Sitede yayın: · Metin ve künye kontrolü: . Karar tarihi yukarıdaki künyede ayrıca gösterilir.
RESMÎ YAYININ ÖZETİ
Resmî yayında kararın konusu
Resmî derginin anahtar kelimeleri: -İdari Davaya Konu Olabilecek İşlem, -Yetki ve Usulde Paralellik İlkesi
Aktarılan bölüm: Resmî dergi özeti (kararın PDF sayfaları 135-140).
Hakim olarak görev yapmakta iken 667 sayılı KHK'nın 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile irtibat ve iltisakı olduğundan bahisle Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulu kararıyla meslekten çıkarılmasına karar verilen davacının bu kararın geri alınarak hakimlik mesleğine iadesine karar verilmesi istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin dava konusu Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Sekreterliği işleminin idari davaya konu olabilecek nitelikte bir işlem olduğu, ancak söz konusu başvuru ile ilgili olarak Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunca bir karar verilmesi gerekirken Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Sekreterliğince tesis edilen dava konusu işlemin yetki ve usulde paralellik ilkesine aykırı olduğu hakkında.
Bu bölüm, kararı yayımlayan resmî kurumun hazırladığı özettir. Kararı veren heyetin gerekçesi ve varsa karşı oy, aşağıdaki tam metinde kendi yerleriyle birlikte okunmalıdır.
Tam metne erişim
Tam metindeki hüküm bölümünü inceleyin.
Resmî kararın tamamına geçin ↓RESMÎ KARAR METNİ
Kararın tam metni
Bu kayıt resmî kaynak metnini ve künyesini sunar; ayrı bir editoryal içtihat çözümlemesi içermez. Dergideki özet ve anahtar kelimeler resmî yayıncıya aittir. Tam metin, belirtilen sayfa aralığındaki kararın varsa karşı oylarını da kapsar; sayfa üst ve alt bilgileri aktarım dışında tutulmuştur.
T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2020/6452 Karar No : 2021/516 Anahtar Kelimeler : -İdari Davaya Konu Olabilecek İşlem, -Yetki ve Usulde Paralellik İlkesi Özeti : Hakim olarak görev yapmakta iken 667 sayılı KHK'nın 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile irtibat ve iltisakı olduğundan bahisle Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulu kararıyla meslekten çıkarılmasına karar verilen davacının bu kararın geri alınarak hakimlik mesleğine iadesine karar verilmesi istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin dava konusu Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Sekreterliği işleminin idari davaya konu olabilecek nitelikte bir işlem olduğu, ancak söz konusu başvuru ile ilgili olarak Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunca bir karar verilmesi gerekirken Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Sekreterliğince tesis edilen dava konusu işlemin yetki ve usulde paralellik ilkesine aykırı olduğu hakkında. TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … VEKİLİ : Av. … KARŞI TARAF (DAVALI) : Hakimler ve Savcılar Kurulu İSTEMİN KONUSU : Ankara Bölge İdare Mahkemesi 3. İdare Dava Dairesinin 01/07/2020 tarih ve E:2019/1908, K:2020/698 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava Konusu İstem : 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatı olduğu gerekçesiyle Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun 24/08/2016 tarih ve 2016/426 sayılı kararıyla meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına karar verilen davacı tarafından, hakkında yürütülen kovuşturma sonucu ağır ceza mahkemesince "beraatine" karar verildiğinden bahisle, meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin kararın geri alınarak hakimlik mesleğine iadesine karar verilmesi istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Sekreterliğinin 23/05/2019 tarih ve 29363 sayılı işleminin iptali ile yoksun kalınan özlük ve parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti: Ankara 4. İdare Mahkemesinin 19/09/2019 tarih ve E:2019/1630, K:2019/1693 sayılı kararında; davacı tarafından mesleğe kabul edilmesine yönelik olarak yaptığı başvurusunun reddine ilişkin işlemin yargı denetimine tabi olan ''meslekten çıkarma cezası'' niteliğinde olmadığı hususu dikkate alındığında, anılan işleme karşı yargı yolunun kapalı bulunması nedeniyle bu yönüyle ortada idari davaya konu olabilecek bir Hakimler ve Savcılar Kurulu kararı bulunmadığı anlaşıldığından, iş bu davanın esasının incelenmesine olanak bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın incelenmeksizin reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi Kararının Özeti: Ankara Bölge İdare Mahkemesi 3. İdare Dava Dairesinin 01/07/2020 tarih ve E:2019/1908, K:2020/698 sayılı kararıyla; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği belirtilerek, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, yapılan ceza yargılaması sonucunda beraatine karar verildiği ve anılan kararın kesinleştiği, meslekten çıkarılmasına ilişkin kararın dayanağı kalmadığı, hakimlik mesleği için mevzuatta belirtilen nitelikleri kaybetmemiş olduğu, meslekten çıkarılmasına ilişkin kararın geri alınarak mesleğe iade istemiyle yapılan başvurunun Kurulun büro işlemlerini yürütmekle görevli Genel Sekreterlik tarafından reddedildiği, usulde ve yetkide paralellik ilkesine aykırı işlem tesis
edildiği, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ HARUN EKŞİ'NİN DÜŞÜNCESİ : 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 46. maddesinde tahdidi olarak sayılan uyuşmazlıklardan olmadığı anlaşılan dava konusu uyuşmazlık hakkında temyiz incelemesi yapılmasına olanak bulunmadığından, Bölge İdare Mahkemesince verilen istinaf başvurusunun reddine dair kararın temyiz isteminin incelenmeksizin reddedilmesi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY: 24/08/2016 tarih ve 2016/426 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulu kararıyla, yargı mensubu olarak görev yapmakta olan davacının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına karar verilmiştir. Bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebi anılan Kurul tarafından 29/11/2016 tarih ve 2016/434 sayılı kararla reddedilmiştir. Öte yandan, Ankara 19. Ağır Ceza Mahkemesinin 07/05/2019 tarih ve E:2018/392, K:2019/143 sayılı kararı ile davacı hakkında silahlı terör örgütüne üyelik suçundan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun (CMK) 223. maddesinin 2. fıkrasının (e) bendi uyarınca anılan suçu işlediğinin sabit olmadığı gerekçesiyle beraatine karar verildiği ve anılan kararın (istinaf edilmeden) 15/05/2019 tarihinde kesinleştiği görülmüştür. Davacı tarafından, Ankara 19. Ağır Ceza Mahkemesinin 07/05/2019 tarih ve E:2018/392, K:2019/143 sayılı kararı ile beraatine karar verildiğinden bahisle meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin kararın geri alınarak hakimlik mesleğine iadesine karar verilmesi istemiyle yapılan 21/05/2019 tarihli başvurunun Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Sekreterliğinin 23/05/2019 tarih ve 29363 sayılı işlemi ile reddine karar verilmiştir. Bunun üzerine davacı tarafından, Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Sekreterliğinin 23/05/2019 tarih ve 29363 sayılı işleminin iptali ile yoksun
kalınan özlük ve parasal hakların yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin değiştirilerek kabul edilmesine dair 6749 sayılı Kanun’un 3. maddesinin birinci fıkrasında; “(1) Terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen ... hâkim ve savcılar hakkında Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu Genel Kurulunca, ... meslekte kalmalarının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmalarına karar verilir. Bu kararlar, Resmî Gazete’de yayımlanır ve yayımı tarihinde ilgililere tebliğ edilmiş sayılır. Meslekten çıkarma kararlarına karşı ilgili kanunlarda yer alan hükümler uyarınca itiraz edilmesi veya yeniden inceleme talebinde bulunulması üzerine verilen kararlar da Resmî Gazete’de yayımlanır ve yayımı tarihinde ilgililere tebliğ edilmiş sayılır. ” hükmüne yer verilmiştir. 685 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin değiştirilerek kabul edilmesine dair 7075 sayılı Kanun’un 11. maddesinin ikinci fıkrasında; “22/7/2016 tarihli ve 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararnamenin 3’üncü maddesinin birinci fıkrası ile 18/10/2016 tarihli ve 6749 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabul Edilmesine Dair Kanunun 3’üncü maddesinin birinci fıkrası kapsamında meslekte kalmalarının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmalarına karar verilenler, kararın kesinleşmesinden itibaren altmış gün içinde ilk derece mahkemesi olarak Danıştaya dava açabilir." hükmü yer almıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: 685 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Değiştirilerek Kabul Edilmesine Dair 7075 sayılı Kanun’un 11. maddesinin ikinci fıkrası ile 667 sayılı KHK'nın ilgili maddesi uyarınca meslekte kalmalarının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmalarına karar verilen hâkim ve savcıların, kararın kesinleşmesinden itibaren altmış gün içinde ilk derece mahkemesi olarak Danıştayda dava açabilecekleri düzenlenmiştir. Uyuşmazlıkta, her ne kadar İdare Mahkemesince dava konusu işleme karşı yargı yolunun kapalı bulunması nedeniyle ortada idari davaya konu olabilecek bir Hakimler ve Savcılar Kurulu kararı bulunmadığından bahisle davanın esasının incelenmesine olanak bulunmadığı belirtilmiş ise de, davacı tarafından meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten
çıkarılmasına ilişkin, Hakimler ve Savcılar Kurulu kararının geri alınarak hakimlik mesleğine iadesine karar verilmesi istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin işlemin dava konusu edildiği dikkate alındığında, anılan işlemin idari davaya konu olabilecek nitelikte bir işlem olduğu anlaşılmaktadır. Öte yandan, İdare Hukukunun temel prensiplerinden biri olan ''yetkide ve usulde paralellik ilkesi'' uyarınca, yasada aksine bir düzenleme veya değişiklik yapılmadıkça, bir işlemin tesisinde uygulanan yetki ve usul kurallarının, aynı işlemin geri alınması veya kaldırılması işlemlerinde de aynen uygulanması zorunludur. 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Değiştirilerek Kabul Edilmesine Dair 6749 sayılı Kanun’un 3. maddesinin birinci fıkrası uyarınca hâkim ve savcıların meslekte kalmalarının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin kararların verilmesine ilişkin yetkinin, Hâkimler ve Savcılar (Yüksek) Kurulu Genel Kurulu'na ait olduğu hususunda duraksama bulunmamaktadır. Yukarıda bahsi geçen mevzuat hükümleri birlikte incelendiğinde, yargı mensubu olarak görev yapmakta olan davacının Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulu'nun 24/08/2016 tarih ve 2016/426 sayılı kararıyla meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına karar verildiği, bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebinin anılan Kurul tarafından 29/11/2016 tarih ve 2016/434 sayılı kararla reddedildiği dikkate alındığında; davacının ceza yargılaması sonucunda beraatine karar verildiğinden bahisle meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin kararın geri alınarak hakimlik mesleğine iadesine karar verilmesi istemiyle yaptığı 21/05/2019 tarihli başvuru üzerine, yetkide ve usulde paralellik ilkesi gereğince, bu sistem hakkında değerlendirme yapma yetkisini haiz Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulu'nca bir karar verilmesi gerekirken, Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Sekreterliğince tesis edilen dava konusu 23/05/2019 tarih ve 29363 sayılı işlemin yetkide ve usulde paralellik ilkesine aykırı bir biçimde tesis edildiği açıktır. Bu itibarla, davacının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin kararın geri alınarak hakimlik mesleğine iadesine karar verilmesi istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin dava konusu işlemde yetki yönünden hukuka uyarlık görülmediğinden, davanın incelenmeksizin reddi yönündeki İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne; 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle incelenmeksizin reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu Ankara Bölge İdare Mahkemesi 3. İdare Dava Dairesinin 01/07/2020 tarih ve E:2019/1908, K:2020/698 sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Ankara Bölge İdare Mahkemesi 3. İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 04/03/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kararın kaynağı
- Resmî kaynak
- Kararın resmî tam metin kaydı ↗
- Resmî PDF içindeki yeri
- T.C. Danıştay Kararlar Dergisi · Sayı 7 (2021) · PDF sayfa 135–140
- Resmî metnin alındığı tarih
- Metin ve künye kontrolü
Bu kayıtta künye, kaynak metni ve metinden yapılan aktarım sunulmaktadır. Editoryal içtihat analizi veya makaleyle karşılaştırma yapılmış olduğu anlamına gelmez.
Kaynak bütünlük bilgisi
Seçilen karar metni SHA-256: f9e1e42b8f6610a57800120e009267f12634d9fe2b644a94b26205012ed282bd
Özgün dergi PDF dosyası SHA-256: 5c7cc7688e01243c4f3f135a614ab8d483bf7d9dd0bdb9e2926ff71c34f8b606
Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay bakımından hukuki görüş veya taahhüt niteliğinde değildir.
← İçtihat arşivine dönün