Sitede yayın: · Metin ve künye kontrolü: . Karar tarihi yukarıdaki künyede ayrıca gösterilir.
RESMÎ YAYININ ÖZETİ
Resmî yayında kararın konusu
Resmî derginin anahtar kelimeleri: -İstinaf, -Bölge İdare Mahkemesi, -İlk Derece Mahkemeye Gönderme
Aktarılan bölüm: Resmî dergi özeti (kararın PDF sayfaları 576-581).
Bölge idare mahkemeleri tarafından 2577 sayılı Kanunun 45/5 maddesinde sayılanlar dışındaki kararlar hakkında ilk derece mahkemesine gönderme kararı verilemeyeceği hakkında.
Bu bölüm, kararı yayımlayan resmî kurumun hazırladığı özettir. Kararı veren heyetin gerekçesi ve varsa karşı oy, aşağıdaki tam metinde kendi yerleriyle birlikte okunmalıdır.
Tam metne erişim
Tam metindeki hüküm bölümünü inceleyin.
Resmî kararın tamamına geçin ↓RESMÎ KARAR METNİ
Kararın tam metni
Bu kayıt resmî kaynak metnini ve künyesini sunar; ayrı bir editoryal içtihat çözümlemesi içermez. Dergideki özet ve anahtar kelimeler resmî yayıncıya aittir. Tam metin, belirtilen sayfa aralığındaki kararın varsa karşı oylarını da kapsar; sayfa üst ve alt bilgileri aktarım dışında tutulmuştur.
T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2018/6586 Karar No : 2021/3930 Anahtar Kelimeler : -İstinaf, -Bölge İdare Mahkemesi, -İlk Derece Mahkemeye Gönderme Özeti : Bölge idare mahkemeleri tarafından 2577 sayılı Kanunun 45/5 maddesinde sayılanlar dışındaki kararlar hakkında ilk derece mahkemesine gönderme kararı verilemeyeceği hakkında. TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Alüminyum Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı (Büyükçekmece Vergi Dairesi Müd.) VEKİLİ : Av. … İSTEMİN KONUSU : İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 1. Vergi Dava Dairesinin 19/04/2018 tarih ve E:2017/5032, K:2018/1104 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava Konusu İstem: Davacı tarafından, hakkında olumsuz tespit bulunan mükelleften yapılan alımlar nedeniyle temin edilen belgelerde yer alan katma değer vergilerinin indirimlerden çıkarılması gerektiği yolunda idarece gönderilen yazı üzerine, 06/06/2016 tarihinde 2012/5 dönemi için ihtirazi kayıtla verilen düzeltme beyannamesine istinaden tahakkuk ettirilen katma değer vergisi, damga vergisi, hesaplanan gecikme faizi ve %50 oranında kesilen vergi ziyaı cezası ile haksız yere iade alınmasına neden olduğundan bahisle 2012/5 dönemi için re'sen tarh edilen katma değer vergisi ve tekerrür hükümleri uygulanarak kesilen vergi ziyaı cezasının kaldırılması istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti: İstanbul 5. Vergi Mahkemesince verilen 31/05/2017 tarih ve E:2016/1874, K:2017/1166 sayılı kararda; davacının idareye verdiği dilekçe ile 6736 sayılı Kanun hükümlerinden faydalanmak üzere davadan vazgeçtiğini bildirdiği, buna göre davadan vazgeçilmesi nedeniyle karar verilmesine yer bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi Kararının Özeti: Bölge İdare Mahkemesince; dava dilekçesinde, davanın konusu bölümünde, birinci sırada haksız vergi iadesi alacağına ilişkin ihbarnamenin tarih ve sayısının belirtildiği, ikinci sırada ihtirazi kayıtla verilen düzeltme beyannamesi üzerine kesilen vergi ziyaı cezasına ilişkin vergi/ceza ihbarnamesinin tarih ve sayısının yazıldığı, üçüncü sırada ise yine aynı düzeltme beyannamesine istinaden düzenlenen ve içeriğinde damga vergisi, katma değer vergisi ve gecikme faizini içeren tahakkuk fişinin tarih ve sayısının belirtildiği, davacı tarafından 6736 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına İlişkin Kanun hükümlerinden faydalanmak üzere davadan vazgeçildiğinin bildirilmesi üzerine Mahkemece, davanın ihtirazi kayıtla verilen 2012/5 dönemine ilişkin katma değer vergisi, damga vergisi, gecikme faizi ile katma değer vergisi üzerinden kesilen vergi ziyaı cezalarının iptali istemiyle açıldığı kabul edilerek karar verilmesine yer olmadığı yolunda karar verildiği, ancak davacı tarafından açık bir biçimde dava konusu edilen haksız vergi iadesi
alacağı hakkında hüküm kurulmadığı, davacının 6736 sayılı Kanun kapsamında bir başvurusunun bulunmadığı yolundaki davalı idare iddiası da göz önünde bulundurularak bir karar verilmek üzere, dosyanın Mahkemesine gönderilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden karar verilmek üzere dosyanın Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : 6736 sayılı Kanun kapsamında davadan vazgeçildiği halde temyize konu kararla davayı takip etmek zorunda kalındığı, davadan feragat talebinin geçerli olduğu ve bu talebin karşı tarafın veya mahkemenin kabulüne bağlı olmadığı, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir. TETKİK HÂKİMİ : Okan AKÇA DÜŞÜNCESİ: Kararın onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinde, idare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı, başka kanunlarda farklı bir kanun yolu öngörülmüş olsa dahi, mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde istinaf yoluna başvurulabileceği, aynı maddenin 3. fıkrasında, bölge idare mahkemesinin, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar vereceği, karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı vereceği, 4. fıkrasında, bölge idare mahkemesinin ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulmadığı takdirde istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vereceği ve bu halde bölge idare mahkemesinin işin esası hakkında yeniden bir karar vereceği, 5. fıkrasında ise, bölge idare mahkemesinin, ilk inceleme üzerine verilen kararlara karşı yapılan istinaf başvurusunu haklı bulduğu, davaya görevsiz veya yetkisiz mahkeme yahut reddedilmiş veya yasaklanmış hâkim tarafından bakılmış olması hallerinde, istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vererek dosyayı ilgili mahkemeye göndereceği ve bölge idare
mahkemesinin bu fıkra uyarınca verilen kararlarının kesin olduğu düzenlemelerine yer verilmiştir. 2577 sayılı Kanun'un 45. maddesini değiştiren 28/06/2014 tarih ve 29044 sayılı Resmî Gazete'de yayınlanan 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 19. maddesinin gerekçesinde, "...Bölge idare mahkemesi, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar verecektir. Karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yapacak ve yine istinaf başvurusunun reddine karar verecektir. Bölge idare mahkemesi, ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulmadığı takdirde istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verecektir. Bu hâlde bölge idare mahkemesi işin esasına girecek ve esas hakkında yeniden bir karar verecektir. İşin esasına girilerek yapılacak inceleme sırasında ihtiyaç duyulması hâlinde kararı veren mahkeme veya başka bir yer idare ya da vergi mahkemesi istinabe olunabilecektir. Bu durumda, istinabe olunan mahkeme gerekli işlemleri öncelikle ve ivedilikle yerine getirir. Yukarıda belirtildiği gibi istinaf incelemesinde kural, ilk derece mahkemesince verilen kararda tespit edilen maddi veya hukuki eksikliklerin istinaf mercii tarafından tamamlanarak nihai kararın da istinaf mercii tarafından verilmesidir. Ancak bu kuralın bir istisnası söz konusudur. Şayet ilk derece mahkemesinin 2577 sayılı Kanun'un 14. ve 15. maddeleri uyarınca ilk inceleme üzerine vermiş olduğu bir karara karşı istinaf başvurusu yapılmış ve istinaf mercii bu başvuruyu haklı görmüş ise, istinaf mercii bu kararı bozacak ve dosyayı kararı veren mahkemeye geri gönderecektir. Bunun gibi, ilk derece mahkemesindeki davaya görevsiz ya da yetkisiz mahkeme tarafından yahut reddedilmiş ya da yasaklanmış hakim tarafından bakılmış olması hâlinde de, istinaf mercii kararı bozmak suretiyle dosyayı geri gönderecektir. Bölge idare mahkemesinin bu kararları kesindir..." açıklamalarına yer verilmiştir. Söz konusu düzenlemeler dikkate alındığında istinaf merciinin, ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine, aksi hâlde ise kararın kaldırılmasına karar vermesi, istinaf mercii tarafından ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verildiği durumlarda ise kural olarak, mahkeme kararında tespit edilen maddî veya hukukî eksiklikler tamamlanarak nihaî karar verilmesi gerekmektedir. İstisnaî olarak da, ilk inceleme üzerine verilen kararlara karşı yapılan istinaf başvurusunu haklı bulduğu, davaya görevsiz veya yetkisiz mahkeme yahut
reddedilmiş veya yasaklanmış hâkim tarafından bakıldığı hallerde ise dosyayı ilgili mahkemeye göndereceği açıktır. Dosyanın incelenmesinden, idarece davacıya gönderilen yazı üzerine, davacı tarafından, 2012/5 dönemine ilişkin olarak ihtirazi kayıtla verilen düzeltme beyannamesine istinaden tahakkuk ettirilen katma değer vergisi, damga vergisi, hesaplanan gecikme faizi ve kesilen vergi ziyaı cezası ile haksız yere iade alınmasına neden olduğundan bahisle 2012/5 dönemi için re'sen tarh edilen katma değer vergisi ve tekerrür hükümleri uygulanarak kesilen vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemiyle açılan dava hakkında, İstanbul 5. Vergi Mahkemesinin 31/05/2017 tarih ve E:2016/1874, K:2017/1166 sayılı kararı ile davacının idareye verdiği dilekçe ile 6736 sayılı Kanun hükümlerinden faydalanmak üzere davadan vazgeçtiğini bildirdiği, buna göre davadan vazgeçilmesi nedeniyle karar verilmesine yer bulunmadığı gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmesi üzerine, İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 1. Vergi Dava Dairesinin 19/04/2018 tarih ve E:2017/5032, K:2018/1104 sayılı kararı ile ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak davacı tarafından açık bir biçimde dava konusu edilen haksız vergi iadesi alacağı hakkında da hüküm kurulmak ve davacının 6736 sayılı Kanun kapsamında bir başvurusunun bulunmadığı yolundaki davalı idare iddiası da göz önünde bulundurularak bir karar verilmek üzere dava dosyasının mahkemesine iadesine karar verildiği anlaşılmaktadır. Yukarıda yer verilen açıklamalar bir arada değerlendirildiğinde, bölge idare mahkemelerinin, sadece ilk derece mahkemelerinin ilk inceleme üzerine verdikleri kararlara karşı yapılan istinaf başvurusunu haklı bulması veya davaya görevsiz veya yetkisiz mahkeme yahut reddedilmiş veya yasaklanmış hâkim tarafından bakılmış olması hallerinde istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vererek dosyayı ilgili mahkemeye gönderebileceği, bunun dışındaki hallerde ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulmadığı takdirde istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vererek ve karardaki maddi veya hukuki eksiklikleri de gidererek işin esası hakkında yeniden bir karar vermesi gerektiği anlaşılmaktadır. Uyuşmazlık konusu olayda da, ilk derece mahkemesi tarafından verilen karar ilk inceleme üzerine verilmiş bir karar olmadığından veya görevsiz veya yetkisiz mahkeme yahut reddedilmiş veya yasaklanmış hâkim tarafından bakılmış bir dava bulunmadığından, hem Vergi Mahkemesince verilen dava hakkında karar verilmesine yer olmadığı kararının hukuka
uygunluğu hem de haksız yere iade alınmasına neden olunduğundan bahisle re'sen tarh edilen katma değer vergisi ve kesilen vergi ziyaı cezası yönünden bir inceleme yapılarak karar verilmesi gerekirken aksi yönde verilen Vergi Dava Dairesi kararında hukuka uygunluk bulunmamaktadır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1.- Temyize konu İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 1. Vergi Dava Dairesinin 19/04/2018 tarih ve E:2017/5032, K:2018/1104 sayılı kararının BOZULMASINA, 2.- Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 09/09/2021 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. KARŞI OY Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmadığından temyiz isteminin reddi gerektiği görüşüyle Dairemiz kararına katılmıyorum.
Kararın kaynağı
- Resmî kaynak
- Kararın resmî tam metin kaydı ↗
- Resmî PDF içindeki yeri
- T.C. Danıştay Kararlar Dergisi · Sayı 8 (2021) · PDF sayfa 576–581
- Resmî metnin alındığı tarih
- Metin ve künye kontrolü
Bu kayıtta künye, kaynak metni ve metinden yapılan aktarım sunulmaktadır. Editoryal içtihat analizi veya makaleyle karşılaştırma yapılmış olduğu anlamına gelmez.
Kaynak bütünlük bilgisi
Seçilen karar metni SHA-256: 0beb1a861898aae3e8837525ac688ae5965f94163f9dce8b4a14d02731dfd1ff
Özgün dergi PDF dosyası SHA-256: 1991ce36f4586aa40605e17044e37b976f3f4876e7bee42f638affe74b6dc3e9
Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay bakımından hukuki görüş veya taahhüt niteliğinde değildir.
← İçtihat arşivine dönün