Sitede yayın: · Metin ve künye kontrolü: . Karar tarihi yukarıdaki künyede ayrıca gösterilir.
RESMÎ YAYININ ÖZETİ
Resmî yayında kararın konusu
Resmî derginin anahtar kelimeleri: -Cumhuriyet Savcısı, -Meslekten Çıkarma Cezası, -Maddi ve Manevi Tazminat
Aktarılan bölüm: Resmî dergi özeti (kararın PDF sayfaları 171-175).
Cumhuriyet savcısı olarak görev yapmakta iken meslekten ihraç edilen ve 6087 sayılı Kanun’un geçici 3. maddesi kapsamında yaptığı başvuru üzerine meslekten ihraç kararı kaldırılan, ancak yaş haddini doldurması sebebiyle göreve dönme olanağı bulunmayan davacının, emekliye ayrıldığı tarih ile yaş haddinden emekliye ayrılması gereken tarihe kadar olan dönemdeki maaş farklarından oluşan maddi zararının ve idarenin işlemleri nedeniyle uğradığı manevi zararlar karşılığı olan manevi tazminat tutarının ödenmesi gerektiği hakkında.
Bu bölüm, kararı yayımlayan resmî kurumun hazırladığı özettir. Kararı veren heyetin gerekçesi ve varsa karşı oy, aşağıdaki tam metinde kendi yerleriyle birlikte okunmalıdır.
Tam metne erişim
Tam metindeki hüküm bölümünü inceleyin.
Resmî kararın tamamına geçin ↓RESMÎ KARAR METNİ
Kararın tam metni
Bu kayıt resmî kaynak metnini ve künyesini sunar; ayrı bir editoryal içtihat çözümlemesi içermez. Dergideki özet ve anahtar kelimeler resmî yayıncıya aittir. Tam metin, belirtilen sayfa aralığındaki kararın varsa karşı oylarını da kapsar; sayfa üst ve alt bilgileri aktarım dışında tutulmuştur.
T.C. D A N I Ş T A Y Beşinci Daire Esas No : 2018/2254 Karar No : 2020/22 Anahtar Kelimeler : -Cumhuriyet Savcısı, -Meslekten Çıkarma Cezası, -Maddi ve Manevi Tazminat Özeti : Cumhuriyet savcısı olarak görev yapmakta iken meslekten ihraç edilen ve 6087 sayılı Kanun’un geçici 3. maddesi kapsamında yaptığı başvuru üzerine meslekten ihraç kararı kaldırılan, ancak yaş haddini doldurması sebebiyle göreve dönme olanağı bulunmayan davacının, emekliye ayrıldığı tarih ile yaş haddinden emekliye ayrılması gereken tarihe kadar olan dönemdeki maaş farklarından oluşan maddi zararının ve idarenin işlemleri nedeniyle uğradığı manevi zararlar karşılığı olan manevi tazminat tutarının ödenmesi gerektiği hakkında. Temyiz Edenler : 1- (Davacı) … Vekili : Av. … 2- (Davalı) : Hakimler ve Savcılar Kurulu 3- (Davalı) : Adalet Bakanlığı Vekili : Av. … İstemin Konusu : Ankara 7. İdare Mahkemesinin 23/02/2017 tarih ve E:2016/740, K:2017/637 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Yargılama Süreci : Dava Konusu İstem: Cumhuriyet Savcısı olarak görev yapmakta iken, Hakimler ve Savcılar Kurulu'nun 29/02/1996 tarih 144 sayılı kararı ile meslekten çıkarma cezasıyla cezalandırılan ve 6087 sayılı Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu Kanunu'nun geçici 3. maddesi kapsamında yaptığı başvuru üzerine 14/04/2011 tarih ve 137 sayılı Hakimler ve Savcılar Kurulu kararıyla meslekten ihraç kararı kaldırılan davacının emekliye ayrıldığı 15/06/1997 tarihi ile emsallerine göre yaş haddinden emekli olması gereken 31/12/2008 tarihi arasındaki maaş farklarının ve meslekten çıkarma işlemi nedeniyle manevi üzüntü duyduğundan bahisle bunun karşılığı olarak 20.000,00 TL manevi tazminat tutarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti: Danıştay Onbirinci Dairesinin 22/04/2014 tarih ve E:2013/4459, K:2014/2291 sayılı bozma kararına uyan Ankara 7. İdare Mahkemesinin 23/02/2017 tarih ve E:2016/740, K:2017/637 sayılı kararında; davacının maaş farklarının ödenmesine ilişkin talebi incelendiğinde; Cumhuriyet Savcısı olarak görev yapmakta iken, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun 29/02/1996 tarih ve 144 sayılı kararıyla meslekten çıkarılma cezası ile cezalandırılan davacının, bu kararın yeniden incelenmesi talebinin 23/09/1996 tarihinde, itiraz başvurusunun ise 05/05/1997 tarihinde reddedildiği, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu kararlarına karşı yargı yolunun kapalı olması nedeniyle, kesinleşen meslekten ihraç kararına karşı dava açma imkanı bulunmadığı gibi, itirazını inceleyen Kurulun çoğunluğu cezayı veren üyelerden oluştuğundan itirazından olumlu bir sonuç çıkmayacağı kanaatiyle ve meslekten ihraç edilen hâkim ve savcıların avukatlık yapmalarının mümkün olmadığı hususunu da gözeterek, aylık ve diğer sosyal güvenlik haklarından mahrum kalmamak için, 30 yıllık hizmeti karşılığında hak etmiş olduğu emekliliğini istemek zorunda kaldığı, Hâkimler ve Savcılar Kurulu kararlarına karşı yargı yolunun açılmasıyla birlikte 6087 sayılı Kanun uyarınca davacı tarafından yapılan başvuru üzerine dosyanın Hâkimler ve Savcılar Kurulu tarafından yeniden incelenerek, davacının fiillerinin meslekten çıkarma cezasını gerektirir nitelikte bulunmadığı belirtilerek, 29/02/1996 tarih ve 1996/144 sayılı kararın kaldırılmasına, isnad edilen diğer fiiller yer değiştirme veya meslekten çıkarma cezasını gerektirir nitelikte bulunmadığı gibi 23/04/1999 tarihinden öncesine ait olduğundan 4455 sayılı Af Kanunu kapsamında dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verildiği, bu karar uygulanarak savcılık görevine tekrar döndürülmesi mümkün olan davacının, yaş haddini doldurması sebebiyle, bu haktan da mahrum kaldığı, aktarılan süreç sonunda oluşan bu yeni hukuki durum karşısında, hakkında verilen hiçbir kararı yargı mercii önüne götürme imkanı bulunmayan ancak idarenin hukuka aykırı işlemleri sebebiyle yaş haddinden emekli olacağı tarihe kadar mesleğini fiilen yapma hakkını da kullanamayan davacının, bu işlemler nedeniyle maddi ve manevi zarara uğradığı ve bu zararın tazmini için, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nda belirtilen usule uygun olmak kaydıyla, dava açma hakkının doğduğu anlaşıldığından, Cumhuriyet Savcısı olarak görev yapmakta iken, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun 29/02/1996 tarihli ve 144 sayılı kararıyla meslekten ihraç edilen ve 6087 sayılı Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu Kanunu'nun geçici 3. maddesi kapsamında yaptığı başvuru üzerine meslekten ihraç kararı kaldırılan davacının, emekliye ayrıldığı 15/06/1997
tarihi ile yaş haddinden emekliye ayrılması gereken 31/12/2008 tarihi arasındaki maaş farklarından oluşan maddi zararının davalı idarelerce hesaplanarak ödenmesi gerektiği; davacının manevi tazminat talebine gelince; Cumhuriyet Savcısı olarak görev yapmakta iken, yukarıda belirtilen süreçle karşı karşıya kalan davacının, idarenin işlemleri sebebiyle şeref ve haysiyetinin rencide edildiği, maddi ve manevi elem duyduğu, dolayısıyla olayda manevi tazminat ödenme şartlarının gerçekleştiği anlaşıldığından, davacının duymuş olduğu acı ve üzüntü ile orantılı olarak takdiren 10.000,00 TL manevi tazminatın davalı idarelerce davacıya ödenmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davacının emekliye ayrıldığı 15/06/1997 tarihi ile yaş haddinden emekliye ayrılması gereken 31/12/2008 tarihi arasındaki maaş farklarından oluşan maddi zararının tazmini isteminin kabulü ile davacının emekliye ayrıldığı 15/06/1997 tarihi ile yaş haddinden emekliye ayrılması gereken 31/12/2008 tarihi arasında yoksun kaldığı maaş farklarının davalı idarelerce davacıya ödenmesine, davacının manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 10.000,00 TL manevi tazminatın davalı idarelerce davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin ise reddine karar verilmiştir. Temyiz Edenlerin İddiaları : Davacı tarafından, yasal faiz talebinin Mahkeme tarafından karşılanmadığı, bilirkişi incelemesi yaptırılmadığından davalı idareler tarafından zararının tarafsız hesaplanamayacağı, davalı idarelerin her birince hükmedilen tazminatın ne kadarının ödeneceğinin belirtilmemesinin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir. Davalı Hakimler ve Savcılar Kurulu tarafından, davacının 15/06/1997 tarihi ile yaş haddinden emekliye ayrılması gereken 31/12/2008 tarihi arasındaki maaş farklarından oluşan maddi zararının tazmini ile 10.000,00 TL manevi tazminat isteminin kabulüne ilişkin kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. Davalı Adalet Bakanlığı tarafından, davacının 15/06/1997 tarihi ile yaş haddinden emekliye ayrılması gereken 31/12/2008 tarihi arasındaki maaş farklarından oluşan maddi zararının tazmini ile 10.000,00 TL manevi tazminat isteminin kabulüne ilişkin kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. Karşı Tarafın Savunmaları: Davalı idareler tarafından; savunma verilmemiştir. Davacı tarafından, haksızlığa uğradığı ve zararının giderilmesi gerektiği belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hâkimi Sevim Çiftçi'nin Düşüncesi : Davacının meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin işlemin geri alınarak işlemin hukuka aykırılığı ortaya konulduğundan işlem nedeniyle davacının uğradığı zararların tazmin edilmesi gerektiği, meslekten çıkarma cezası kesinleşmeden emeklilik isteminde bulunmasının zarar ile işlem arasındaki illiyet bağını kesmeyeceği, bu nedenle İdare Mahkemesi kararının maddi tazminat talebinin kabulüne ve manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne ilişkin kısmının onanması gerektiği; öte yandan davacının maddi ve manevi tazminata ilişkin yasal faiz talebi ile ilgili hüküm kurulmaması yönünden İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İnceleme ve Gerekçe: Mahkeme kararının maddi tazminat isteminin kabulüne ve manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne ilişkin kısımları yönünden davalı idarelerin temyiz istemlerinin ve mahkeme kararında maddi tazminata hükmedilirken bilirkişi incelemesi yaptırılmaması ile mahkemece hükmedilen maddi ve manevi tazminat tutarını ödeyecek idarenin belirtilmemesi yönünden davacının temyiz isteminin incelenmesi Hukuki Değerlendirme: Dayandığı hukuksal nedenler ve gerekçesi yukarıdan açıklanan İdare Mahkemesi kararının, maddi tazminat isteminin kabulüne ve manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne ilişkin kısımları, aynı gerekçe ile Dairemizce de uygun bulunmuş olup, davalı idarelerin ve davacının temyiz dilekçelerinde ileri sürülen iddialar, kararın anılan kısımlarının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Mahkeme Kararında Davacının Maddi ve Manevi Tazminata İlişkin "Yasal Faiz" Talebine Yönelik Hüküm Kurulmaması Yönünden Davacının Temyiz İsteminin İncelenmesi Maddi Olay: Bakılan dava; Cumhuriyet Savcısı olarak görev yapmakta iken, Hakimler ve Savcılar Kurulu'nun 29/02/1996 tarih 144 sayılı kararı ile meslekten çıkarma cezasıyla cezalandırılan ve 6087 sayılı Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu Kanunu'nun geçici 3. maddesi kapsamında yaptığı başvuru üzerine 14/04/2011 tarih ve 137 sayılı Hakimler ve Savcılar
Kurulu kararıyla meslekten ihraç kararı kaldırılan davacının emekliye ayrıldığı 15/06/1997 tarihi ile emsallerine göre yaş haddinden emekli olması gereken 31/12/2008 tarihi arasındaki maaş farklarının ve meslekten çıkarma işlemi nedeniyle manevi üzüntü duyduğundan bahisle bunun karşılığı olarak 20.000,00 TL manevi tazminat tutarının "yasal faiziyle birlikte" ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır. İdare Mahkemesince; davacının emekliye ayrıldığı 15/06/1997 tarihinden yaş haddinden emekli olması gereken 31/12/2008 tarihine kadar olan dönemdeki maaş farklarının ve 10.000,00 TL manevi tazminatın ödenmesine karar verilmiştir. Hukuki Değerlendirme: Usul hukukunun en temel ilkelerinden biri olan taleple bağlılık ilkesi uyarınca, idare mahkemeleri taleple bağlı olup, istemi genişletecek veya daraltacak biçimde karar vermelerine imkan bulunmamaktadır. Dava dilekçesinde maddi ve manevi tazminat tutarının "yasal faiziyle birlikte" ödenmesine karar verilmesi isteminde bulunulmasına rağmen İdare Mahkemesince, davacının maddi ve manevi tazminata "yasal faiz" talebi yönünden hukuki inceleme yapılmadığı ve hüküm kurulmadığı görüldüğünden, anılan yönden hukuki inceleme yapılmaksızın ve hüküm kurulmaksızın verilen İdare Mahkemesi kararında taleple bağlılık ilkesi yönünden hukuka uyarlık bulunmamaktadır. Karar Sonucu : Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine, davalıların temyiz istemlerinin reddine, 2. Temyize konu Ankara 7. İdare Mahkemesinin 23/02/2017 tarih ve E:2016/740, K:2017/637 sayılı kararının maddi tazminat isteminin kabulüne ve manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne ilişkin kısımlarının onanmasına, 3. Anılan İdare Mahkemesi kararının davacının maddi ve manevi tazminata ilişkin "yasal faiz" talebiyle ilgili hüküm kurulmaması yönünden bozulmasına, 4. Bozulan hüküm fıkrası yönünden yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine, 5. 2577 sayılı Kanun'un (geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (onbeş) gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 13/01/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kararın kaynağı
- Resmî kaynak
- Kararın resmî tam metin kaydı ↗
- Resmî PDF içindeki yeri
- T.C. Danıştay Kararlar Dergisi · Sayı 4 (2020) · PDF sayfa 171–175
- Resmî metnin alındığı tarih
- Metin ve künye kontrolü
Bu kayıtta künye, kaynak metni ve metinden yapılan aktarım sunulmaktadır. Editoryal içtihat analizi veya makaleyle karşılaştırma yapılmış olduğu anlamına gelmez.
Kaynak bütünlük bilgisi
Seçilen karar metni SHA-256: 895ef25db3841f990ff2bb6572c49010777abf82f0007d6357347d76037db0a5
Özgün dergi PDF dosyası SHA-256: e77beebe8266eb2dc749d1784440f412abb15c558274c6abf1f16f57483ca271
Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay bakımından hukuki görüş veya taahhüt niteliğinde değildir.
← İçtihat arşivine dönün