İdare Hukuku

4. Daire: Karar Gerekçesi, Hukuki Niteleme ve İnceleme

Danıştay 4. Daire, 2018/8510 E., 2022/3608 K., 06.06.2022

Kararın tam metnine geçin

Sitede yayın: · Metin ve künye kontrolü: . Karar tarihi yukarıdaki künyede ayrıca gösterilir.

RESMÎ YAYININ ÖZETİ

Resmî yayında kararın konusu

Resmî derginin anahtar kelimeleri: -Karar Gerekçesi, -Hukuki Niteleme ve İnceleme

Aktarılan bölüm: Resmî dergi özeti (kararın PDF sayfaları 775-777).

Hukuki değerlendirme ve gerekçeye yer verilmeden verilen kararda, Anayasa'nın "bütün mahkeme kararlarının gerekçeli olarak yazılacağı" kuralı karşısında hukuki isabet görülmediği hakkında.

Bu bölüm, kararı yayımlayan resmî kurumun hazırladığı özettir. Kararı veren heyetin gerekçesi ve varsa karşı oy, aşağıdaki tam metinde kendi yerleriyle birlikte okunmalıdır.

Tam metne erişim

Tam metindeki hüküm bölümünü inceleyin.

Resmî kararın tamamına geçin ↓

RESMÎ KARAR METNİ

Kararın tam metni

Resmî kaynağı aç

Bu kayıt resmî kaynak metnini ve künyesini sunar; ayrı bir editoryal içtihat çözümlemesi içermez. Dergideki özet ve anahtar kelimeler resmî yayıncıya aittir. Tam metin, belirtilen sayfa aralığındaki kararın varsa karşı oylarını da kapsar; sayfa üst ve alt bilgileri aktarım dışında tutulmuştur.

T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2018/8510 Karar No : 2022/3608 Anahtar Kelimeler : -Karar Gerekçesi, -Hukuki Niteleme ve İnceleme Özeti : Hukuki değerlendirme ve gerekçeye yer verilmeden verilen kararda, Anayasa'nın "bütün mahkeme kararlarının gerekçeli olarak yazılacağı" kuralı karşısında hukuki isabet görülmediği hakkında. TEMYİZ EDEN (DAVALI) : İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı (Maslak Vergi Dairesi Müdürlüğü) VEKİLİ : Av. … KARŞI TARAF (DAVACI) : … Holding Anonim Şirketi VEKİLİ : Av. … İSTEMİN KONUSU : İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 3. Vergi Dava Dairesinin 19/06/2018 tarih ve E:2018/380, K:2018/1953 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava Konusu İstem : Davacı şirket adına, ilişkili kişi …'a 19.036.121,62-TL transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç dağıtımında bulunulduğundan bahisle vergi inceleme raporuna istinaden re'sen tarh edilen vergi ziyaı cezalı 2011/12 dönemi gelir (stopaj) vergisinin kaldırılması istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti: İstanbul 14. Vergi Mahkemesince verilen 11/10/2017 tarih ve E:2016/1643, K:2017/1894 sayılı kararda; söz konusu işlemin tahsisli satış yöntemiyle sermayenin artırılması işlemi olduğu anlaşıldığından transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç dağıtımında bulunulduğu nedeniyle yapılan cezalı gelir (stopaj) vergisi tarhiyatında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi Kararının Özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Yapılan işlemin yerinde ve hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Dava konusu işlemin bir mal veya hizmet alım satımı olmadığı, tahsisli satış yöntemi ile sermaye artımından ibaret olduğu, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur. TETKİK HÂKİMİ : Ezgi ÇİFTCİ DÜŞÜNCESİ : Mahkemece, söz konusu işlemin tahsisli satış yöntemiyle sermayenin artırılması işlemi olduğu, transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç dağıtımında bulunduğundan bahisle davacı şirket adına yapılan cezalı tarhiyatta hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, konuya ilişkin herhangi bir hukuki değerlendirme yapılmadığı, ancak sonucu itibariyle bir kanaate varıldığı göz önüne alındığında, davanın esası hakkında bir karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : Anayasa'nın 141. maddesinin üçüncü fıkrasında, bütün mahkemelerin her türlü kararlarının gerekçeli olarak yazılacağı kurala bağlanmıştır. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 24. maddesinde, kararlarda bulunacak hususlar sayılarak, kararlarda kararın dayandığı hukuki sebepler ile gerekçesinin yer almasının zorunlu olduğu kurala bağlanmış; aynı Kanun'un "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin (2) numaralı fıkrasında, temyiz incelemesi sonunda Danıştayın, usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması halinde kararı bozacağı hüküm altına alınmıştır. Danıştay'ın kimi kararlarında belirtildiği gibi, Yargılama hukukunda, yargı (hüküm), uyuşmazlığı çözmekle görevli ve yetkili yargı yerinin yargılama sürecinin sonunda ulaştığı "sonuç"tur. Yargı yerinin bu sonuca ulaşırken bir gerekçeye dayanması, hem Anayasamızda, hem de yargılama hukukumuzda yer alan ilkelerdendir. Gerekçe, yargıcın çözümlemek

durumunda olduğu uyuşmazlığa uygulanması gereken soyut hukuk kuralının saptanmasında, yorumlanmasında ve tüm ayrıntılarıyla ortaya konulup nitelendirilen maddi olaya uygulanmasında izlemiş olduğu yöntemi gösteren ve bu özelliği sebebiyle, yargılamanın nesnelliği ile varılan yargının doğruluğu konusunda davanın taraflarına güven, üst yargı yerine de denetleme olanağı veren açıklamadır. Yukarıda sözü edilen ilke ile sağlanmak istenen amaç da budur. Anlaşılabilir bir gerekçeye dayanmayan mahkeme kararlarının gerekçeli bir karar olarak kabulüne imkan bulunmadığı gibi ilgili mercilerin, kararın gerekçesinin ne olması gerektiği ya da gerekçe olarak belirtilen ifadelerin ne anlama geldiği konusunda bir yorum ya da belirlemede bulunmaları da beklenemez (İdari Dava Daireleri Kurulu, 02/03/2022 tarih ve E.2021/3533, K.2022/688 sayılı kararı). Bakılmakta olan davada Mahkemece, söz konusu işlemin tahsisli satış yöntemiyle sermayenin artırılması işlemi olduğu, transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç dağıtımında bulunduğundan bahisle davacı adına yapılan cezalı tarhiyatta hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, konuya ilişkin herhangi bir hukuki değerlendirme yapılmadığı ve gerekçeye yer verilmediğinden kararın bu şekliyle Anayasa ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nda yer alan, kararların gerekçeli olması gerektiğine ilişkin kurallara aykırı olduğu sonucuna varılmıştır. Bu durumda; sözü edilen hususlara ilişkin olarak yeniden bir değerlendirme yapılarak ve bunun sonucuna gerekçede yer verilerek bir karar verilmesi gerektiğinden Vergi Dava Dairesi kararında hukuki isabet görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz isteminin kabulüne, 2. Temyize konu İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 3. Vergi Dava Dairesinin 19/06/2018 tarih ve E:2018/380, K:2018/1953 sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 06/06/2022 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. KARŞI OY Dairemizin, davayı kabul eden Vergi Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine karar veren Bölge İdare Mahkemesi kararının esası hakkında bir karar verilmesi gerektiği görüşüyle Dairemiz kararına katılmıyorum.

Kararın kaynağı

Resmî PDF içindeki yeri
T.C. Danıştay Kararlar Dergisi · Sayı 11 (2022) · PDF sayfa 775–777
Resmî metnin alındığı tarih
Metin ve künye kontrolü

Bu kayıtta künye, kaynak metni ve metinden yapılan aktarım sunulmaktadır. Editoryal içtihat analizi veya makaleyle karşılaştırma yapılmış olduğu anlamına gelmez.

Kaynak bütünlük bilgisi

Seçilen karar metni SHA-256: 5dd0c2aea62aa36d4c84a9907ed5380ba86529ba809f05aad59ebd2c1b443e71

Özgün dergi PDF dosyası SHA-256: e664ac32a9cf7f8314aa295e0618dfe4f545e759f25b86a68954740062824248

← İçtihat arşivine dönün