Sitede yayın: · Metin ve künye kontrolü: . Karar tarihi yukarıdaki künyede ayrıca gösterilir.
RESMÎ YAYININ ÖZETİ
Resmî yayında kararın konusu
Resmî derginin anahtar kelimeleri: -Ödeme Emri, -670 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname
Aktarılan bölüm: Resmî dergi özeti (kararın PDF sayfaları 171-177).
6183 sayılı Kanun'un mükerrer 35. maddesinin 1. fıkrası ile 670 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 5. maddesinde yer alan düzenlemelerin incelenmesinden, kapatılan kurum ve kuruluşların borçlarının tahsili amacıyla kamu idareleri tarafından; kapatılan kurum ve kuruluşların varlıklarını devralan Hazine veya Vakıflar Genel Müdürlüğü'ne başvurularak, öncelikle devrolunan varlıklardan alacağının takip edilmesi ve anılan Kanun Hükmünde Kararname'nin 5. maddesinde belirtilen öncelik sıralamasındaki yere göre, devrolunan varlık kapsamındaki her türlü taşınır, taşınmaz, malvarlığı, alacak ve haklarının değerini geçmemek üzere tahsil olanağının kullanılması, ancak bu yolla tahsil edilemeyen veya tahsili olanağı kalmayan kamu alacaklarının tahsili için, sorumluluğu bulunan yasal temsilcilerin kişisel mal varlıklarından tahsili yolunun kullanılması gerektiği hakkında.
Bu bölüm, kararı yayımlayan resmî kurumun hazırladığı özettir. Kararı veren heyetin gerekçesi ve varsa karşı oy, aşağıdaki tam metinde kendi yerleriyle birlikte okunmalıdır.
Tam metne erişim
Tam metindeki hüküm bölümünü inceleyin.
Resmî kararın tamamına geçin ↓RESMÎ KARAR METNİ
Kararın tam metni
Bu kayıt resmî kaynak metnini ve künyesini sunar; ayrı bir editoryal içtihat çözümlemesi içermez. Dergideki özet ve anahtar kelimeler resmî yayıncıya aittir. Tam metin, belirtilen sayfa aralığındaki kararın varsa karşı oylarını da kapsar; sayfa üst ve alt bilgileri aktarım dışında tutulmuştur.
T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2019/551 Karar No : 2023/6897 Anahtar Kelimeler : -Ödeme Emri, -670 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname Özeti : 6183 sayılı Kanun'un mükerrer 35. maddesinin 1. fıkrası ile 670 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 5. maddesinde yer alan düzenlemelerin incelenmesinden, kapatılan kurum ve kuruluşların borçlarının tahsili amacıyla kamu idareleri tarafından; kapatılan kurum ve kuruluşların varlıklarını devralan Hazine veya Vakıflar Genel Müdürlüğü'ne başvurularak, öncelikle devrolunan varlıklardan alacağının takip edilmesi ve anılan Kanun Hükmünde Kararname'nin 5. maddesinde belirtilen öncelik sıralamasındaki yere göre, devrolunan varlık kapsamındaki her türlü taşınır, taşınmaz, malvarlığı, alacak ve haklarının değerini geçmemek üzere tahsil olanağının kullanılması, ancak bu yolla tahsil edilemeyen veya tahsili olanağı kalmayan kamu alacaklarının tahsili için, sorumluluğu bulunan yasal temsilcilerin kişisel mal varlıklarından tahsili yolunun kullanılması gerektiği hakkında. TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVALI): İzmir Vergi Dairesi Başkanlığı (Belkahve Vergi Dairesi Müdürlüğü) VEKİLİ : Av. … KARŞI TARAF (DAVACI) : … VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : İzmir Bölge İdare Mahkemesi 6. İdari Dava Dairesinin 25/10/2018 tarih ve E:2018/2084, K:2018/1861 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava Konusu İstem: Davacının bir dönem mütevelli heyeti üyesi olduğu ve 667 sayılı KHK ile kapatılan … Üniversitesi adına tahakkuk ettirilen ve ödenmeyen 563.033,00-TL idari para cezasının tahsili amacıyla, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 10. maddesi ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un mükerrer 35. maddesi uyarınca kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına düzenlenen 13/11/2017 tarih ve 20171113665020000002 takip numaralı ödeme emrinin iptali istenilmektedir. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti: İzmir 2. İdare Mahkemesinin 27/06/2018 tarih ve E:2018/150, K:2018/975 sayılı kararında; davacının, ödeme emrine konu idari para cezasının adına kesildiği … Üniversitesi'nde 08/03/2016 ile 04/05/2016 tarihleri arasında Mütevelli Heyeti üyeliği yaptığı, kamu alacağının, 29/02/2016 tarih ve 14-14 sayılı rapor uyarınca verilen idari para cezasının 16/06/2016 tarihinde tebliği ile tahakkuk ettiği, kamu alacağına sebebiyet veren hukuka aykırılıkların da 29/02/2016 tarihli raporun öncesine dayandığı, diğer bir ifadeyle, davacının kamu alacağının doğduğu ve ödenmesi gerektiği zamanlarda kanuni temsilci sıfatını taşımadığı, dolayısıyla kamu alacağının doğmasında, ödenmemesinde veya tahsil edilememesinde bir dahlinin veya sorumluluğunun bulunmadığı anlaşıldığından, kurum adına kesilen idari para cezasının, kanuni temsilci olduğundan bahisle davacının mal varlığından tahsil edilmesi yönünde tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Açıklanan gerekçelerle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi Kararının Özeti: Davalı idarenin istinaf başvurusunda bulunması üzerine, İzmir Bölge İdare Mahkemesi 6. İdari Dava Dairesinin 25/10/2018 tarih ve E:2018/2084, K:2018/1861 sayılı kararıyla; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Bölge İdare Mahkemesi kararının hukuka aykırı olduğu, bu nedenle bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Dava konusu ödeme emrinin mütevelli heyeti üyesi olduğu dönemi kapsamadığı, … Üniversitesi'nden tahsil edilmesi gereken amme alacağının tüzel kişiliğin mallarından tahsil edilip edilemeyeceği araştırılmadan kanuni temsilciye yansıtılmasının hukuka aykırı olduğu iddia edilmektedir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ÖZLEM BAŞA ŞAHİN'İN DÜŞÜNCESİ : Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE MADDİ OLAY Davacının bir dönem mütevelli heyeti üyesi olduğu ve 667 sayılı KHK ile kapatılan … Üniversitesi adına tahakkuk ettirilen ve ödenmeyen 563.033,00-TL idari para cezasının tahsili amacıyla, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 10. maddesi ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un mükerrer 35. maddesi uyarınca davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen 13/11/2017 tarih ve 20171113665020000002 takip numaralı ödeme emrinin iptali istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un "Kanuni temsilcilerin sorumluluğu" başlıklı mükerrer 35. maddesinin 1. fıkrasında, "Tüzel kişilerle küçüklerin ve kısıtlıların, vakıflar ve cemaatler gibi tüzel kişiliği olmayan teşekküllerin malvarlığından tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacakları, kanuni temsilcilerin ve tüzel kişiliği olmayan teşekkülü idare edenlerin şahsi mal varlıklarından bu Kanun hükümlerine göre tahsil edilir." hükmüne yer verilmiştir. Öte yandan, 670 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınması Gereken Tedbirler Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin "Devir işlemlerine ilişkin tedbirler" başlıklı 5. maddesinde, "(1) 20/7/2016 tarihli ve 2016/9064 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla ülke genelinde ilan edilen olağanüstü hal kapsamında yürürlüğe konulan Kanun Hükmünde Kararnameler gereğince kapatılan ve Vakıflar Genel Müdürlüğüne veya Hazineye devredilen kurum, kuruluş, özel radyo ve televizyonlar, gazete,
dergi, yayınevi ve dağıtım kanallarının her türlü taşınır, taşınmaz, malvarlığı, alacak ve hakları ile belge ve evraklarının (devralınan varlık); her türlü tespit işlemini yapmaya, kapsamını belirlemeye, idare etmeye, avans dahil her türlü alacak, senet, çek ve diğer kıymetli evraka ilişkin olarak dava ve icra takibi ile diğer her türlü işlemi yapmaya, devralınan varlıklarla ilgili olup kanaat getirici defter, kayıt ve belgelerle tevsik edilen borç ve yükümlülükleri tespite ve hiçbir şekilde devralınan varlıkların değerini geçmemesi, ek mali külfet getirmemesi, asıl borçlu ve diğer kefiller hakkında kesin aciz vesikası bulunan haller hariç olmak üzere kefaletten doğmaması ve Fethullahçı Terör Örgütü (FETÖ/PDY)’ne aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olmayan kişilerle (Anayasa Mahkemesinin 17/03/2023 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan E:2018/85, K:2022/127 sayılı kararıyla, 08/02/2018 tarihli ve 7091 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınması Gereken Tedbirler Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un 5. maddesinin (1) numaralı fıkrasında yer alan "...aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olmayan kişilerle..." ibaresinin Anayasa'ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir.) gerçek mal veya hizmet ilişkisine dayanması şartıyla bu varlıkların değerlendirilmesi suretiyle bunları uygun bir takvim dahilinde ödemeye, kapatılan kurum ve kuruluşların taahhüt ve garanti ettiği ancak vermediği mal ve hizmet bedellerinin ödemesini durdurmaya veya ödemeye, tahsili mümkün olmadığı anlaşılan veya tahsilinde ve takibinde yarar bulunmayan hak ve alacaklar ile taahhüt ve garantilerin tahsilinden vazgeçmeye, her türlü sulh işlemini yapmaya, devralınan varlıklarla ilişkili kredi veya gerçek bir mal veya hizmet ilişkisine dayanan borçlar nedeniyle konulmuş ve daha önce kaldırılmış takyidatları kredinin veya borcun ödenebilmesini sağlamak amacıyla kaldırıldığı andaki koşullarla tekrar koydurmaya ve ihyaya, menkul rehinleri dikkate almaya, devralınan varlıklara konulan takyidatların sınırlarını belirlemeye ve kaldırmaya, finansal kiralama dahil sözleşmelerin feshine veya devamına karar vermeye, devralınan varlıkların idaresi, değerlendirilmesi, elden çıkarılması için gerekli her türlü tedbiri almaya, gerektiğinde devralınan varlıkların tasfiyesi veya satışı amacıyla uygun görülen kamu kurum ve kuruluşlarına devretmeye, devir kapsamında olmadığı belirlenen varlıkları iadeye, kapatılanların gerçek kişiye ait olması halinde devralınacak varlıkların kapsamını belirlemeye, tereddütleri gidermeye, uygulamaları yönlendirmeye, bütün bu işlemleri yapmak amacıyla usul ve esasları belirlemeye, vakıflar yönünden Vakıflar Genel Müdürlüğü, diğerleri yönünden Maliye Bakanlığı yetkilidir. (2) Bu madde kapsamında devralınan varlıklardan nakit ve diğer hazır değerler emanet, diğer varlıklar ise nazım hesaplarda izlenir. Nazım
hesaplarda izlenen varlıklardan elden çıkarılanların tutarı emanet hesaplarına alınır. Ödenmesine karar verilen borçlar bu emanetlerden ödenerek kalan tutar bütçeye gelir kaydedilir. (3) Kapatılan kurum, kuruluş, özel radyo ve televizyonlar, gazete, dergi, yayınevi ve dağıtım kanallarının bağlı oldukları şirketlerin faaliyetleri sonlandırılarak ticari sicil kayıtları resen terkin edilir. Bunların devralınan varlıkları dışındaki varlıkları da Hazineye bedelsiz devredilmiş sayılır. Bu durumda şirketlere daha önce atanmış kayyımlar tasfiye memuru olarak görevlendirilebilir veya bu şirketlere tasfiye memuru atanabilir. Bu fıkranın uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye ve birinci fıkrada yer alan hususları bu şekilde devralınan varlıklar için de uygulamaya Maliye Bakanlığı yetkilidir. (4) Birinci fıkra kapsamında tespite konu edilebilecek borç ve yükümlülüklere ilişkin olarak hak iddiasında bulunanlarca bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren altmış günlük hak düşürücü süre içerisinde ilgili idaresine kanaat getirici defter, kayıt ve belgelerle müracaat edilir. Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten sonra yapılacak kapatma işlemlerinde ise altmış günlük süre kapatma tarihinden itibaren başlar. (5) Borçların ödenmesinde, kamu idarelerine ödenmesi gereken vergi, resim, harç, fon kesintisi, pay gibi borçlar, çalışanların sigorta primleri, rehinli alacaklar, enerji, iletişim ve su kullanım borçları, çeşidine bakılmaksızın beşyüz Türk Lirasını geçmeyen borçlar ve diğerleri şeklinde sıralama esas alınır. Kapatılan özel öğretim kurum ve kuruluşları, kurs, dershane, öğrenci yurtları ve pansiyonlara avans veya peşin ödeme şeklinde kapatma tarihinden sonraki dönemler için ifa edilmiş olan öğrenim ve barınma bedelleri, yukarıda belirtilen sıraya tabi tutulmaksızın iade edilir..." kuralı yer almıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: 6183 sayılı Kanun kapsamında tüzel kişilerin kamu borçları dolayısıyla yasal temsilcilerin kişisel olarak takip edilebilmesi için kamu alacağının usulüne uygun bir biçimde tarh, tahakkuk ve tebliğ safhalarından geçerek kesinleştirilmesi, vadesinin gelmiş olması, asıl borçlu tarafından vadesi içinde ödenmemiş olması, asıl borçlu hakkında tüm takip yollarının tüketilmesi ve amme alacağının asıl borçlusundan kısmen veya tamamen tahsil imkanının bulunmadığının somut biçimde ortaya konulması, asıl borçlu tüzel kişi yönünden 6183 sayılı Kanun ile belirlenen takip ve cebren tahsil yollarının tüketilmesi gerekmektedir. Diğer yandan, 670 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin "Devir işlemlerine ilişkin tedbirler" başlıklı 5. maddesinde, kapatılan ve Vakıflar
Genel Müdürlüğü'ne veya Hazine'ye devredilen kurum ve kuruluşların borç ve yükümlülüklerinin tespit edilmesi ve bunların hiçbir şekilde devredilen varlıkların değerini geçmemek üzere uygun bir takvim dahilinde ve belli bir sıralamayla Vakıflar Genel Müdürlüğü veya Hazine tarafından ödenmesi yönünde düzenlemelere yer verilmiştir. Aynı maddenin 5. bendinde ise; borçların ödenmesinde kamu idarelerine ödenmesi gereken vergi, resim, harç, fon kesintisi, pay gibi borçlar, çalışanların sigorta primleri, rehinli alacaklar, enerji, iletişim ve su kullanım borçları, çeşidine bakılmaksızın beşyüz Türk Lirasını geçmeyen borçlar ve diğerleri şeklindeki sıralamanın esas alınacağı kurala bağlanmış olup, Kanun Hükmünde Kararnamelerle kapatılan kurum ve kuruluşların ödenecek borçları arasında yer alan ve örneklendirilerek vergi, resim, harç, fon kesintisi, pay gibi bazılarına yer verilen borç ve yükümlülükleri arasında idari para cezalarının da yer aldığının kabulü gerekmektedir. Bu durumda, yukarıda yer verilen mevzuatın incelenmesinden; kamu idareleri tarafından, para cezasının yükümlüsü olup kapatılan kurum ve kuruluşların varlıklarını devralan Hazine veya Vakıflar Genel Müdürlüğü'ne başvurularak, öncelikle devrolunan varlıklardan alacağının takip edilmesi ve anılan KHK kuralları çerçevesinde öncelik sıralamasındaki yere göre devrolunan varlık kapsamındaki her türlü taşınır, taşınmaz, malvarlığı, alacak ve haklarının değerini geçmemek üzere tahsil olanağının kullanılması, ancak bu yolla tahsil edilemeyen veya tahsili olanağı kalmayan kamu alacaklarının tahsili için sorumluluğu bulunan yasal temsilcilerin kişisel malvarlıklarından tahsili yolunun kullanılması gerekmektedir. Bu durumda, Mahkemece öncelikle; 667 sayılı KHK ile kapatılan … Üniversitesi adına tahakkuk ettirilen ve ödenmeyen 563.033,00-TL tutarında idari para cezasının tahsili için 670 sayılı KHK'nın 5. maddesinde düzenlendiği üzere, davalı idarenin devrolunan varlıklardan alacağını takip edip etmediği ve anılan KHK kuralları çerçevesinde öncelik sıralamasındaki yere göre devrolunan varlık kapsamındaki her türlü taşınır, taşınmaz, malvarlığı, alacak ve haklarının değerini geçmemek üzere tahsil olanağını kullanıp kullanmadığı hususunun değerlendirilmesi gerekirken, söz konusu tahsil yolunun tüketilip tüketilmediği değerlendirilmeksizin, "davacının kamu alacağının doğduğu ve ödenmesi gerektiği zamanlarda kanuni temsilci sıfatını taşımadığı" gerekçesiyle dava konusu ödeme emrinin iptali yönünde verilen karara karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan davalının temyiz isteminin kabulüne, 2. Dava konusu işlemin iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu İzmir Bölge İdare Mahkemesi 6. İdari Dava Dairesinin 25/10/2018 tarih ve E:2018/2084, K:2018/1861 sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın İzmir Bölge İdare Mahkemesi 6. İdari Dava Dairesine gönderilmesine 25/05/2023 tarihinde, oybirliğiyle, kesin olarak karar verildi.
Kararın kaynağı
- Resmî kaynak
- Kararın resmî tam metin kaydı ↗
- Resmî PDF içindeki yeri
- T.C. Danıştay Kararlar Dergisi · Sayı 15 (2024) · PDF sayfa 171–177
- Resmî metnin alındığı tarih
- Metin ve künye kontrolü
Bu kayıtta künye, kaynak metni ve metinden yapılan aktarım sunulmaktadır. Editoryal içtihat analizi veya makaleyle karşılaştırma yapılmış olduğu anlamına gelmez.
Kaynak bütünlük bilgisi
Seçilen karar metni SHA-256: de24fd98ba7c71182b1819fec6361aebf46d8c73e22fc68338788ea268c8cd75
Özgün dergi PDF dosyası SHA-256: 09cab84b729871992e9b939c458db6e4cddbc8e5ac152e3218f4a68741f17210
Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay bakımından hukuki görüş veya taahhüt niteliğinde değildir.
← İçtihat arşivine dönün