İdare Hukuku

5. Daire: Hakim, Sınav, İvedi

Danıştay 5. Daire, 2020/5257 E., 2020/3958 K., 28.09.2020

Kararın tam metnine geçin

Sitede yayın: · Metin ve künye kontrolü: . Karar tarihi yukarıdaki künyede ayrıca gösterilir.

RESMÎ YAYININ ÖZETİ

Resmî yayında kararın konusu

Resmî derginin anahtar kelimeleri: -Hakim, -Sınav, -İvedi

Aktarılan bölüm: Resmî dergi özeti (kararın PDF sayfaları 192-197).

“Milli Eğitim Bakanlığı tarafından yapılan merkezi ve ortak sınav sonuçları”ndan doğan uyuşmazlıklar için 2577 sayılı Kanun’un 20/B. maddesindeki “Merkezi ve ortak sınavlara ilişkin yargılama usulü”nün uygulanacağının öngörülmesi, söz konusu uyuşmazlıkların anılan Kanun’un 20/A. maddesi uyarınca “İvedi yargılama usulü”nün uygulanacağı uyuşmazlıklar arasında sayılmaması nedeniyle, “2577 sayılı Kanun’a göre şıklardaki uyuşmazlıklardan hangisinde ivedi yargılama usulünün uygulanmayacağının” sorulduğu dava konusu Hakim Adaylığı Sınav Sorusunun doğru cevabının “Milli Eğitim Bakanlığı tarafından yapılan merkezi ve ortak sınav sonuçları” olduğu anlaşıldığından, dava konusu sorunun söz konusu Kanun maddelerine sadık kalınarak hazırlandığı ve ölçme ve değerlendirme ilkeleri ile çoktan seçmeli sınav tekniğine uygun olduğu hakkında.

Bu bölüm, kararı yayımlayan resmî kurumun hazırladığı özettir. Kararı veren heyetin gerekçesi ve varsa karşı oy, aşağıdaki tam metinde kendi yerleriyle birlikte okunmalıdır.

Tam metne erişim

Tam metindeki hüküm bölümünü inceleyin.

Resmî kararın tamamına geçin ↓

RESMÎ KARAR METNİ

Kararın tam metni

Resmî kaynağı aç

Bu kayıt resmî kaynak metnini ve künyesini sunar; ayrı bir editoryal içtihat çözümlemesi içermez. Dergideki özet ve anahtar kelimeler resmî yayıncıya aittir. Tam metin, belirtilen sayfa aralığındaki kararın varsa karşı oylarını da kapsar; sayfa üst ve alt bilgileri aktarım dışında tutulmuştur.

T.C. D A N I Ş T A Y Beşinci Daire Esas No : 2020/5257 Karar No : 2020/3958 Anahtar Kelimeler: -Hakim, -Sınav, -İvedi Özeti : “Milli Eğitim Bakanlığı tarafından yapılan merkezi ve ortak sınav sonuçları”ndan doğan uyuşmazlıklar için 2577 sayılı Kanun’un 20/B. maddesindeki “Merkezi ve ortak sınavlara ilişkin yargılama usulü”nün uygulanacağının öngörülmesi, söz konusu uyuşmazlıkların anılan Kanun’un 20/A. maddesi uyarınca “İvedi yargılama usulü”nün uygulanacağı uyuşmazlıklar arasında sayılmaması nedeniyle, “2577 sayılı Kanun’a göre şıklardaki uyuşmazlıklardan hangisinde ivedi yargılama usulünün uygulanmayacağının” sorulduğu dava konusu Hakim Adaylığı Sınav Sorusunun doğru cevabının “Milli Eğitim Bakanlığı tarafından yapılan merkezi ve ortak sınav sonuçları” olduğu anlaşıldığından, dava konusu sorunun söz konusu Kanun maddelerine sadık kalınarak hazırlandığı ve ölçme ve değerlendirme ilkeleri ile çoktan seçmeli sınav tekniğine uygun olduğu hakkında. Temyiz Eden (Davalı): Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi Başkanlığı Vekili : Av. … Karşı Taraf (Davacı) : … İstemin Konusu : Ankara 4. İdare Mahkemesinin 28/07/2020 tarih ve E:2020/996, K:2020/1084 sayılı kararının iptale ilişkin kısmının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Yargılama Süreci : Dava Konusu İstem : 29/12/2019 tarihinde gerçekleştirilen 2019 Adalet Bakanlığı Adli Yargı Hakim ve Savcı Adaylığı Yazılı Yarışma Sınavı ve 2019 İdari Yargı Hakim Adaylığı Yazılı Yarışma Sınavının Ortak Alan Bilgisi Testinde yer alan 18. ve 25. soruların, İdari Yargı Testinde yer alan 10. sorunun ve davacının yazılı sınavda başarısız olduğundan mülakata

katılmaya hak kazanamadığının açıklanmasına ilişkin 23/01/2020 tarihli işlemin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti: Ankara 4. İdare Mahkemesince verilen 28/07/2020 tarih ve E:2020/996, K:2020/1084 sayılı kararda; bilirkişi raporu ile dosyadaki bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde, 29/12/2019 tarihinde gerçekleştirilen 2019 Adalet Bakanlığı Adli Yargı Hakim ve Savcı Adaylığı Yazılı Yarışma Sınavı ve 2019 İdari Yargı Hakim Adaylığı Yazılı Yarışma Sınavının Ortak Alan Bilgisi Testinde yer alan (davacının soru kitapçığına göre) 18. sorunun iptaline; İdari Yargı Testinde yer alan (davacının soru kitapçığına göre) 10. soru ile Ortak Alan Bilgisi Testinde yer alan (davacının soru kitapçığına göre) 25. sorunun iptali istemi yönünden davanın reddine ve davacının yazılı sınavda başarısız olduğundan mülakata katılmaya hak kazanamadığının açıklanmasına ilişkin 23/01/2020 tarihli işlemin iptali istemi yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Temyiz Edenin İddiaları : Davalı idare tarafından; davacının iptalini istediği sorunun iptal edilmesi halinde dahi davacının mülakata hak kazanamayacağı, iptal davası açılabilmesi için gerekli olan kişisel, meşru, güncel bir menfaatinin bulunmadığı, ayrıca süre aşımı nedeniyle davanın esasının incelenmesine olanak bulunmadığı, davaya konu soru ve cevaplarda herhangi biçimsel veya maddi hata bulunmadığı, 2577 sayılı Kanun'da Merkezi ve Ortak Sınavlara İlişkin Yargılama Usulü ile İvedi Yargılama Usulünün iki ayrı yargılama usulü olarak düzenlendiği, uzman akademisyenler tarafından hazırlanan bilimsel denetçi raporlarında da herhangi bir hata bulunmadığının ifade edildiği, tekrar bilirkişi incelemesi yaptırılması ve nihayetinde davanın reddine karar verilmesi gerektiği, ilk derece mahkemesi tarafından verilen kararın iptale ilişkin kısmının hukuka ve usule aykırı olduğu ileri sürülmektedir. Karşı Tarafın Savunması : Davacı tarafından; savunma verilmemiştir. Danıştay Tetkik Hâkimi Mustafa Yapıcı'nın Düşüncesi: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İnceleme ve Gerekçe: Maddi Olay: 29/12/2019 tarihinde gerçekleştirilen 2019 Adalet Bakanlığı Adli Hakim Adaylığı Yazılı Yarışma Sınavının Ortak Alan Bilgisi Testinde yer alan, davacının soru kitapçığına göre 18. soruda, “2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’na göre, aşağıdakilerden hangisinden doğan uyuşmazlıklarda ivedi yargılama usulü uygulanmaz? A) İhaleden yasaklama kararları hariç ihale işlemleri B) Milli Eğitim Bakanlığı tarafından yapılan merkezi ve ortak sınav sonuçları C) 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu uyarınca yapılan satış, tahsis ve kiralama işlemleri D) Özelleştirme Yüksek Kurulu Kararları E) Acele Kamulaştırma İşlemleri” sorusuna yer verilmiştir. Söz konusu sınava katılmış olan davacı, anılan 18. sorunun hatalı olduğundan bahisle iptaline karar verilmesi istemiyle temyizen incelenen davayı açmıştır. İlgili Mevzuat: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İvedi yargılama usulü" başlıklı 20/A. maddesinde, "(Ek: 18/6/2014-6545/18 md.) 1. İvedi yargılama usulü aşağıda sayılan işlemlerden doğan uyuşmazlıklar hakkında uygulanır: a) İhaleden yasaklama kararları hariç ihale işlemleri. b) Acele kamulaştırma işlemleri. c) Özelleştirme Yüksek Kurulu kararları. d) 12/3/1982 tarihli ve 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu uyarınca yapılan satış, tahsis ve kiralama işlemleri. e) 9/8/1983 tarihli ve 2872 sayılı Çevre Kanunu uyarınca, idari yaptırım kararları hariç çevresel etki değerlendirmesi sonucu alınan kararlar. f) 16/5/2012 tarihli ve 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun uyarınca alınan Cumhurbaşkanı kararları." hükmü yer almaktadır. Anılan Kanun'un "Merkezî ve ortak sınavlara ilişkin yargılama usulü" başlıklı 20/B. maddesinde ise; Millî Eğitim Bakanlığı ile Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi tarafından yapılan merkezî ve ortak sınavlar, bu sınavlara ilişkin iş ve işlemler ile sınav sonuçları hakkında açılan davalara ilişkin yargılama usulü düzenlenmiştir.

Hukuki Değerlendirme: Dava konusu 18. soru incelendiğinde; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'na göre ivedi yargılama usulü uygulanmayacak olan seçeneğin işaretlenmesinin istenildiği, dolayısıyla soru kökünde adaylardan Kanun'daki düzenleme hilafına olan şıkkın tespit edilmesinin istenildiği görülmektedir. Cevap şıkları incelendiğinde; Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi tarafından sorunun doğru cevabı olarak kabul edilen, davacının soru kitapçığına göre "B" şıkkının 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İvedi yargılama usulü" başlıklı 20/A. maddesinde değil, aynı Kanun'un "Merkezî ve ortak sınavlara ilişkin yargılama usulü" başlıklı 20/B. maddesinde düzenlendiği, diğer şıkların tümünün ise Kanun'un 20/A. maddesinde tahdidi olarak sayılan uyuşmazlıklardan olduğu anlaşılmaktadır. Dava dosyasındaki bilirkişi raporunda bu konuda; dava konusu soruda, 2577 sayılı Kanun'un sadece 20/A. maddesinde öngörülen ivedi yargılama usullerinin sorulmayıp, Kanun'da genel olarak öngörülen ivedi yargılama usullerinin sorulduğu, her ne kadar Kanun'un 20/A. maddesinin başlığı “İvedi yargılama usulü”, 20/B. maddesinin başlığı “Merkezî ve ortak sınavlara ilişkin yargılama usulü” olarak düzenlenmiş ve 20/B. maddesinin başlığında “İvedi yargılama usulü” ifadesine yer verilmemiş ise de, her iki maddede öngörülen usulün, idari yargıda uygulanan genel yargılama usulünden farklı ve yeni bir usul olan ve genel olarak idari yargı derslerinde “ivedi yargılama usulü” olarak anlatılan ve bilinen bir tür basit yargılama usulü olduğu, nitekim Kanun'un 20/A. ve 20/B. maddelerinde öngörülen yargılama usulünün tamamen aynı olduğu, sadece sürelerde bazı farklar bulunduğu ve her halükarda genel yargılama usulünden farklı oldukları noktalarda benzeştikleri, bu bağlamda sorunun yanıtının yoruma açık olduğu, tartışmaya açık olmayan, objektif ve tutarlı bir yanıtının bulunmadığı ve yanıltıcı nitelikte olduğu şeklinde görüş belirtilmiştir. Söz konusu bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Merkezî ve ortak sınavlara ilişkin yargılama usulü" başlıklı 20/B. maddesinde, genel yargılama usulünden farklı bir yargılama usulü düzenlenmiş olsa da, Kanun'un 20/A. maddesinde doğrudan ivedi yargılama usulünün düzenlenmiş olması ve ivedi yargılama usulüne tabi uyuşmazlıkların tahdidi olarak sayılmış olması, bunlar arasında dava konusu 18. sorunun "B" şıkkında yer alan "Millî Eğitim Bakanlığı tarafından yapılan merkezî ve ortak sınav sonuçları"na yer verilmemiş olması, "Millî Eğitim Bakanlığı ile Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi tarafından yapılan merkezî ve ortak sınavlar, bu sınavlara ilişkin iş ve

işlemler ile sınav sonuçları" hakkında açılacak davalara ilişkin düzenlemelere Kanun'un 20/B. maddesinde yer verilmiş olması karşısında, Kanun metninin "Millî Eğitim Bakanlığı tarafından yapılan merkezî ve ortak sınav sonuçları"nı ivedi yargılama kapsamında görmediği anlaşıldığından, bilirkişi raporundaki anılan tespitler yerinde görülmemiştir. Bunun yanı sıra, dava dosyasındaki bilirkişi raporunda; dava konusu sorunun "D" şıkkında, sınav tarihinde hukuken kaldırılmış bulunan ve faaliyette bulunmayan Özelleştirme Yüksek Kurulu'na yer verildiği, mevzuatta bu Kurula verilen görevlerin Cumhurbaşkanlığı ile Hazine ve Maliye Bakanlığına tevdi edildiği, ancak halen mevzuatta özelleştirme konusunda daha önce Özelleştirme Yüksek Kuruluna verilmiş olan yetkinin şu anda Cumhurbaşkanı veya Hazine ve Maliye Bakanı tarafından kullanılması suretiyle tesis edilecek bir işleme karşı açılacak davada ivedi yargılama usulünün uygulanıp uygulanmayacağı hususunun tartışmaya açık olduğu, sorunun bu boyutu itibarıyla da yanıltıcı ve hatalı olduğu, bilimsel soru sorma prensiplerine uygun olmadığı, bu nedenle "D" şıkkının da hatalı olduğu şeklinde görüş belirtilmiş ise de, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İvedi yargılama usulü" başlıklı 20/A. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde "Özelleştirme Yüksek Kurulu kararları" na yer verildiği, nitekim soruda "2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'na göre..." ifadesine yer verilerek adaylardan Kanun'daki düzenleme hilafına olan şıkkın tespit edilmesinin istenildiği açık olduğundan, bilirkişi raporundaki anılan değerlendirme de yerinde görülmemiştir. Bu durumda, Kanun metnine sadık kalınarak hazırlanan sorunun, ölçme ve değerlendirme ilkeleri ile çoktan seçmeli sınav tekniğine uygun olduğu sonucuna ulaşıldığından, anılan soruda hukuka aykırılık görülmemiştir. Bu itibarla, İdare Mahkemesi kararının davacının soru kitapçığına göre davaya konu 18. sorunun iptaline ilişkin kısmında hukuki isabet bulunmamaktadır. Karar Sonucu : Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan davalı idarenin temyiz isteminin kabulüne, 2. Temyize konu Ankara 4. İdare Mahkemesinin 28/07/2020 tarih ve E:2020/996, K:2020/1084 sayılı kararının iptale ilişkin kısmının bozulmasına, 3. 2019 Adalet Bakanlığı Adli Yargı Hakim ve Savcı Adaylığı Yazılı Yarışma Sınavı ve 2019 İdari Yargı Hakim Adaylığı Yazılı Yarışma

Sınavının Ortak Alan Bilgisi Testinde yer alan davacının soru kitapçığına göre 18. sorunun iptali istemi yönünden davanın reddine, 4. Ayrıntısı aşağıda gösterilen 2.042,30 TL ilk derece yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5. 423,10 TL temyiz yargılama gideri ile Avukatlık Ücret Tarifesi Uyarınca 1.700,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, 6. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya ve davalı idareye iadesine, 7. Dosyanın anılan Mahkeme'ye gönderilmesine, 8. 2577 sayılı Kanun'un 20/B maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi uyarınca kesin olarak (karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere), 28/09/2020 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. KARŞI OY İdare Mahkemesince verilen kararın temyize konu kısmı hukuk ve usule uygun olup bozulmasını gerektirecek bir neden bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile kararın iptale ilişkin kısmının onanması gerektiği görüşüyle çoğunluk kararına katılmıyoruz.

Kararın kaynağı

Resmî PDF içindeki yeri
T.C. Danıştay Kararlar Dergisi · Sayı 4 (2020) · PDF sayfa 192–197
Resmî metnin alındığı tarih
Metin ve künye kontrolü

Bu kayıtta künye, kaynak metni ve metinden yapılan aktarım sunulmaktadır. Editoryal içtihat analizi veya makaleyle karşılaştırma yapılmış olduğu anlamına gelmez.

Kaynak bütünlük bilgisi

Seçilen karar metni SHA-256: 82d0da076d4b34bb573297824e51888c066010eb8edbef7a24329f5aa0b02ff7

Özgün dergi PDF dosyası SHA-256: e77beebe8266eb2dc749d1784440f412abb15c558274c6abf1f16f57483ca271

← İçtihat arşivine dönün