İdare Hukuku

5. Daire: Disiplin Cezası, Soruşturma, Savunma Hakkı

Danıştay 5. Daire, 2016/15925 E., 2020/302 K., 27.01.2020

Kararın tam metnine geçin

Sitede yayın: · Metin ve künye kontrolü: . Karar tarihi yukarıdaki künyede ayrıca gösterilir.

RESMÎ YAYININ ÖZETİ

Resmî yayında kararın konusu

Resmî derginin anahtar kelimeleri: -Disiplin Cezası, -Soruşturma, -Savunma Hakkı

Aktarılan bölüm: Resmî dergi özeti (kararın PDF sayfaları 176-183).

Davacının, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü’nün 8/6. maddesinde yer alan ve İl Disiplin Kurulu kararına dayanak alınan “…rüşvet, … veya bu suçları işlemeye teşebbüs etmek…” fiili yönünden soruşturma yapılarak savunmasının alındığı, aynı Tüzük’ün 8/7. maddesinde yer alan ve dava konusu Yüksek Disiplin Kurulu kararında cezalandırılmasına dayanak alınan “yetkisini veya nüfusunu kendisine veya başkalarına çıkar sağlamak amacıyla veya kin veya dostluk nedeniyle kötüye kullanmak” fiili yönünden ayrıca bir soruşturma yapılmadığı ve savunmasının alınmadığı anlaşıldığından, dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu hakkında.

Bu bölüm, kararı yayımlayan resmî kurumun hazırladığı özettir. Kararı veren heyetin gerekçesi ve varsa karşı oy, aşağıdaki tam metinde kendi yerleriyle birlikte okunmalıdır.

Tam metne erişim

Tam metindeki hüküm bölümünü inceleyin.

Resmî kararın tamamına geçin ↓

RESMÎ KARAR METNİ

Kararın tam metni

Resmî kaynağı aç

Bu kayıt resmî kaynak metnini ve künyesini sunar; ayrı bir editoryal içtihat çözümlemesi içermez. Dergideki özet ve anahtar kelimeler resmî yayıncıya aittir. Tam metin, belirtilen sayfa aralığındaki kararın varsa karşı oylarını da kapsar; sayfa üst ve alt bilgileri aktarım dışında tutulmuştur.

T.C. D A N I Ş T A Y Beşinci Daire Esas No : 2016/15925 Karar No : 2020/302 Anahtar Kelimeler : -Disiplin Cezası, -Soruşturma, -Savunma Hakkı Özeti : Davacının, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü’nün 8/6. maddesinde yer alan ve İl Disiplin Kurulu kararına dayanak alınan “…rüşvet, … veya bu suçları işlemeye teşebbüs etmek…” fiili yönünden soruşturma yapılarak savunmasının alındığı, aynı Tüzük’ün 8/7. maddesinde yer alan ve dava konusu Yüksek Disiplin Kurulu kararında cezalandırılmasına dayanak alınan “yetkisini veya nüfusunu kendisine veya başkalarına çıkar sağlamak amacıyla veya kin veya dostluk nedeniyle kötüye kullanmak” fiili yönünden ayrıca bir soruşturma yapılmadığı ve savunmasının alınmadığı anlaşıldığından, dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu hakkında. Temyiz Eden (Davacı) : … Karşı Taraf (Davalı) : İçişleri Bakanlığı Vekili : Hukuk Müşaviri … İstemin Konusu : Kocaeli 2. İdare Mahkemesinin 28/12/2011 tarih ve E:2010/1054, K:2011/1620 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Yargılama Süreci : Dava Konusu İstem: Polis memuru olarak görev yapan davacının, Hakkari İli, Yüksekova İlçe Emniyet Müdürlüğü, Trafik Tescil ve Denetleme Büro Amirliğinde görev yaptığı dönemde "yetkisini veya nüfuzunu kendisine veya başkalarına çıkar sağlamak amacıyla veya kin veya dostluk nedeniyle kötüye kullanmak" suçunu işlediğinden bahisle işlem tarihinde yürürlükte bulunan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/7. maddesi uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılması gerekmekte ise de geçmiş hizmetleri olumlu olduğundan aynı Tüzük'ün 15. maddesi uyarınca bir alt ceza uygulanarak "24 ay uzun süreli durdurma" cezası ile

cezalandırılmasına ilişkin Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulunun 13/04/2010 tarih ve Gündem No:2010/57, Karar No:2010/161 sayılı kararının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : Kocaeli 2. İdare Mahkemesinin 28/12/2011 tarih ve E:2010/1054, K:2011/1620 sayılı kararında; davacı hakkında açılan disiplin soruşturması sonucu düzenlenen soruşturma raporu kapsamında yer alan ifadeler ve diğer belgeler ile CD çözüm tutanağının incelenmesinden, davacıya isnat edilen fiilin sübuta erdiği anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir. Temyiz Edenin İddiaları : Davacı tarafından; İdare Mahkemesince verilen kararın hukuka aykırı olduğu, olayın, Hakkari ili, Yüksekova İlçe Emniyet Müdürlüğü, Trafik Tescil ve Denetleme Büro Amirliğinde görev yaptığı 2009 yılında çeşitli sebeplerle yazdığı cezalar nedeniyle, cezaların muhatabı yazıhane sahibinin komplosundan ibaret olduğu, anılan şahıs tarafından sunulan ses kayıtlarının kesintisiz olmadığı, aralarındaki konuşmaların belli bölümlerini kayda alarak rüşvet aldığı izlenimi vermeye çalıştığı, söz konusu şahsın daha önce kendisini ve diğer polis memurlarını yazdıkları cezalar nedeniyle tehdit ettiği, kaldı ki bu şahsın araçlarına ceza yazarken rüşvetle suçlanmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, soruşturma kapsamında beyanları alınan tanıklarının ifadelerinin çelişkili olduğu, öte yandan, söz konusu kamera kayıtlarının hukuka aykırı delil niteliğinde olduğu ve hakkındaki iddiayı destekleyecek yan bir delil bulunmadığı sürece karara esas alınamayacağı ileri sürülmektedir. Karşı Tarafın Savunması : Davalı idare tarafından; uyuşmazlığın Emniyet Genel Müdürlüğü husumetiyle görülmesi gerektiği, davacıya isnat edilen fiilin sabit olduğu, dava konusu işlemin ve İdare Mahkemesi kararının hukuka uygun olduğu, temyiz dilekçesinde ileri sürülen hususların dava konusu işlemin hukuka uygunluğunu etkiler nitelikte olmadığı, sübjektif değerlendirmeler içerdiği, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerin hiçbirisine uymadığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmaktadır. Danıştay Tetkik Hâkimi Merve Cansu Giriş'in Düşüncesi : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü: İnceleme ve Gerekçe: Maddi Olay : 24/05/2009 tarihinde Hakkari ili, Yüksekova ilçesinde uzaktan kumandalı olduğu tahmin edilen bir bomba patlatılmış ve patlama esnasında patlama noktasının yanında beklemekte olan Hakkari ili, Yüksekova İlçe Emniyet Müdürlüğü, Trafik Tescil ve Denetleme Büro Amirliğinde görevli polis memuru şehit olmuştur. Hakkari Cumhuriyet Başsavcılığınca olayla ilgili olarak bilgisine başvurulan polis memuru …'nin; 18/05/2009 tarihinde Yeniköprü Mevkiinde uygulama yaptıkları sırada Yüksekova-Van güzergahında yolcu taşımacılığı yapan … Turizme ait ve şoför … sevk ve idaresindeki … plaka sayılı araç hakkında, D1 yetki belgesinin bulunmaması nedeniyle yasal işlem yapmaları nedeniyle firma yetkilisi … isimli şahsın kendilerine hitaben "bomba nasıl patlar göreceksiniz aklınız varsa iki gün içinde istifa edin bomba nasıl patlar göreceksiniz" dediğini ve bu esnada elindeki su şişesini kıvırarak patlattığını beyan etmesi üzerine, … isimli şahıs 27/05/2009 tarihinde kolluk görevlileri tarafından yakalanmıştır. Anılan şahıs, TEM Büro Amirliğinde alınan beyanında; 18/05/2009 tarihinde polis memurlarının, aracı hakkında belge eksikliği nedeniyle işlem yaptığını, işlem yapan polis memurlarına hitaben, "siz sadece bana bu şekilde ceza yazıyorsunuz elimde belgelerim var delillerim var yakında bir bomba patlayacak aklınız varsa istifa edin" dediğini, bu sırada elinde bir pet şişe bulunduğunu ve pet şişeyi patlattığını, ancak beyanındaki patlamadan kastının, elinde trafik polislerinin almış oldukları rüşveti gösteren bir görüntü olduğunu, bu görüntüden dolayı polis memurlarının ceza almalarını kastettiğini, bir polis memurunun şehit edilmesini kastetmediğini beyan etmesi üzerine, kendisinden, anılan görüntülerin getirilmesi istenilmiş ve anılan şahıs 26/05/2009 tarihinde görüntüleri Tem Büro Amirliğine teslim etmiştir. Söz konusu görüntüler incelendiğinde; görüntülerin Hakkari ili, Yüksekova İlçe Emniyet Müdürlüğü, Trafik Tescil ve Denetleme Büro Amirliğinde polis memuru olarak görev yapan davacı ile …'nin bir otomobil içerisinde geçen diyaloglarını içerdiği görülmüş ve bunun üzerine 04/06/2009 tarihinde davacı hakkında disiplin soruşturması başlatılmıştır.

Anılan soruşturma sonucunda düzenlenen 03/09/2009 tarihli raporda; her ne kadar davacı tarafından isnat edilen suçlama kabul edilmemiş ve herhangi bir menfaat temini olmadığı beyan edilmiş ise de, … isimli şahıs tarafından sunulan görüntülere ilişkin CD çözüm tutanağı ve soruşturma kapsamında dinlenen tanık beyanları birlikte değerlendirildiğinde menfaat temininin söz konusu olduğu sonucuna varıldığı belirtilmiş ve anılan fiili ile davacının, "rüşvet almak ve rüşvet vermek" suçunu işlediğinden bahisle işlem tarihinde yürürlükte bulunan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/6. maddesi uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılması teklifinde bulunulmuştur. Bu nedenle, Hakkari Valiliği İl Polis Disiplin Kurulunca, davacının rüşvet aldığına ilişkin iddialara yönelik olarak savunma vermesi istenilmiş ve davacı tarafından da rüşvet iddiasına ilişkin olarak 19/11/2009 tarihinde savunma verilmiştir. Akabinde, soruşturma raporunda getirilen teklif doğrultusunda tesis edilen Hakkari Valiliği İl Polis Disiplin Kurulunun 14/01/2010 tarih ve Karar No:2009/85 sayılı kararıyla; davacının, "rüşvet almak" suçunu işlediğinden bahisle işlem tarihinde yürürlükte bulunan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/6. maddesi uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş ve 20/01/2010 tarihli Valilik oluru üzerine dosyanın 3201 sayılı Emniyet Teşkilatı Kanunu'nun Ek-7. maddesi gereğince Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kuruluna sevkine karar verilmiştir. Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulunun 13/04/2010 tarih ve Gündem No:2010/57, Karar No:2010/161 sayılı kararıyla ise; davacının, "yetkisini veya nüfuzunu kendisine veya başkalarına çıkar sağlamak amacıyla veya kin veya dostluk nedeniyle kötüye kullanmak" suçunu işlediğinden bahisle işlem tarihinde yürürlükte bulunan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/7. maddesi uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılması gerekmekte ise de geçmiş hizmetleri olumlu olduğundan aynı Tüzük'ün 15. maddesi uyarınca bir alt ceza uygulanarak "24 ay uzun süreli durdurma" cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. Bunun üzerine, söz konusu cezanın iptali istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır. Diğer yandan, davacının disiplin cezasına konu fiili nedeniyle "rüşvet almak" suçundan yargılandığı davada, Hakkari Ağır Ceza Mahkemesinin 13/05/2014 tarih ve E:2012/447, K:2014/317 sayılı kararıyla mahkumiyetine karar verilmiş ve bu karar henüz kesinleşmemiştir.

İlgili Mevzuat: Emniyet Teşkilatı personeli, disiplin suç ve cezaları yönünden dava konusu işlemin tesis edildiği tarih itibarıyla Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü hükümlerine tâbi olup, anılan Tüzük'ün 8/6. maddesinde, "... rüşvet, ... veya bu suçları işlemeye teşebbüs etmek..." fiilleri; aynı Tüzük'ün 8/7. maddesinde ise, "yetkisini veya nüfusunu kendisine veya başkalarına çıkar sağlamak amacıyla veya kin veya dostluk nedeniyle kötüye kullanmak" fiili meslekten çıkarma cezasını gerektiren fiiller arasında sayılmıştır. 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun ek 7. maddesinde, "Disiplin Kurulunca verilen kararlardan: A) İl Polis Disiplin Kurulunun polis memurları hakkında verilen meslekten çıkarma cezası dışındaki kararları valinin; polis memurları hakkında verilen meslekten çıkarma cezası kararları valinin önerisi, Genel Müdürlük Yüksek Disiplin Kurulunun görüşü ve Bakanın onayı ile; B) Genel Müdürlük Merkez Disiplin Kurulu ile öğretim ve eğitim kurumlarındaki Polis Disiplin kurullarının meslekten çıkarma dışındaki kararları Emniyet Genel Müdürünün onayı; meslekten çıkarma kararları Genel Müdürlük Yüksek Disiplin Kurulunun görüşü ve Bakanın onayı ile; C) Genel Müdürlük Yüksek Disiplin Kurulunun kararları Bakanın onayı ile; kesinleşir. (A) ve (B) bentleri uyarınca intikal eden ve Genel Müdürlük Yüksek Disiplin Kurulunca uygun görüş belirtilmeyen dosyalar Bakanlık Yüksek Disiplin Kurulunca kesin karara bağlanır..." hükmüne yer verilmiştir. Anayasanın 129. maddenin ikinci fıkrasında, "Memurlar ve diğer kamu görevlileri ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve bunların üst kuruluşları mensuplarına savunma hakkı tanınmadıkça disiplin cezası verilemez." hükmüne yer verilerek, savunma alınmadan kamu görevlilerine disiplin cezası verilemeyeceği anayasal olarak güvence altına alınmıştır. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 130. maddesinde ise, "Devlet memuru hakkında savunması alınmadan disiplin cezası verilemez. Soruşturmayı yapanın veya yetkili disiplin kurulunun 7 günden az olmamak üzere verdiği süre içinde veya belirtilen bir tarihte savunmasını yapmayan memur, savunma hakkından vazgeçmiş sayılır." hükmüne yer verilmiştir. Anayasa Mahkemesinin 14/07/1998 tarih ve 1997/41, 1998/47 sayılı kararında; herkesin kendisine yönelik isnadın nedeninden ve niteliğinden en kısa zamanda, anladığı bir dille ve ayrıntılı olarak haberdar edilmek hakkına sahip olduğu; olayı, isnadın nedenini ve hukukî niteliğini bilmeyen kişinin kendisini yeterince savunamayacağının açık olduğu, bu hususun, savunma

hakkının temelini oluşturduğu belirtilmek suretiyle, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin, "savunma hakkı"na ilişkin 6. maddesi de dikkate alınarak savunma hakkının niteliği ve önemi vurgulanmıştır. Hukuki Değerlendirme : Disiplin cezaları, kamu hizmetinin gereği gibi yürütülebilmesi bakımından kamu görevlilerinin mevzuat uyarınca yerine getirmek zorunda oldukları ödev ve sorumlulukları ifa etmemeleri veya mevzuatta yasaklanan fiillerde bulunmaları durumunda uygulanan yaptırımlar olup, memurların özlük hakları üzerinde doğrudan ve önemli sonuçlar doğurmaları sebebiyle subjektif ve bireysel etkileri bulunduğu gibi, kamu görevinin gereği gibi sürdürülmesi ve kamu düzeninin sağlanması bakımından objektif ve kamusal öneme de sahiptirler. Bu bakımdan disiplin soruşturmalarının yapılmasında izlenecek yöntem, ceza verilecek fiiller ve ceza vermeye yetkili makam ve kurullar mevzuatla belirlenmekte, doktrin ve yargısal içtihatlarla da konu ile ilgili disiplin hukuku ilkeleri oluşturulmaktadır. Disiplin suçu teşkil eden fiillerle ilgili olarak soruşturma yapılması zorunlu olduğu gibi, soruşturmanın belirli usuller çerçevesinde yapılması da isnada maruz kalanların hukuki güvencesidir. Bu itibarla, disiplin cezası vermeye yetkili mercilerce kamu görevlilerinin disiplin suçu sayılacak eylemlerinin işlendiğinin öğrenilmesi halinde, bir muhakkik tayin edilerek disiplin soruşturması açılması, muhakkik tarafından soruşturulanın lehine ve aleyhine olan tüm bilgi ve belgeler toplanmak ve bilgi sahibi olanların ifadeleri ile ilgilinin ne ile suçlandığı açıkça belirtilerek savunması alınmak suretiyle yasal süresi içerisinde soruşturmanın tamamlanması, yürütülen soruşturma sonucunda, adli, idari ve disiplin yönünden soruşturulan hakkında muhakkikin kanaat ve teklifinin de yer aldığı soruşturma raporunun hazırlanarak raporun disiplin cezası vermeye yetkili amire veya kurula sunulması ve bunun üzerine yetkili amir ve kurullarca soruşturma dosyasının incelenerek karar verilmesi hukuki güvenlik ilkesinin gereğidir. Yukarıda belirtilen ilkelerin gereği olarak soruşturma veya disiplin kurullarınca karar verme aşamasında isnat edilen fiilin farklı bir madde kapsamına girdiğinin anlaşılması durumunda ise bu maddede belirtilen fiil için yeni bir soruşturma olurunun alınması, yeni bir soruşturmacının atanması, davacının bu madde kapsamında ayrıca savunmasının alınması ve buna göre tahkikatın yürütülmesi gerekmektedir. Olayda, yukarıda yer verilen disiplin ilkeleri doğrultusunda, kusurlu halin tespitinden sonra yasal süreler içerisinde davacı hakkında disiplin soruşturması açıldığı, bağımsız bir muhakkik tayin edilerek yürütülen

soruşturma kapsamında Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/6. maddesi hükmüne göre inceleme ve araştırma yapıldığı ve davacının anılan maddedeki fiile ilişkin savunmasının alındığı, bu süreç sonunda tesis edilen Hakkari Valiliği İl Polis Disiplin Kurulunun 14/01/2010 tarih ve Karar No:2009/85 sayılı kararıyla, davacının Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/6. maddesi uyarınca meslekten çıkarma cezasıyla cezalandırılmasının uygun bulunduğu, ancak Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulunun 13/04/2010 tarih ve Gündem No:2010/57, Karar No:2010/161 sayılı kararıyla; davacının, anılan Tüzük'ün 8/7. maddesi uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği görülmüştür. Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/6. maddesinde belirtilen ve İl Disiplin Kurulu kararına dayanak alınan "...rüşvet, ... veya bu suçları işlemeye teşebbüs etmek" fiilleri ile aynı Tüzük'ün 8/7. maddesinde belirtilen ve Yüksek Disiplin Kurulunun kararına dayanak alınan "yetkisini veya nüfusunu kendisine veya başkalarına çıkar sağlamak amacıyla veya kin veya dostluk nedeniyle kötüye kullanmak" fiilinin, unsurları bakımından birbirinden farklı oldukları ve sübut bulup bulmadıklarına ilişkin incelemenin her biri için ayrı ayrı yapılması gerektiği açıktır. Bu durumda, dava konusu işlemde davacının işlediği kabul edilerek cezalandırılmasına dayanak alınan "yetkisini veya nüfusunu kendisine veya başkalarına çıkar sağlamak amacıyla veya kin veya dostluk nedeniyle kötüye kullanmak" eylemi yönünden ayrıca bir soruşturma yapılmadığı anlaşılmakta olup, Yüksek Disiplin Kurulu aşamasında saptanan bu fiil yönünden yeni bir soruşturma oluru alınarak davacı lehine ve aleyhine olan tüm deliller araştırılmadan ve davacının bu fiile ilişkin savunması alınmadan tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Bu itibarla, belirtilen araştırma yapılmaksızın tesis edilen işleme karşı açılan davanın reddi yönünde verilen İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. Karar Sonucu : Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne; 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin temyize konu Kocaeli 2. İdare Mahkemesinin 28/12/2011 tarih ve E:2010/1054, K:2011/1620 sayılı kararının bozulmasına, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,

4. 2577 sayılı Kanun'un (geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (onbeş) gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 27/01/2020 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. KARŞI OY Davacının temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği oyuyla, aksi yönde oluşan çoğunluk kararına katılmıyoruz.

Kararın kaynağı

Resmî PDF içindeki yeri
T.C. Danıştay Kararlar Dergisi · Sayı 4 (2020) · PDF sayfa 176–183
Resmî metnin alındığı tarih
Metin ve künye kontrolü

Bu kayıtta künye, kaynak metni ve metinden yapılan aktarım sunulmaktadır. Editoryal içtihat analizi veya makaleyle karşılaştırma yapılmış olduğu anlamına gelmez.

Kaynak bütünlük bilgisi

Seçilen karar metni SHA-256: 4899e9541998124f9172e4449b5a7b74928db5933e9abc0273741bf52f7b589a

Özgün dergi PDF dosyası SHA-256: e77beebe8266eb2dc749d1784440f412abb15c558274c6abf1f16f57483ca271

← İçtihat arşivine dönün