Sitede yayın: · Metin ve künye kontrolü: . Karar tarihi yukarıdaki künyede ayrıca gösterilir.
RESMÎ YAYININ ÖZETİ
Resmî yayında kararın konusu
Resmî derginin anahtar kelimeleri: -Nazım İmar Planı, -İmar Kanunu, -Yoğunluk
Aktarılan bölüm: Resmî dergi özeti (kararın PDF sayfaları 206-211).
Parselin 1/25.000 ölçekli nazım imar planında (üst sınır niteliğinde olan) “yüksek yoğunlukta (400 kişi/ha ve üzeri) meskun konut alanı”nda kaldığı, uyuşmazlığa konu istemin karşılanmasının tek parselde ada ve çevresinden farklı olarak yüksek yoğunlukta meskun konut alanı olarak belirlenmesi sonucunu doğuracağı, bu yaklaşımın plan bütünlüğüne parçacıl ve noktasal bir müdahale anlamına geldiği, kentsel mekanda devamlılığı zedeleyici sonuçlar oluşmasının kaçınılmaz olduğu, 1/25.000 ölçekli nazım imar planında belirtilen brüt yoğunluk değerleri her ne kadar bağlayıcı olsa da, donatı alanlarının niceliksel ve niteliksel dağılımının 1/5000 ölçekli nazım imar planında belirlendiği, dava konusu taşınmazın içinde yer aldığı alanda 1/25.000 ölçekli nazım imar planında belirlenen yoğunluk değerleri doğrultusunda onaylanan 1/5000 ölçekli nazım imar planında parsel bazında değerlendirme yapılması yerine, taşınmazın bulunduğu çevredeki yapılaşma koşulları içinde değerlendirilmesi gerektiği, taşınmaza dava konusu planda çevresindeki yapılaşma koşulları ile eşdeğer yapılaşma hakkı tanındığı hakkında.
Bu bölüm, kararı yayımlayan resmî kurumun hazırladığı özettir. Kararı veren heyetin gerekçesi ve varsa karşı oy, aşağıdaki tam metinde kendi yerleriyle birlikte okunmalıdır.
Tam metne erişim
Tam metindeki hüküm bölümünü inceleyin.
Resmî kararın tamamına geçin ↓RESMÎ KARAR METNİ
Kararın tam metni
Bu kayıt resmî kaynak metnini ve künyesini sunar; ayrı bir editoryal içtihat çözümlemesi içermez. Dergideki özet ve anahtar kelimeler resmî yayıncıya aittir. Tam metin, belirtilen sayfa aralığındaki kararın varsa karşı oylarını da kapsar; sayfa üst ve alt bilgileri aktarım dışında tutulmuştur.
T.C. D A N I Ş T A Y ALTINCI DAİRE Esas No : 2017/4310 Karar No : 2020/7700 Anahtar Kelimeler: -Nazım İmar Planı, -İmar Kanunu, -Yoğunluk Özeti : Parselin 1/25.000 ölçekli nazım imar planında (üst sınır niteliğinde olan) “yüksek yoğunlukta (400 kişi/ha ve üzeri) meskun konut alanı”nda kaldığı, uyuşmazlığa konu istemin karşılanmasının tek parselde ada ve çevresinden farklı olarak yüksek yoğunlukta meskun konut alanı olarak belirlenmesi sonucunu doğuracağı, bu yaklaşımın plan bütünlüğüne parçacıl ve noktasal bir müdahale anlamına geldiği, kentsel mekanda devamlılığı zedeleyici sonuçlar oluşmasının kaçınılmaz olduğu, 1/25.000 ölçekli nazım imar planında belirtilen brüt yoğunluk değerleri her ne kadar bağlayıcı olsa da, donatı alanlarının niceliksel ve niteliksel dağılımının 1/5000 ölçekli nazım imar planında belirlendiği, dava konusu taşınmazın içinde yer aldığı alanda 1/25.000 ölçekli nazım imar planında belirlenen yoğunluk değerleri
doğrultusunda onaylanan 1/5000 ölçekli nazım imar planında parsel bazında değerlendirme yapılması yerine, taşınmazın bulunduğu çevredeki yapılaşma koşulları içinde değerlendirilmesi gerektiği, taşınmaza dava konusu planda çevresindeki yapılaşma koşulları ile eşdeğer yapılaşma hakkı tanındığı hakkında. TEMYİZ EDEN (DAVALI) : Adana Büyükşehir Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. … KARŞI TARAF (DAVACILAR) : 1- …, 2- … VEKİLİ : Av. … İSTEMİN KONUSU : Adana 2. İdare Mahkemesinin 18/05/2017 tarih ve E:2016/909, K:2017/586 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava Konusu İstem: Adana İli, Çukurova İlçesi, … ada, … parsel sayılı taşınmazı kapsayan alanda Adana Büyükşehir Belediye Meclisinin 15.08.2012 tarihli, 129 sayılı kararıyla kabul edilen 1/5000 ölçekli nazım imar planına yapılan itiraz başvurularının karara bağlandığı Adana Büyükşehir Belediye Meclisinin 14.02.2013 tarihli, 33 sayılı kararının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : Temyize konu kararda; Danıştay Altıncı Dairesinin 01/04/2015 tarihli, E:2014/1426, K:2015/1925 sayılı bozma kararına uyularak yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu hazırlanan raporun ve dosyada yer alan diğer bilgi ve belgelerin değerlendirilmesi sonucunda, dava konusu 1/5000 ölçekli revizyon nazım imar planının dava konusu taşınmazın bulunduğu alana yönelik öngördüğü yoğunluk kararı açısından; üst ölçekli plan olan 1/25.000 ölçekli nazım imar planının getirdiği kararlara aykırı kararlar öngördüğü, dava konusu revizyon nazım imar planının noktasal bazda değil geniş bir ölçekte hazırlanması nedeniyle kendi içinde yapılan denetimde dava konusu taşınmazın bulunduğu alanda ve çevresindeki konut alanlarında yoğunluk kararlarının neye göre belirlendiğinin belirsiz olduğu, yoğunluk dağılımının doğal veriler, mevcut yapılı çevre, işlevsel kurgu, ulaşım şeması, mülkiyet dokusu, kadastral durum, mekanın algı, biçim ve estetiğine bağlı değişkenlerden bağımsız bir şekilde şehircilik ilkeleri, planlama esasları, kamu yararı ve kentsel ihtiyaçlar açısından uygun olmadığı anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır
Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Temyiz edilen kararın, usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek bozulması istenilmektedir. SAVUNMANIN ÖZETİ : Temyiz edilen kararda bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, usul ve kanuna uygun olan kararın onanması gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ SEMİN YAVUZ GARGIN'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü ile mahkeme kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Adana İli, Çukurova İlçesi, … ada, … parsel sayılı taşınmazı kapsayan alanda yapılan 1/5000 ölçekli nazım imar planının onaylanmasına ilişkin Adana Büyükşehir Belediye Meclisinin 15.08.2012 tarihli, 129 sayılı kararına yapılan itiraz başvurularının karara bağlandığı Adana Büyükşehir Belediye Meclisinin 14.02.2013 tarihli, 33 sayılı kararının iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. İLGİLİ MEVZUAT: 3194 sayılı İmar Kanununun 5. maddesinin dava konusu işlem tarihinde yürürlükte bulunan halinde, "Nazım İmar Planı; varsa bölge veya çevre düzeni planlarına uygun olarak halihazır haritalar üzerine, yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının; genel kullanış biçimlerini, başlıca bölge tiplerini, bölgelerin gelecekteki nüfus yoğunluklarını, gerektiğinde yapı yoğunluğunu, çeşitli yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklüklerini ile ilkelerini, ulaşım sistemlerini ve problemlerinin çözümü gibi hususları göstermek ve uygulama imar planlarının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen, detaylı bir raporla açıklanan ve raporuyla beraber bütün olan plandır." hükmü yer almıştır. Anılan Kanun'da yer alan tanıma göre nazım imar planları, bir kentin gelecekteki nüfus ve işgücü tahmin ve dağılımlarına bağlı olarak alacağı formu ve ticaret, sanayi, konut gibi bölgelerle iskan bakımından yoğun veya seyrek bölgeleri ve iskana elverişli, iskana elverişli olmayan veya iskana izin verilmeyen bölgeleri, sosyal donatı alanları, kamusal ve yeşil alanları da
içerecek şekilde kentin gelişme yönlerini, ana ulaşım sistemine ait bilgileri ana hatları ile göstermek suretiyle arazi parçalarının kullanma şekillerini belirleyen planlardır. Bu planlarda yerleşmenin gelişme yönü, büyüklüğü ve arazi kullanımlarının fonksiyonel dağılımı ve genel yoğunlukları belirlenmekte ve alt ölçekteki uygulama imar planları da ancak nazım imar planları esaslarına göre çizilebilmektedir. 3194 sayılı Yasanın 6. maddesinin işlem tarihinde yürürlükte olan halinde, planlar kapsadıkları alan ve amaçları açısından bölge planları ve imar planları olarak iki ana kategoriye ayrılmış, imar planları da uygulamaya esas olan uygulama imar planları ve bu planın hazırlanmasındaki temel hedefleri, ilkeleri ve arazi kullanım kararlarını belirleyen nazım imar planları olarak sınıflandırılmıştır. Anılan Yasanın 8. maddesinde ise alt ölçekli planların üst ölçekli planlarda belirlenen planlama ana ilkelerine, stratejilerine ve kararlarına uyumlu olması zorunluluğu getirilmiştir. İşlem tarihinde yürürlükte olan Plan Yapımına Ait Esaslara Dair Yönetmeliğin "Amaç" başlıklı 1. maddesinde, bu Yönetmeliğin amacının, insan, toplum, çevre ilişkilerinde kişi ve aile mutluluğu ile toplum hayatını yakından etkileyen fiziksel çevreyi sağlıklı bir yapıya kavuşturmak, yatırımların yer seçimlerini ve gelişme eğilimlerini yönlendirmek ve toprağın korunma, kullanma dengesini en rasyonel biçimde belirlemek üzere hazırlanacak imar planlarının ve bu planlar üzerinde yapılacak değişikliklerin hangi esaslar dahilinde yapılacağını belirlemek olduğu belirtilmiş, "Tanımlar" başlığı altında düzenlenen 3. maddesinde; "İmar Planı: Belde halkının sosyal ve kültürel gereksinimlerini karşılamayı, sağlıklı ve güvenli bir çevre oluşturmayı, yaşam kalitesini artırmayı hedefleyen ve bu amaçla beldenin ekonomik demografik, sosyal, kültürel, tarihsel, fiziksel özelliklerine ilişkin araştırmalara ve verilere dayalı olarak hazırlanan, kentsel yerleşme ve gelişme eğilimlerini alternatif çözümler oluşturmak suretiyle belirleyen, arazi kullanımı, koruma, kısıtlama, kararlar, örgütlenme ve uygulama ilkelerini içeren pafta, rapor ve notlardan oluşan belgedir. İmar planı, nazım imar planı ve uygulama imar planı olmak üzere iki aşamadan oluşur." kuralı yer almaktadır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: İmar planları, çeşitli kentsel işlevler arasında var olan ya da sağlanabilecek olanaklar ölçüsünde en iyi çözüm yollarını bulmak, belde halkına iyi yaşama düzeni ve koşulları sağlamak amacıyla kentin kendine özgü yaşayış biçimi ve karakteri, nüfus, alan, hizmet ve yapı ilişkileri, yörenin gerek çevresiyle ve gerekse çeşitli alanları arasında olan bağlantılar gözönüne alınarak hazırlanır.
Toplum yaşamını yakından etkileyen fiziksel çevrenin sağlıklı bir yapıya kavuşturulması ve toprağın koruma ve kullanma dengesinin en rasyonel biçimde belirlenmesi için hazırlanan imar planlarının yargısal denetiminde, bu hususlara uyulup uyulmadığının, planlanan yörede taşınmazların imar planında tahsis edildikleri amaç yönünden şehircilik ilkeleri, planlama esasları ve kamu yararına uygunluk açısından incelenmesi gerekmektedir. İmar planları yapılırken 1/25000 ölçekli nazım imar planı ile belirlenen yapılaşma koşulları 1/5000 ölçekli planda aynen korunabileceği gibi bölgenin doğal yapısı, jeolojik yapısı veya başka etkenlerden dolayı daha düşük yapılaşma koşulları belirlenebilecektir. Bu durum 1/5000 ölçekli nazım imar planının üst ölçekli plan olan 1/25000 ölçekli plana aykırı olduğu anlamına gelmeyecektir. Ancak 1/5000 ölçekli imar planıyla 1/25000 ölçekli imar planında getirilen yoğunluk kararından fazla yapılaşma koşulu getirilemeyeceği tabiidir. Dava konusu taşınmazın Mersin-Adana Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planında “kentsel yerleşik alan”, Adana Büyükşehir Belediye Meclisinin 12.03.2012 tarihli, 38 sayılı kararı ile de onaylanan 1/25000 ölçekli nazım imar planında (üst sınır niteliğinde olan) “yüksek yoğunlukta (400 kişi/ha ve üzeri) meskun konut alanı”nda kaldığı, 1/5000 ölçekli nazım imar planında ise “orta yoğunlukta ( 200 – 400 kişi/ha arası, E = 1,01, E = 1,60 değerleri arasında yapılaşma) meskun konut alanı”nda kaldığı, taşınmazın yoğunluk kararları açısından plan kademelendirilmesi ilkelerine aykırı bir durum bulunmadığı, 1/25.000 ölçekli nazım imar planı ve 1/5000 ölçekli nazım imar planıyla dava konusu taşınmazın bulunduğu alan ve çevresine yönelik bütüncül bir çerçeve çizildiği, buna göre, kentsel mekanda konut alanı kurgusunda taşınmazın bulunduğu alanda devamlılık ve süreklilik sağlandığı, davacı tarafından tek parsel ölçeğinde arazi kullanım kararı açısından yapılaşma koşulları itibariyle çevresinde oluşan bütünlükten farklı bir yapının oluşmasının talep edildiği, bilirkişi raporundaki değerlendirmeye göre bu talebin tek parselde ada ve çevresinden farklı olarak yüksek yoğunlukta meskun konut alanı olarak belirlenmesi sonucunu doğuracağı, bu yaklaşımın plan bütünlüğüne parçacıl ve noktasal bir müdahale anlamına geldiği, kentsel mekanda devamlılığı zedeleyici sonuçlar oluşmasının kaçınılmaz olduğu, 1/25.000 ölçekli nazım imar planlarının nitelik olarak kentteki temel arazi kullanım kararları ve ulaşım altyapısına yönelik kararların alındığı bir plan olduğu,1/25.000 ölçekli nazım imar planında belirtilen brüt yoğunluk değerleri her ne kadar bağlayıcı olsa da, donatı alanlarının niceliksel ve niteliksel dağılımının 1/5000 ölçekli nazım
imar planında belirlendiği, dava konusu taşınmaz özelinde parsel bazında yoğunluk artışının şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına, kamu yararına ve mevzuat hükümlerine aykırı olduğu anlaşılmıştır. Bu durumda 1/25.000 ölçekli nazım imar planında belirtilen brüt yoğunluk değerleri her ne kadar bağlayıcı olsa da, donatı alanlarının niceliksel ve niteliksel dağılımının 1/5000 ölçekli nazım imar planında belirlendiği, dava konusu taşınmazın içinde yer aldığı alanda 1/25.000 ölçekli nazım imar planında belirlenen yoğunluk değerleri doğrultusunda, onaylanan 1/5000 ölçekli nazım imar planında parsel bazında değerlendirme yapılması yerine, taşınmazın bulunduğu çevredeki yapılaşma koşulları içinde değerlendirilmesi gerektiği açık olup taşınmaza dava konusu planda çevresindeki yapılaşma koşulları ile eşdeğer yapılaşma hakkı tanındığı görüldüğünden dava konusu işlemin iptaline ilişkin temyize konu İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davalının TEMYİZ İSTEMİNİN KABULÜNE, 2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin temyize konu Adana 2. İdare Mahkemesinin 18/05/2017 tarih ve E:2016/909, K:2017/586 sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine, 4. 2577 sayılı Kanunun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere 16/09/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kararın kaynağı
- Resmî kaynak
- Kararın resmî tam metin kaydı ↗
- Resmî PDF içindeki yeri
- T.C. Danıştay Kararlar Dergisi · Sayı 5 (2020) · PDF sayfa 206–211
- Resmî metnin alındığı tarih
- Metin ve künye kontrolü
Bu kayıtta künye, kaynak metni ve metinden yapılan aktarım sunulmaktadır. Editoryal içtihat analizi veya makaleyle karşılaştırma yapılmış olduğu anlamına gelmez.
Kaynak bütünlük bilgisi
Seçilen karar metni SHA-256: 00b52e85a6fbefb6644051ffdfdee5b4757ee3c69164fbf1114aa20d1a5a7b6c
Özgün dergi PDF dosyası SHA-256: eb2d0cbbdb8658bea0481cbd0bd88fe3ba9ef4b2e614959e2f0545b03ecbac55
Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay bakımından hukuki görüş veya taahhüt niteliğinde değildir.
← İçtihat arşivine dönün