Sitede yayın: · Metin ve künye kontrolü: . Karar tarihi yukarıdaki künyede ayrıca gösterilir.
RESMÎ YAYININ ÖZETİ
Resmî yayında kararın konusu
Resmî derginin anahtar kelimeleri: -İşgal, -Ecrimisil, -Süre, -Zamanaşımı, -Ecrimisil İhbarnamesi, -Fuzuli Şagil, -Tespit Tutanağı
Aktarılan bölüm: Resmî dergi özeti (kararın PDF sayfaları 138-145).
Taşınmaz malın işgale uğradığının tespiti halinde, tespit tarihinden geriye doğru beş yılı geçmemek üzere ecrimisilin tespit ve takdir edileceği, Kanunda aksine hüküm bulunmadıkça her alacağın on yıllık zaman aşımına tabi olduğu yönündeki kural uyarınca tespit tarihinden itibaren en geç beş yıl içinde ecrimisil ihbarnamesi düzenlenerek fuzuli şagile tebliğe çıkarılması gerektiği hakkında.
Bu bölüm, kararı yayımlayan resmî kurumun hazırladığı özettir. Kararı veren heyetin gerekçesi ve varsa karşı oy, aşağıdaki tam metinde kendi yerleriyle birlikte okunmalıdır.
Tam metne erişim
Tam metindeki hüküm bölümünü inceleyin.
Resmî kararın tamamına geçin ↓RESMÎ KARAR METNİ
Kararın tam metni
Bu kayıt resmî kaynak metnini ve künyesini sunar; ayrı bir editoryal içtihat çözümlemesi içermez. Dergideki özet ve anahtar kelimeler resmî yayıncıya aittir. Tam metin, belirtilen sayfa aralığındaki kararın varsa karşı oylarını da kapsar; sayfa üst ve alt bilgileri aktarım dışında tutulmuştur.
T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/4969 Karar No : 2024/6660 Anahtar Kelimeler : -İşgal, -Ecrimisil, -Süre, -Zamanaşımı, -Ecrimisil İhbarnamesi, -Fuzuli Şagil, -Tespit Tutanağı Özeti : Taşınmaz malın işgale uğradığının tespiti halinde, tespit tarihinden geriye doğru beş yılı geçmemek üzere ecrimisilin tespit ve takdir edileceği, Kanunda aksine hüküm bulunmadıkça her alacağın on yıllık zaman aşımına tabi olduğu yönündeki kural uyarınca tespit tarihinden itibaren en geç beş yıl içinde ecrimisil ihbarnamesi düzenlenerek fuzuli şagile tebliğe çıkarılması gerektiği hakkında. TEMYİZ EDEN (DAVACI) : İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. … KARŞI TARAF (DAVALI) : İstanbul Defterdarlığı Avrupa Yakası Milli Emlak Dairesi Başkanlığı İSTEMİN KONUSU : İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 9. İdari Dava Dairesinin 04/01/2018 tarih ve E:2017/2980, K:2018/24 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava Konusu İstem : İstanbul ili, Beşiktaş ilçesi, Arnavutköy Mahallesinde bulunan … pafta, … ada, … sayılı parselin önünde yer alan Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki denizden dolgu vasıflı 450,00 m²'lik taşınmazın 01/01/2009-07/06/2010 tarihleri arasında restoran ve çay bahçesi olarak kullanılmak suretiyle işgali nedeniyle 162.724,25 TL tutarında ecrimisil istenilmesine ilişkin 28/05/2016 tarih ve 68819 sayılı ecrimisil ihbarnamesinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : İstanbul 2. İdare Mahkemesince verilen 26/05/2017 tarih ve E:2016/2152, K:2017/1230 sayılı kararda; davacı Büyükşehir Belediyesinin ecrimisil konusunda fahişlik itirazı bulunmadığı ve tespit tarihinden geriye doğru beş yıllık yasal sürenin de aşılmadığı dikkate alındığında, Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki taşınmazın davacı tarafından fuzulen işgal edilmesi nedeniyle düzenlenen dava konusu ihbarnamede hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi Kararının Özeti : Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Taşınmazın denizden dolgu alan olmadığı, Kıyı Kanunu kapsamında kıyı tarifine uymadığı, tasarrufunun kendilerinde olduğu ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir. TETKİK HÂKİMİ : Abdülaziz ULUBATLI DÜŞÜNCESİ : 2886 sayılı Kanun'da, Kanun koyucu tarafından, tespit tarihinden geriye doğru en fazla beş yılı geçmemek üzere ecrimisil tespit ve takdir edilmesi kuralı getirilirken, ecrimisilin Borçlar Kanunu'nun genel hükümleri çerçevesinde on yıllık zaman aşımı süresine tabi olduğundan hareketle, aynı Kanun'daki kiralar konusundaki beş yıllık zaman aşımı süresine tâbi tutulduğunun amaçlandığına göre, taşınmaz malın işgale uğradığının tespiti halinde, tespit tarihinden geriye doğru beş yılı geçmemek üzere ecrimisilin tespit ve takdir edileceği, kanunda aksine hüküm bulunmadıkça her alacağın on yıllık zaman aşımına tâbi olduğu yönündeki kural uyarınca tespit tarihinden itibaren en geç beş yıl içinde ecrimisil ihbarnamesi düzenlenerek fuzuli şagile tebliğ edileceği hususu dikkate alındığında, 07/06/2010 tarihli tespit tarihinden itibaren beş yıllık süre aşıldıktan sonra 28/05/2016 tarihinde düzenlenen dava konusu ecrimisil ihbarnamesinin süresinde düzenlenmediği anlaşılmakla, temyiz isteminin kabulü ile İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE : 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'nun 75. maddesinin 1. fıkrasında, "Devletin özel mülkiyetinde veya hüküm ve tasarrufu altında bulunan taşınmaz malları ve Vakıflar Genel Müdürlüğü ile idare ve temsil ettiği mazbut vakıflara ait taşınmaz malların, gerçek ve tüzelkişilerce işgali üzerine, fuzuli şagilden, bu Kanun’un 9’uncu maddesindeki yerlerden sorulmak suretiyle, idareden taşınmaz ve değerleme konusunda işin ehli veya uzmanı üç kişiden oluşan komisyonca tespit tarihinden geriye doğru beş yılı geçmemek üzere tespit ve takdir edilecek ecrimisil istenir. Ecrimisil talep edilebilmesi için, Hazinenin işgalden dolayı bir zarara uğramış olması gerekmez ve fuzuli şagilin kusuru aranmaz." hükmü yer almıştır. Anılan Kanun'un 74. maddesine dayanılarak çıkarılan Hazine Taşınmazlarının İdaresi Hakkında Yönetmelik'in 84. maddesinin 1. fıkrasında, "Hazine taşınmazlarından kiraya verilen, irtifak hakkı kurulan veya kullanma izni verilerin dışında kalanların fiili durumları, İdarece hazırlanan program dâhilinde tespit edilir. Taşınmazların tespitleri yılda en az bir defa yapılır, ancak tespit programlarının süresi beş yıldan fazla olamaz..."; 85. maddesinin 1. fıkrasında, "Hazine taşınmazlarının kişilerce işgale uğradığının tespit edilmesi hâlinde, tespit tarihinden itibaren onbeş gün içinde "Taşınmaz Tespit Tutanağı"na dayanılarak, tespit tarihinden geriye doğru beş yılı geçmemek üzere bedel tespit komisyonunca ecrimisil tespit ve takdir edilir."; 2. fıkrasında, "Ecrimisilin tespit ve takdirinde; İdarenin zarara uğrayıp uğramadığına ve işgalcinin kusurlu olup olmadığına bakılmaksızın, taşınmazın işgalci tarafından kullanım şekli, fiili ve hukuki durumu ile işgalden dolayı varsa elde ettiği gelir, aynı yer ve mahalde bulunan emsal nitelikteki taşınmazlar için oluşmuş kira bedelleri veya ecrimisiller, varsa bunlara ilişkin kesinleşmiş yargı kararları, ilgisine göre belediye, ticaret odası, sanayi odası, ziraat odası, borsa gibi kuruluşlardan veya bilirkişilerden soruşturulmak suretiyle edinilecek bilgiler ile taşınmazın değerini etkileyecek tüm unsurlar göz önünde bulundurulur. İşgalin şekli, Hazine taşınmazının konumu ve taşınmazdan elde edilen gelir gibi unsurlar itibariyle asgari ecrimisil tutarlarını belirlemeye Bakanlık yetkilidir."; 86. maddesinin 1. fıkrasında, "Takdir edilen ecrimisiller, takdir tarihinden itibaren onbeş gün içinde ecrimisil ihbarnamesi düzenlenerek fuzuli şagile, 11/2/1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre öncelikle elden veya iadeli taahhütlü mektupla, bu şekilde tebliğ edilemeyenler diğer usullere göre tebliğ edilir."; 2. fıkrasında, "Ecrimisil işlemine karşı, tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içinde ilgili İdareye dilekçeyle müracaat edilerek düzeltme talebinde bulunulabilir." ve
3. fıkrasında, "Düzeltme talepleri, talep tarihinden itibaren en geç otuz gün içinde bu amaçla oluşturulacak komisyonlarca karara bağlanır ve sonucu karar tarihinden itibaren en geç onbeş gün içinde düzenlenecek Ecrimisil Düzeltme İhbarnamesi ile ilgilisine tebliğ edilir." düzenlemeleri yer almaktadır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 146. maddesinde, "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, her alacak on yıllık zamanaşımına tabidir." kuralı yer almaktadır. Görüldüğü üzere; 2886 sayılı Kanun'da, tespit tutanağı ile idarenin bilgisi dahiline giren işgalden dolayı tespit tarihinden itibaren en fazla beş yıl geriye doğru gidilerek ecrimisil istenilebileceği, beş yılı aşan ecrimisil alacağının ise zaman aşımına uğrayacağı kabul edilmiş iken, tespit üzerine takdir edilecek ecrimisil hakkında en geç hangi sürede ecrimisil ihbarnamesi düzenleneceği ve fuzuli şagile tebliğ edileceğine ilişkin bir kurala yer verilmemiştir. Tespit tutanağının düzenlendiği tarih ile işgalin, diğer bir ifadeyle ecrimisil alacağının idarenin bilgisi dahiline girdiği, bu tarihten itibaren idarece söz konusu alacak hakkında belirli bir süre içerisinde idari bir işlem tesis edilerek ilgilisine tebliği gerektiği açıktır. Kanun koyucu tarafından, tespit tarihinden geriye doğru en fazla beş yılı geçmemek üzere ecrimisil tespit ve takdir edilmesi kuralı getirilirken, ecrimisilin Borçlar Kanunu'nun genel hükümleri çerçevesinde on yıllık zaman aşımı süresine tabi olduğundan hareketle, aynı Kanun'daki kiralar konusundaki beş yıllık zaman aşımı süresine tâbi tutulduğunun amaçlandığı görülmüştür. Dosyanın incelenmesinden, İstanbul ili, Beşiktaş ilçesi, Arnavutköy Mahallesinde bulunan … pafta, … ada, … sayılı parselin önünde yer alan Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki denizden dolgu vasıflı 450,00 m²'lik taşınmazın, davacı tarafından restoran ve çay bahçesi olarak kullanılmak suretiyle işgal edildiğinin 07/06/2010 tarihli taşınmaz tespit tutanağı ile tespit edildiği, bu tutanağa dayanılarak 01/01/2009-07/06/2010 tarihleri arasındaki dönem için 162.724,25 TL tutarında ecrimisil istenilmesine ilişkin 28/05/2016 tarih ve 68819 sayılı ecrimisil ihbarnamesinin düzenlenip davacıya tebliğ edildiği, ilgili ihbarnamenin iptali istemiyle temyizen incelenmekte olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Yukarıda yer verilen mevzuat birlikte değerlendirildiğinde; taşınmaz malın işgale uğradığının tespiti halinde, tespit tarihinden geriye doğru beş yılı geçmemek üzere ecrimisilin tespit ve takdir edileceği, kanunda aksine hüküm bulunmadıkça her alacağın on yıllık zaman aşımına tâbi olduğu
yönündeki kural uyarınca tespit tarihinden itibaren en geç beş yıl içinde ecrimisil ihbarnamesi düzenlenerek fuzuli şagile tebliğ edileceği hususu dikkate alındığında, 07/06/2010 tarihli tespit tarihinden itibaren beş yıllık süre aşıldıktan sonra 28/05/2016 tarihinde düzenlenen dava konusu ecrimisil ihbarnamesinin süresinde düzenlenmediği sonucuna varılmıştır. Bu durumda, süresinde düzenlenmeyen dava konusu işlemde hukuka uygunluk, İdari Dava Dairesi kararında ise hukuki isabet görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz isteminin kabulüne, 2. Temyize konu İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 9. İdari Dava Dairesinin 04/01/2018 tarih ve E:2017/2980, K:2018/24 sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 25/11/2024 tarihinde esasta oybirliği, gerekçede oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi. KARŞI OY X- 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'nun 75. maddesinin 1. fıkrasında, "Devletin özel mülkiyetinde veya hüküm ve tasarrufu altında bulunan taşınmaz malları ve Vakıflar Genel Müdürlüğü ile idare ve temsil ettiği mazbut vakıflara ait taşınmaz malların, gerçek ve tüzelkişilerce işgali üzerine, fuzuli şagilden, bu Kanun’un 9’uncu maddesindeki yerlerden sorulmak suretiyle, idareden taşınmaz ve değerleme konusunda işin ehli veya uzmanı üç kişiden oluşan komisyonca tespit tarihinden geriye doğru beş yılı geçmemek üzere tespit ve takdir edilecek ecrimisil istenir. Ecrimisil talep edilebilmesi için, Hazinenin işgalden dolayı bir zarara uğramış olması gerekmez ve fuzuli şagilin kusuru aranmaz." hükmü yer almıştır. Anılan Kanun'un 74. maddesine dayanılarak çıkarılan Hazine Taşınmazlarının İdaresi Hakkında Yönetmelik'in 84. maddesinin 1. fıkrasında, "Hazine taşınmazlarından kiraya verilen, irtifak hakkı kurulan veya kullanma izni verilenlerin dışında kalanların fiili durumları, İdarece hazırlanan program dâhilinde tespit edilir. Taşınmazların tespitleri yılda en az bir defa yapılır, ancak tespit programlarının süresi beş yıldan fazla olamaz..."; 85. maddesinin 1. fıkrasında, "Hazine taşınmazlarının kişilerce işgale uğradığının tespit edilmesi hâlinde, tespit tarihinden itibaren onbeş gün içinde "Taşınmaz Tespit Tutanağı"na dayanılarak, tespit tarihinden geriye doğru beş yılı geçmemek üzere bedel tespit komisyonunca ecrimisil
tespit ve takdir edilir."; 2. fıkrasında, "Ecrimisilin tespit ve takdirinde; İdarenin zarara uğrayıp uğramadığına ve işgalcinin kusurlu olup olmadığına bakılmaksızın, taşınmazın işgalci tarafından kullanım şekli, fiili ve hukuki durumu ile işgalden dolayı varsa elde ettiği gelir, aynı yer ve mahalde bulunan emsal nitelikteki taşınmazlar için oluşmuş kira bedelleri veya ecrimisiller, varsa bunlara ilişkin kesinleşmiş yargı kararları, ilgisine göre belediye, ticaret odası, sanayi odası, ziraat odası, borsa gibi kuruluşlardan veya bilirkişilerden soruşturulmak suretiyle edinilecek bilgiler ile taşınmazın değerini etkileyecek tüm unsurlar göz önünde bulundurulur. İşgalin şekli, Hazine taşınmazının konumu ve taşınmazdan elde edilen gelir gibi unsurlar itibariyle asgari ecrimisil tutarlarını belirlemeye Bakanlık yetkilidir."; 86. maddesinin 1. fıkrasında, "Takdir edilen ecrimisiller, takdir tarihinden itibaren onbeş gün içinde ecrimisil ihbarnamesi düzenlenerek fuzuli şagile, 11/2/1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre öncelikle elden veya iadeli taahhütlü mektupla, bu şekilde tebliğ edilemeyenler diğer usullere göre tebliğ edilir."; 2. fıkrasında, "Ecrimisil işlemine karşı, tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içinde ilgili İdareye dilekçeyle müracaat edilerek düzeltme talebinde bulunulabilir." ve 3. fıkrasında, "Düzeltme talepleri, talep tarihinden itibaren en geç otuz gün içinde bu amaçla oluşturulacak komisyonlarca karara bağlanır ve sonucu karar tarihinden itibaren en geç onbeş gün içinde düzenlenecek Ecrimisil Düzeltme İhbarnamesi ile ilgilisine tebliğ edilir." düzenlemeleri yer almaktadır. Görüldüğü üzere; 2886 sayılı Kanun'da, tespit ve takdir edilecek ecrimisil alacağı tespit tarihinden geriye doğru beş yıllık bir süre ile sınırlanmış iken, tespit ve takdir edilen ecrimisil alacağının tahakkukuna ilişkin ecrimisil ihbarnamesinin düzenlenmesi ve ilgilisine tebliğ edilmesi süresi ile ilgili bir kuralın yer almadığı; bu hususun anılan Kanun'a dayanılarak yürürlüğe konulan Hazine Taşınmazlarının İdaresi Hakkında Yönetmelik ile düzenlendiği anlaşılmaktadır. Dolayısıyla, taşınmazın fuzulen işgal edildiğinin tespit edildiği tarihten geriye doğru takdir edilen beş yıllık ecrimisil alacağı hakkında, yukarıda yer verilen Yönetmelik'te belirtilen süre içerisinde ecrimisil ihbarnamesi düzenlenerek ilgilisine tebliği gerekmektedir. Buna göre; uyuşmazlıkta işgalin davalı idarece tespit edildiği tarihten geriye doğru beş yıl için takdir edilen ecrimisil alacağı için tespit ve takdir tarihinden itibaren onbeş gün içinde ecrimisil ihbarnamesi düzenlenerek fuzuli şagile tebliğ edileceğinden, 07/06/2010 tarihli tespit tutanağının üzerinden geçen süre dikkate alındığında, 28/05/2016 tarihli dava konusu
ecrimisil ihbarnamesinin mevzuatta öngörülen sürede düzenlenmediği anlaşılmıştır. Nitekim, işgalin tespit edildiği tarih itibariyle geriye doğru beş yıllık süre için ecrimisil istenilebileceği, ancak taşınmazın bu tarih itibarıyla tahliyesinin zorunlu olduğu dikkate alındığında, tespit tarihinden sonra işgalin varlığından söz edilebilmesi için yeniden bir tespit yapılması gerektiği, bu yönden işlem yapmayan idareye mevzuatta öngörülmeyen keyfi bir uygulama süresi tanınarak tahakkuk işlemlerinin belirsiz bir zamana yayılmasının kamu yararına aykırı olması yanında, hukukun öngörülebilirlik ilkesi ile de bağdaşmadığı açıktır. Bu durumda, süresinde düzenlenmeyen dava konusu işlemde hukuka uygunluk, İdari Dava Dairesi kararında ise hukuki isabet bulunmamaktadır. Yukarıda belirtilen gerekçe ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği oyuyla çoğunluk kararına katılmıyorum. KARŞI OY XX- 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'nun 75. maddesinin 1. fıkrasında, "Devletin özel mülkiyetinde veya hüküm ve tasarrufu altında bulunan taşınmaz malları ve Vakıflar Genel Müdürlüğü ile idare ve temsil ettiği mazbut vakıflara ait taşınmaz malların, gerçek ve tüzelkişilerce işgali üzerine, fuzuli şagilden, bu Kanun’un 9’uncu maddesindeki yerlerden sorulmak suretiyle, idareden taşınmaz ve değerleme konusunda işin ehli veya uzmanı üç kişiden oluşan komisyonca tespit tarihinden geriye doğru beş yılı geçmemek üzere tespit ve takdir edilecek ecrimisil istenir. Ecrimisil talep edilebilmesi için, Hazinenin işgalden dolayı bir zarara uğramış olması gerekmez ve fuzuli şagilin kusuru aranmaz."; 92. maddesinde, "Bu Kanunda yazılı sürelerin hesaplanmasında hüküm bulunmayan hallerde, Borçlar Kanunu hükümleri uygulanır." hükmü yer almıştır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 146. maddesinde, "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, her alacak on yıllık zamanaşımına tabidir."; 151. maddesinde ise, "Süreler hesaplanırken zamanaşımının başladığı gün sayılmaz ve zamanaşımı ancak sürenin son günü de hak kullanılmaksızın geçince gerçekleşmiş olur. Zamanaşımı sürelerinin hesaplanmasında da, borçların ifasındaki sürelerin hesaplanmasına ilişkin hükümler uygulanır." denilmiştir. Görüldüğü üzere; 2886 sayılı Kanun'da, tespit ve takdir edilecek ecrimisil alacağı tespit tarihinden geriye doğru beş yıllık bir süre ile sınırlanmış iken, tespit ve takdir edilen ecrimisil alacağının ecrimisil ihbarnamesine bağlanması suretiyle tahakkuk ettirilmesi ve ilgilisine tebliğ
edilmesi süresine ilişkin bir kuralın yer almadığı, Kanun'daki atfın Borçlar Kanunu'nun genel zamanaşımının düzenlendiği 146. maddesine yapılmadığı, sürelerin hesaplanmasına yönelik 151. maddesine ilişkin olduğu, dolayısıyla 2886 sayılı Kanun'dan kaynaklanan ecrimisil alacağının tahakkuku aşamasında bu Kanun dışında başka bir kanunun uygulanamayacağı anlaşılmaktadır. Buna göre, 2886 sayılı Kanun'daki ecrimisil alacağının tespit tarihinden geriye doğru beş yıllık sürenin, ecrimisil alacağının tahakkuk ettirilmesi ve ilgilisine tebliğ edilmesi için de uygulanması gerektiği sonucuna ulaşılmaktadır. Bu durumda, taşınmaz malın işgale uğradığının tespiti halinde, tespit tarihinden geriye doğru beş yılı geçmemek üzere tespit ve takdir edilen ecrimisil alacağı hakkında, tespit tarihinden itibaren en geç beş yıl içinde ecrimisil ihbarnamesi düzenlenmesi ve ilgilisine tebliği gerekmektedir. Uyuşmazlıkta, İstanbul ili, Beşiktaş ilçesi, Arnavutköy Mahallesinde bulunan … pafta, … ada, … sayılı parselin önünde yer alan Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki denizden dolgu vasıflı 450,00 m²'lik taşınmazın, davacı tarafından restoran ve çay bahçesi olarak kullanılmak suretiyle işgal edildiğinin 07/06/2010 tarihli taşınmaz tespit tutanağı ile tespit edildiği, bu tutanağa dayanılarak 01/01/2009-07/06/2010 tarihleri arasındaki dönem için 162.724,25 TL tutarında ecrimisil istenilmesine ilişkin 28/05/2016 tarih ve 68819 sayılı ecrimisil ihbarnamesinin düzenlenip davacıya tebliğ edildiği görülmekle, süresinde düzenlenmeyen dava konusu işlemde hukuka uygunluk, İdari Dava Dairesi kararında ise hukuki isabet görülmemiştir. Yukarıda belirtilen gerekçe ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği oyuyla çoğunluk kararına gerekçe yönünden katılmıyorum.
Kararın kaynağı
- Resmî kaynak
- Kararın resmî tam metin kaydı ↗
- Resmî PDF içindeki yeri
- T.C. Danıştay Kararlar Dergisi · Sayı 19 (2025) · PDF sayfa 138–145
- Resmî metnin alındığı tarih
- Metin ve künye kontrolü
Bu kayıtta künye, kaynak metni ve metinden yapılan aktarım sunulmaktadır. Editoryal içtihat analizi veya makaleyle karşılaştırma yapılmış olduğu anlamına gelmez.
Kaynak bütünlük bilgisi
Seçilen karar metni SHA-256: f1c00b7a15eb8f5309c5dce23ba359c6c41f5d16011bf7c16213fffe3c0bcfb2
Özgün dergi PDF dosyası SHA-256: 9cb44c3c9110a03b8e3e4fe09f2375aab0eccfaf1116dd239f1db4dec4eefdb3
Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay bakımından hukuki görüş veya taahhüt niteliğinde değildir.
← İçtihat arşivine dönün