Sitede yayın: · Metin ve künye kontrolü: . Karar tarihi yukarıdaki künyede ayrıca gösterilir.
RESMÎ YAYININ ÖZETİ
Resmî yayında kararın konusu
Resmî derginin anahtar kelimeleri: -Kamu Görevinden Çıkarma, -Yargılamanın Yenilenmesi, -2577 Sayılı Kanun’un 53/1/c Maddesi
Aktarılan bölüm: Resmî dergi özeti (kararın PDF sayfaları 207-212).
Davacının 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 4. maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararı davacı hakkında Cumhuriyet Başsavcılığınca soruşturma yürütülmesi esas alınarak verilmiş ise de, İdare Mahkemesi kararından sonra davacı hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği dikkate alındığında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 53. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan “Karara esas olarak alınan bir ilam hükmünün, kesinleşen bir mahkeme kararıyla bozularak ortadan kalkması” düzenlemesi uyarınca, yargılamanın yenilenmesine ilişkin diğer usuli şartların da oluşması halinde, söz konusu İdare Mahkemesi kararına konu uyuşmazlığa ilişkin yargılamanın yenilenmesi isteminin kabulüne karar verilmesi gerektiği hakkında.
Bu bölüm, kararı yayımlayan resmî kurumun hazırladığı özettir. Kararı veren heyetin gerekçesi ve varsa karşı oy, aşağıdaki tam metinde kendi yerleriyle birlikte okunmalıdır.
Tam metne erişim
Tam metindeki hüküm bölümünü inceleyin.
Resmî kararın tamamına geçin ↓RESMÎ KARAR METNİ
Kararın tam metni
Bu kayıt resmî kaynak metnini ve künyesini sunar; ayrı bir editoryal içtihat çözümlemesi içermez. Dergideki özet ve anahtar kelimeler resmî yayıncıya aittir. Tam metin, belirtilen sayfa aralığındaki kararın varsa karşı oylarını da kapsar; sayfa üst ve alt bilgileri aktarım dışında tutulmuştur.
T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2019/4815 Karar No : 2021/2096 Anahtar Kelimeler : -Kamu Görevinden Çıkarma, -Yargılamanın Yenilenmesi, -2577 Sayılı Kanun’un 53/1/c Maddesi Özeti : Davacının 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 4. maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararı davacı hakkında Cumhuriyet Başsavcılığınca soruşturma yürütülmesi esas alınarak verilmiş ise de, İdare Mahkemesi kararından sonra davacı hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği dikkate alındığında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 53. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan “Karara esas olarak alınan bir ilam hükmünün, kesinleşen bir mahkeme kararıyla bozularak ortadan kalkması” düzenlemesi uyarınca, yargılamanın yenilenmesine ilişkin diğer usuli şartların da oluşması halinde, söz konusu İdare Mahkemesi kararına konu uyuşmazlığa ilişkin yargılamanın yenilenmesi isteminin kabulüne karar verilmesi gerektiği hakkında. TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … KARŞI TARAF (DAVALI) : Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası VEKİLİ : Av. … İSTEMİN KONUSU: İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 2. İdare Dava Dairesinin 31/05/2019 tarih ve E:2019/768, K:2019/1050 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava Konusu İstem: Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası bünyesinde araştırmacı olarak görev yapan davacı tarafından, 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 4. maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Yönetim Komitesinin 15/08/2016 tarih ve 50969 sayılı kararının iptali istemiyle açılan davanın reddi yolundaki İstanbul 12. İdare Mahkemesinin 28/12/2017 tarih ve E:2016/2121, K:2017/2404 sayılı kararının 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 53. maddesi uyarınca yargılamanın yenilenmesi suretiyle kaldırılması ve dava konusu işlemin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti: İstanbul 12. İdare Mahkemesinin 28/11/2018 tarih ve E:2018/979, K:2018/1850 sayılı kararında; davacının yargılamanın yenilenmesine dayanak olarak gösterdiği Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Anayasal Düzene Karşı İşlenen Suçlar Soruşturma Bürosunun Soruşturma No: 2018/5353, Karar No: 2018/3193 sayılı kararının davacı hakkında kovuşturmaya yer olmadığına yönelik karar olduğu, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 53. maddesinin 1. fıkrasının ( h ) bendinde sayılan sebeplerden olmadığı gibi 53. maddede yer verilen diğer sebepler arasında da yer almadığı gerekçesiyle yargılanmanın yenilenmesi isteminin reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi Kararının Özeti: Davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 2. İdare Dava Dairesinin 31/05/2019 tarih ve E:2019/768, K:2019/1050 sayılı kararıyla; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından; hakkındaki ceza soruşturmasında kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, kendisiyle aynı durumda olan kişilerin Mahkeme kararıyla görevlerine iade edildikleri, 2577 sayılı Kanun'un 53. maddesinde sayılan yargılamanın yenilenmesi şartlarının olayda oluştuğu, Mahkemece deliller değerlendirilmeden karar verildiği, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından; Mahkemece ortaya konan değerlendirmelerin yerinde olduğu, yargılanmanın yenilenmesi talebinin kanuni şartlarının oluşmadığı, kamu görevinden çıkarma işleminin tesis edilebilmesi için kanaatin yeterli olduğu,
yargılamanın yenilenmesi talebinin kanuni süre içerisinde yapılmadığı, Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ MEHMET ÇALIŞKAN'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası bünyesinde araştırmacı olarak görev yapan davacı, 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 4. maddesi uyarınca Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Yönetim Komitesinin 15/08/2016 tarih ve 50969 sayılı kararıyla kamu görevinden çıkarılmıştır. Anılan işlemin iptali istemiyle açılan dava, İstanbul 12. İdare Mahkemesinin 28/12/2017 tarih ve E:2016/2121, K:2017/2404 sayılı kararıyla "davacı hakkında Anayasal Düzene Karşı Suçlar Bürosunca soruşturma yürütüldüğü, davacı ile davalı idare arasındaki güven duygusunun zedelendiği, davalı idarenin davacı ile birlikte çalışmaya zorlanamayacağı, davacının görevine son verilmesine ilişkin işlemin tipik bir disiplin cezası niteliğinde olmadığı, bu nedenle 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'ndaki disiplin cezası için öngörülen usullerin aynen burada uygulanmayacağı, terör örgütü ile irtibat veya iltisakının bulunduğu noktasında yeterli kanaatin oluştuğu anlaşıldığından Yönetim Komitesi kararı ile tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı" gerekçesiyle reddedilmiş, anılan karar istinaf kanun yoluna başvurulmaksızın 02/04/2018 tarihinde kesinleşmiştir. Davacının, söz konusu kararın 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 53. maddesi uyarınca yargılamanın yenilenmesi suretiyle kaldırılmasına ve dava konusu işlemin iptaline karar verilmesi istemi, İstanbul 12. İdare Mahkemesinin 28/11/2018 tarih ve E:2018/979, K:2018/1850 sayılı sayılı kararıyla reddedilmiştir. Bu karara karşı davacı tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 2. İdare Dava Dairesinin 31/05/2019 tarih ve E:2019/768, K:2019/1050 sayılı kararıyla istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. Anılan karar davacı tarafından temyiz edilmiştir.
İLGİLİ MEVZUAT: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun ''Yargılamanın Yenilenmesi'' başlıklı 53. maddesinin birinci fıkrasında; "Danıştay ile Bölge İdare, İdare ve Vergi Mahkemelerinden verilen kararlar hakkında, aşağıda yazılı sebepler dolayısıyla yargılamanın yenilenmesi istenebilir. a) Zorlayıcı sebepler dolayısıyla veya lehine karar verilen tarafın eyleminden doğan bir sebeple elde edilemeyen bir belgenin kararın verilmesinden sonra ele geçirilmiş olması, b) Karara esas olarak alınan belgenin sahteliğine hükmedilmiş veya sahte olduğu mahkeme veya resmi bir makam huzurunda ikrar olunmuş veya sahtelik hakkında hüküm karardan evvel verilmiş olup da, yargılanmanın yenilenmesini isteyen kimsenin karar zamanında bundan haberi bulunmamış olması, c) Karara esas olarak alınan bir ilam hükmünün, kesinleşen bir mahkeme kararıyla bozularak ortadan kalkması, d) Bilirkişinin kasıtla gerçeğe aykırı beyanda bulunduğunun mahkeme kararıyla belirlenmesi, e) Lehine karar verilen tarafın, karara etkisi olan bir hile kullanmış olması, f) Vekil veya kanuni temsilci olmayan kimseler ile davanın görülüp karara bağlanmış bulunması, g) Çekinmeye mecbur olan başkan, üye veya hakimin katılmasıyla karar verilmiş olması, h) Tarafları, konusu ve sebebi aynı olan bir dava hakkında verilen karara aykırı yeni bir kararın verilmesine neden olabilecek kanuni bir dayanak yokken, aynı mahkeme yahut başka bir mahkeme tarafından önceki ilamın hükmüne aykırı bir karar verilmiş bulunması. ı) Hükmün, İnsan Haklarını ve Ana Hürriyetleri Korumaya Dair Sözleşmenin veya eki protokollerin ihlâli suretiyle verildiğinin, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kesinleşmiş kararıyla tespit edilmiş olması. 2. Yargılamanın yenilenmesi istekleri esas kararı vermiş olan mahkemece karara bağlanır..." hükmü; Kanunun 55. maddesinin 3. fıkrasında da; yargılamanın yenilenmesi istemlerinin, Kanunda yazılı sebeplere dayanmaması halinde istemin reddine karar verileceği hükmü yer almıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Uyuşmazlıkta; davacının kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davada İstanbul 12. İdare Mahkemesinin 28/12/2017 tarih ve E:2016/2121, K:2017/2404 sayılı kararıyla, Ankara
Cumhuriyet Başsavcılığı Anayasal Düzene Karşı İşlenen Suçlar Soruşturma Bürosunun 2017/54434 soruşturma numaralı dosyasıyla davacı hakkında soruşturma yürütülmesi esas alınarak davanın reddine karar verilmiştir. Anılan karardan sonra, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Anayasal Düzene Karşı İşlenen Suçlar Soruşturma Bürosunun Soruşturma No: 2018/5353, Karar No: 2018/3193 sayılı kararında "...şüpheli (davacı) hakkında FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün kendi arasında haberleşme ağı olarak kullandığı BYLOCK kaydının bulunmadığı, 9 başlık altında FETÖ/PDY veri havuzu sorgulama modülünde de herhangi bir kayda rastlanılmadığı, Bank Asyada açılmış herhangi bir hesap bulunmadığı, örgüt üyesi olduklarına dair adli kolluk birimlerince yapılmış herhangi bir tespitin bulunmadığı, kendilerinin ve ailelerinin FETÖ/PDY ve aidiyeti, irtibatı, iltisakı olan okul, yurt, dernek, sendika, vakıf ve şirketlerle herhangi bir organik bağının belirlenmediği, bu nedenle de örgüt üyesi olduğuna dair yeterli şüphe bulunmadığı..." gerekçesiyle davacı hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği görülmüştür. Bu durumda, yargılamanın yenilenmesi talep edilen dava dosyasında, davacı hakkında herhangi bir somut bilgi, bulgu olmaksızın, yürütülen soruşturma esas alınmak suretiyle davanın reddi yönünde hüküm tesis edildiği ancak, söz konusu soruşturmada da davacıya isnat edilecek herhangi bir delil ve tespit olmadığı gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığı yönünde verilen karar verildiği göz önüne alındığında 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 53. maddesinin 1. fıkrasının c bendinde yer alan; " Karara esas olarak alınan bir ilam hükmünün, kesinleşen bir mahkeme kararıyla bozularak ortadan kalkması" düzenlemesine istinaden yargılamanın yenilenmesine ilişkin diğer usuli şartlarında oluşması halinde, yargılamanın yenilenmesi isteminin kabulüne karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Bu itibarla, belirtilen hususlar dikkate alınmadan yargılamanın yenilenmesi isteminin reddi yönünde verilen İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1.- 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne; 2.- Yargılamanın yenilenmesi isteminin yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı davacının istinaf
başvurusunun reddi yolundaki temyize konu İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 2. İdare Dava Dairesinin 31/05/2019 tarih ve E:2019/768, K:2019/1050 sayılı kararının BOZULMASINA, 3.- Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 2. İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 21/06/2021 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Kararın kaynağı
- Resmî kaynak
- Kararın resmî tam metin kaydı ↗
- Resmî PDF içindeki yeri
- T.C. Danıştay Kararlar Dergisi · Sayı 8 (2021) · PDF sayfa 207–212
- Resmî metnin alındığı tarih
- Metin ve künye kontrolü
Bu kayıtta künye, kaynak metni ve metinden yapılan aktarım sunulmaktadır. Editoryal içtihat analizi veya makaleyle karşılaştırma yapılmış olduğu anlamına gelmez.
Kaynak bütünlük bilgisi
Seçilen karar metni SHA-256: eea246cce3565a5c1333297b0c48d2613bc6d7378b796d054bacf8e0f375880e
Özgün dergi PDF dosyası SHA-256: 1991ce36f4586aa40605e17044e37b976f3f4876e7bee42f638affe74b6dc3e9
Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay bakımından hukuki görüş veya taahhüt niteliğinde değildir.
← İçtihat arşivine dönün