Sitede yayın: · Metin ve künye kontrolü: . Karar tarihi yukarıdaki künyede ayrıca gösterilir.
RESMÎ YAYININ ÖZETİ
Resmî yayında kararın konusu
Resmî derginin anahtar kelimeleri: -Parselasyon, -Geri Dönüşüm, -Yargı Kararının Uygulanması
Aktarılan bölüm: Resmî dergi özeti (kararın PDF sayfaları 236-242).
432 sayılı kadastro adasının bir kısmını kapsayacak şekilde onaylanan 176 sayılı parselasyon işleminin iptali istemiyle açılan davada verilen iptal kararının gerekçesinin parselasyon düzenleme sınırının imar adasının tamamını kapsayacak şekilde belirlenmemesinin düzenleme ortaklık payı (DOP) oranının eşitlik ilkesine de aykırı olarak hesaplanmasına yol açtığı ve mevzuata uygun olmadığına ilişkin olduğunun görüldüğü, anılan iptal kararının gerekçeleri doğrultusunda parselasyon işleminin yapıldığı imar adasında tek bir parselasyon işlemi yapılması ve buna göre düzenleme ortaklık payının belirlenmesinin gerektiğinin açık olduğu, öte yandan parselasyon ve geri dönüşüm işlemlerini onaylayacak merci belediye encümeni olduğundan ilçe belediye encümeni kararının onaylanması hakkında büyükşehir belediye encümenince karar verilmesi gerektiği hakkında.
Bu bölüm, kararı yayımlayan resmî kurumun hazırladığı özettir. Kararı veren heyetin gerekçesi ve varsa karşı oy, aşağıdaki tam metinde kendi yerleriyle birlikte okunmalıdır.
Tam metne erişim
Tam metindeki hüküm bölümünü inceleyin.
Resmî kararın tamamına geçin ↓RESMÎ KARAR METNİ
Kararın tam metni
Bu kayıt resmî kaynak metnini ve künyesini sunar; ayrı bir editoryal içtihat çözümlemesi içermez. Dergideki özet ve anahtar kelimeler resmî yayıncıya aittir. Tam metin, belirtilen sayfa aralığındaki kararın varsa karşı oylarını da kapsar; sayfa üst ve alt bilgileri aktarım dışında tutulmuştur.
T.C. D A N I Ş T A Y ALTINCI DAİRE Esas No : 2020/9659 Karar No : 2024/1504 Anahtar Kelimeler : -Parselasyon, -Geri Dönüşüm, -Yargı Kararının Uygulanması Özeti : 432 sayılı kadastro adasının bir kısmını kapsayacak şekilde onaylanan 176 sayılı parselasyon işleminin iptali istemiyle açılan davada verilen iptal kararının gerekçesinin parselasyon düzenleme sınırının imar adasının tamamını kapsayacak şekilde belirlenmemesinin düzenleme ortaklık payı (DOP) oranının eşitlik ilkesine de aykırı olarak hesaplanmasına yol açtığı ve mevzuata uygun olmadığına ilişkin olduğunun görüldüğü, anılan iptal kararının gerekçeleri doğrultusunda parselasyon işleminin yapıldığı imar adasında tek bir parselasyon işlemi yapılması ve buna göre düzenleme ortaklık payının belirlenmesinin gerektiğinin açık olduğu, öte yandan parselasyon ve geri dönüşüm işlemlerini onaylayacak merci belediye encümeni olduğundan ilçe belediye encümeni kararının onaylanması hakkında büyükşehir belediye encümenince karar verilmesi gerektiği hakkında. KARAR DÜZELTME İSTEMİNDE BULUNAN (DAVACI) : Buca Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. … KARŞI TARAF (DAVALI) : İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. … İSTEMİN KONUSU : İzmir 5. İdare Mahkemesince verilen 03/03/2016 tarih ve E:2015/310, K:2016/373 sayılı davanın reddi yolundaki kararın onanmasına dair Danıştay Altıncı Dairesinin 08/01/2020 tarih ve E:2016/4489, K:2020/119 sayılı kararının; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen 3622 sayılı Kanun ile değişik 54. maddesi uyarınca düzeltilmesi istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava Konusu İstem: İzmir ili, Buca ilçesi, … Mahallesi, … ada …, …, …, …, …, … parsel sayılı taşınmazları kapsayan alanda düzenlenen 285/A sayılı geri dönüşüm parselasyon işleminin onaylanmasının uygun görülmediğine dair İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığının 30.12.2014 tarihli, 51681141-310.03-1553 sayılı işleminin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : İzmir 5. İdare Mahkemesince verilen 03/03/2016 tarih ve E:2015/310, K:2016/373 sayılı kararda; dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinden, İmar Kanunu’nun 18. maddesine göre yapılan ve tapu siciline tescil edilen parselasyon işleminin yargı kararı olmadan geri dönüş işleminin yapılması halinde tapu siciline tescilinin yapılmaması nedeniyle yeni hukuki sorunların ortaya çıkabilecek olması ve 285 numaralı parselasyon işleminin onaylanmasına ilişkin belediye encümeninin 27.01.1994 tarihli, 169 sayılı kararının mahkeme kararlarıyla iptaline dair bir kararın bulunmaması karşısında, uyuşmazlık konusu parselleri kapsayan alanda düzenlenen 285/A sayılı geri dönüş parselasyon işleminin onaylanmasının uygun görülmemesine dair dava konusu işlemde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Daire Kararının Özeti: Davacının temyiz başvurusu üzerine Danıştay Altıncı Dairesince, temyize konu karar hukuk ve usule uygun bulunmuş ve kararın onanmasına karar verilmiştir. KARAR DÜZELTME TALEP EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, usul ve yasaya uygun olmayan idare mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülerek Danıştay Altıncı Dairesince verilen kararın düzeltilmesi istenilmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Düzeltilmesi istenen kararın usul ve yasaya uygun olduğu, ileri sürülen nedenlerin 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 54. maddesine uymadığı, bu nedenle istemin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ NURAN DOĞAN ÇAKMAK'IN DÜŞÜNCESİ : Karar düzeltme isteminin kabulü ile idare mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
6545 sayılı Türk Ceza Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 103. maddesinin b) bendi ile 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 54. maddesi yürürlükten kaldırılmış ise de; anılan Yasa’nın 27. maddesiyle 2577 sayılı Yasa’ya eklenen Geçici 8. maddenin 1. fıkrasındaki "Bu Kanunla idari yargıda kanun yollarına ilişkin getirilen hükümler, 2576 sayılı Kanun’un, bu Kanun’la değişik 3’üncü maddesine göre kurulan bölge idare mahkemelerinin tüm yurtta göreve başlayacakları tarihten sonra verilen kararlar hakkında uygulanır. Bu tarihten önce verilmiş kararlar hakkında, kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan kanun yollarına ilişkin hükümler uygulanır." kuralı uyarınca, bu maddeye göre kararın düzeltilmesi yolundaki istemin incelemesine geçildi. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 54. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendine göre kararın düzeltilmesi istemi yerinde görüldüğünden Dairemizin 08/01/2020 tarih ve E:2016/4489, K:2020/119 sayılı kararı kaldırılarak işin esası incelendi: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : İzmir ili, Buca ilçesi, … Mahallesi, … ada …, …, …, …, …, …, …, … sayılı parseller, … ada …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, … sayılı parseller ve … ada …, …, …, …, …, …, … sayılı parselleri kapsayan alanda yapılan 176 sayılı parselasyon işleminin iptali istemiyle açılan dava devam ederken, Buca ilçesi, … Mahallesi, … ada, …, …, …, …, …, … sayılı parselleri kapsayan alanda, İmar Kanununun 18.maddesine göre düzenlenen 285 sayılı parselasyon işleminin Buca Belediye Encümeninin 27.01.1994 tarihli, 1994/169 sayılı kararı ile kabul edilerek tapu siciline tescil edildiği, İzmir 1. İdare Mahkemesinin 29.05.1996 tarih, E:1996/144, K:1996/459 sayılı kararı ile 176 sayılı parselasyon işleminin iptal edildiği, anılan yargı kararının gereğini yerine getirmek için düzenlenen 176 sayılı parselasyon sonucu oluşan imar parsellerinin kadastro parsellerine dönüşünü sağlayan geri dönüş parselasyon işleminin Buca Belediye Encümeninin 24.10.1996 tarihli, 1996/1880 sayılı kararı ile onaylanarak tapu siciline tescilinden sonra, Buca Belediye Encümeninin 06.01.2005 tarihli, 45 sayılı kararı ile 176 sayılı parselasyon işlemine giren kadastro parselleri ile 285 sayılı parselasyon sonucu tapu siciline tescil edilen … ada …, …, …, …, …, … sayılı parselleri kapsayan alanda düzenleme sınırının onaylandığı, İzmir 1. İdare Mahkemesinin 29.05.1996 tarihli, E:1996/144, K:1996/459 sayılı kararının gereğinin yerine getirilebilmesi için, Buca Belediye Encümeninin 18.01.2011 tarihli, 2011/106 sayılı kararı ile onaylanan 285/A sayılı geri dönüş parselasyon işleminin 5216 sayılı Kanun’un 7/1-b maddesine göre onaylanmasının istenilmesi üzerine, 285
sayılı parselasyon işleminin iptali konusunda yargı kararı olmadığı, İmar Kanunu’nun 18. maddesine göre yapılan ve tapu siciline tescil edilen parselasyon işlemlerinin yargı kararı olmadan uygulama öncesi duruma döndürülmesi durumunda parselasyonun tapu müdürlüğünce tapu siciline tescil işleminin yapılamayacağının ve konunun yeniden değerlendirilmesinin uygun olduğunun davacı idareye bildirilmesi yönünde dava konusu İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığının 30.12.2014 tarihli, 51681141-310.03- 1553 sayılı işleminin tesis edilmesi üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. İLGİLİ MEVZUAT VE HUKUKİ DEĞERLENDİRME T.C. Anayasası'nın 2. maddesinde, Türkiye Cumhuriyetinin hukuk devleti olduğu, 138. maddesinin son fıkrasında, yasama, yürütme organları ile idarenin mahkeme kararlarına uymak zorunda oldukları, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 28. maddesinin 1. fıkrasında da, Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idarenin, gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecbur olduğu, bu sürenin hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemeyeceği hükme bağlanmıştır. 3194 sayılı İmar Kanun’un 19. maddesinde, ''İmar planlarına göre parselasyon planları yapılıp, belediye ve mücavir alan içinde belediye encümeni, dışında ise il idare kurulunun onayından sonra yürürlüğe girer. Bu planlar bir ay müddetle ilgili idarede asılır. Ayrıca mutat vasıtalarla duyurulur. Bu sürenin sonunda kesinleşir. Tashih edilecek planlar hakkında da bu hüküm uygulanır. Kesinleşen parselasyon planları tescil edilmek üzere tapu dairesine gönderilir. Bu daireler ilgililerin muvafakatı aranmaksızın, sicilleri planlara göre re'sen tanzim ve tesis ederler.'' hükmü yer almaktadır. İşlem tarihinden sonra yürürlüğe giren Arazi ve Arsa Düzenlemeleri Hakkında Yönetmelik'in "Geri Dönüşüm İşlemleri" üst başlıklı, "Mahkeme kararıyla iptal edilen parselasyon planları" başlıklı 37. maddesinin 1. fıkrasında; "Mahkeme kararında parsel bazlı iptal kararı varsa; mevcut imar parselleri üzerinden yapılabiliyorsa sadece o parsel ya da parsellere yönelik düzeltme yapılır. İptal kararına konu parselde, uygulama alanındaki diğer parsellerde etkilendiğinden düzeltme yapılamıyorsa; etkilenen diğer parseller de dikkate alınarak veya uygulama alanının tamamında yeni bir parselasyon planı yapılır.", 2. fıkrasında; "Mahkeme kararıyla parselasyon planının, parselasyon planını onaylayan encümen kararının ya da ilgili kurum onayının iptal edilmesi halinde; geri dönüşüm işlemlerinin yapılarak parselasyon planından önceki kök parsellere dönülmesi gerekmektedir.
Ancak uygulama sahasında iptal edilen parselasyon planı sonucunda oluşan imar parselleri üzerinde; ihdasen oluşan taşınmazların satışı, yapı ruhsatı, kat irtifakı, kat mülkiyeti gibi tasarruflarda bulunulması halinde, bu tasarruflar ve mahkemenin iptal gerekçeleri de dikkate alınarak geri dönüşüm işlemleri ile birlikte aynı anda yeni bir parselasyon planının yapılması zorunludur.", 3. fıkrasında; "Mahkeme kararında sadece eksik ya da hatalı görülen parselasyon planının düzeltilmesi isteniyorsa ve mevcut tescilli imar parselleri üzerinden yapılacak yeni bir uygulama ile mahkeme kararı gerekçeleri yerine getirilebiliyorsa, tescilli imar parselleri üzerinden yeni bir parselasyon planı yapılabilir." düzenlemeleri yer almaktadır. İdare Hukukunda "iptal" kararı, bir işlemin hukuka uygun olup olmadığını denetleyen yargı organının işlemin geçerliliğini etkileyen bir sakatlık saptaması halinde, işlemin geriye yürür biçimde ortadan kalkmasını sağlayan bir yargı hükmüdür. Dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan mevzuata göre parselasyon yapılmış bir alanda tekrar parselasyon yapılabilmesi için; söz konusu parselasyon işleminin yargı kararıyla iptaline karar verilmesi, alanda yeni bir plan yapılması ya da mevcut parselasyon planında maddi hatanın bulunması gerekmektedir. Yeni bir imar planı yapıldığı gerekçesi ile yeniden yapılan parselasyon işlemlerinde, önceki parselasyon işlemi hukuki varlığını koruduğundan, tescilli imar parselleri üzerinden tekrar düzenleme ortaklık payı (DOP) alınmaksızın dağıtıma tabi tutulması gerekli iken, mahkeme kararı sonucu "iptal" hükmü esas alınarak yeniden yapılan parselasyon işlemlerinde, önceki parselasyon işlemi hukuki varlığını yitirdiğinden, öncelikle tescilli imar parsellerinin düzenleme ortaklık payı (DOP) ve kamu ortaklık payı (KOP) paylarının iadesi suretiyle parselasyon planından önceki kök parsellere dönülmesi ve böylelikle parselasyon öncesi hukuki duruma yeniden gelinmesinin sağlanması, sonrasında mer'i uygulama imar planı hüküm ve kararları da esas alınarak tespit edilecek düzenleme sınırı içerisinde hesaplanan DOP ve KOP oranları çerçevesinde parselasyon işleminin tesis edilmesi zorunludur. Nitekim Danıştay Altıncı Dairesinin 16/11/2016 tarihli, E:2014/1698, K:2016/7402 sayılı kararı da bu yöndedir. Yine, işlem tarihinden sonra yürürlüğe giren Arazi ve Arsa Düzenlemeleri Hakkında Yönetmeliğin ilgili maddelerinde de konuya ilişkin düzenlemelerin yukarıda açıklanan Danıştay içtihatlarına uygun şekilde ele alındığı görülmektedir. İdare Mahkemesince, parselasyonun dayanağı imar planına uygun yapılmaması, düzenleme sınırının mevzuata uygun geçirilmemesi,
düzenleme ortaklık payının (DOP) hatalı belirlenmesi veya eşitliğe aykırı şekilde uygulanması, parselasyonun dayandırıldığı mevzuat hükümlerinin parselasyon sahasının hukuksal durumuna ve taşıdığı özelliklere uygun olmaması, parselasyon işlemini kabul eden ve onaylayan mercilere ilişkin usul ve hukuka aykırılıklar gibi parselasyona ilişkin genel iptal sebebi oluşturan durumların varlığı halinde yargı yerince verilen iptal kararından sonra yapılacak parselasyonda ise mutlaka geri dönüşüm işlemi uygulanmalıdır. Bu suretle parselasyona tabi tutulan parselin parselasyondan önceki durumuna (kadastral parsel) ulaşılarak hukuka uygun yeni bir parselasyon yapılması olanaklı hale gelir. Somut olayda, 432 sayılı kadastro adasının bir kısmını kapsayacak şekilde onaylanan 176 sayılı parselasyon işleminin iptali istemiyle açılan davada, verilen iptal kararının gerekçesinin parselasyon düzenleme sınırının imar adasının tamamını kapsayacak şekilde belirlenmemesinin düzenleme ortaklık payı (DOP) oranının eşitlik ilkesine de aykırı olarak hesaplanmasına yol açtığı ve mevzuata uygun olmadığına ilişkin olduğu görülmüştür. Bu durumda yukarıda anılan iptal kararının gerekçeleri doğrultusunda 176 sayılı parselasyon işleminin yapıldığı imar adasında tek bir parselasyon işlemi yapılması ve buna göre düzenleme ortaklık payının belirlenmesi gerektiği açık olup, 176 sayılı parselasyon işleminin yapıldığı imar adasının 176 sayılı parselasyon işlemine dahil edilmeyen kısmını kapsayan 285 sayılı parselasyon işlemi hakkında yargı yerince verilen iptal kararı bulunmasa da, 285 sayılı parselasyon işlemine konu taşınmazlarda da geri dönüşüm işlemi uygulanması teknik anlamda gerekli ve zorunludur. Öte yandan, parselasyon ve geri dönüşüm işlemlerini onaylayacak merci belediye encümeni olduğundan ilçe belediye encümeni kararının onaylanması hakkında büyükşehir belediye encümenince karar verilmesi gerektiğinden, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığının 285/A sayılı geri dönüşüm parselasyon işleminin uygun görülmemesine dair 30.12.2014 tarihli işleminde yetki yönünden de hukuka uyarlık bulunmamaktadır. Bu itibarla Buca Belediye Encümeninin 18.01.2011 tarihli, 2011/106 sayılı kararı ile onaylanan 285/A sayılı geri dönüşüne yönelik parselasyon işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığından anılan işlemin uygun görülmemesine ilişkin dava konusu işlemin iptaline karar verilmesi gerekirken davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.
KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne, 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin, İzmir 5. İdare Mahkemesince verilen 03/03/2016 tarih ve E:2015/310, K:2016/373 sayılı kararının 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine, 04/03/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kararın kaynağı
- Resmî kaynak
- Kararın resmî tam metin kaydı ↗
- Resmî PDF içindeki yeri
- T.C. Danıştay Kararlar Dergisi · Sayı 16 (2024) · PDF sayfa 236–242
- Resmî metnin alındığı tarih
- Metin ve künye kontrolü
Bu kayıtta künye, kaynak metni ve metinden yapılan aktarım sunulmaktadır. Editoryal içtihat analizi veya makaleyle karşılaştırma yapılmış olduğu anlamına gelmez.
Kaynak bütünlük bilgisi
Seçilen karar metni SHA-256: c7be419776f7313cb39dc918e4bfdafd9b849122339dfd6091a70c820eb0bd84
Özgün dergi PDF dosyası SHA-256: d9ee6d7206544c0063df977b702c50f9c24688d611d6fb707c0ee6498bab9d4f
Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay bakımından hukuki görüş veya taahhüt niteliğinde değildir.
← İçtihat arşivine dönün