İdare Hukuku

4. Daire: Arazi Toplulaştırması, Eksik İncelemeye Dayalı Bilirkişi Raporu, Bilirkişilerin Kamu Kurumunda Görevli Olması

Danıştay 4. Daire, 2023/10303 E., 2024/3974 K., 13.06.2024

Kararın tam metnine geçin

Sitede yayın: · Metin ve künye kontrolü: . Karar tarihi yukarıdaki künyede ayrıca gösterilir.

RESMÎ YAYININ ÖZETİ

Resmî yayında kararın konusu

Resmî derginin anahtar kelimeleri: -Arazi Toplulaştırması, -Eksik İncelemeye Dayalı Bilirkişi Raporu, -Bilirkişilerin Kamu Kurumunda Görevli Olması

Aktarılan bölüm: Resmî dergi özeti (kararın PDF sayfaları 177-182).

Arazi toplulaştırmasına ilişkin uyuşmazlıkta, yerinde bir inceleme yapılmadan uydu görselleri üzerinden inceleme yapılmasının, ayrıca dava konusu işlemi tesis eden kamu kurumunda çalışan personelin bilirkişi seçilmesi ve davacının itirazına rağmen, başka bir bilirkişi heyetinin oluşturulmamasının hukuka aykırılığı hakkında.

Bu bölüm, kararı yayımlayan resmî kurumun hazırladığı özettir. Kararı veren heyetin gerekçesi ve varsa karşı oy, aşağıdaki tam metinde kendi yerleriyle birlikte okunmalıdır.

Tam metne erişim

Tam metindeki hüküm bölümünü inceleyin.

Resmî kararın tamamına geçin ↓

RESMÎ KARAR METNİ

Kararın tam metni

Resmî kaynağı aç

Bu kayıt resmî kaynak metnini ve künyesini sunar; ayrı bir editoryal içtihat çözümlemesi içermez. Dergideki özet ve anahtar kelimeler resmî yayıncıya aittir. Tam metin, belirtilen sayfa aralığındaki kararın varsa karşı oylarını da kapsar; sayfa üst ve alt bilgileri aktarım dışında tutulmuştur.

T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/10303 Karar No : 2024/3974 Anahtar Kelimeler : -Arazi Toplulaştırması, -Eksik İncelemeye Dayalı Bilirkişi Raporu, -Bilirkişilerin Kamu Kurumunda Görevli Olması Özeti : Arazi toplulaştırmasına ilişkin uyuşmazlıkta, yerinde bir inceleme yapılmadan uydu görselleri üzerinden inceleme yapılmasının, ayrıca dava konusu işlemi tesis eden kamu kurumunda çalışan personelin bilirkişi seçilmesi ve davacının itirazına rağmen, başka bir bilirkişi heyetinin oluşturulmamasının hukuka aykırılığı hakkında. TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … VEKİLİ : … KARŞI TARAF (DAVALI) : Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü

İSTEMİN KONUSU : Erzurum 1. İdare Mahkemesinin 08/06/2017 tarih ve E:2016/1133, K:2017/1682 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava Konusu İstem : Bingöl ili, Merkez, Çeltiksuyu Köyünde bulunan ve davacının maliki olduğu, … ve … parsel sayılı taşınmazların bulunduğu alanda "Bingöl Merkez Köyleri Arazi Toplulaştırma ve Tarla İçi Geliştirme Hizmetleri Projesi" kapsamında yapılan arazi toplulaştırmasının anılan parseller yönünden iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : Danıştay bozma kararı üzerine İdare Mahkemesince verilen kararda; mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen rapor ile dosyadaki bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, toplulaştırmaya giren parsellerden %4 ortak tesislere katılım payı alındığı, bu katılım payının tamamen yol, kanal, tahliye kanalı ve ortak tesis gibi kamu ortak alanları için kullanıldığı, uygulama sonucu kapanan kadastral yolların da yine bu kamu ortak alanları için kullanıldığı, oluşturulan indeks (derece) katsayılarına göre dağıtım öncesi ve sonrası hesaplamaların doğru yapıldığı ve bu toprak dereceleri bakımından davacıya eşdeğer parseller tahsis edildiği, dava konusu edilen … ve … sayılı parsellerin tek parça haline getirilmesinin mümkün olmadığı, dava konusu toplulaştırma işleminin dağıtım ilke ve esaslarına, kamu yararına ve ilgili mevzuata uygun olduğu sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Eski taşınmazlarına karşılık verilen yerlerin eş değer olmadığı, kanunun amacına aykırı olarak herhangi bir birleştirme işleminin yapılmadığı, bilirkişilere olan itirazının dikkate alınmadığı, kamu kurumunda görevli olan personellerin bilirkişi olarak seçilmesi suretiyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir. TETKİK HÂKİMİ : Zeynelabidin DOĞAN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 7139 sayılı Kanun'un 8. maddesi ile 6200 sayılı Kanun'a eklenen Geçici 11. madde hükmü uyarınca, davalı Tarım ve Orman Bakanlığı (Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı) yerine Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü hasım konumuna alınarak gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE: 3083 sayılı Sulama Alanlarında Arazi Düzenlenmesine Dair Tarım Reformu Kanunu'nun, işlem tarihinde yürürlükte olan haliyle 1. maddesinde, bu Kanunun amacının, sulama alanları ile Bakanlar Kurulunca gerekli görülen alanlarda; toprağın verimli şekilde işletilmesini, işletilmesinin korunmasını, birim alandan azami ekonomik verimin alınmasını, tarım üretiminin sürekli olarak artırılmasını, değerlendirilmesini ve buralarda istihdam imkanlarının artırılmasını, ekonomik üretime imkan vermeyecek şekilde parçalanan tarım topraklarının gerektiğinde ve imkanlar ölçüsünde genişletilmesi suretiyle de toplulaştırılmasını, tarım arazisinin ailenin geçimini sağlamaya ve aile iş gücünü değerlendirmeye yeterli olmayacak derecede parçalanmasının ve küçülmesinin önlenmesini sağlamak olduğu hüküm altına alınmıştır. Sulama Alanlarında Arazi Düzenlenmesine Dair Tarım Reformu Kanunu Uygulama Yönetmeliğinin, işlem tarihinde yürürlükte olan "Toplulaştırma" başlıklı 20. maddesinde, toplulaştırmanın, uygulama alanında ekonomik üretime imkan vermeyecek şekilde parçalı ve hisseli arazinin birleştirilmesi ve bu amaçla kamulaştırma, az topraklı veya topraksız çiftçinin topraklandırılması, sahibine bırakılacak arazinin belirlenmesi, köy gelişme ve yeni köy yerleşme alanlarına yer ayrılması gibi arazi düzenlemesine dair diğer hususları kapsayacağı; "Talimat Hazırlanması" başlıklı 71. maddesinde, Genel Müdürlüğün bu Yönetmeliğin uygulamasını sağlamak, kolaylaştırmak, tamamlamak ya da açıklamak maksadıyla talimat çıkarmaya yetkili olduğu düzenlenmiştir. Tarım Reformu Genel Müdürlüğü tarafından Haziran 2010'da çıkarılan "Arazi Toplulaştırması Teknik Talimatı"nın 3. maddesinde, "sabit tesis", ev, ahır, samanlık, ağıl, ambar, kuyu vb. yapılarla bağ, bahçe ve ağaçlık arazi olarak tanımlanmış, "Yeni Parsel Planlarının Hazırlanması" başlıklı 19. maddesinde yer alan "Yeni Parselasyon Planlamasında Dikkat Edilecek Hususlar" başlıklı bölümde, maliklere mümkün olduğu ölçüde eski arazisine eşdeğer ve tek parselde arazi verilmeye çalışılması, maliklerin istekleri dikkate alınarak arazisinin yoğun olduğu bölgede veya en büyük parselinin etrafında toplanarak arazi verilmeye çalışılması, umumi yola (asfalt, şose) bitişik olan parsellerin yine imkanlar ölçüsünde aynı yerde verilmesi, toplulaştırma alanındaki işletme yapı ve tesisleri ile bağ, bahçe vb. sabit tesislerin imkan ölçüsünde maliklerine verilmesi, birden fazla sabit tesisi bulunan maliklerin bu arazi parçalarından mümkün olduğu kadar birinin etrafında tercih vermek zorunda olması, her parselin yol ve sudan faydalanacak şekilde planlanması, küçük işletmelere ait parsellerin, yol ve

sudan faydalanabilmesi için, gerektiğinde hisselendirilmesi, parsel şeklinin zorunlu durumlar dışında dikdörtgen olmasına ve en/boy oranının 1/3 - 1/7 arasında bulunmasına dikkat edilmesi, toplulaştırma yapılan köyler arasında sınır düzeltmesinin 3083 sayılı Kanun’un 14. maddesine göre ve değer eşitliği sağlanarak yapılması, değişiklik yapıldığında köy sınırlarının yol, kanal gibi sabit sınırlara dayandırılmasına çalışılması, ancak zorunlu hallerde parsel sınırının köy sınırı olarak değerlendirilmesi, işletmeyi oluşturan maliklere ait arazinin bir arada değerlendirilebilmesi, maliklerin istekleri halinde tek parselde payları oranında adlarına hisseli olarak tescil edilmesi, parsel yerleştirilmesinde hısım ve hasım ilişkilerine dikkat edilmesi, arazi maliklerinden birden fazla ve komşu köylerde arazisi bulunanların arazilerinin ikamet ettikleri köyün sınırına yakın olacak şekilde planlanmaya çalışılması, blokların düzgün şekilli olmayan kısımlarına büyük parsellerin yerleştirilmeye çalışılması, düşük dereceli arazinin mümkün olduğu ölçüde eski sahiplerine bırakılması veya kendi aralarında toplulaştırılması, verasete iştiraklerden aynı maliklere ait olan arazinin bir işletme olarak değerlendirilmesi, davalı arazinin her birinin ayrı bir işletme olarak değerlendirilmesi, hisse uyuşmazlıkları giderilemeyen parsellerin her birinin ayrı bir işletme olarak değerlendirilerek eski maliklerine aynı hisselerle tescil ettirilmesi, bu araziden malik ve hisse oranları aynı olanların bir arada toplulaştırılabilmesi, Talimatın 9. maddesi kapsamında yer alan tesislerin bulunduğu parsellerin, planlamada öncelikle bulunduğu yerde bırakılmaya çalışılması hususlarına dikkat edilmesi gerektiği kurallarına yer verilmiştir. Uyuşmazlık konusu olayda, davacıya ait olan arazinin daha önce tek parça halinde olduğu, 1980 yılında yapılan sulama kanalı nedeniyle söz konusu arazinin … (48.400,00 m²) ve … (4.576,00 m²) parsel olarak 2 parçaya bölündüğü, dava konusu toplulaştırma işlemi sonucunda ise, söz konusu parsellere karşılık, yeni oluşturulan … ada, … ve … ada, 7 sayılı parsellerin tahsis edildiği görülmektedir. İdare Mahkemesince, mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen raporda, toplulaştırmaya giren parsellerden %4 ortak tesislere katılım payı alındığı, bu katılım payının tamamen yol, kanal, tahliye kanalı ve ortak tesis gibi kamu ortak alanları için kullanıldığı, uygulama sonucu kapanan kadastral yolların da yine bu kamu ortak alanları için kullanıldığı, oluşturulan indeks (derece) katsayılarına göre dağıtım öncesi ve sonrası hesaplamaların doğru yapıldığı ve bu toprak dereceleri bakımından davacıya eşdeğer parseller tahsis edildiği, dava konusu edilen … ve … sayılı parsellerin tek parça haline getirilmesinin mümkün olmadığı belirtilmiş ve Mahkemece rapor esas alınarak davanın reddine karar verilmiş

ise de, davacı imzaladığı mülakat formunda, iki parselin birleştirilmesi yönünde talepte bulunduğu halde, söz konusu iki parselin birleştirilmediği, davalı idare ve bilirkişiler tarafından, davacıya ait iki arazinin tek parsel olarak tahsis edilmemesinin gerekçesi açıklanmadığı gibi, bilirkişilerce, dava konusu taşınmazların arazi ve toprak özellikleri incelenmeden, salt derecelendirme haritaları ve taşınmazların uydu görüntüleri incelenerek rapor düzenlendiği, eski ve yeni parsellerin eşdeğer olduğu hususunda yerinde bir inceleme yapılmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, eksik incelemeye dayalı bilirkişi raporu esas alınarak verilen İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. Öte yandan, görevlendirilen bilirkişilerden Harita Mühendisi olan …'ın Malatya Kadastro Müdürlüğünde, Ziraat Mühendisi olan …'nun ise, Malatya Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürülüğünde görev yaptığı, davacı tarafından, bahsi geçen bilirkişilerin kamu görevlileri olmaları nedeniyle tarafsız olamayacaklarına yönelik itirazda bulunulduğu, Mahkemece bu itirazın dikkate alınmadığı, düzenlenen bilirkişi raporuna yapılan itirazın da raporu kusurlandırıcı nitelikte olmadığı belirtilerek ve bu rapor esas alınarak, davanın reddine karar verildiği görülmektedir. Buna göre, adı geçen bilirkişilerin kamu kurumlarında görevli olması ve özellikle bilirkişi olarak seçilen Ziraat Mühendisi …'nun dava konusu işlemi tesis eden Tarım ve Orman Bakanlığı (Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı)'na bağlı birimde görev yapıyor olmasından dolayı, davacı tarafından yapılan itiraz dikkate alınarak, başka bir bilirkişi heyeti oluşturulmamasında da isabet bulunmamaktadır. Bu itibarla, yukarıda belirtilen hususlar dikkate alınarak, dava konusu toplulaştırma işleminin anılan mevzuata, toplulaştırma ilke ve esaslarına uygun yapılıp yapılmadığının açıklığa kavuşturulabilmesi için, ilgili uzmanlık alanlarından seçilecek yeni bir bilirkişi heyetinin katılımıyla, yeniden keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılması suretiyle düzenlenecek rapor değerlendirilerek bir karar verilmesi gerekmektedir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz isteminin kabulüne, 2. Temyize konu Erzurum 1. İdare Mahkemesinin 08/06/2017 tarih ve E:2016/1133, K:2017/1682 sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan İdare Mahkemesine gönderilmesine,

4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen onbeş (15) gün içinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 13/06/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kararın kaynağı

Resmî PDF içindeki yeri
T.C. Danıştay Kararlar Dergisi · Sayı 17 (2024) · PDF sayfa 177–182
Resmî metnin alındığı tarih
Metin ve künye kontrolü

Bu kayıtta künye, kaynak metni ve metinden yapılan aktarım sunulmaktadır. Editoryal içtihat analizi veya makaleyle karşılaştırma yapılmış olduğu anlamına gelmez.

Kaynak bütünlük bilgisi

Seçilen karar metni SHA-256: 7fc1c5ea40ce0cbc8048384d83ca3c84e49d6ff974f21e7b65a5b6598f224e63

Özgün dergi PDF dosyası SHA-256: 586095cda1a8ade4310416b8b68dd5839295020dbcb611b1ae758295b75c6f7a

← İçtihat arşivine dönün