Sitede yayın: · Metin ve künye kontrolü: . Karar tarihi yukarıdaki künyede ayrıca gösterilir.
RESMÎ YAYININ ÖZETİ
Resmî yayında kararın konusu
Resmî derginin anahtar kelimeleri: -Mahkeme Heyeti, -Doğal Hakim İlkesi
Aktarılan bölüm: Resmî dergi özeti (kararın PDF sayfaları 24-28).
İdare Mahkemesi Başkanı olarak görev yapmakta iken Danıştay Üyesi olarak seçilen kişinin, Danıştay Üyesi olarak seçildiği günü izleyen gün temyize konu İdare Mahkemesi kararının alındığı heyette yer almasının doğal hakim ilkesine aykırı olduğu hakkında.
Bu bölüm, kararı yayımlayan resmî kurumun hazırladığı özettir. Kararı veren heyetin gerekçesi ve varsa karşı oy, aşağıdaki tam metinde kendi yerleriyle birlikte okunmalıdır.
Tam metne erişim
Tam metindeki hüküm bölümünü inceleyin.
Resmî kararın tamamına geçin ↓RESMÎ KARAR METNİ
Kararın tam metni
Bu kayıt resmî kaynak metnini ve künyesini sunar; ayrı bir editoryal içtihat çözümlemesi içermez. Dergideki özet ve anahtar kelimeler resmî yayıncıya aittir. Tam metin, belirtilen sayfa aralığındaki kararın varsa karşı oylarını da kapsar; sayfa üst ve alt bilgileri aktarım dışında tutulmuştur.
T.C. D A N I Ş T A Y Beşinci Daire Esas No : 2019/631 Karar No : 2019/4905 Anahtar Kelimeler : -Mahkeme Heyeti, -Doğal Hakim İlkesi Özeti : İdare Mahkemesi Başkanı olarak görev yapmakta iken Danıştay Üyesi olarak seçilen kişinin, Danıştay Üyesi olarak seçildiği günü izleyen gün temyize konu İdare Mahkemesi kararının alındığı heyette yer almasının doğal hakim ilkesine aykırı olduğu hakkında. Temyiz Eden (Davacı) : … Vekili : Av. … Karşı Taraf (Davalı) : Adalet Bakanlığı Vekili : Av. … İstemin Konusu : Ankara Bölge İdare Mahkemesi 3. İdare Dava Dairesinin 22/11/2018 tarih ve E:2018/2472, K:2018/3518 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Yargılama Süreci : Dava Konusu İstem: Davacının, Avukatlık Mesleğinden Adli Yargı Hakim ve Savcı Adaylığına Geçiş Sınavı kapsamında 08/09/2017 tarihinde yapılan mülakat sınavında başarısız sayılmasına ilişkin işlemin iptali ile 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun 9/A. maddesinin mülakata ilişkin hükümlerinin iptali için Anayasa Mahkemesine başvurulmasına karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : Ankara 9. İdare Mahkemesinin 17/07/2018 tarih ve E:2017/3598, K:2018/1603 sayılı kararında; 2802 sayılı Kanun'un 9/A maddesine uygun olarak oluşturulan mülakat komisyonu üyelerinin, Kanun'da yer verilen usul kurallarına uygun olarak davacıya ayrı ayrı puanlar verdikleri ve bu puanların ortalamasının 70 puanın altında kalması nedeniyle davacının mülakatta başarısız sayılması
yönünde tesis olunan dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmediği sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi Kararının Özeti: Ankara Bölge İdare Mahkemesi 3. İdare Dava Dairesinin 22/11/2018 tarih ve E:2018/2472, K:2018/3518 sayılı kararıyla; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. Temyiz Edenin İddiaları : Davacı tarafından; dava konusu mülakatın denetime elverişli olmadığı, kanunda düzenlenen usule uygun olarak yapılmadığı, usule uygun olmayan mülakata ilişkin ilan edilen sonucun geçersiz olduğu, mülakatın şeklen yapıldığı, birkaç dakikada sona eren beş kişilik mülakatta, bilgi düzeyini ölçmeye yönelik yapılan yazılı sınavlardan farklı olarak adayların muhakeme gücü, ifade yeteneği, fiziki görünümü, genel kültürü gibi yönlerden mülakat sırasındaki durumlarının değerlendirilmesi gerekirken bu değerlendirmenin yapılmadığı, idare tarafından taraflı hareket edilerek belli düşünceye ve ideolojiye sahip kişilerin başarılı sayıldığı ileri sürülmektedir. Karşı Tarafın Savunması : Davalı idare tarafından; temyiz dilekçesinde ileri sürülen hususların 2577 sayılı İdari Yargılama Usul Kanunu'nun 49. maddesinin 1. fıkrasında belirtilen nedenlerinden hiçbirisine uymadığı, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Danıştay Tetkik Hâkimi Fatih Solak'ın Düşüncesi : Temyiz isteminin kabulü ile usul ve yasaya uygun olmayan İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, Üye …'nın "2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 6545 sayılı Kanunun 19. maddesiyle değiştirilen "İstinaf" başlıklı 45. maddesinin 6. fıkrasında, 'Bölge idare mahkemelerinin 46. maddeye göre temyize açık olmayan kararları kesindir. (Ek cümle: 20/7/2017-7035/6. md.) Bu kararlar, dosyayla birlikte kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilir ve bu mahkemelerce yedi gün içinde tebliğe çıkarılır.' kuralı yer almaktadır.
Anılan Kanun'un 6545 sayılı Kanunun 20. maddesiyle değiştirilen "Temyiz" başlıklı 46. maddesinde, bölge İdare Mahkemelerinin temyiz edilebilecek nihai kararları sayma suretiyle belirtilmiştir. Avukat-Adli Yargı Hakim ve Savcı Adaylığı sınavına katılan davacı tarafından, yazılı sınav sonrasında 08/09/2017 tarihinde yapılan mülakat sınavında başarısız sayılmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davada verilen kararın 2577 sayılı Kanunun 46. maddesinde sayılan temyiz edilebilecek kararlar arasında yer almadığı açıktır. Bu durumda, istinaf incelemesi üzerine kesinleşen karar aleyhine yapılan temyiz başvurusunun incelenmesine kanunen imkan bulunmadığı gerekçesiyle temyiz isteminin incelenmeksizin reddi gerektiği" yolundaki azlık oyuna karşı kararın temyizinin mümkün olduğuna oyçokluğuyla karar verilerek işin esasına geçildi ve gereği görüşüldü: İnceleme ve Gerekçe: Maddi Olay : Davacı, Avukatlık Mesleğinden Adli Yargı Hakim ve Savcı Adaylığına Geçiş Sınavı kapsamında 08/09/2017 tarihinde yapılan mülakat sınavında başarısız sayılmıştır. Bu işlemin iptali ile 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun 9/A. maddesinin mülakata ilişkin hükümlerinin iptali için Anayasa Mahkemesine başvurulmasına karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolundaki 17/07/2018 tarih ve E:2017/3598, K:2018/1603 sayılı Ankara 9. İdare Mahkemesi kararına karşı davacının istinaf başvurusunun reddine ilişkin Ankara Bölge İdare Mahkemesi 3. İdare Dava Dairesinin 22/11/2018 tarih ve E:2018/2472, K:2018/3518 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. İlgili Mevzuat: Anayasa'nın 36. maddesinde, "Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir..." hükmü; 37. maddesinde ise, “Hiç kimse kanunen tabi olduğu mahkemeden başka bir merci önüne çıkarılamaz...”hükmü yer almaktadır. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6. maddesinin 1. fıkrasında da, "Herkes davasının, medeni hak ve yükümlülükleriyle ilgili uyuşmazlıklar ya da cezai alanda kendisine yöneltilen suçlamaların esası konusunda karar verecek olan, yasayla kurulmuş, bağımsız ve tarafsız bir mahkeme tarafından, kamuya açık olarak ve makul bir süre içinde görülmesini isteme hakkına sahiptir..." kuralı bulunmaktadır.
Hukuki Değerlendirme: Anayasa'nın 2. maddesinde belirtilen hukuk devleti, insan haklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, eylem ve işlemleri hukuka uygun olan, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, Anayasa'ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukuku tüm devlet organlarına egemen kılan, Anayasa ve kanunlarla kendini bağlı sayan, yargı denetimine açık olan devlettir. Anayasanın 37. maddesinde düzenlenmiş olan doğal hâkim güvencesi, Anayasa'nın 36. maddesinde ifade edilen adil yargılanma hakkının en önemli öğesi olan “kanuni, bağımsız ve tarafsız bir mahkeme önünde yargılanma” hakkının temelini oluşturmaktadır. Dolayısıyla doğal hâkim ilkesi, hukuk devletinin temel yapı taşları arasında yer alan, yargının bağımsızlığı ve tarafsızlığı ilkeleriyle sıkı sıkıya irtibat içerisinde bulunan bir ilke konumundadır (Schilken, s. 196; Schmidt– Bleibtreu / Klein, s. 788; Kissel / Mayer, s. 381; Tanrıver, Adil Yargılanma, s. 215, 216; Centel / Zafer, s. 551; Çalışır, s. 261). Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6. maddesinde yer alan “yasanın öngördüğü mahkeme” kavramı da doğal/yasal yargıç güvencesine işaret etmektedir (Engel ve diğerleri/Hollanda, 08/06/1976, A.22; Sramek/Avusturya, 22/10/1984, A.84; Bulut/Avusturya, 22/02/1996; Gözübüyük-Gölcüklü, s.280). Doğal hakim ilkesinin çiğnenmesi durumunda yargıcın bağımsızlık ve tarafsızlığından söz edilemez (Demircioğlu, s.70). Bu nedenle mahkemenin yasayla kurulmuş olması yetmez, mahkemede görev alan yargıçların da yasada belirtilen kurallara uygun olarak çalışması gerekir (İnceoğlu, s.161). Dosyanın incelenmesinden; Ankara 9. İdare Mahkemesinin 17/07/2018 tarih ve E:2017/3598, K:2018/1603 sayılı kararında Başkan olarak imzası bulunan …'nın 16/07/2018 tarihinde Danıştay üyesi olarak seçildiği, ancak anılan dosyanın karara bağlandığı 17/07/2018 tarihli heyette yer aldığı görülmüştür. Yukarıda yer verilen düzenleme ve değerlendirmeler ışığında temyize konu İdare Mahkemesi kararı incelendiğinde; doğal hakim ilkesi gereğince, …'nın Danıştay üyesi olarak seçildiği gün olan 16/07/2018 tarihinden itibaren anılan Mahkemede dosyaların karara bağlandığı müzakerelerde bulunmaması gerekirken, 17/07/2018 tarihinde dava dosyasının karara bağlandığı heyette yer aldığı görüldüğünden, İdare Mahkemesi kararında bu yönden hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Karar Sonucu: Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne; 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu Ankara Bölge İdare Mahkemesi 3. İdare Dava Dairesinin 22/11/2018 tarih ve E:2018/2472, K:2018/3518 sayılı kararının Bozulmasına, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Ankara Bölge İdare Mahkemesi 3. İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 24/09/2019 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Kararın kaynağı
- Resmî kaynak
- Kararın resmî tam metin kaydı ↗
- Resmî PDF içindeki yeri
- T.C. Danıştay Kararlar Dergisi · Sayı 3 (2020) · PDF sayfa 24–28
- Resmî metnin alındığı tarih
- Metin ve künye kontrolü
Bu kayıtta künye, kaynak metni ve metinden yapılan aktarım sunulmaktadır. Editoryal içtihat analizi veya makaleyle karşılaştırma yapılmış olduğu anlamına gelmez.
Kaynak bütünlük bilgisi
Seçilen karar metni SHA-256: ab779e2e165f3e9ef00bfe3cfdc2086511fa46c825e3103f92ff70a46218bbb0
Özgün dergi PDF dosyası SHA-256: a20a7d2a7ec4635687dd1d096086ad4ef64834024e631f2c12d45581e3e78862
Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay bakımından hukuki görüş veya taahhüt niteliğinde değildir.
← İçtihat arşivine dönün