İdare Hukuku

6. Daire: Çevresel Etki Değerlendirmesi, Bilirkişi Raporu, Tarımsal Faaliyet

Danıştay 6. Daire, 2020/2346 E., 2020/7302 K., 08.09.2020

Kararın tam metnine geçin

Sitede yayın: · Metin ve künye kontrolü: . Karar tarihi yukarıdaki künyede ayrıca gösterilir.

RESMÎ YAYININ ÖZETİ

Resmî yayında kararın konusu

Resmî derginin anahtar kelimeleri: -Çevresel Etki Değerlendirmesi, -Bilirkişi Raporu, -Tarımsal Faaliyet

Aktarılan bölüm: Resmî dergi özeti (kararın PDF sayfaları 200-206).

1) “Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir” kararına konu proje alanında tarım arazisi bulunup bulunmadığı ve projenin tarımsal faaliyetlere etkisinin de bilirkişilerce değerlendirilmesinin istenilmesine rağmen, bilirkişi heyetinde ziraat mühendisine yer verilmemesinin önemli bir eksiklik olduğu, 2) Bilirkişi raporunun birbiriyle çelişkili bilgi ve değerlendirmeler içerdiği, raporun karara dayanak alınamayacağı hakkında.

Bu bölüm, kararı yayımlayan resmî kurumun hazırladığı özettir. Kararı veren heyetin gerekçesi ve varsa karşı oy, aşağıdaki tam metinde kendi yerleriyle birlikte okunmalıdır.

Tam metne erişim

Tam metindeki hüküm bölümünü inceleyin.

Resmî kararın tamamına geçin ↓

RESMÎ KARAR METNİ

Kararın tam metni

Resmî kaynağı aç

Bu kayıt resmî kaynak metnini ve künyesini sunar; ayrı bir editoryal içtihat çözümlemesi içermez. Dergideki özet ve anahtar kelimeler resmî yayıncıya aittir. Tam metin, belirtilen sayfa aralığındaki kararın varsa karşı oylarını da kapsar; sayfa üst ve alt bilgileri aktarım dışında tutulmuştur.

T.C. D A N I Ş T A Y ALTINCI DAİRE Esas No : 2020/2346 Karar No : 2020/7302 Anahtar Kelimeler: -Çevresel Etki Değerlendirmesi, -Bilirkişi Raporu, -Tarımsal Faaliyet Özeti: 1) “Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir” kararına konu proje alanında tarım arazisi bulunup bulunmadığı ve projenin tarımsal faaliyetlere etkisinin de bilirkişilerce değerlendirilmesinin istenilmesine rağmen, bilirkişi heyetinde ziraat mühendisine yer verilmemesinin önemli bir eksiklik olduğu, 2) Bilirkişi raporunun birbiriyle çelişkili bilgi ve değerlendirmeler içerdiği, raporun karara dayanak alınamayacağı hakkında. TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1- …, 2- …, 3- … VEKİLLERİ : Av. … KARŞI TARAF (DAVALI) : Artvin Valiliği İSTEMİN KONUSU: Rize İdare Mahkemesinin 07/11/2019 tarih ve E:2018/465, K:2019/810 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava Konusu İstem: Artvin İli, Ardanuç İlçesi, Ferhatlı Köyü mevkiinde gerçekleştirilmesi planlanan ''Kırma-Eleme-Yıkama ve Hazır Beton Tesisi Yer Değişikliği Projesi'' ile ilgili olarak Artvin Valiliği tarafından verilen 28/05/2018 tarihli, 2018104 sayılı "Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir" kararının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : Temyize konu kararda; dosya kapsamında yer alan bilgi ve belgeler ile Mahkemece yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde düzenlenen bilirkişi raporunun birlikte değerlendirilmesinden, uyuşmazlığa konu “Kırma-Eleme-Yıkama ve Hazır

Beton Tesisi Yer Değişikliği Projesi” için hazırlanan proje tanıtım dosyasının, çevresel etkiler, ekolojik yapı, biyoçeşitlilik ve jeolojik değerlendirmeler açısından yeterli olduğu ve çevresel etkilerin en aza indirgenmesi için gerekli tedbirlerin alındığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI: Davacılar tarafından; söz konusu tesisin dere ıslah projesine malzeme sağlamak üzere kurulduğu, dere ıslahı çalışmasının sona ermiş olması karşısında tesisin kuruluş amacının da ortadan kalktığı dolayısıyla dava konusu işlemin amaç unsurunun bulunmadığı, hükme esas alınan bilirkişi raporunun yeterli bilgi ve hesaplamaları içermediği, bilirkişi raporunda faaliyetin Cehennem Vadisine etkisinin tesisin vadinin giriş kapısına mesafesi dikkate alınarak değerlendirildiği oysa vadinin bir bütün olarak dikkate alınmak suretiyle değerlendirme yapılması gerektiği, çevre köylerin yapılan faaliyetten dolayı toz altında kaldığı, faaliyetten kaynaklanan toz nedeniyle meyve ağaçlarının ve tarımın olumsuz etkilendiğinin taraflarınca ifade edilmesine rağmen bilirkişiler tarafından bu yönde bir inceleme ve tespit yapılmadığı, faaliyetten kaynaklanacak toz miktarı ile gürültü seviyesine ilişkin olarak bilirkişiler tarafından herhangi bir hesaplama yapılmadığı, ek bilirkişi raporu alınması taleplerinin de Mahkeme tarafından dikkate alınmadığı ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ MURAT AYDIN'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Mahkeme kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Artvin İli, Ardanuç İlçesi, Ferhatlı Köyü mevkiinde gerçekleştirilmesi planlanan ''Kırma-Eleme-Yıkama ve Hazır Beton Tesisi Yer Değişikliği Projesi'' ile ilgili olarak Artvin Valiliği tarafından 28/05/2018 tarihli, 2018104 sayılı "Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir" kararı

verilmiştir. Bunun üzerine anılan kararın iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 2872 sayılı Çevre Kanununun 2. maddesinde; "Çevresel Etki Değerlendirmesi: Gerçekleştirilmesi plânlanan projelerin çevreye olabilecek olumlu ve olumsuz etkilerinin belirlenmesinde, olumsuz yöndeki etkilerin önlenmesi ya da çevreye zarar vermeyecek ölçüde en aza indirilmesi için alınacak önlemlerin, seçilen yer ile teknoloji alternatiflerinin belirlenerek değerlendirilmesinde ve projelerin uygulanmasının izlenmesi ve kontrolünde sürdürülecek çalışmaları... ifade eder.'' hükmüne; 10. maddesinde, "Gerçekleştirmeyi plânladıkları faaliyetleri sonucu çevre sorunlarına yol açabilecek kurum, kuruluş ve işletmeler, Çevresel Etki Değerlendirmesi Raporu veya proje tanıtım dosyası hazırlamakla yükümlüdürler. Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu Kararı veya Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir Kararı alınmadıkça bu projelerle ilgili onay, izin, teşvik, yapı ve kullanım ruhsatı verilemez; proje için yatırıma başlanamaz ve ihale edilemez. Çevresel Etki Değerlendirmesine tâbi projeler ve Stratejik Çevresel Değerlendirmeye tâbi plân ve programlar ve konuya ilişkin usûl ve esaslar Bakanlıkça çıkarılacak yönetmeliklerle belirlenir." hükmüne yer verilmiştir. 25/11/2014 tarihli, 29186 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren ve dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliğinin 6. maddesinde, "(1) Bu Yönetmelik kapsamındaki bir projeyi gerçekleştirmeyi planlayan gerçek veya tüzel kişiler; Çevresel Etki Değerlendirmesine tabi projeleri için; ÇED Başvuru Dosyasını, ÇED Raporunu, Seçme Eleme Kriterleri uygulanacak projeler için ise Proje Tanıtım Dosyasını, Bakanlıkça yeterlik verilmiş kurum/kuruluşlara hazırlatmak, ilgili makama sunulmasını sağlamak ve proje kapsamında verdikleri taahhütlere uymakla yükümlüdürler. (2) Kamu kurum/kuruluşları, bu Yönetmelik hükümlerinin yerine getirilmesi sürecinde proje sahiplerinin veya Bakanlıkça yeterlik verilmiş kurum/kuruluşların isteyeceği konuya ilişkin her türlü bilgi, doküman ve görüşü vermekle yükümlüdürler. (3) Bu Yönetmeliğe tabi projeler için "Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu" kararı veya "Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir" kararı alınmadıkça bu projelerle ilgili teşvik, onay, izin, yapı ve kullanım ruhsatı verilemez, proje için yatırıma başlanamaz ve ihale edilemez. (4) Bu Yönetmelik hükümlerine göre karar tesis edilmeden önce, projenin gerçekleştirilmesinin mevzuat bakımından

uygun olmadığının tespiti halinde, aşamasına bakılmaksızın süreç sonlandırılır." kuralı yer almaktadır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Dosyanın incelenmesinden; Artvin İli, Ardanuç İlçesi, Ferhatlı Köyü mevkiinde gerçekleştirilmesi planlanan ''Kırma-Eleme-Yıkama ve Hazır Beton Tesisi Yer Değişikliği Projesi'' ile ilgili olarak Artvin Valiliği tarafından verilen 28/05/2018 tarihli, 2018104 sayılı "Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir" kararının iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı, İdare Mahkemesince, mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen raporda sonuç olarak; gerçekleştirilmesi planlanan faaliyet için tarım arazileri, orman alanları, yerleşim yerleri, projenin etki alanı içerisinde korunacak niteliği bulunan (doğal, arkeolojik, tarihi, nitelikli doğal koruma alanı vs.) alanlar, katı sıvı ve gaz atıklar, heyelan ve sel gibi doğal olaylar, toz gürültü vb. yönünden çevredeki bitki örtüsü ve doğal yaşam dikkate alınarak hazırlanan proje tanıtım dosyası ile çevresel etkilerin incelendiği, bu etkilerin en aza indirilmesi için tedbirlerin alındığı, planlanan tedbirlerin bilimsel metodlar açısından yeterli özellikler taşıdığı, dava konusu "Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir" kararının teknik olarak yeterli ve uygun olduğu yönünde görüş belirtildiği, Mahkemece, söz konusu bilirkişi raporu hükme esas alınmak suretiyle davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. Uyuşmazlıkta; davacılar tarafından, proje tanıtım dosyasında, aynı havzada bulunan 5 adet kalker ocağının bütüncül olarak incelenmediği, proje alanındaki flora ve faunanın bilimsel olarak incelenmediği, proje alanına yakın mesafedeki Cehennem Vadisine olabilecek etkilerin değerlendirilmediği, proje alanının Korsil Deresinin hemen bitişiğinde ve Deriner Barajı su tutma üst sınırında olmasına rağmen Korsil Deresi ile Deriner Barajına olabilecek etkilerin belirtilmediği, Korsil deresinin halihazırda projenin etkilerinden dolayı bölge halkı tarafından kullanılamaz durumda olduğu, hafriyat alanları ile yol çalışmalarına ilişkin yeterli bilgiye yer verilmediği, heyelan riskinin incelenmemiş olduğu, Heyelan Riski Değerlendirmesi ile Jeoteknik Raporun hazırlanması gerektiği, projenin yer altı sularına etkisi hususunda hiçbir bilgiye yer verilmediği, proje alanının yakınındaki yerleşim yerlerinin faaliyetten kaynaklanan tozdan olumsuz etkilendiği ve köyde yetişen bazı tarım ürünlerinin artık yetiştirilemediğinin ileri sürüldüğü; Mahkemece, davacıların iddiaları da dikkate alınmak suretiyle bilirkişi sorularının hazırlanarak bilirkişilerce cevaplanmasının istenildiği, bu kapsamda proje alanında tarım arazisi bulunup bulunmadığı ve faaliyetin tarımsal faaliyetlere etkisinin de bilirkişilerce

değerlendirilmesinin istenilmesine rağmen bilirkişi heyetinde ziraat mühendisine yer verilmediği görülmektedir. Diğer taraftan, mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda; "İnceleme ve Değerlendirmeler" kısmında dava konusu tesisin yeni taşınacağı yerin %60-%65 eğime sahip olduğu, "Jeoloji ve Maden Mühendisliği Bakımından Değerlendirme" kısmında dava konusu tesis ve çevresinde keşif günü yapılan gözlemler neticesinde gerilme çatlakları ile yamaç topuklarında stabil olmayan alanlar vb. kütle hareketlerine işaret eden olgulara rastlanıldığı belirtilmesine rağmen herhangi bir kütle hareketinin meydana gelme ihtimalinin düşük olduğu yönünde görüş bildirildiği, raporun "Çevre ve İnşaat Mühendisliği Bakımından Değerlendirme" kısmında arazi ve su kullanımı, faaliyetten kaynaklanacak atık (katı-sıvı, gaz, dip çamuru vb.) ve toz miktarı, gürültü kirliliği vb. hususlarda proje tanıtım dosyasındaki taahhüt ve bilgilere yer verilmekle yetinildiği, proje tanıtım dosyasında verilmiş taahhütlerin yeterli ve gerçekçi olup olmadığı hususunda kanaat oluşturacak proje alanında yapılmış gözlem ve incelemelere dayalı somut ve teknik tespitlere yer verilmediği, hava kirliliği ve gürültü düzeyi hususlarında proje tanıtım dosyasındaki bilgilerle karşılaştırmaya imkan sağlayacak hesap ve verilere yer verilmediği, faaliyetin Korsil Deresine, Deriner Barajına etkisinin incelenmediği, bilirkişi heyetinde ziraat mühendisi bulunmaması nedeniyle faaliyetin tarım alanlarına olası etkilerinin de değerlendirilemediği görülmektedir. Öte yandan, raporun "İnceleme ve Değerlendirmeler" kısmında dava konusu tesisin yeni taşınacağı yerin %60-%65 eğime sahip olduğu, "Jeoloji ve Maden Mühendisliği Bakımından Değerlendirme" kısmında ise herhangi bir kütle hareketinin meydana gelme ihtimalinin düşük olduğu belirtilmesine rağmen, raporun "Orman Mühendisliği Bakımından Değerlendirme" kısmında proje alanının eğim derecesi ve toprak yapısı itibarı ile toprak muhafaza karakteri taşımadığından alanda erozyon riski bulunmadığı ancak proje alanının yakınındaki alanın eğiminin %60'ın üzerinde olması nedeniyle orman toprağında kayma olmaması için istinat duvarı yapılması gerektiğinin belirtildiği, ayrıca, "Jeoloji ve Maden Mühendisliği Bakımından Değerlendirme" kısmında dava konusu tesis ve çevresinde keşif günü yapılan gözlemler neticesinde gerilme çatlakları ile yamaç topuklarında stabil olmayan alanlar vb. kütle hareketlerine işaret eden olgulara rastlanıldığının belirtilmesine rağmen raporun "Sonuç" kısmında, tesis ve çevresinde keşif günü yapılan gözlemler neticesinde gerilme çatlakları ile yamaç topuklarında stabil olmayan alanlar vb. kütle

hareketlerine işaret eden olgulara rastlanılmadığının belirtildiği. bilirkişi raporunun bu haliyle çelişki içerdiği anlaşılmaktadır. Dava konusu "Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir" kararının yargısal denetiminde, dayanağı proje tanıtım dosyası değerlendirilerek projenin çevre üzerindeki olumsuz etkilerinin, alınacak önlemler sonucu ilgili mevzuat ve bilimsel esaslara göre kabul edilebilir düzeylerde olup olmadığının araştırılması ve bu suretle "Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir" kararının hukuka uygun olup olmadığının açıklığa kavuşturulması gerekmektedir. Dolayısıyla, "Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir" kararının iptali istemiyle açılan davada bilirkişi seçiminin de bu çerçevede değerlendirilmesi gerekmektedir. Bu açıklamalar ışığında, "Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir" kararının yargısal denetimi yapılırken, seçilecek bilirkişiler arasında bir çevre mühendisinin bulunması, diğer bilirkişilerin ise projenin bulunduğu çevrenin özelliklerine göre ve proje tanıtım dosyasını hazırlayan kişilerin uzmanlık alanları da dikkate alınmak suretiyle belirlenmesi gerekmektedir. Proje tanıtım dosyasını hazırlayan uzmanlar ile birebir aynı sayıda ve aynı uzmanlık alanında olmasa dahi, yargılama usulü kurallarının elverdiği ölçüde, usul ekonomisi de gözetilerek bir denge kurulması, seçilecek bilirkişilerin projenin bulunduğu alana ve projeye yapılan itirazlara göre değerlendirilmesi, bilirkişilerin zorunlu olan ana konu başlıkları bakımından yeterli uzmanlığa sahip olması, bilirkişi raporunun tarafları tatmin edici olması gerekmektedir. Belirtilen hususlar adil bir yargılama yapılması açısından da önem arz etmektedir. Bu durumda, İdare Mahkemesince; yukarıda belirtilen hususlar ile tarafların iddiaları, projenin yeri, nitelikleri ve proje tanıtım dosyasını hazırlayanların uzmanlık alanları da dikkate alınarak, dava konusu "Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir" kararına konu faaliyetin çevre üzerindeki olumsuz etkilerinin, alınacak önlemler sonucu ilgili mevzuat ve bilimsel esaslara göre kabul edilebilir düzeylerde olup olmadığının araştırılması amacıyla, aralarında çevre mühendisi, ziraat mühendisi, hidrojeoloji mühendisi gibi uzmanlar da bulunmak ve gerekirse başka dallardan öğretim görevlilerine de yer verilmek suretiyle, projenin bulunduğu çevrenin özelliğine göre konusunda uzman bilirkişilerden oluşturulacak bilirkişi heyetiyle proje alanında keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılması ve bunun sonucunda düzenlenecek raporun incelenmesi suretiyle uyuşmazlığın esası hakkında yeniden karar verilmesi gerekmektedir.

Bu itibarla, davanın reddine ilişkin temyize konu İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davacıların TEMYİZ İSTEMİNİN KABULÜNE, 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin temyize konu Rize İdare Mahkemesinin 07/11/2019 tarih ve E:2018/465, K:2019/810 sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine, 4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 20/A-2-(i) maddesi uyarınca, karar düzeltme yolunun kapalı olduğunun duyurulmasına, 08/09/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kararın kaynağı

Resmî PDF içindeki yeri
T.C. Danıştay Kararlar Dergisi · Sayı 5 (2020) · PDF sayfa 200–206
Resmî metnin alındığı tarih
Metin ve künye kontrolü

Bu kayıtta künye, kaynak metni ve metinden yapılan aktarım sunulmaktadır. Editoryal içtihat analizi veya makaleyle karşılaştırma yapılmış olduğu anlamına gelmez.

Kaynak bütünlük bilgisi

Seçilen karar metni SHA-256: 72281e8edee8eed54a787b2f8b3b71206c62eaa381e809030e2f7b909f8379d2

Özgün dergi PDF dosyası SHA-256: eb2d0cbbdb8658bea0481cbd0bd88fe3ba9ef4b2e614959e2f0545b03ecbac55

← İçtihat arşivine dönün