Sitede yayın: · Metin ve künye kontrolü: . Karar tarihi yukarıdaki künyede ayrıca gösterilir.
RESMÎ YAYININ ÖZETİ
Resmî yayında kararın konusu
Resmî derginin anahtar kelimeleri: -Süre
Aktarılan bölüm: Resmî dergi özeti (kararın PDF sayfaları 446-450).
Davacının kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin dava konusu işlem davacıya tebliğ edilmiş ve tebliğ tarihinden itibaren 60 günlük dava açma süresi içerisinde dava konusu edilmemiş olmakla birlikte, anılan işlemde, Anayasa’nın 40. maddesinin ikinci fıkrasındaki düzenlemeye aykırı olarak, davacının hangi kanun yolları ile mercilere başvurabileceğinin ve dava açma süresinin belirtilmemiş olması nedeniyle idarenin doğru bilgilendirme yükümlülüğünü yerine getirmediği ve hak arama özgürlüğünü ihlal ettiği anlaşıldığından, davanın süresinde açıldığının kabulü gerektiği hakkında.
Bu bölüm, kararı yayımlayan resmî kurumun hazırladığı özettir. Kararı veren heyetin gerekçesi ve varsa karşı oy, aşağıdaki tam metinde kendi yerleriyle birlikte okunmalıdır.
Tam metne erişim
Tam metindeki hüküm bölümünü inceleyin.
Resmî kararın tamamına geçin ↓RESMÎ KARAR METNİ
Kararın tam metni
Bu kayıt resmî kaynak metnini ve künyesini sunar; ayrı bir editoryal içtihat çözümlemesi içermez. Dergideki özet ve anahtar kelimeler resmî yayıncıya aittir. Tam metin, belirtilen sayfa aralığındaki kararın varsa karşı oylarını da kapsar; sayfa üst ve alt bilgileri aktarım dışında tutulmuştur.
T.C. D A N I Ş T A Y Beşinci Daire Esas No : 2020/2704 Karar No : 2020/2384 Anahtar Kelimeler: -Süre Özeti: Davacının kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin dava konusu işlem davacıya tebliğ edilmiş ve tebliğ tarihinden itibaren 60 günlük dava açma süresi içerisinde dava konusu edilmemiş olmakla birlikte, anılan işlemde, Anayasa’nın 40. maddesinin ikinci fıkrasındaki düzenlemeye aykırı olarak, davacının hangi kanun yolları ile mercilere başvurabileceğinin ve dava açma süresinin belirtilmemiş olması nedeniyle idarenin doğru bilgilendirme yükümlülüğünü yerine getirmediği ve hak arama özgürlüğünü ihlal ettiği anlaşıldığından, davanın süresinde açıldığının kabulü gerektiği hakkında. Temyiz Eden (Davacı) : … Vekili : Av. … Karşı Taraf (Davalı) : Milli Savunma Bakanlığı Vekili : Av. … İstemin Konusu : Ankara Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesinin 22/01/2020 tarih ve E:2019/2589, K:2020/107 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Yargılama Süreci : Dava Konusu İstem: Davacının Kara Kuvvetleri Komutanlığı Zırhlı Birlikler Okulu ve Eğitim Tümen Komutanlığı emrinde Bakım Astsubay Üstçavuş rütbesiyle görev yapmakta iken, 7145 sayılı Kanun'un 26. maddesiyle 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye eklenen geçici 35. maddenin (B) fıkrası uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Milli Savunma Bakanlığı'nın 26/03/2019 tarih ve 2019/34 sayılı işleminin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı mali haklarının ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti: Ankara 12. İdare Mahkemesi'nin 21/10/2019 tarih ve E:2019/1687, K:2019/2148 sayılı kararında; davacının, 7145 sayılı Kanun'un 26. maddesiyle 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye eklenen geçici 35. madde uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davada, dava dilekçesine ekli 08/04/2019 tarihli tebliğ ve tebellüğ belgesinde dava konusu işleme açıkça yer verildiği ve bu belgenin davacı tarafından imzalandığı görüldüğünden, dava konusu işlemin öğrenilme tarihinin 08/04/2019 tarihi olduğunun açık olduğu, bu tarihi izleyen 09/04/2019 tarihinden itibaren işlemeye başlayan 60 günlük dava açma süresi içinde en son 07/06/2019 tarihinde dava açılması gerekirken, bu süre geçirildikten sonra 06/09/2019 tarihinde kayda giren dilekçe ile açılan davanın süre aşımı nedeniyle esasının incelenmesi olanağı bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi Kararının Özeti: Ankara Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesinin 22/01/2020 tarih ve E:2019/2589, K:2020/107 sayılı kararıyla; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. Temyiz Edenin İddiaları: Davacı tarafından; kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin kararın 08/04/2019 tarihinde tarafına tebliğ edilmekle birlikte, kararın içeriğinde ya da tebliğe ilişkin belgelerin hiçbirinde tesis edilen işlemle ilgili başvuru yolu, süresi gibi unsurlara yer verilmediği, işlemin mesnedi olan kanun maddesinin yazılması ile iktifa edilmiş olduğu, Anayasa'nın 40. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, devletin/kamu kurumlarının tesis ettikleri işlemlerde hem başvuru merciini, hem de başvuru süresini belirtmelerinin zorunlu olduğu, Anayasa Mahkemesi içtihatlarının da, "başvuru mercii ve süresi bildirilmeyen işlemlerin ilgilisine tebliğ edilmesinin dava açma süresini başlatmayacağı, dava açma süresi geçtikten sonra açılan bu tür davaların süre aşımı yönünden reddedilmemesi gerektiği" yönünde olduğu, diğer taraftan, FETÖ/PDY terör örgütüne üye olmadığı, dava konusu ihraç işleminin usul ve yasaya uygun bir idari soruşturma yapılmadan ve savunması alınmadan tesis edilmiş olduğu ileri sürülmektedir.
Karşı Tarafın Savunması : Davalı idare tarafından; davacının kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin kanuna ve hukuka uygun olarak tesis edildiği belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Danıştay Tetkik Hâkimi Murat Uçucu'nun Düşüncesi : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İnceleme ve Gerekçe: Maddi Olay : Kara Kuvvetleri Komutanlığı Zırhlı Birlikler Okulu ve Eğitim Tümen Komutanlığı emrinde Bakım Astsubay Üstçavuş rütbesiyle görev yapan davacı, FETÖ/PDY terör örgütüyle irtibat veya iltisakı olduğu gerekçesiyle 7145 sayılı Kanun'un 26. maddesiyle 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye eklenen geçici 35. madde uyarınca Milli Savunma Bakanlığı'nın 26/03/2019 tarih ve 2019/34 sayılı işlemiyle kamu görevinden çıkarılmıştır. Bunun üzerine, söz konusu işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı mali haklarının ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır. İlgili Mevzuat: Anayasa'nın 40. maddesinin ikinci fıkrasında, "Devlet, işlemlerinde, ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını ve sürelerini belirtmek zorundadır." hükmü yer almaktadır. Anayasa'nın 125. maddesinin üçüncü fıkrasında, "İdari işlemlere karşı açılacak davalarda süre, yazılı bildirim tarihinden başlar." kuralı bulunmaktadır. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Dava açma süresi" başlıklı 7. maddesinin 1. fıkrasında, "Dava açma süresi, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış ... gündür."; "Sürelerle ilgili genel esaslar" başlıklı 8. maddesinin 1. fıkrasında ise, "Süreler, tebliğ, yayın veya ilan tarihini izleyen günden itibaren işlemeye başlar." hükümleri bulunmaktadır. Hukuki Değerlendirme: Devletin, işlemlerinde, bireylerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını ve sürelerini belirtmek zorunda olduğunu düzenleyen
Anayasa'nın yukarıda yer verilen 40. maddesinin ikinci fıkrasının, ayrı bir yasal düzenlemenin varlığını gerektirmeyen, doğrudan uygulanabilir nitelikte bir düzenleme olması nedeniyle, yasama, yürütme ve yargı organlarının, idare makamlarının ve diğer kamu kurum ve kuruluşlarının, işlemlerinde, bu işlemlere karşı başvurulacak idari mercileri ve kanun yolları ile sürelerini belirtmesi zorunludur. Öte yandan, her ne kadar Anayasa'nın 125. maddesinde, idari işlemlere karşı açılacak davalarda sürenin, yazılı bildirim tarihinden başlayacağı belirtilmiş ise de, söz konusu düzenleme Anayasa'nın 40. maddesinin ikinci fıkrasındaki düzenleme ile birlikte değerlendirildiğinde; kişilere bildirilen idari işlemlerde, bu işlemlere karşı başvuru süresi ve başvuru yerinin gösterilmesi gerektiği, dava açma süresini başlatacak olan bildirimin, başvuru mercii ve süresini de gösteren yazılı bildirim olduğu, bunun dışındaki yazılı bildirimlerin, Anayasa'nın 40. maddesinin ikinci fıkrasının amir hükmüne uygun olmadığından, dava açma süresinin işlemeye başlamayacağı sonucuna varılmaktadır. Özetle, Anayasa'nın 40. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, başvuru mercii ve süresi bildirilmeyen işlemlerin ilgilisine tebliği dava açma süresini başlatmayacağından, dava açma süresinin geçmesinden sonra açılan bu tür davaların süre aşımı yönünden reddedilmemesi gerekmektedir. Söz konusu değerlendirmeler ışığında dava konusu uyuşmazlık incelendiğinde; davacının 7145 sayılı Kanun'un 26. maddesiyle 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye eklenen geçici 35. madde uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Milli Savunma Bakanlığı'nın 26/03/2019 tarih ve 2019/34 sayılı işleminin, 08/04/2019 tarihli tebliğ ve tebellüğ belgesiyle anılan tarih itibarıyla davacıya tebliğ edildiği açık olmakla birlikte, söz konusu işlemde Anayasa'nın 40. maddesinin ikinci fıkrasındaki düzenlemeye aykırı olarak, davacının hangi kanun yolları ve mercilere başvurabileceğinin ve dava açma süresinin belirtilmediği dikkate alındığında, idarenin doğru bilgilendirme yükümlülüğünü yerine getirmediği ve hak arama özgürlüğünü ihlal ettiği anlaşıldığından, davanın süresinde açıldığının kabul edilmesi gerekmektedir. Bu itibarla, davanın süre aşımı nedeniyle reddi yönündeki İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu Ankara Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesi kararında da hukuki isabet bulunmamaktadır. Karar Sonucu: Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin kabulüne;
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu Ankara Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesinin 22/01/2020 tarih ve E:2019/2589, K:2020/107 sayılı kararının bozulmasına, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Ankara Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 16/06/2020 tarihinde, kesin olarak, oyçokluğuyla karar verildi. KARŞI OY Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerin hiçbirisine uymadığından, istemin reddi ile temyize konu İdare Mahkemesi kararının onanmasına karar verilmesi gerektiği oyuyla çoğunluk kararına katılmıyorum.
Kararın kaynağı
- Resmî kaynak
- Kararın resmî tam metin kaydı ↗
- Resmî PDF içindeki yeri
- T.C. Danıştay Kararlar Dergisi · Sayı 4 (2020) · PDF sayfa 446–450
- Resmî metnin alındığı tarih
- Metin ve künye kontrolü
Bu kayıtta künye, kaynak metni ve metinden yapılan aktarım sunulmaktadır. Editoryal içtihat analizi veya makaleyle karşılaştırma yapılmış olduğu anlamına gelmez.
Kaynak bütünlük bilgisi
Seçilen karar metni SHA-256: d109464f2cdc82d5652a1c4fd7a01f9ac18371a91b8965086e11c5b2abd4cbb5
Özgün dergi PDF dosyası SHA-256: e77beebe8266eb2dc749d1784440f412abb15c558274c6abf1f16f57483ca271
Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay bakımından hukuki görüş veya taahhüt niteliğinde değildir.
← İçtihat arşivine dönün