Sitede yayın: · Metin ve künye kontrolü: . Karar tarihi yukarıdaki künyede ayrıca gösterilir.
RESMÎ YAYININ ÖZETİ
Resmî yayında kararın konusu
Resmî derginin anahtar kelimeleri: -Kamu Görevinden Çıkarılma, -Tazminat, -Kesin ve Yürütülmesi Gerekli İşlem
Aktarılan bölüm: Resmî dergi özeti (kararın PDF sayfaları 567-571).
Davacının Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılmasından dolayı uğradığını ileri sürdüğü zararları nedeniyle kendisine tazminat ödenmesine karar verilmesi isteminin, idari işlem olarak kabul edilemeyecek ve özü itibarıyla yasama işlemi olan kanun hükmünde kararnameye dayalı bir istem olduğundan, bu isteme yönelik yargısal denetimin idari yargı düzeni içerisinde yapılamayacağı hakkında.
Bu bölüm, kararı yayımlayan resmî kurumun hazırladığı özettir. Kararı veren heyetin gerekçesi ve varsa karşı oy, aşağıdaki tam metinde kendi yerleriyle birlikte okunmalıdır.
Tam metne erişim
Tam metindeki hüküm bölümünü inceleyin.
Resmî kararın tamamına geçin ↓RESMÎ KARAR METNİ
Kararın tam metni
Bu kayıt resmî kaynak metnini ve künyesini sunar; ayrı bir editoryal içtihat çözümlemesi içermez. Dergideki özet ve anahtar kelimeler resmî yayıncıya aittir. Tam metin, belirtilen sayfa aralığındaki kararın varsa karşı oylarını da kapsar; sayfa üst ve alt bilgileri aktarım dışında tutulmuştur.
T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2020/3379 Karar No : 2021/1721 Anahtar Kelimeler : -Kamu Görevinden Çıkarılma, -Tazminat, -Kesin ve Yürütülmesi Gerekli İşlem Özeti : Davacının Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılmasından dolayı uğradığını ileri sürdüğü zararları nedeniyle kendisine tazminat ödenmesine karar verilmesi isteminin, idari işlem olarak kabul edilemeyecek ve özü itibarıyla yasama işlemi olan kanun hükmünde kararnameye dayalı bir istem olduğundan, bu isteme yönelik yargısal denetimin idari yargı düzeni içerisinde yapılamayacağı hakkında. TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … KARŞI TARAF (DAVALI) : Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı VEKİLİ : Av. … İSTEMİN KONUSU : Ankara Bölge İdare Mahkemesi 7. İdare Dava Dairesinin 04/03/2020 tarih ve E:2020/154, K:2020/321 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava Konusu İstem: TBMM Başkanlığında müşavir olarak görev yapmakta iken 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, KHK ile kamu görevinden çıkarıldığı günden dava tarihine kadar 23 aylık süre boyunca alamadığı maaşlarının toplamı olarak 632.500,00.TL maddi, e-posta erişimi engellenerek doktora süreci zarar gördüğü için 50.000,00.TL maddi, saygınlığı zedelendiği için 50.000,00.TL manevi, emeklilik hakları engellendiği için 100.000,00.TL manevi, sosyal ilişkileri zarar gördüğü için 50.000,00.TL manevi, hak arayışı engellendiği için 50.000,00.TL manevi
olmak üzere toplam 682.000,00.TL maddî 250.000,00.TL manevî tazminat ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : Ankara 7. İdare Mahkemesinin 24/10/2019 tarih ve E:2018/1783, K:2019/2404 sayılı kararında; davanın kamu görevinden ihraç işleminden kaynaklanan zarara ilişkin olduğu; davacının, 672 Sayılı Kanun Hükmünde Karanamenin Resmî Gazete'de yayımlandığı tarih olan 01/09/2016 tarihinde ya da en son bu işlem uygulanarak ilişiğinin kesildiği tarihte bu işlemden haberdar olduğu, bu durumda; davacının, 672 Sayılı Kanun Hükmünde Karanamenin Resmî Gazete'de yayımlandığı tarih olan 01/09/2016 tarihinden itibaren 60 günlük dava açma süresi içerisinde tam yargı davası açması veya idareye başvurarak verilen cevaba göre süresinde dava açması gerekirken, 06/08/2018 tarihinde açılan davanın, süre aşımı nedeniyle esasının incelenmesine imkân bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 15/1-b maddesi uyarınca süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi Kararının Özeti: Davacının istinaf başvurusunda bulunması üzerine Ankara Bölge İdare Mahkemesi 7. İdare Dava Dairesinin 04/03/2020 tarih ve E:2020/154, K:2020/321 sayılı kararıyla; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, dava açma süresinin OHAL'in kalktığı 19/07/2018 tarihinden itibaren hesaplanması gerektiği, bu halde 06/08/2018 tarihinde açılan davanın 60 günlük dava açma süresi içinde kaldığı, süre yönünden reddedilen davada esasa girilmiş gibi hüküm kurulmasında ve vekalet ücretine hükmedilmesinde hukuka uyarlık bulunmadığı, KHK ile kamu görevinden çıkarılması dolayısıyla maddi ve manevi zarara uğradığı belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, İdari Yargılama Usulü Kanunu uyarınca süresinde açılmayan davanın reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ AYSİMA ERDEM'İN DÜŞÜNCESİ: Davacının kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin,
672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye ekli listede isim gösterilmek suretiyle oluşturulduğu, bunun dışında kişi ile ilgili herhangi bir işlem tesis edilmediği, davacı tarafından talep edilen tazminat isteminin içeriğinin de söz konusu Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılmasına yönelik olduğu hususları birlikte değerlendirildiğinde; idari işlem olarak kabul edilemeyecek ve özü itibariyle yasama işlemi olan kanun hükmünde kararnameye dayalı tazminat isteminin yargısal denetiminin idari yargı düzeni içerisinde yapılamayacağının anlaşıldığı, bu durumda, davacı tarafından doğrudan KHK eki liste ile kamu görevinden çıkarılmasından kaynaklanan zarara ilişkin olarak açılan davada Mahkemece 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 15/b-1 maddesi uyarınca davanın incelenmeksizin reddi yönünde karar verilmesi gerekirken, süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmesinde hukuka uyarlık bulunmadığı, Bölge İdare Mahkemesince verilen istinaf başvurusunun reddi yolundaki kararın bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : TBMM Başkanlığında müşavir olarak görev yapmakta olan davacının, 01/09/2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 672 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Kamu Personeline İlişkin Alınan Tedbirlere Dair Kanun Hükmünde Kararname'nin ekli (1) sayılı listesinde ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılmasına karar verilmiştir. Bunun üzerine davacı tarafından, Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılmasından dolayı zarar gördüğü ileri sürülerek toplam 682.000,00-TL maddi ve 250.000,00-TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmesi istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın "Yargı yolu" başlıklı 125. maddesinde idarenin her tür eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında; idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükmüne yer verilmiştir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinde, idari dava türleri, idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat
yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı açılan iptal davaları; idari işlem ve eylemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları; kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesi için yapılan her türlü idari sözleşmelerden dolayı açılan davalar olarak sayılmış; idari yargının idari eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimini yapmakla görevli olduğu kurala bağlanmıştır. Anılan Kanun'un 14. maddesinin 3. fıkrasının (d) bendinde; dava dilekçesinin dava konusu edilen işlemin idari davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olup olmadığı yönünden inceleneceği; 15. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde ise, dava konusu edilen işlemin, idari davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem niteliğinin bulunmaması durumunda davanın reddine karar verileceği hükmüne yer verilmiştir. 01/09/2016 tarihli ve 29818 sayılı mükerrer Resmi Gazete'de yayımlanan 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 2. maddesinin 1. fıkrasında; Terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olan, ekli (1) sayılı listede yer alan kişilerin kamu görevinden, ekli (2) sayılı listede yer alan kişilerin Emniyet Genel Müdürlüğü teşkilatından, ekli (3) sayılı listede yer alan kişilerin Jandarma Genel Komutanlığı teşkilatından, ekli (4) sayılı listede yer alan kişilerin Sahil Güvenlik Komutanlığı teşkilatından, başka hiçbir işleme gerek kalmaksızın çıkarıldığı, bu kişilere ayrıca herhangi bir tebligat yapılmayacağı ve haklarında ayrıca özel kanun hükümlerine göre işlem tesis edileceği hüküm altına alınmıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: İdari davaya konu olabilecek kesin ve yürütülmesi gerekli işlemler, öğreti ve içtihatta idari makam ve mercilerin kamu gücüne dayanarak idare işlevine (idare hukuku alanına) ilişkin olarak yaptıkları ve ilgililer hakkında çeşitli hak ve/veya yükümlülükler doğurmak suretiyle hukuk düzeninde değişiklik yapan, başka bir anlatımla ilgililerin hukukunu etkileyen irade açıklamaları olarak tanımlanmaktadır. 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 125. maddesinin birinci fıkrasında; idarenin her tür eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında; idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmış, böylece idarenin hukuki sorumluluğunun çerçevesi çizilmiştir. İdare hukukunda, idarenin hukuki sorumluğunun kabul edilebilmesi için, idarenin yürütmekle yükümlü olduğu hizmetin kusurlu şekilde
işletilmiş olması gerekmektedir. Hizmet kusuru ise, idari bir işlem veya eylemden kaynaklanabilir. İdari işlemlerden dolayı, hakkı zedelenenler tarafından, tazminat davası açılabilmesi için idari işlemin kesin ve yürütülebilir nitelikte olması gerekmektedir. Bu niteliği taşımayan işlemler tazminat davasına konu olmazlar. Dosyanın incelenmesinden, davacı tarafından 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin ekli listesinde adının belirtilmesi suretiyle kamu görevinden çıkarılması üzerine bu işlem nedeniyle uğradığı zararın tazmin edilmesi istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Davacının, kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin, Olağanüstü Hal Kapsamında doğrudan kanun hükmünde kararname ile tesis edildiği, kanun hükmünde kararnameye ekli listede isim gösterilmek suretiyle işlemin oluşturulduğu, bunun dışında kişi ile ilgili herhangi bir işlem tesis edilmediği, davacı tarafından talep edilen tazminat isteminin içeriğinin de söz konusu kanun hükmünde kararname ile kamu görevinden çıkarılmasına yönelik olduğu hususları birlikte değerlendirildiğinde; idari işlem olarak kabul edilemeyecek ve özü itibariyle yasama işlemi olan kanun hükmünde kararnameye dayalı tazminat isteminin yargısal denetiminin idari yargı düzeni içerisinde yapılamayacağı sonucuna varılmıştır. Bu durumda, davanın süre aşımı nedeniyle reddi yönünde verilen karara karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine karar verilmesinde yukarıda aktarılan gerekçe nedeniyle hukuka uyarlık görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davanın süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu Ankara Bölge İdare Mahkemesi 7. İdare Dava Dairesinin 04/03/2020 tarih ve E:2020/154, K:2020/321 sayılı kararının BOZULMASINA, 2. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Ankara Bölge İdare Mahkemesi 7. İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 02/06/2021 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Kararın kaynağı
- Resmî kaynak
- Kararın resmî tam metin kaydı ↗
- Resmî PDF içindeki yeri
- T.C. Danıştay Kararlar Dergisi · Sayı 10 (2022) · PDF sayfa 567–571
- Resmî metnin alındığı tarih
- Metin ve künye kontrolü
Bu kayıtta künye, kaynak metni ve metinden yapılan aktarım sunulmaktadır. Editoryal içtihat analizi veya makaleyle karşılaştırma yapılmış olduğu anlamına gelmez.
Kaynak bütünlük bilgisi
Seçilen karar metni SHA-256: ee70e7a66096c24653dcbb10f27788c4ccf0f0263c1c0c7054a9984ee5007622
Özgün dergi PDF dosyası SHA-256: 779ef1cbca6cfa46b4ef4105b474c1ea1196359ac8bba32870bc0a51844d9105
Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay bakımından hukuki görüş veya taahhüt niteliğinde değildir.
← İçtihat arşivine dönün