Sitede yayın: · Metin ve künye kontrolü: . Karar tarihi yukarıdaki künyede ayrıca gösterilir.
RESMÎ YAYININ ÖZETİ
Resmî yayında kararın konusu
Resmî derginin anahtar kelimeleri: -Hukuk Devleti, -Hukuki Güvenlik İlkesi, -Çalışma ve Sözleşme Hürriyeti
Aktarılan bölüm: Resmî dergi özeti (kararın PDF sayfaları 269-280).
FETÖ/PDY terör örgütüne aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olduğu gerekçesiyle kapatılan derneklerdeki aktif üye/yöneticilere ait işyerleri ile yapılan mevcut işbaşı eğitim programlarının iptal edilmesini ve bundan sonraki süreçte de hiçbir şekilde sözleşme imzalanmamasını öngören dava konusu Genel Yazının; kanunla ve/veya kanun gücünde bir normla düzenlenmesi gereken hususlarda genel müdürlük talimatıyla düzenleme getirdiği, belirli bir süreyle sınırlı olmaksızın sözleşme imzalanmamasını öngördüğü, kurs ve programlarının uygulanması için gerçek ve tüzel kişilerle sözleşme imzalayan idareler ile bu işlemleri denetleyecek mahkemelere değerlendirme yapma imkânı vermediği, ilgili kişiler hakkında terör örgütleri ile irtibatı, iltisakı veya herhangi bir bağlantısı olduğu yönünde somut bir tespit veya bu hususta yargı kararı bulunma koşuluna yer vermediği dikkate alındığında, hukuk devleti ve hukuki güvenlik ilkesine aykırı olduğu ve Anayasa’nın 48. maddesiyle güvence altına alınan çalışma ve sözleşme hürriyetine yönelik orantısız bir sınırlama getirdiği anlaşıldığından hukuka aykırı olduğu hakkında.
Bu bölüm, kararı yayımlayan resmî kurumun hazırladığı özettir. Kararı veren heyetin gerekçesi ve varsa karşı oy, aşağıdaki tam metinde kendi yerleriyle birlikte okunmalıdır.
Tam metne erişim
Tam metindeki hüküm bölümünü inceleyin.
Resmî kararın tamamına geçin ↓RESMÎ KARAR METNİ
Kararın tam metni
Bu kayıt resmî kaynak metnini ve künyesini sunar; ayrı bir editoryal içtihat çözümlemesi içermez. Dergideki özet ve anahtar kelimeler resmî yayıncıya aittir. Tam metin, belirtilen sayfa aralığındaki kararın varsa karşı oylarını da kapsar; sayfa üst ve alt bilgileri aktarım dışında tutulmuştur.
T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2019/3271 Karar No : 2021/5047 Anahtar Kelimeler : -Hukuk Devleti, -Hukuki Güvenlik İlkesi, -Çalışma ve Sözleşme Hürriyeti Özeti : FETÖ/PDY terör örgütüne aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olduğu gerekçesiyle kapatılan derneklerdeki aktif üye/yöneticilere ait işyerleri ile yapılan mevcut işbaşı eğitim programlarının iptal edilmesini ve bundan sonraki süreçte de hiçbir şekilde sözleşme imzalanmamasını öngören dava konusu Genel Yazının; kanunla ve/veya kanun gücünde bir normla düzenlenmesi gereken hususlarda genel müdürlük talimatıyla düzenleme getirdiği, belirli bir süreyle sınırlı olmaksızın sözleşme imzalanmamasını öngördüğü, kurs ve programlarının uygulanması için gerçek ve tüzel kişilerle sözleşme imzalayan idareler ile bu işlemleri denetleyecek mahkemelere değerlendirme yapma imkânı vermediği, ilgili kişiler hakkında terör örgütleri ile irtibatı, iltisakı veya herhangi bir bağlantısı olduğu yönünde somut bir tespit veya bu hususta yargı kararı bulunma koşuluna yer vermediği dikkate alındığında, hukuk devleti ve hukuki güvenlik ilkesine aykırı olduğu ve Anayasa’nın 48. maddesiyle güvence altına alınan çalışma ve sözleşme hürriyetine yönelik orantısız bir sınırlama getirdiği anlaşıldığından hukuka aykırı olduğu hakkında. DAVACI : … Temizlik Gıda Özel Eğitim Nakliyat Turizm İthal İhracat Sanayi Tic Ltd Şti VEKİLİ : Av. … DAVALI : Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. … DAVANIN KONUSU : Davacı şirket yetkilisinin 667 sayılı KHK uyarınca kapatılan derneklere üyeliğinin bulunduğunun tespit edildiğinden bahisle yetkilisi olduğu şirketin işbaşı eğitim programlarının iptal edilmesine
ilişkin Mersin Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğünün 07.09.2018 tarih ve 6547 sayılı işlemi ile bu işlemin dayanağı 03.08.2016 tarih ve 28361 sayılı Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğü Aktif İşgücü Hizmetleri Dairesi Başkanlığının "667 ve 668 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamelerinin Uygulanma Esasları" konulu genel yazısının iptali ve bu işlemler nedeniyle oluşan maddi zararının hakediş tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesi istenilmektedir. DAVACININ İDDİALARI : Şirketin kurulduğu günden itibaren şeffaf, denetime açık ve yasal olarak faaliyet gösterdiği, şirket yetkilisinin yasal olmayan herhangi bir oluşum içerisinde yer almadığı, kapatılan dernekte yönetici olmadığı, bağış vermediği, adli sicil kaydının temiz olduğu, hakkında soruşturma yada kovuşturma olmadığı, somut deliller olmaksızın keyfi şekilde işlem tesis edildiği ileri sürülerek dava konusu işlemlerin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmüştür. SAVUNMANIN ÖZETİ : 667 ve 668 sayılı KHK uyarınca kapatılan kurum ve kuruluşlara kapatılma tarihi itibarıyla aktif üye olanlara ait işyerlerine ilişkin düzenlenen kurs ve programların iptal edildiği, mevzuat uyarınca ilgililer hakkında kamu güvenliği ve milli güvenlik açısından sakınca bulunduğu tespit edilmesi halinde işbaşı eğitim programlarını iptal etme yetkisi tanındığı, davacı şirket yetkilisinin 667 sayılı KHK uyarınca kapatılan derneklere üyeliğinin bulunduğunun tespit edildiği, dava konusu işlemlerin hukuka uygun olduğu belirtilerek davanın reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ SÜHEYLA YILMAZ'IN DÜŞÜNCESİ : Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 13. maddesinin birinci fıkrasında, temel hak ve hürriyetlerin, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabileceği belirtilmiştir. Herkesin, dilediği alanda çalışma ve sözleşme hürriyetlerine sahip olduğunu düzenleyen "Çalışma ve Sözleşme Hürriyeti" başlıklı 48. maddesinin, Anayasanın "Temel Haklar ve Ödevler" başlıklı ikinci kısmının "Sosyal ve Ekonomik Haklar ve Ödevler" başlıklı üçüncü bölümü içinde düzenlendiği dikkate alındığında, temel hak ve hürriyetlerden olan çalışma hürriyetinin de ancak kanunla sınırlanabileceği açıktır. Bu bağlamda, kanuni bir dayanağı olmaksızın çalışma hürriyetini sınırlandıran bir idari işlemin de tesis edilemeyeceğinde tereddüt bulunmamaktadır. Davaya konu, davalı Kurum ile davacı şirket arasında imzalanmış işbaşı eğitim programlarının iptal edilmesine ilişkin Mersin Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğünün 07/09/2018 tarih ve 6547 sayılı işlem ile 03.08.2016 tarih ve 28361 sayılı Türkiye İş Kurumu Genel
müdürlüğü talimatının 1. paragrafında yer alan "KHK eki listede yer alan kurum ve kuruluşlara (özellikle STK'lara) kapatılama tarihi itibari ile aktif olan üye/yöneticilere ait işyerleri ile olan kurs ve programların iptal edilmesi ve bundan sonraki süreçte sözleşme/protokol imzalanmaması" kısmının iptali ve davacının işbu işlemler nedeniyle oluşan zararın davalı idarece hesaplanarak ödenmesi gerekmektedir. Diğer taraftan 03.08.2016 tarih ve 28361 sayılı Türkiye İş Kurumu Genel müdürlüğü talimatının 2. paragrafında yer alan "Bu (kapatılan) kurum ve kuruluşlara daha önce üye/yönetici olmasına rağmen üyelikten ve yöneticilikten daha önceki tarihlerde istifa etmiş ve bu durumu da resmi belgelerle kanıtlanabilecek olanların detaylı bir şekilde ilgili emniyet ve istihbarat birimleri nezdinde araştırılması ve söz konusu örgütle /FETÖ/PDY) ilişkisinin devam ettiği yönünde bilgi kanıt ve kanaat oluşanların kurs ve programlarının iptal edilmesi aksi durumdakilerle ilgili olarak herhangi bir işlem yapılmaması gereklidir" kısmı yönünden ise ehliyet yönünden reddi gerektiği düşünülmektedir. DANIŞTAY SAVCISI MESUDE GÜNDÜZ'ÜN DÜŞÜNCESİ: Dava; davacı şirket yetkilisinin 667 ve 668 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameler uyarınca kapatılan derneklere üyeliğinin bulunduğunun tespit edildiğinden bahisle işbaşı eğitim programlarının iptal edilmesine ilişkin Mersin Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğünün 07/09/2018 tarih ve 6547 sayılı işlemin iptali ile bu işlemin dayanağı olan 03/08/2016 tarih ve 28361 sayılı Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğü Aktif İşgücü Hizmetleri Dairesi Başkanlığının 667 ve 668 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamelerinin Uygulama Esasları konulu yazısının iptali istemiyle açılmıştır. 667 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin "Kapatılan Kurum ve Kuruluşlara İlişkin Tedbirler" başlıklı 2. maddesinde, (ı) Milli güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilen Fethullahçı Terör Örgütüne (FETÖ/PDY) aidiyeti, iltisakı veya irtibatı belirlenen; a) Ekli (ı) sayılı listede yer alan özel sağlık kurum ve kuruluşları, b) Ekli (II)sayılı listede yer alan özel öğretim kurum ve kuruluşları ile özel öğrenci yurtları ve pansiyonları, c) Ekli (III) sayılı listede yer alan vakıf ve dernekler ile bunların iktisadi işletmeleri, ç) Ekli (IV) sayılı listede yer alan vakıf yükseköğretim kurumlar, d) Ekli (V) sayılı listede yer alan sendika, federasyon ve konfederasyonlar kapatılmıştır." kuralı düzenlenmiş, Türkiye İş Kurumu Genel müdürlüğünün davaya konu edilen 03.08.2016 tarih ve 28361 sayılı talimatı ile de 667 ve 668 sayılı Kanun Hükmünde kararnamelerin ekinde yer alan listelerdeki kurum ve kuruluşlar ile ilgili yapılacak iş ve işlemler belirtilerek, süreç içerisinde FETÖ/PDY kapsamında olduğu yetkili ve ilgili birimlerde teyit edilen veya
çeşitli yollarla öğrenilen KHK eki listede yer almayan yüklenicilerle düzenlenen kurs ve programların da aynı şekilde iptal edilmesi gerektiği belirtilmek suretiyle yukarıda anılan Kanun Hükmünde Kararnamelerin uygulama esaslarını düzenleyen talimatta hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Davaya konu, davalı Kurum ile davacı şirket arasında imzalanmış işbaşı eğitim programlarının iptal edilmesine ilişkin Mersin Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğünün 07/09/2018 tarih ve 6547 sayılı işleminin iptali istemine gelince; uyuşmazlıkta, işlemin dayanağı olan 03/08/2016 tarih ve 28361 sayılı Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğü Aktif İşgücü Hizmetleri Dairesi Başkanlığının yazısında,"...Kanun Hükmünde Kararname eki listede yer alan (kapatılan)kurum ve kuruluşlara daha önce üye/yönetici olmasına rağmen üyelikten ve yöneticilikten daha önceki tarihlerde istifa etmiş ve bu durumu da resmi belgelerle kanıtlanabilecek olanların detaylı bir şekilde ilgili emniyet ve istihbarat birimleri nezdinde araştırılması ve söz konusu örgütle /FETÖ/PDY) ilişkisinin devam ettiği yönünde bilgi kanıt ve kanaat oluşanların kurs ve programlarının iptal edilmesi aksi durumdakilerle ilgili olarak herhangi bir işlem yapılmaması gereklidir" ifadesine yer verilmişse de dava konusu işlem tesis edilmeden önce davacı ile ilgili olarak detaylı şekilde ilgili emniyet ve istihbarat birimleri nezdinde araştırma yapıldığına dair dosyaya bir bilgi sunulmadığı gibi FETÖ/PDY terör örgütüyle ilişkisinin devam ettiği yönünde de bir bilgi bulunmadığından davaya konu, davalı Kurum ile davacı şirket arasında imzalanmış işbaşı eğitim programlarının iptal edilmesine ilişkin Mersin Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğünün 07/09/2018 tarih ve 6547 sayılı işleminde hukuka uyarlık bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle, 03/08/2016 tarih ve 28361 sayılı Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğü Aktif İşgücü Hizmetleri Dairesi Başkanlığının 667 ve 668 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamelerinin Uygulama Esasları konulu yazısının iptali isteminin reddi; davacı şirket yetkilisinin 667 ve 668 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameler uyarınca kapatılan derneklere üyeliğinin bulunduğunun tespit edildiğinden bahisle işbaşı eğitim programlarının iptal edilmesine ilişkin Mersin Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğünün 07/09/2018 tarih ve 6547 sayılı işlemin iptali gerektiği, düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ : 23/07/2016 tarih ve 29779 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 2. maddesinde yer alan düzenleme ile, anılan KHK'nın ekinde yer alan listedeki kurum ve kuruluşlar kapatılmıştır. Davalı idareye kapatılan kurum ve kuruluşlarla ilgili yapılacak işlemlere ilişkin olarak uygulama esaslarının belirlendiği ve kapatılma tarihi itibarıyla aktif üye olanlara ait işyerlerine ilişkin olarak mevzuat uyarınca ilgililer hakkında kamu güvenliği ve milli güvenlik açısından sakınca bulunduğunun tespit edilmesi halinde il müdürlüklerine işbaşı eğitim programlarını iptal etme yetkisi tanındığı anlaşılmıştır. Davacı şirket yetkilisinin 667 sayılı KHK uyarınca kapatılan Akdenize Göç Edenler Bilim, Kültür, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneğine üyeliğinin bulunduğunun tespit edildiğinden bahisle yetkilisi olduğu şirketin işbaşı eğitim programlarının iptal edilmesine ilişkin Mersin Çalışma ve İş Kurumu Müdürlüğünün 07.09.2018 tarih ve 6547 sayılı işlemi ile bu işlemin dayanağı 03.08.2016 tarih ve 28361 sayılı Genel Müdürlük talimatının iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır. İNCELEME VE GEREKÇE: Anayasamızın "Cumhuriyetin nitelikleri" başlıklı 2. maddesinde; "Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk Devletidir." hükmü, "Devletin temel amaç ve görevleri" başlıklı 5. maddesinde; "Devletin temel amaç ve görevleri, Türk milletinin bağımsızlığını ve bütünlüğünü, ülkenin bölünmezliğini, Cumhuriyeti ve demokrasiyi korumak, kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak, kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmaktır." kuralı yer almaktadır. Anayasanın "Temel Haklar ve Ödevler" başlıklı ikinci kısmının "Sosyal ve Ekonomik Haklar ve Ödevler" başlığını taşıyan üçüncü bölümünde yer alan "Çalışma ve sözleşme hürriyeti" başlıklı 48. maddesinde; herkesin, dilediği alanda çalışma ve sözleşme hürriyetlerine sahip olduğu, özel teşebbüsler kurmanın serbest olduğu, Devletin, özel teşebbüslerin milli ekonominin gereklerine ve sosyal amaçlara uygun yürümesini, güvenlik ve kararlılık içinde çalışmasını sağlayacak tedbirleri alacağı, "Çalışma hakkı ve ödevi" başlıklı 49. maddesinde ise; çalışmanın, herkesin hakkı ve ödevi olduğu, Devletin, çalışanların hayat seviyesini
yükseltmek, çalışma hayatını geliştirmek için çalışanları ve işsizleri korumak, çalışmayı desteklemek, işsizliği önlemeye elverişli ekonomik bir ortam yaratmak ve çalışma barışını sağlamak için gerekli tedbirleri alacağı, "Temel hak ve hürriyetlerin sınırlanması" başlıklı 13. maddesinde de, temel hak ve hürriyetlerin, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabileceği, bu sınırlamaların, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamayacağı hükme bağlanmıştır. 23/07/2016 tarih ve 29779 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 2. maddesinde "Kapatılan kurum ve kuruluşlara ilişkin tedbirler" başlıklı 2. maddesinde (1) Milli güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilen Fethullahçı Terör Örgütüne (FETÖ/PDY) aidiyeti, iltisakı veya irtibatı belirlenen; (..) c) Ekli (III) sayılı listede yer alan vakıf ve dernekler ile bunların iktisadi işletmeleri, kapatılmıştır." kuralına yer verilmiştir. Dava konusu 03.08.2016 tarih ve 28361 sayılı Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğü Aktif İşgücü Hizmetleri Dairesi Başkanlığı genel yazısının 1. paragrafında yer alan "KHK eki listede yer alan kurum ve kuruluşlara (özellikle STK'lara) kapatılma tarihi itibari ile aktif olan üye/yöneticilere ait işyerleri ile olan kurs ve programların iptal edilmesi ve bundan sonraki süreçte sözleşme/protokol imzalanmaması" kısmının incelenmesi : İdarelerin Anayasanın 124. maddesi uyarınca mevzuatla verilen görevlerin yerine getirilmesi amacıyla düzenleyici işlemler yapabileceği kuşkusuzdur. Ancak, bu düzenlemeler yapılırken, Anayasada yer alan hukuk devleti ilkesi uyarınca, kazanılmış hak, haklı beklenti, idari faaliyetlerin belirliliği ve hukuki güvenlik ilkesi gibi ilkelerin de göz önünde bulundurulması gerektiği açıktır. Belirli bir alanda idareye düzenleme yapma yetkisi verildiği durumlarda, kanunda geçiş hükümlerine yer verilmese de, idare tarafından yapılacak düzenlemelerde, hukuk devleti ilkesi göz önünde bulundurularak, ilgililerin kazanılmış haklarının korunması için gerekli düzenlemelerin yapılması gerekmektedir. Ayrıca, yine hukuk devleti ilkesinin gereklerinden birisi de idarenin belirliliği ilkesidir. Bu ilke uyarınca, hukuk devletinde idarenin eylem ve işlemlerinin idare edilenler tarafından önceden tahmin edilebilir olması
gerektiği gibi yapılan düzenlemeler ile temel hak ve hürriyetlerin, özlerine dokunulmayacağı ve yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabileceği izahtan varestedir. Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, dava konusu düzenleme ile 667 sayılı KHK uyarınca FETÖ/PDY terör örgütüyle aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olduğu gerekçesiyle kapatılan derneklere aktif olan üye/ yöneticilere ait işyerleri ile yapılan mevcut işbaşı eğitim programlarının iptal edildiği ve bundan sonraki süreçte de bu kişilerle hiçbir şekilde sözleşme imzalanmamasını öngörmektedir. Anılan düzenleme olağanüstü hâlin ilanına sebep olan tehdit veya tehlikelerin bertaraf edilmesine yönelik olmakla birlikte olağanüstü hâl süresiyle sınırlı bir düzenleme öngörmemektedir. Bu nedenle kurala ilişkin incelemenin Anayasa’nın olağan dönem kuralları yönünden öngördüğü denetim rejimine göre yani Anayasanın 13. maddesine göre yapılması gerekir. Dava konusu düzenleme, FETÖ/PDY terör örgütüyle aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olduğu gerekçesiyle kapatılan derneklerde aktif üye/ yöneticilere ait işyerleri ile yapılan mevcut işbaşı eğitim programlarının iptal edilmesini ve bir süreyle sınırlı olmaksızın hiçbir şekilde sözleşme imzalanmamasını öngörmek suretiyle çalışma ve sözleşme hürriyetini sınırlamaktadır. Anayasa’nın 13. maddesindeki düzenlemeye göre çalışma ve sözleşme hürriyetine sınırlama getiren düzenlemelerin, Anayasa’da öngörülen sınırlama sebebine uygun olması, kanunla yapılması ve ölçülü olması gerekir. Anayasa’nın 5. maddesi uyarınca, terörle mücadele ederek kişilerin ve toplumun huzur ve güvenliğini sağlamanın Devletin yerine getirmekle yükümlü olduğu ödevler kapsamında kaldığında tereddüt bulunmamaktadır. Bu yönüyle millî güvenliğin sağlanması amacıyla çalışma ve sözleşme hürriyetine sınırlama getirilmesi mümkündür. Bu kapsamda idarelerin özel ve/veya tüzel kişiler ile yapacağı sözleşme ve iş başı eğitim programları açısından malî, teknik, mesleki yeterlik yanında güvenlik koşullarının da belirlenmesi kaçınılmazdır. Ancak temel hakları sınırlayan kanunun bu niteliklere sahip olması, Anayasa’nın 2. maddesinde güvenceye alınan hukuk devleti ilkesinin de bir gereğidir. Hukuk devletinde, kanuni düzenlemelerin hem kişiler hem de idare yönünden herhangi bir duraksamaya ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde açık, net, anlaşılır, uygulanabilir ve nesnel olması, ayrıca kamu otoritelerinin keyfî uygulamalarına karşı koruyucu önlem içermesi gerekir. Bu kapsamda dava konusu düzenleme, millî güvenliğin sağlanması açısından idari bir önlem niteliğinde olsa da, idari önlemlere başvurulabilmesi bu önlemler bakımından sınırsız bir yetkiye sahip
olunması anlamını taşımadığı gibi kanunla ve/veya kanun gücünde bir düzenlemeyle yapılması gerekirken, Genel Müdürlük talimatıyla düzenlenmiştir. Zira anılan düzenleme, FETÖ/PDY Terör Örgütü kapsamında kapatılan derneğe aktif olan üye/ yöneticilere ait işyerleri ile yapılan mevcut işbaşı eğitim programlarının iptal edildiğini ve bundan sonraki süreçte de bu kişilerle hiçbir şekilde sözleşme imzalanmamasını öngörmekte ve bu yetkinin tek dayanağının ilgilisi hakkında Emniyet Genel Müdürlüğü ve Millî İstihbarat Teşkilatı tarafından yapılan "kapatılan derneğe üye/yönetici" bildirimi esas almakta; bu yönde bir bildirim yapılması hâlinde kişilerin doğrudan işbaşı eğitim programlarının ve sözleşmelerinin iptal edilmesi sonucunu doğurmaktadır. Kişiler hakkında ortaya çıkan bu sonuç belli bir süreyle de sınırlı değildir. Ayrıca anılan kuralın, bu konuda yapılacak yargısal denetimin de etkinliğini sınırlayabilecek şekilde düzenlendiği ve yargısal süreçte idari işlemin hukuka uygunluğu denetiminde, işbaşı eğitim programlarının ve/ veya kursların iptal edilmesi için ilgili kolluk biriminin bildirimde bulunup bulunmadığıyla sınırlı bir denetim yetkisi verdiği anlaşılmaktadır. Sonuç itibarıyla, genel müdürlük talimatıyla, belirli bir süreyle sınırlı olmayan ve kurs ve programlarının uygulanması için gerçek ve tüzel kişilerle sözleşme imzalayan idareler ile bu işlemleri denetleyecek mahkemelere kural olarak değerlendirme yapma imkânı vermeyen, ilgili kişiler hakkında terör örgütleri ile ilgili irtibatı, iltisakı veya herhangi bir bağlantısı olduğu yönünde somut bir tespit veya bu hususta yargı kararı bulunma koşuluna bağlanmayan düzenlemenin, yukarıda belirtilen sonuçları dikkate alındığında; hukuk devleti, hukuki güvenlik ilkesi ile Anayasa’nın 48. maddesi ile güvence altına alınan temel hak ve özgürlükler arasında yer alan çalışma ve sözleşme hürriyetine yönelik orantısız bir sınırlama getirdiği ve bu haliyle hukuka aykırı olduğu sonucuna varılmıştır. Nitekim, benzer bir uyuşmazlıkta 13/02/2020 tarihli ve 31038 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anaysa Mahkemesinin 14/11/2019 tarih ve E:2018/90, K:2019/85 sayılı kararı da bu yöndedir. Davaya konusu, davalı Kurum ile davacı şirket arasında imzalanmış işbaşı eğitim programlarının iptal edilmesine ilişkin Mersin Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğünün 07/09/2018 tarih ve 6547 sayılı işleminin iptali isteminin incelenmesi: Dava konusu işlemin dayanağı olan 03/08/2016 tarih ve 28361 sayılı Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğü Aktif İşgücü Hizmetleri Dairesi Başkanlığı talimatının 1. paragrafında yer alan kısmı yukarıda yer verilen gerekçeyle hukuka aykırı bulunduğundan, davalı Kurum ile davacı şirket
yetkilisi arasında imzalanmış işbaşı eğitim programlarının iptal edilmesine ilişkin Mersin Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğünün 07/09/2018 tarih ve 6547 sayılı işleminde hukuka uyarlık bulunmamaktadır. Dava konusu 03.08.2016 tarih ve 28361 sayılı Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğü Aktif İşgücü Hizmetleri Dairesi Başkanlığı genel yazısının 2. paragrafında yer alan "Bu (kapatılan)kurum ve kuruluşlara daha önce üye/yönetici olmasına rağmen üyelikten ve yöneticilikten daha önceki tarihlerde istifa etmiş ve bu durumun da resmi belgelerle kanıtlanabilecek olanların detaylı şekilde ilgili emniyet ve istihbarat birimleri nezdinde araştırılması ve söz konusu örgütle ilişkisinin devam ettiği yönünde bilgi kanıt ve kanaat oluşanların kurs ve programlarının iptal edilmesi aksi durumdakilerle ilgili olarak herhangi bir işlem yapılmaması gereklidir" kısmının incelenmesi: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin 1/a fıkrasında, iptal davaları, idarî işlemler hakkında yetki, sebep, şekil, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı menfaatleri ihlâl edilenler tarafından açılan davalar olarak belirtildikten sonra, ilk inceleme konularının belirlendiği 14. maddesinin 3/c bendinde dava dilekçesinin ehliyet yönünden inceleneceği, 15. maddesinin 1/b bendinde ise, bu hususta kanuna aykırılık görülmesi hâlinde davanın reddedileceği kurala bağlanmıştır. Bir iptal davasının açılabilmesi ve idari yargı mercilerinin bu davayı ön koşullar yönünden kabul edebilmesi için 2577 sayılı Yasa'nın 14. maddesi uyarınca dava dilekçesi "ehliyet" yönünden de incelenmelidir. Danıştay'ın istikrar bulan kararlarına göre, davacının subjektif dava açma ehliyetinin bulunduğunun kabulü için idari kararın davacının meşru, şahsi ve güncel bir menfaatini ihlal etmesi gerekmektedir. Menfaatin kişisel olması, idarî işlemin mutlaka davacı hakkında tesis edilmiş olmasını gerektirmemektedir. Sözü edilen menfaat alâkasının varlığı ve sınırlarının her olayda yargı yerince uyuşmazlığın niteliğine göre belirlenmesi gerekmektedir. Uyuşmazlıkta dava konusu 03.08.2016 tarih ve 28361 sayılı Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğü talimatının 2. paragrafında yer alan kısmın da iptali istenilmiş ise de, KHK eki listede yer alan "… Bilim, Kültür, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneğinin kapatılma tarihi itibari ile üyesi olan davacı şirket yetkilisinin, kapatılan kurum ve kuruluşlarda daha önce üye/yönetici olmasına rağmen üyelikten ve yöneticilikten daha önceki tarihlerde istifa etmiş kişilerle ilgili yapılacak işlemlere yönelik uyuşmazlık konusu Genel Müdürlük Talimatının 2. paragrafındaki düzenleme ile
arasında meşru, kişisel ve güncel bir menfaat ilişkisi bulunmadığından bu kısma ilişkin dava açma ehliyetinin bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Davacının oluşan parasal zararlarının hakediş tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesi isteminin incelenmesi: Dava Konusu 03.08.2016 tarih ve 28361 sayılı Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğü Aktif İşgücü Hizmetleri Dairesi Başkanlığı genel yazısının 1. paragrafında yer alan "KHK eki listede yer alan kurum ve kuruluşlara (özellikle STK'lara) kapatılma tarihi itibari ile aktif olan üye/yöneticilere ait işyerleri ile olan kurs ve programların iptal edilmesi ve bundan sonraki süreçte sözleşme/protokol imzalanmaması" kısmı ile, davalı Kurum ile davacı şirket arasında imzalanmış işbaşı eğitim programlarının iptal edilmesine ilişkin Mersin Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğünün 07/09/2018 tarih ve 6547 sayılı işlem Dairemizce yukarıda yer verilen gerekçeyle hukuka aykırı bulunarak iptal edilmiş ise de, hizmet kusuruna dayalı maddi tazminat istemlerinde tazmin edilecek zararın mal varlığında gerçek, kanıtlanabilir bir azalma veya artma olanağından yoksun kalma niteliğinde olması ve somut olarak ortaya konulması gerektiğinden, davacı şirket tarafından işbaşı eğitim programlarının iptal edilmesi nedeniyle yoksun kaldığı kazanç miktarını ortaya koyan somut ve kabul edilebilir bilgi ve belge sunulmadığı görüldüğünden, uğranıldığı iddia edilen maddi zararın tazminine olanak bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Dava konusu 03.08.2016 tarih ve 28361 sayılı Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğü Aktif İşgücü Hizmetleri Dairesi Başkanlığı genel yazısının 1. paragrafında yer alan "KHK eki listede yer alan kurum ve kuruluşlara (özellikle STK'lara) kapatılma tarihi itibari ile aktif olan üye/yöneticilere ait işyerleri ile olan kurs ve programların iptal edilmesi ve bundan sonraki süreçte sözleşme/protokol imzalanmaması" kısmı ile bu düzenlemeye dayanılarak davalı Kurum ile davacı şirket arasında imzalanmış işbaşı eğitim programlarının iptal edilmesine ilişkin Mersin Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğünün 07/09/2018 tarih ve 6547 sayılı işleminin İPTALİNE, 2. Dava Konusu 03.08.2016 tarih ve 28361 sayılı Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğü Aktif İşgücü Hizmetleri Dairesi Başkanlığı genel yazısının 2. paragrafında yer alan " Bu (kapatılan)kurum ve kuruluşlara daha önce üye/yönetici olmasına rağmen üyelikten ve yöneticilikten daha önceki
tarihlerde istifa etmiş ve bu durumu da resmi belgelerle kanıtlanabilecek olanların detaylı bir şekilde ilgili emniyet ve istihbarat birimleri nezdinde araştırılması ve söz konusu örgütle ilişkisinin devam ettiği yönünde bilgi kanıt ve kanaat oluşanların kurs ve programlarının iptal edilmesi aksi durumdakilerle ilgili olarak herhangi bir işlem yapılmaması gereklidir" kısmının iptali istemi yönünden DAVANIN EHLİYET YÖNÜNDEN REDDİNE, 3. Davacının oluşan maddi zararlarının hakediş tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemi yönünden DAVANIN REDDİNE, 4. Dava kısmen iptal, kısmen ehliyet yönünden ret kararı, kısmen ret ile sonuçlandığından, ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam 587,65 TL yargılama giderinin haklılık oranına göre 391,77 TL'nin davacı üzerinde bırakılmasına, yargılama giderinin kalan kısmı olan 195,88 TL'nin ise davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, 5. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 4,500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, 4,500,00 TL vekalet ücretinin de davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, 6. Posta gideri avansından varsa artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine, 7. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 30/12/2021 tarihinde davanın ret ve ehliyet yönünden reddine ve tazminat isteminin reddine ilişkin kısmı yönünden oybirliğiyle, iptal yönünden oyçokluğuyla karar verildi. KARŞI OY 667 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin "Kapatılan Kurum ve Kuruluşlara İlişkin Tedbirler" başlıklı 2. Maddesinde; (ı) Milli güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilen Fethullahçı Terör Örgütüne (FETÖ/PDY) aidiyeti, iltisakı veya irtibatı belirlenen, c) Ekli (III) sayılı listede yer alan vakıf ve dernekler ile bunların iktisadi işletmeleri, (...) kapatılmıştır." kuralı düzenlenmiştir. Anılan düzenleme, Milli güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilen FETÖ/PDY’ye aidiyeti, iltisakı veya bu örgütle irtibatı belirlenen vakıf yükseköğretim kurumlarının kapatılması olağanüstü hâl kapsamında alınan bir tedbir olduğunun kabulü gerekir. Terörle mücadele ederek kişilerin ve toplumun huzur ve güvenliğini sağlamanın devletin yerine getirmekle yükümlü olduğu ödevler kapsamında kaldığına tereddüt
bulunmamaktadır. Bu çerçevede millî güvenliğin sağlanması amacıyla çalışma ve sözleşme hürriyetine belirli sınırlamaların getirilmesi mümkündür. Dava Konusu 03.08.2016 tarih ve 28361 sayılı Türkiye İş Kurumu Genel müdürlüğü talimatının 1. paragrafında yer alan "KHK eki listede yer alan kurum ve kuruluşlara (özellikle STK'lara) kapatılama tarihi itibari ile aktif olan üye/yöneticilere ait işyerleri ile yürütülen kurs ve programların iptal edilmesi ve bundan sonraki süreçte sözleşme/protokol imzalanmaması" kısmı ile işbu düzenlemeye dayanarak, davalı Kurum ile kapatılan dernekte üyeliği tespit edilen davacı şirket yetkilisi arasında imzalanmış işbaşı eğitim programlarının iptal edilmesine ilişkin Mersin Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğünün 07/09/2018 tarih ve 6547 sayılı işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığından, davaya konu işbu istem yönünden davanın reddi gerektiği oyu ile aksi yönde oluşan çoğunluk kararına katılmıyorum.
Kararın kaynağı
- Resmî kaynak
- Kararın resmî tam metin kaydı ↗
- Resmî PDF içindeki yeri
- T.C. Danıştay Kararlar Dergisi · Sayı 12 (2023) · PDF sayfa 269–280
- Resmî metnin alındığı tarih
- Metin ve künye kontrolü
Bu kayıtta künye, kaynak metni ve metinden yapılan aktarım sunulmaktadır. Editoryal içtihat analizi veya makaleyle karşılaştırma yapılmış olduğu anlamına gelmez.
Kaynak bütünlük bilgisi
Seçilen karar metni SHA-256: ab069d9ddbd0cdb14f300e169afe7704ca3446230b68e6258fb2b476f47cb8a5
Özgün dergi PDF dosyası SHA-256: 6d9a101048becdbb6a24ce905b780818fe9084265151f06d30567221d5bfe636
Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay bakımından hukuki görüş veya taahhüt niteliğinde değildir.
← İçtihat arşivine dönün