kısmı usul ve hukuka uygun olup dilekçede ileri sürülen

temyiz nedenleri Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesi kararının anılan kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Uyuşmazlığın parselasyona ilişkin kısmı yönünden; Olayda davacıların, henüz tapuya dönüşmemiş tapu tahsis belgesi ile tasarruf edilen gecekondudan hareketle ve onun dışında da herhangi bir farklı iptal nedeni ileri sürülmeksizin dava konusu parselasyon işleminin iptalini istedikleri anlaşıldığından, parselasyonun davacıların kişisel, meşru ve güncel bir menfaatini ihlal etmediği sonucuna ulaşılmıştır. Bu durumda, parselasyon işlemi açısından davanın ehliyet yönünden reddine karar verilmesi gerekirken, parselasyonun iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin olarak verilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının bu kısmında isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davalının temyiz isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine, 2. Dava konusu işlemlerin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu Ankara Bölge İdare Mahkemesi 5. İdari Dava Dairesinin 04/02/2021 tarih ve E:2019/1211, K:2021/95 sayılı kararının, 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğine yönelik bölümünün ONANMASINA, parselasyona yönelik bölümünün BOZULMASINA, 3. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 21/06/2022 tarihinde, kesin olarak, oybirliğiyle karar verildi.

Kararın kaynağı

Resmî PDF içindeki yeri
T.C. Danıştay Kararlar Dergisi · Sayı 11 (2022) · PDF sayfa 711–716
Resmî metnin alındığı tarih
Metin ve künye kontrolü

Bu kayıtta künye, kaynak metni ve metinden yapılan aktarım sunulmaktadır. Editoryal içtihat analizi veya makaleyle karşılaştırma yapılmış olduğu anlamına gelmez.

Kaynak bütünlük bilgisi

Seçilen karar metni SHA-256: ae112a4e351b11d5334cb7c8662d4178b735df5c06db31099d8ac7fa2118d8f4

Özgün dergi PDF dosyası SHA-256: e664ac32a9cf7f8314aa295e0618dfe4f545e759f25b86a68954740062824248

← İçtihat arşivine dönün